ELEKTRİK KESİNTİSİ HANGİ SAATLERDE OLACAK?

Kıb-Tek, Mağusa’da bazı bölgelere yarın elektrik verilemeyeceğini açıkladı. Kıb-Tek’ten yapılan yazılı açıklamada, orta gerilim elektrik şebekesinde yapılacak bakım onarım çalışması nedeniyle yarın 08.00 – 14.00 saatleri arasında Şenal Plastik, Aylar Plastik, Eski Lefkoşa yolu Tuzla girişinden Leventler Sitesine kadar olan bölgeler, Eski Lefkoşa yolunda; Kent Plus Sitesi, Güvercinlik Kavşağı civarındaki konut ve tesisler, Sosyal Konutlar, Kali Land, Yeni Lefkoşa Çemberi Bölgesi, Alasya Vakıf Anaokulu, Eziç, Yaşam Hastanesi, Alasya Park, Kapalı Spor Salonu, Califorian Restoran Arkası, Yeni Şehir Bölgesi’ne elektrik verilemeyeceği belirtildi. Açıklamada, elektrik enerjisinin, çalışmaların seyrine göre belirtilen saatten daha erken veya geç verilebileceğinden, şebekede her an elektrik enerjisi varmış gibi davranılması önemle duyuruldu.

GÜNEY’DE MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ SAPTANDI

Rum Sağlık Bakanlığı, yurtdışı seyahat geçmişi olmayan 46 yaşındaki bir kişide maymun çiççeği virüsü saptandığını açıkladı.

Rum Sağlık Bakanlığı, yurtdışı seyahat geçmişi olmayan 46 yaşındaki bir kişide maymun çiççeği virüsü saptandığını açıkladı.

Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, hastalık semptomları gösteren erkek hasta Lefkoşa Rum Genel Hastanesi’nde izole ortamda tedavi altında alındı.

Filyasyon ekiplerinin, yeni vakanın yakın yemaslılarını saptamaya çalıştığı bilgisi de verildi.

 

ASYA BEBEĞE TIBBİ MALZEME VERİLDİ

 

 

 

Asya bebeğin tedavisi için gerekli olan ilaçların temini ve tıbbi malzemelerin temini konusunda sorunlar yaşandığına dair gündeme gelen soruları yanıtlayan Sağlık Bakanı Altuğra, “Asya bebeğe mama ve tıbbi malzemesi verildi” ifadelerine yer verdi.

BRT’de yayınlanan ‘Manşet +’ programına konuk olan Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra, Asya bebeğin tıbbi ve ilaç konusunda sorun yaşandığına dair basına yansıyan konu hakkında açıklamalarda bulundu.

Asya bebeğe acil şifalar dileyen Altuğra, tüm hastalara sağlık katkı koymak için canla başla uğraşıyoruz dedi.

Asya bebeğin, annesinin kişisel sosyal medya hesabında yaptığı açıklamayı hep birlikte takip ettiklerini belirten Altuğra, Asya bebeğe kamuoyu her türlü destekliyor, Asya’ya kapmanyalar ile her türlü sahip çıkıltığını belirtti.

“ASYA BEBEĞİN İLAÇ VE TIBBİ MALZEME SORUNU YAŞADIĞI KONUSUNDA YANILGI VAR”

Asya bebeğin ilaç ve tıbbi malzeme sorunu yaşadığı konusunda yanılgı olduğunu kaydeden Altuğra, Asya bebeğin tedavisi için gerekli olan mama ve tıbbi malzemelerin anneye teslim edildiğini söyledi.

Altuğra, Asya bebeğin ihtiyaç duyduğu mamanın Sağlık Bakanlığı tarafından eksiksiz bir şekilde verildiğini vurguladı. Altuğra, Asya bebeğin annesinin dün Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne gelerek bir aylık mamasının teslim aldığını söyledi. Altuğra, anneye bir sonraki ay için yine mamanın verileceğinin söylendiğini kaydetti.

Asya bebeğin mamasız kalma ihtmalinin olmadığını vurgulayan Altuğra, kurumda bulanan ilaç ve mama stoklarına göre, bir sonraki hastanında düşünüleceği şeklinde ilaçlar adaletli bir şekilde verdildiğinden bahsetti.

Asya bebeğin ailesin 2 aylık mama istediğini belirten Altuğra, anneye 1 aylık mama verildi, ancak bir sonraki ay için yine gelip mama alabileceği bilgisi verildi dedi.

“ELİMİZDEKİ STOĞU ADİL BİR ŞEKİLDE VERİYORUZ”

Altuğra, reçetelerde bazı ilaçların 2 aylık veya 3 aylık olarak verilmesi gerektiği yazıyor ama adaletli bir şekilde ilaçların dağıtımı yapılıyor dedi.

Altuğra, “Develte Hastanesi’ne veya İlaç ve Eczacılık Dairesi’ne gelen vatandaş, 3 aylık ilaç isteyebilir ama elde bulanan stoğa göre ilaç veriliyor. Diğer vatandaşlarımıza da düşünerek, eşit bir şekilde dağıtım yapıyoruz” dedi.

Altuğra, Türkiye Cumhuriyeti’nden tedarik edilen ilaçlar doğrultusunda vatandaşa ilaçlar ulaşıyor, temin edilemeyen ilaçlar devlet ve özellerde bulunamayabiliyor dedi.

“ASYA BEBEĞE TIBBİ MALZEMESİ VERİLDİ”

Sağlık Bakanı Altuğra, Asya bebeğe tbbi malzemenin verildiğini kaydederek, bugün yine tıbbi malzeme desteğinin verileceğini söyledi.

YÖRÜK-1 KUYUSUNDA SONDAJ BAŞLADI

Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’nin 4’üncü sondaj gemisi Abdülhamid Han’ın Yörükler-1 kuyusunda sondaja başladığını bildirdi.

Bakan Dönmez, sosyal medya hesabından, Abdülhamid Han sondaj gemisiyle ilgili paylaşımda bulundu.

Geminin son durumuna ilişkin bilgi veren Dönmez, paylaşımında “Abdülhamid Han sondaj gemimiz Yörükler-1 kuyusunda bugün ilk sondajına başladı. Karadeniz’in sevincini bu kez Akdeniz’deki yeni müjdelerle yaşatmaya kararlıyız. Mühendislerimizin alın teri ve milletimizin duasıyla gemimizin bahtı açık, sondajı bereketli olsun.” ifadelerini kullandı.

Abdülhamid Han sondaj gemisi, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle, 9 Ağustos’ta ilk görev yeri olan Gazipaşa’nın 55 km açığındaki Yörükler-1 kuyusu uğurlanmıştı.

Bakan Dönmez, geminin 10 Ağustos’ta görev yerine ulaştığını bildirmişti.

”GOL ATAN CEPHEYE” BELGESELİNİN GALASI YAPILDI

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel ve Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra çok sayıda konuğun katıldığı gösterim YDÜ Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde yer aldı. Galada ilk konuşmayı yönetmen Erdal Hoş yaptı. Hoş, “belgesel fikri ilk bana getirildiğinde Kıbrıs’ta futbol ile ilgili bu kadar büyük ne hikaye olabilir ki diye düşünmüştüm. Buraya geldiğimde çok mahcup oldum. Dünyanın birçok yerinde futbol hikayelerini araştıran biri olarak yanı başımızda kendi hikayemizi bilmiyor olmaktan utanç duyduk ve bütün kahramanlardan özür diliyorum” dedi. Belgeseli kurgularken Türkiye’de Kıbrıs meselesinin bilinmediğini fark ettiğini kaydeden Hoş, yeni neslin neler yaşandığını bilmesi adına bu tür çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.

“Gol Atan Cepheye” adlı belgeselin galası gerçekleştirildi. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın katkıları ile çekilen belgesel, 1955-1974 yılları arasında Kıbrıslı Türkler’in futbol kulüpleri aracılığı ile direniş ve mücadele öykülerini anlatıyor.

Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy ise, belgeselin Kıbrıs davasının yeni kuşaklara anlatılması açısından önemine işaret etti, belgesele katkı koyan herkesi kutladı.

“Önemli olanın Türkiye’nin de desteği ile üzerimizdeki haksız ambargoların nasıl kalkacağı noktasında mücadelemizi devam ettirebilmektir. Bu kolay değildir” Kıbrıslı Türk gençlerin dünya gençleri ile buluşturabilmek için arayışların devam ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, “yılmadık, yılmayacağız, çalışacağız. Ama bunu yaparken birlik ve beraberliğimizi koruyacağız, biri birimizi suçlamakla hiçbir yere varamayız” dedi.

“Bugün Kıbrıs Türkü’nün yanında olmak aynı zamanda dünü doğru bilmeyi gerektirir” diyen Ersoy, Kıbrıs Türünün geçmişte çok büyük zorluklar yaşadığını ama özgürlüğünden ve bağımsız duruşundan asla taviz vermediğini söyledi. Kıbrıs’taki adalet mücadelesinin kahramanlarını hiçbir zaman unutmayacaklarını vurgulayan Bakan Ersoy, “bizler bu isimlerin yaşatılmasına katkı sağlamak, Kıbrıs davasının eksiksiz ve doğru bir şekilde dünya kamuoyuna anlatılması için farklı alanlarda çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. 1950’lerde Kıbrıs Türklerine yönelik saldırılara karşı futbolun hem bir motivasyon hem de bir örgütlenme aracı olarak görüldüğünü anlatan Ersoy, belgeselde dönemin efsane olmuş birçok futbolcusu ile görüşüldüğünü söyledi. Bakan Ersoy, “Gol Atan Cepheye” belgeselinin uluslararası alanda gösterilmesinin hedeflendiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da konuşmasında bu tür filmlerin önemine vurgu yaptı. Kıbrıs Türk halkı arasından çok önemli futbolcuların yetiştiğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “İsmi Türk olduğu için Çetinkaya Türk Spor Kulübü, Lefke Türk Spor Kulübü, Mağusa Türk Gücü, Türk Ocağı, ismi Türk olduğu için Rumlarla birlikte yaşadığımız o günlerde Türk kelimesinin silinmesi amacıyla bizim kulüplerimiz ligden dışlanmış, Kıbrıs Türk futbol Federasyonunun kurarak mücadelemize devam etmiştik” dedi. “Futbol aynı zamanda Rum’un siyasetinin yansımalarıydı. Kıbrıs Türk halkı olarak kendi varlığımızın sürdürme adına yaptığımız mücadelede futbolun ayrı bir yeri var” diyen Cumhurbaşkanı, sözlerine şöyle devam etti;

BU MECLİS DEVRİM BARÇIN’IN SÖYLEMLERİ İLE DEVRİLMEZ

 

 

 

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Meclis Başkanı Zorlu Töre ile CTP’li vekiller arasında ‘madalya’ atışması devam ediyor.

Gündem Kıbrıs’a konuşan Meclis Başkanı Zorlu Töre, konuyu tüm şeffaflığı ile anlattı.
Töre, yetenekli gençlere Meclis madalyası verilmesi yönünde konuşmalar yapıldığını ve bunların şifai konuşmalar olduğunu belirterek, konuşmalar esnasında bu konuda hiçbir itiraz yapılmadığını belirtti.
CTP’li vekil Şifa Çolakoğlu’nun da bu fikre yoğun destek verdiğini anlatan Töre, fikri genişleten kişinin de Çolakoğlu olduğunu aktardı.   Töre, bu konuşmaların yapıldığı esnada bir diğer CTP’li vekil Devrim Barçın’ın mazaret izni olduğundan o gün Meclis Genel Kurulu’nda bulunmadığının altını çizdi.
Barçın, hiç beklemediğimiz bir anda saldırdı!
“Hiç beklemediğimiz bir anda Cumhuriyet Meclisi’ne saldırı yapıldı” diyen Töre, “sanki oldu bitti yarattık ve madalya dağıtıyoruz, sanki bunun için kuyumculara gitmişiz gibi. Halbuki bizim Tebereüken Uluçay ve Önder Sennaroğlu zamanından basılmış madalyalarımız vardı ve bunlar depoda bekliyordu. Bunların değerlendirilmesi ve insanlarımızın onore edilmesi için bu yola çıktık. Biz bütçeyi madalyalar için kullanmadık. Böyle bir şey olmadı.” diye konuştu.
“Bu Meclis Devrim Barçın’ın söylemleri ile devrilmez”
“Bu Meclis CTP’li Barçın’ın söylemleri ile devrilmez” diyen Töre, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu Meclis onun ağzından çıktığı gibi cüce değil, yüce meclistir. Yüce meclisi bu şekilde itibarsızlaştırmaya çalışmak kabul edilemez. Abuk sabuk açıklamalarla bu Meclis değerini yitirmez.  Bizim devletimiz de Meclisimiz de yücedir. Kendisi istediği kadar cüce diyebilir.”

KAYNAK: GÜNDEM KIBRIS ÖZEL HABER

HATİCE DARÇI HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU

 

 

Kuzey Mesarya bölgesinin büyük yerleşim yerlerinden Geçitkale sevilen bir simasını daha kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor. Geçitkale köyünde yardımseverliğiyle bilinen ‘Hatik’ abla olarak bilinen Hatice Darçı hayata gözlerini yumdu. Darçı yarın öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazı sonrasında Geçitkale Kabristanlığı’na defnedilecek.

KAMU-İŞ TALEBİNİ YENİLEDİ!

Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş), taşeron işçilerin ‘Toplu İş Sözleşmesi’ talebini yineleyerek, konuyu yargıya taşıyacaklarını açıkladı.

Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş), taşeron işçilerin ‘Toplu İş Sözleşmesi’ talebini yineleyerek, konuyu yargıya taşıyacaklarını açıkladı.

Kamu-İş’ten yapılan yazılı açıklamada, taşeron işçi konusuyla ilgili yapmış oldukları tüm girişimlere rağmen hükümetin temizlik ihalesine çıktığına işaret edilerek, örgütsüz çalıştırılan insanları açlığa mahkum etmek ve işçinin sömürülmesi için yanlış adım atılmaya devam edildiğini savundu.

Taşeronlaşmaya karşı sokaklarda olmalarına rağmen hükümetin yasal olmayan adımlar attığı iddia edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Biz bu sistemsizliğe, düzene sessiz ve duyarsız kalacak değiliz. İşten durdurulan ve hademe hizmetleri gören üyelerimiz dururken ve içinde bulundukları durum göz ardı edilirken ihale yolu ile istihdam yapılması çalışma yasalarıyla bağdaşmamaktadır. Yeni işçi istihdam edemeyeceklerini bilmeleri gerekmektedir. Bu sebeple Taşeron İşçilerin Toplu İş Sözleşmesi talebimizi yargıya taşıyoruz. Yasal olan eylem hakkımızı da sonuna kadar kullanacağız.”

HASİPOĞLU: 18 BELEDİYENİN DE YÖNETİMİNE TALİBİZ

Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, UBP toplantısı sonrası GIYNIK’a özel açıklamalarda bulundu.

Toplantının Yerel Seçimler başlığı altında gerçekleştirildiğini söyleyen Hasipoğlu, adayların belirlenmesi ve açıklanması konusuna da istişareler devam ettiğini belirtti.

Her bölgenin kendi içerisinde bir kurul oluşturduğunu ve bu kurullarda isimler konusunda fikir teatisinde bulunulduğunu anlatan Hasipoğlu; “Sonuçta biz Merkez olarak ilçelerden bilgi almadan sağlıklı karar veremezdik” diye konuştu.

Adaylar konusundaki nihai kararın UBP PM ve MYK tarafından alınacağının da altını çizen Hasipoğlu, gelecek hafta sonucun belli olacağını aktardı.

Çoğu bölgede isimler netleştiğini ve gelecek hafta basınla da bu isimlerin paylaşılacağını söyleyen Genel Sekreter, birden fazla aday aday olan bölgeler için gerekirse sandık dahi kurulabileceğini dile getirdi

Belediye Başkan adayları isimleri arasından sürprizlerin de olduğunu söyleyen Hasipoğlu; 18 belediyenin de yönetimine talibiz diye ekledi.

T.C. TURİZM BAKANI ATAOĞLU’NU ZİYARET ETTİ

 

 

 

KKTC’de bulunan Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Başbakan Yardımcısı Turizm Çevre ve Kültür Bakanı Fikri Ataoğlu’nu ziyaret etti.

Ataoğlu kabulde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin KKTC turizmine katkısının yadsınamaz olduğunu belirtti ve “Sizi kendi evinizde ağırlamak bizim için ayrı bir önem arz ediyor” dedi.

Ataoğlu, Barbarlık Müzesi’nin yeniden açılması yönünde katkı koyan herkese de teşekkür etti.

-Ersoy: “2023’te Türkiye üzerinden KKTC’ye yoğun bir yabancı turist akışı sağlayacağız”

Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise sıcak karşılamadan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Ersoy, geçmişte yaşananların tekerrür etmemesi ve hatırlanması için Barbarlık Müzesi’nin çok önemli olduğunu söyledi.

Kıbrıs Türk varlığının ve kültürünün Türkiye dışında da bilinmesini sağlamanın öncelikli hedeflerinin başında geldiğini ifade eden Ersoy, bu bağlamda iş birliklerini ihtiyaçlar doğrultusunda artırarak devam ettireceklerini de kaydetti..

Pandemi sırasında tüm dünyada turizm sektöründe küçülme yaşanırken Türkiye’de bunun daha az hissedildiğini belirten Bakan Ersoy, “Geçen sene yaptığımız çalışmalarla KKTC’nin yurtdışındaki turizm potansiyelinin tanıtımı açısından iki grubun entegrasyonunu sağlamıştık. İlk çalışmalar İngiltere’de başarı ile gerçekleştirdik. Yeni havalimanının da yakın bir gelecekte devreye girecek olmasıyla hem uluslararası hava köprüsünün tekrar oluşturulması hem de yabancı turist akışının sağlanması için Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı olarak hazırlıklarımızı yapıyoruz. 2023 itibarı ile çok yoğun bir yabancı turist akışını Türkiye üzerinden KKTC’ye sağlayacağız” diye konuştu.

KIBRIS TÜRK HALKI YAŞANAN ZULMÜ UNUTMADI!

 

 

 

 

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, 59 yıl önce gerçekleşen Rum saldırılarında kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapılmadan silahsız insanların katledilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, Kıbrıs Türk halkının, yaşanan zulmü unutmadığını vurguladı.

Barbarlık Müzesi Restorasyonu, Çevre Düzenlemesi ve Teşhir Tanzim Projesi”nin açılışı bugün törenle yapıldı.

-Ataoğlu: “59 yılda zulmü unutmadık”

Başbakan Yardımcısı Ataoğlu törende yaptığı konuşmada, “Bugün hayatını Kıbrıs davasına adamış İlhan ailesinin hiç hak etmedikleri bir şekilde şehit düşürülmelerinin 59’uncu yılı” diyerek, Kıbrıs Türk halkının, geride kalan 59 yıl boyunca, yaşanan zulmü unutmadığını vurguladı.

Ataoğlu, 1963-1974 yılları arasında 11 yıl boyunca Rum ve Yunan zulmünün acı gerçeklerinden biri olan Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi ve 3 masum çocuğunun şehit edilmesinin, Kıbrıs Türk halkının haklı davasının bir örneği olduğunu kaydetti.

-“Tarihe soykırım belgesi olarak geçen Akritas Planı’nın bir parçası”

59 yıl önce 24 Aralık’ı 25 Aralık’a bağlayan gece gerçekleşen Rum saldırılarında kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapılmadan silahsız insanların katledilmesinin kabul edilemez olduğunun altını çizen Fikri Ataoğlu, bu saldırının, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak amacıyla hazırlanan ve tarihe bir soykırım belgesi olarak geçen Akritas Planı’nın bir parçası olduğunu ifade etti.

Ataoğlu, 1959 Zürih ve Londra Anlaşmalarıyla bir ortaklık devleti olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasından çok kısa bir süre sonra Rum – Yunan saldırılarının baş gösterdiğini ve 21 Aralık 1963’te saldırıların başladığını anlattı.

Türk Alayı’nda görev yapan Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın yaptığı bir konuşmaya işaret eden Başbakan Yardımcısı Ataoğlu, İlhan’ın, “Biz aile olarak 4 şehit verdik, ama Kıbrıs Türk halkı yüzlerce şehit verdi. Vatan sağ olsun” dediğini ve bir kez daha vatanseverliğini ortaya koyan bir duruş sergilediğini vurguladı. Nihat İlhan’ın mekânının cennet olmasını dileyen Ataoğlu, bugün onun adına oğlu Profesör Dr. Mustafa Necmi İlhan’ın aralarında olduğunu belirtti.

Ataoğlu, o günlerin bir daha yaşanmaması, geçmişin unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması için bugün Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı TİKA’nın restorasyonunu tamamladığı Barbarlık Müzesi’nin açılışını geçekleştirdiklerini ifade etti.

-“Müze son teknoloji altyapıyla donatıldı”

Başbakan Yardımcısı Ataoğlu, Barbarlık Müzesi’nin çağa uygun son teknoloji alt yapısıyla donatıldığını, yapılan teknik donanımla o günlerde yaşanan olayların bire bir anlatıldığını kaydetti.

Ülkede bulunan değerlere kendileriyle birlikte sahip çıkan TC Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy’a ve Kıbrıs Türk halkının her zaman yanında olan TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a şükranlarını sunan Ataoğlu, Kıbrıs Türk halkı için canını feda eden şehitleri saygıyla anarak, gazilere sağlık diledi.

-Ersoy: “İnsanlık tarihinin en acımasız katliamlarından biri… 59 yıl geçmiş olmasına rağmen acısını hissediyoruz”

Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da, insanlık tarihinin en acımasız katliamlarından biri olan “Kanlı Noel Katliamı” şehitlerini ve tüm şehitleri anarak, konuşmasına başladı.

Bu olay üzerine konuşmanın hiç kolay olmadığını ifade eden Ersoy, “Üzerinden 59 yıl geçmiş olmasına rağmen bu katliamın acısını yüreğimizde hissediyoruz. Ve bu öyle büyük bir acı ki yaşamımız boyunca bir an dahi unutabileceğimize ihtimal vermiyorum” diye konuştu.

Ersoy, Rum çetelerin, bir sağlık görevlisi olarak tek derdi insanları yaşatmak olan Kıbrıs’taki Türk Alayı’nda görev yapan doktor Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi ve üç çocuğunu gözlerini kırpmadan, vahşice katletmelerini unutmayacaklarını kaydetti.

1963 yılında gerçekleşen bu acımasız olayı her zaman, her şartta ve her platformda tüm dünyaya anlatmaya devam edeceklerini belirten Ersoy, “Kadınların, çocukların, yaşlıların, Rum terör örgütleri tarafından nasıl elleri bağlanarak, katledilip, toplu mezarlara gömüldüğünü, çocukların vurulduğunu, en barbar saldırılara maruz kaldığını herkese anlatacağız” dedi.

-“Kıbrıs davası milli bir davadır”

Bunun şehitlere, tarihe karşı en büyük sorumluluklardan biri olduğunu dile getiren Mehmet Nuri Ersoy, şöyle devam etti:

“Kıbrıs davası bizim kalbimizde, vicdanımızda, tarihimizde çok büyük bir yeri olan milli bir davadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, bu dava; tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, mücadelesiyle büyük, 1974’te yazdığı kahramanlık destanıyla büyük bir milletin davasıdır.”

Kıbrıs Türkü’nün huzuru, güvenliği ve dünyadaki konumu için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceklerinin altını çizen Ersoy, şunları kaydetti:

“Rumlar, büyük bir hukuksuzluğa imza atarak evlatlarımızı hedef aldılar. Ancak devletimizin çok büyük olduğunu ve bu yaşananları hem unutmayıp hem de unutturmayacağını düşünemediler. Şükürler olsun ki, milletimiz öyle bir millettir ki ne tek bir şehidini unutur ne de tek bir karış toprağına göz diktirir.”

“Bu millet ne Fatih’i unutur, ne Mustafa Kemal’i unutur ne de Murat İlhan, Kutsi İlhan, Hakan İlhan’ı unutur” diyen TC Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, bu isimlerin unutulmadığını, tüm dünyanın gördüğünü ve herkesin bu isimleri öğrendiğini belirtti.

Ersoy, Abdülhamid Han sondaj gemisine eşlik eden üç gemiye “Murat, Kutsi ve Hakan” adlarının verilmesine atıfta bulunarak Murat İlhan, Kutsi İlhan ve Hakan İlhan’ın adlarının sadece Kıbrıs’ta değil, Türk milletinin yüreğinde, Doğu Akdeniz’de, Mavi Vatan sınırlarında dolaştığını ifade etti.

90’lı yıllarda Saraybosna’da on binlerce Boşnak’ın soykırıma uğradığına değinen Ersoy, yaşananların ardından Aliya İzzetbegoviç’in, “Ne yaparsanız yapın ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır” şeklindeki uyarısına dikkat çekti.

Mehmet Nuri Ersoy, bu açıdan Barbarlık Müzesi’nin kurulmasının, yaşananların unutulmaması ve dünya kamuoyuna anlatılması açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.

-“Modern ve geleneksel müzecilik birleştirildi”

TİKA aracılığıyla geçen yıl başlatılan müzenin restorasyonunun, elektrik, mekanik, teşhir tanzim ve çevre düzenlemesi işleri yapılarak, modern ve geleneksel müzecilik birleştirilerek, aslına uygun bir şekilde tamamlandığını belirten Ersoy, çağdaş müzecilik anlayışı çerçevesinde, yaşananların eksiksiz bir şekilde anlaşılması adına dijital imkanların geliştirildiğini ifade etti.

Ersoy, hafıza havuzunda, arşivlerden Kıbrıs’ta şehit olan ve kayıp listesinde bulunan vatandaşlara ilişkin bilgi ve görsel dokümanların temin edildiğini, yaşam öyküleri, fotoğraf ya da resmi belgeler, nerede şehit edildikleri ve tarihi gibi bilgilerin sağlandığını ve işlendiğini anlattı.

-“Türk tarihi aynı zamanda bir bağımsızlık tarihidir”

“Türk tarihi aynı zamanda bir bağımsızlık tarihidir” vurgusu yapan TC Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Anadolu topraklarında büyük bedeller ödediklerini, çok zor bir dönemde yeni bir cumhuriyet inşa ettiklerini ifade ederek, “Bağımsızlığı karakterimiz bildik” dedi.

Kıbrıs Türkü’nün yanında olarak, KKTC ile olan dayanışmayı en üst seviyede sürdüreceklerini vurgulayan Mehmet Nuri Ersoy, “Bu konudaki azmimizi bir an olsun kaybetmeden devam ettirmek milletçe boynumuzun borcudur” diye konuştu.

TİKA Lefkoşa Program Koordinasyon Ofisi’nin açılmasının çalışmalarına büyük katkı sağladığını kaydeden Ersoy, turizmin geliştirilmesi, istihdamın arttırılması, ekonominin güçlendirilmesi ile kültürel ve sanatsal iş birliğine dönük birçok çalışmayı da birlikte hayata geçirmeye devam edeceklerini söyledi.

-Kayalar: “Bu katliam hiçbir ideojiyle, inançla, akılla açıklanamaz”

TİKA Başkanı Serkan Kayalar da konuşmasında, yakın tarihin en acı hadiselerinden olan Kanlı Noel Katliamında ve Kıbrıs Türk halkının haklı davasında yaşamını yitiren şehitleri andı.

Hiçbir ideojiyle, inançla, akılla açıklanamayacak bu katliamı yapanların insanlık vicdanında mahkum olduğunu vurgulayan Kayalar, İlhan ailesinin yaşadığı evin Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesinde sembol haline geldiğini söyledi. Kayalar, dinmeyen acının hafızalarda ve gönüllerde hala diri tutulduğunu ifade etti.

TİKA olarak 62’nci Program Koordinasyon Ofisi’ni 2019 yılında Lefkoşa’da açtıklarını hatırlatan Serkan Kayalar, o günden bugüne birçok alanda 100’e yakın proje gerçekleştirdiklerini belirtti.

Sürdürebilir kalkınma projelerinin yanı sıra kültürel projelere de ağırlık verdiklerini dile getiren Kayalar, ilk olarak TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın himayelerinde merhum Alparslan Türkeş’in doğduğu evin restorasyonunu tamamladıklarını ve müze haline getirdiklerini kaydetti.

Barbarlık Müzesi’nin KKTC’deki ikinci müze projeleri olduğunu dile getiren Kayalar, müzenin restorasyonunu TC Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy’un talimatlarıyla hızlıca hayata geçirdiklerini belirtti.

Çağdaş ve dijital müzecilik anlayışıyla binanın geçmişine ait tüm izleri koruma altına aldıklarını ifade eden TİKA Başkanı Kayalar, onur duydukları projenin hayata geçirilmesinde katkı koyanlara teşekkür etti.

Kayalar son olarak, tarihi acıya tanıklık eden Barbarlık Müzesi’nin hayırlı olmasını ve Kıbrıs Türklerinin haklı davasını gelecek nesillere ve tüm insanlığa aktarmasını temenni etti.

-İlhan: “Bütün acılara rağmen ‘vatan sağ olsun’ diyen bir babanın evlatları olmak ise bizler için en büyük şereftir”

Nihat İlhan’ın oğlu Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan ise “Bugün Kıbrıs Türklerinin varlık mücadelesinde sembol olmuş bir ailenin evindeyiz. 24 Aralık 1963 gecesinde Kanlı Noel’de sadece Türk oldukları için alçakça şehit edilen üç küçük evlat Murat, Kutsi, Hakan ve anneleri Mürüvvet Hanım’ın evindeyiz” diyerek, konuşmasına başladı.

59 yıl önce Kıbrıs’ta Türk varlığını yok etmek için EOKA’cı katiller tarafından yapılan saldırılarda 360’tan fazla Türk’ün şehit olduğunu, on binlerce Türk’ün yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kaldığını anlatan İlhan, şöyle devam etti:

“Bir asker, bir hekim, her şeyden öte bir insan olan babam Nihat İlhan’ın tüm ailesi, yaşama sevinci yok edilmiştir. Bütün acılara rağmen ‘vatan sağ olsun’ diyen bir babanın evlatları olmak ise bizler için en büyük şereftir.”

“Devletimizin büyüktür hem de çok büyük” vurgusu yapan Mustafa Necmi İlhan, geçen hafta TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından göreve uğurlanan Abdülhamid Han sondaj gemisine eşlik eden üç gemiye Murat, Kutsi ve Hakan İlhan’ın isimlerinin verildiğine dikkat çekti. İlhan, “Üç küçük şehidin Mavi Vatan’da bugün görevde olması çok anlamlıdır” dedi.

Özellikle genç nesillerin Barbarlık Müzesi’ni ziyaret etmesi temennisini dile getiren İlhan, böylelikle tarihin hatırlanacağını ve Kıbrıs Türkü’nün kahraman mücadelesine tanık olunacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın geçen sene Elazığ’a giderek, kendilerini ziyaret ettiğini dile getiren Mustafa Necmi İlhan, Tatar’ın, şehitler ve babasının kabirlerine Kıbrıs toprağı getirdiğini belirterek, minnettar olduğunu ifade etti.

Şehitleri rahmetle anan, gazilere uzun ömürler dileyen Mustafa Necmi İlhan, bir daha bu acıların yaşanmaması için TC ile KKTC’nin mücadelesinin başarılı olacağına inanç belirtti.

TOPLUM SAĞLIĞINI OLUMSUZ ETKİLEYEN HER KONUDA GEREKLİ ÇALIŞMA YAPILACAK

 

 

 

Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, Kıbrıs Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği, Kıbrıs Türk Dermatoveneroloji ve Kozmetoloji Derneği başkan ve üyelerinden oluşan heyeti kabul etti.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, görüşmede, ülkede yapılan her türlü tıbbi uygulamanın yasalara göre Kıbrıs Türk Tabipler Birliği’ne üye hekimler tarafından yapılması gerektiği, ayrıca bu uygulamaların sağlık merkezi çatısı altında hekim gözetiminde olması gerektiği vurgulandı.

Tabipler Birliği’ne üye olmayan ve KKTC’ye kısa süreliğine gelerek, özellikle estetik ve kozmetik uygulamalar yapan kişilerin de konu olduğu görüşmede, tüm bu yanlış uygulamaların hasta güvenliği ve sağlığı açısından risk teşkil ettiği belirtildi.

Görüşmede, güzellik salonlarında da herkesin uzmanlık alanı çerçevesinde işlem yapması gerektiği vurgulanarak, bu salonların denetlenmesine de imkan tanıyacak gerekli yasal düzenlemeye ilişkin Sağlık Bakanlığı, Tabipler Birliği ve Plastik Cerrahi Derneği ortak çalışmasıyla hazırlanan yasa tasarısının bir an önce yasallaşması talep edildi.

Sağlık Bakanı İzlem Altuğra, uzman olmayan kişilerin yaptığı uygulamaların sağlık açısından risk taşıdığını, bu anlamda gerekli yasaların uygulanması ve hayata geçmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.

Toplum sağlığını olumsuz etkileyen her konuda gerekli çalışmanın yapılacağını vurgulayan Altuğra, güzellik salonlarını denetleyen yasa tasarısı konusunda da adım atılacağını kaydetti.

ŞAN: TOPLU TAŞIMA,MOTOSİKLET VE BİSİKLET KULLANIMI YENİDEN CANLANMALI

Şan, İbrahim Önderoğlu başkanlığında Kıbrıs Türk Motosiklet Kurumu heyetini kabul etti.

Maliye Bakanı Alişan Şan, ülkede toplu taşımanın, motosiklet ve bisiklet türlerinin geliştirilmesi, yaygın bir biçimde kullanılması ve bu yönde bir kültürün yeniden canlanması gerektiğini söyledi.

Maliye Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Şan, İbrahim Önderoğlu başkanlığında Kıbrıs Türk Motosiklet Kurumu heyetini kabul etti.

Şan, kent içi ulaşımda trafik sıkışıklığına bağlı olarak ortaya çıkan zaman kaybı, beden sağlığı, yakıt tüketimine bağlı çevre kirliliği ve gürültü kirliliği sorunlarının asgariye indirilmesi için ülkede toplu taşımanın, motosiklet ve bisiklet türlerinin geliştirilmesi, yaygın bir biçimde kullanılması ve bu yönde bir kültürün yeniden canlanması gerektiğini belirtti.

-Önderoğlu

Kıbrıs Türk Motosiklet Kurumu Başkanı İbrahim Önderoğlu da kurum hakkında Bakan Şan’a bilgi vererek, sektörün talep ve beklentilerini aktardı.

Ada ülkesi olan KKTC’de motosiklet kullanımının artırılmasının önemine dikkat çeken Önderoğlu, motosiklet kullanımının yaygınlaşmasının yakıt ve zaman tasarrufu, düşük hava kirliliği, park ve trafik sorununu minimuma indireceğini ve insan sağlığı ve bütçesine de katkı sağlayacağını söyledi.

ÇAVUŞOĞLU: TEL AVİV’E BÜYÜKELÇİ ATAMA KARARI ALDIK

Türkiye ve İsrail karşılıklı olarak büyükelçi atama kararı aldı.

Türkiye ve İsrail karşılıklı olarak büyükelçi atama kararı aldı.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İsrail ile Türkiye arasında büyükelçi atama kararı alındığını duyurdu.

İsrail Başbakanlığı Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Türkiye ile ilişkilerin yeniden başlaması, bölgesel istikrar için önemli bir değer ve İsrail vatandaşları için çok önemli bir ekonomik haber. İsrail’in dünyadaki konumunu güçlendirmeye devam edeceğiz. Başbakan Yair Lapid ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki görüşmenin ardından, İsrail ve Türkiye tam diplomatik ilişkileri yeniden kurdu. ” dedi.

ST. HİLARİON KALESİ’NDE YANAN BÖLÜMLERİN RESTORASYONU İÇİN İHALEYE ÇIKILDI

St. Hilarion Kalesi’nde yanan bölümlerin restorasyonu için ihaleye çıkıldı

 

 

Kıbrıs’ın en önemli tarihi ve turistik kalelerinden biri olan St. Hilarion Kalesi’nde 3 Mart 2021’de çıkan yangında hasar gören bölümlerin restorasyonu için ihaleye çıkıldı.

Merkezi İhale Komiyonu’nun yayımladığı ihale ilanına göre, I., II. ve III. sınıf yapı karnesi almış müteahhitlerin katılabileceği ihaleye son teklif verme tarihi 14 Eylül Çarşamba saat 10.00.

İhale için ayrılmış toplam tahmini değerin KDV hariç 1 milyon 954 bin 847,14 TL olduğu ihale için bilgi ve şartnameler, Gelir ve Vergi Dairesi veznesine yatırılacak 1950 TL+KDV karşılığı makbuz karşılığı Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürlüğü’nden 2 Eylül saat 14.00’e kadar temin edilebilecek.

-St Hilarion Kalesi

Girne ilçesi sınırlarında Beşparmak dağlarında yer alan tarihi St. Hilarion Kalesi’nde geçen yıl 3 Mart’ta yıldırım düşmesi sonucu çıkan yangında, kalenin orta kısmında bulunan ve kafeterya olarak kullanılan bölüm büyük hasar görmüştü.

Beşparmak dağlarının kuzey eteklerinde inşa edilmiş bir yapı olan St. Hilarion Kalesi 700 metre yükseklikte yer alıyor. 480 basamakla tırmanılan kaleden Girne’ye kuşbakışı bakılabiliyor.

Kantara ve Bufavento Kaleleri gibi St. Hilarion Kalesi de adayı Arap akınlarına karşı korumak amacıyla inşa edilen kalenin inşa tarihi konusunda kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte kalenin adına ilk kez 1191’in kayıtlarında rastlanıyor.

Üç ayrı bölümden oluşan St. Hilarion Kalesi’nin en alt bölümde yer alan ana girişi koruyan savunma yeri Bizanslılar tarafından 11.Yüzyılda güçlendirildi. Aşağı bölüm atlar ve askerler için kullanılmaktaydı. Orta bölümde, kralın sarayı, mutfak ve kilise yer alıyor. Bu bölümde bir de su deposu bulunur. Yukarı Kalenin girişinde bir Lüzinyan Kapısı vardır. İki zirvenin ortasında ise bir avlu bulunuyor. Soylular doğu bölümünde ikamet ederler, mutfak ve diğer gündelik odalar ise batı bölümünde yer alırdı. Kraliyet konutunun ikinci katında bulunan Kraliçe Penceresi’nden (gotik tarzda oyulmuş bir pencere) çevrenin panoramasın doyumsuzdur. En üstteki bölümde ise Prens John kulesi yer alıyor.

Kale, 1995’te çıkan büyük Beşparmak Dağları yangınında da zarar görmüştü..

HAYVAN ÜRETİCİLERİNE ÖNEMLİ DUYURU

 

 

 

Genel Tarım sigortası Fonu hayvan üreticileri için önemli bir duyuruda bulundu.

Yapılan duyuru şu şekilde:

 

Hayvancılık Zorunlu Sigorta Tüzüğü gereğince Mayıs ve Haziran aylarına ait Brucella hastalığından dolayı meydana gelen zarar tazminat bordroları hazırlanmıştır.

Brucella hastalığı zararı olan 18 üreticiye 14 adet Büyük Baş ve 353 adet Küçük Baş için 409,000.00-TL.

Ayrıca; Yıldırım çarpmasından dolayı 1 üreticiye 12 adet Küçük Baş hayvan için 10,620.- TL. tazminat ödenmiştir.

Banka hesap numarası veren üreticilerin tazminatları hesaplarına yatırmış olup hesap numarası vermeyen üreticilerin ise tazminat çeklerini kimlik kartlarını ibraz etmeleri koşulu ile Genel Tarım Sigortası Fonu’ ndan alabileceklerdir.

TEMMUZ AYINDA OTELLERİN DOLULUK ORANI %60’I AŞTI

Turistik konaklama tesislerinin Temmuz ayındaki doluluk oranı %62.3 düzeyinde açıklandı. Ayrıca, Ocak-Temmuz döneminde konaklama sayısı 508 bini, geceleme sayısı 1,8 milyonu aştı.

Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na bağlı Turizm Planlama, İstatistik ve Araştırma Dairesi’nin verilerine göre otellerin 7 aylık doluluk oranı ortalaması ise %36.8 seviyesine çıktı. Temmuz 2022 sonunda turistik konaklama tesislerinin ortalama doluluk oranının, geçen yıla kıyasla %133 oranında arttığı saptandı.

Resmi veriler, turistik konaklama tesislerinin doluluk oranının Ocak ayında %17,5, Şubat’ta %15.5, Mart’ta %30.9, Nisan’da %30.4, Mayıs’ta %49.1, Haziran’da ise %50.1 düzeyinde gerçekleştiğini gösteriyor.

2019’UN HALA ÇOK UZAĞINDA

Turizm verilerine de yansıyan artışa rağmen, Ocak-Temmuz 2022 döneminin ortalama doluluk oranı, Covid-19 salgını öncesi yılları yakalayamadı. Ancak, aradaki farkın biraz olsun azaldığı hesaplandı. 2022’nin yedi aylık ortalama doluluk oranı; 2018’den %25.3, 2019’dan da %18.06 seviyesinde daha düşük.

Ocak-Temmuz 2018’de ortalama doluluk oranı %49.28, 2019’da ise 44.91 düzeyinde gerçekleşmişti. Turistik konaklama tesislerinin ilk 7 aylık ortalama doluluk oranları 2014’te %61.7 oranında, 2015’te %67.2 oranında, 2016’da %64.7 oranında, 2017’de de %76 oranında kayıtlara geçmişti.

KONAKLAMA YARIM MİLYONA DAYANDI

Turizm ve Planlama Dairesi verileri, 2022 yılının yedinci ayı sonunda turistik tesislerde konaklayan Türkiye Cumhuriyeti uyruklu sayısı ile diğer yabancı uyruklu sayısının toplamının 478 bin 814 kişi olduğunu gösteriyor. Bu sayı geçen yıl sadece 53 bin 094 olarak kayıtlara geçmişti.

Bakanlık verilerine göre bu dönemde otellerde konaklayan TC uyruklu sayısı 2021’in aynı dönemine kıyasla %776 arttı. Ocak-Temmuz 2022’de otellerde konaklayan 128 bin 014 diğer yabancı uyruklu sayısı da geçen yılın aynı dönemine göre %880 artış gösterdi.

Yedi aylık dönemde geceleme sayılarında da artış yaşandı. Bu dönemde yabancı turist bazında geceleme sayısı 1 milyon 839 bin 497 ile geçen yıla oranla %599 oranında yükseldi.

KHK BAŞKANI ÖMER KÖSEOĞLU BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ

 

 

 

Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Ömer Köseoğlu göreve atandığı tarihten bugüne kadar yapılan faaliyetler hakkında basın toplantısı düzenlendi.

Basın toplantısında kurumsallaşma adına tasarlanan Komisyon logosunun tanıtımı da gerçekleştirildi.

Basın toplantısında konuşan Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Ömer Köseoğlu, Komisyonun yıllar itibarıyla anayasadan aldığı görev ve yetkileri kullanarakgörev yaptığını belirtti.

Köseoğlu, önceleri istihdamların yazılı, klasik veya sözlü sınavlarla yapıldığını ancak günümüzde çoktan seçmeli optik okuyucu ile okunan sisteme geçildiğine dikkati çekerek, yeni sistemle Kamu Hizmeti Komisyonu’nun Adil tarafsız yapısının daha da güçlenmiş olduğunu ve pekiştiğini söyledi.

Soru güvenliği konusuna büyük önem verdiklerini de söyleyen Köseoğlu, soru bankasında toplamda 3320 konu başlığında 100 bin 120 soru bulunduğunu belirterek, sınav merkezinin kamera ve alarm ile korunduğunu ve buraya belirli kişilerin parmak izi ile giriş yapabildiğini anlattı.

Köseoğlu, Kamu Görevlileri Sınav Tüzüğünde gerekli değişikliğin yapılması ile birlikte bunu uygulamaya başladıklarını, kamuda kullanılan ancak Kamu Hizmet Komisyonu’nun kullanmadığı Elektronik Belge Yönetim Sistemini kullanmaya başladıklarını aktardı.

Köseoğlu, kamuya kaç istihdam yapıldığı, bunların kaçının kamu görevlisi kaçının öğretmen ve kaçına terfi verildiğinin geliştirilileceğini ve daha detaylı istatistiki bilgilere sahip olmaya devam edeceklerini söyledi.

Önemli hedeflerinden birinin de kurumsal bir yapı oluşturmak olduğunu ifade eden Köseoğlu, herkes tarafından kabul görmüş gelen giden başkana göre değişmeyen kurumsal bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

Köseoğlu, komisyonun kimliğini kurumsallaştırmak amacıyla Komsiyon’unlogosunu yarattıklarını kaydetti.

Seçim ve Halk Oylaması Yasası’ndaki yasaklar nedeniyle, önceden duyurusu yapılmış, müracaatı tamamlanmış sınav tarihi belirlenmiş sınavların seçim yasakları dönemine denk gelmesi halinde yapılamadığını söyleyen Köseoğlu, Seçim yasakları nedeniyle sağlık ve eğitim alanında acil ihtiyaçları yasa kabul etmesine rağmen Kamu Hizmeti Komisyonunca önceden sınavı yapılmış sırada atama bekleyen öğretmen ve doktor adaylarının atamasını yapamadıklarını kaydetti.

Kamu Hizmeti Komisyonu’nun hizmetlerini geliştirme çerçevesinde yeni bir yazılım yaptırarak çevrimiçi başvuru almaya başlayacaklarını da belirten Köseoğlu, Kamu Görevlileri Sınav Tüzüğünde öngörülen değişiklik ile ayrı ayrı yapmak zorunda oldukları birçok sınavı birleştirerek bir defada yapma yetkisine sahip olacaklarını söyledi.

Öğretmenler sınav tüzüğünde yapılmasını arzuladıkları değişikliklerin olması hallinde ise öğretmen adaylarını her yıl 1. Oturum sınavına girmek zorunda bırakmayacaklarını kaydeden Ömer Köseoğlu, kamu görevlilerinde olduğu gibi 1. Aşamayı yeterlilik sınavı olarak gerçekleştireceklerini böylece başarılı olan adayların tekrar her yıl birinci oturum sınavın girmesine gerek kalmayacağını ifade etti.

Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Ömer Köseoğlu, eğitim sistemive planlamanın ülkenin ekonomik ihtiyaçlarına göre yapılmadığını da ifade ederek bir iki kişilik münhallere yüzlerce kişi başvuru yaparken, bazı alanlara yeterli başvuru gelmediğini dile getirdi.

Lise mezuniyeti gerektiren münhallere yapılan müracaatlarında dikkat çekici olduğunu söyleyen Köseoğlu, yapılan müracaatlarla ilgili bilgileri paylaştı.

Köseoğlu “Posta memurluğuna 2841 kişi müracaat etti.Bunların 2 bin kişisi üniversite ve üzeri mezuniyeti olan kişilerden oluşmaktadır. Teknisyenlik sınıfında açılan münhallere en fazla 20 kişi başvuruyor.Mali Hizmetler sınıfında münhallere 50 civarında,mühendislik sınıfında açılanmünhallerine 3-5 kişi başvuruyor.Çok iyi derece İngilizce gerektiren münhallere yeterli başvuru gelmiyor” dedi.

Köseoğlu, teşkilat yasalarının çok eski kalmasının da bir diğer sıkıntı olduğunu belirtti.

Komisyonun bir yılda 195 yazılı sınav gerçekleştirdiğini ve bu sınavlara 10 bin 39 kişininkatıldığını anlatan Köseoğlu, 539 kişinin öğretmen olarak, 176 kişisinin ise kamu görevlisi olarak atandığını kaydetti.

Basın toplantısında, Kamu Hizmeti Komisyonunun tanıtım filmi izlettirildi ardından Komisyonun yeni logosunu hazırlayan Görel Korol Sönmezer’e teşekkür belgesi takdim edildi.

T.C. TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY’DA AÇILIŞA KATILDI

“Barbarlık Müzesi Restorasyonu, Çevre Düzenlemesi ve Teşhir Tanzim Projesi” törenle açıldı.

Müzenin restorasyon çalışmaları TİKA tarafından yapıldı

“Barbarlık Müzesi Restorasyonu, Çevre Düzenlemesi ve Teşhir Tanzim Projesi” törenle açıldı.

Müzenin restorasyon çalışmaları, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yapıldı.

Törene Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel, TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, KTBK Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk, GKK Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ile Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra bazı bakanlar, askeri erkan ve İlhan ailesi katıldı.

21 Aralık 1963 tarihinde Akritas planını hayata geçirmeyi amaçlayan Rumların Türklere karşı başlattığı ve tarihe Kanlı Noel adıyla geçen saldırılarda adanın her tarafında çok sayıda şehit verilmiş, EOKA milisleri 23-24 Aralık’ta ise Kumsal Mahallesi’ni hedef almıştı. Eski adı İrfan Bey Sokak olan Mürüvvet İlhan Sokak’taki ‘2’ numaralı evde yaşananlar belki de en acımasız saldırı olarak akıllara kazındı.

Tarihe “Kumsal Katliamı” olarak geçen saldırıda, Binbaşı Dr. Nihat İlhan alayında görevdeyken, evde bulunan eşi Mürüvvet İlhan ile üç oğlu, 6 aylık Hakan, 4 yaşındaki Kutsi ve 6 yaşındaki Murat küvetin içinde şehit edilmişlerdi. Kurşun yağmuru sırasında evde bulunan Feride Hasan Gudum da şehit olmuştu. Ev, 1 Ocak 1966 tarihinde Barbarlık Müzesi olarak ziyarete açılmıştı.

PARAYI TESLİM ALDIĞI ÖNE SÜRÜLEN ÖKKEŞ TAŞ MAHKEME HUZURUNA ÇIKTI

 

 

 

Ülkemize tasarufundaki ciddi miktardaki paralar ile giriş yapmak isterken tespit edilerek tutuklanan zanlı Selim Tayşi’nin aynı ismi taşıyan oğlu Selim Tayşi’nin ardından gelen paralardan 2 milyon 100 bin Euro’yu teslim aldığı ileri sürülen Ökkeş Taş, dün yeniden mahkeme huzuruna çıkarıldı.

 

 

Mahkemede yeminli şahadet veren polis çavuşu Yahya Suiçmez olguları aktardı. Polis, zanlı Ökkeş Taş’ın Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Yasasına Aykırı hareket suçuna methaldar olduğunu belirtti. Polis, mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Mehmet Davulcu olguları aktardı. Polis, 06.08.2022 tarihinde, saat 21.31’de Ercan Havalimanı’ndan KKTC’ ye giriş yapan Selim Tayşi’nin (E-60, İşletmeci) yolcu beraberinde bulundurduğu 800 bin Euro parayı Ercan Gümrük Şubesine ‘Yatırım Amaçlı getirdiğini beyan etmesine müteakip, konu şahsın beyanları şüpheli görülerek yapılan tahkikatta 31.07.2022 tarihinde yapılmış 500,000 EURO’ luk ‘İş Kurmak Amaçlı’ ve 01.08.2022 tarihinde ise 600,000 EURO’ lik “Yatırım yapmayı düşünüyorum” açıklamalı iki beyanının daha olduğunun tespit edildiğini anlattı. Polis, Selim Tayşi’nin KKTC’ ye beyan ettiği bu paraların akıbeti ile ilgili makul bir izahat vermeyerek, Para Kambiyo Yasasına ve 4/2008 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Yasasına Aykırı Hareket Ettiğini belirtti. Polis, 09.01.2022-14.07.2022 tarihleri arasında Lefkoşa’da Ercan Hava Limanından KKTC’ye yolcu olarak giriş yapan Selim Tayşi’nin (E- 28) “Para Kambiyo Yasasına Aykırı Hareket ve 4/2008 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Yasasına Aykırı hareket suçlarından halen tutuklu bulunan” babası Selim Tayşi’nin (E- 60) istemi üzerine ve talimatı doğrultusunda 10.000 Euro üzerinde olan parayı Gümrük Yetkililerine bildirmesi gerekirken her seferinde beraberinde bulundurduğu 150.000 Euro’yu 10 kez Ercan Havalimanında Gümrük Yetkililerine beyan etmeyerek KKTC’ne toplamda 1.500.000 Euro getirmek suretiyle Para Kambiyo Yasasına Aykırı Hareket ettiğini belirtti. Polis, zanlının vermiş olduğu gönüllü ifadesinde suçunu itiraf ettiğini ve KKTC’ye getirdiği toplam 2 milyon 100 bin Euro’yu zanlı Ökkeş Taş’a teslim ettiğini ve bu hususu mobese kayıtlarından da tespit ettiklerini mahkemeye aktardı. Polis, zanlının açık ifade verip, Selim Tayşi’yi havalimanında gördüğünü ve içinde ne olduğunu bilmediği 2 zarfı alıp, yanında çalışan kişiye verdiğini söylediğini anlattı. Polis, zanlı Ökkeş Taş’ın mahkeme emri gereği tutuklanmış olup tahkikatın devam ettiğini söyledi. Polis, baba ile oğlunun KKTC’ye getirdiği paranın 30 milyon Euro olduğunun tespit edildiğini belirtti. Polis, tahkikatın devam ettiği belirterek, aranan kişiler olduğunu, alınması gereken ifadeler olduğunu söyleyerek, zanlının 2 gün tutuklu kalmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Hazal Hacımulla, tahkikatın salimen yürütülebilmesi için zanlının 2 gün tutuklu kalmasına emir verdi

RESTORE EDİLEN BARBARLIK MÜZESİ’NİN AÇILIŞI BUGÜN GERÇEKLEŞTİRİLDİ

 

 

 

Restore edilen Barbarlık Müzesi’nin açılışı bugün gerçekleştirildi.

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da açılış törenine katılarak konuşma gerçekleştirdi.

Ersoy,  Rum terör örgütlerinin Kıbrıslı Türklere yaptığı zulümü herkese her fırsatta anlatacaklarını dile getirerek, bunun gelecek nesillere olan sorumluluk olduğunu aktardı.

“Kıbrıs sorunu milli bir davadır” diyen Ersoy, Kıbrıs Türkü’nün huzuru ve güvenliği için gece gündüz çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

Ersoy konuşmasının sonunda KKTC’de turizmin geliştirilmesi, kültür ve sanatın daha ileriye taşınması için ellerinden geleni yapacaklarını dile getirdi.

Ataoğlu
Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da konuşmasında Başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere  tüm TC’li yetkilere teşekkürlerini iletti ve , şehitleri saygıyla andı.

Üstel
Başbakan Ünal Üstel de KKTC için çok anlamlı bir gün yaşandığını dile getirerek, egemen devlet vurgusunun halen devam ettiğini vurguladı.  Üstel “çünkü biz eskiden yaşadığımız acıları tekrardan yaşamak istemiyoruz” dedi.

Töre
Meclis Başkanı Zorlu Töre’de Rum Yönetimine yüklendi.

“Kıbrıs’ı ille de Girit yapacaklardı” diyen Töre,  “Kıbrıs’ı 13’üncü ada yapıp Yunanistan’a bağlayacaklardı.  Bize soykırım yapacaklardı. Tüm bunları dünyaya anlatmak mecburiyetinizdeyiz. Gençlerimize çocuklarımıza bunları anlatacağız. Rum-Yunan ikilisinin hedefi hala değişmedi. Büyük Yunanistan hayali hala devam ediyor. İşte bu yüzden Anavatan Türkiye’ye dört elle sarıslmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Tatar
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, yaşanan acıları hiçbir zaman unutmadıklarını ve unutmayacaklarını belirterek, Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü desteği ile KKTC’nin bu günlere geldiğini anlattı. Tatar, konuşmasının sonunda Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkürlerini sundu, şehitleri de rahmetle andı.

İÇİŞLERİ BAKANI’NDAN MUHACERAT AFFI AÇIKLAMASI

 

 

 

Muhaceret Affı konusu ile ilgili de açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler; çalışmaların bittiğini genel gerekçelerle ilgili çalışmaların yapıldığını söyledi.

Bugün ya da yarın sürecin başlayacağını belirten Öztürkler; yakın zamanda başka bir af konusunun gündeme gelmeyeceğini; ülkede veya ülke dışında cezaya düşmüş kişiler için bu affı son şans olabileceğini ifade etti.

Ülkede yaratılan ya da atılamayan adımlar sonucu ortaya çıkar düzensizliği ortadan kaldırmak adına adımlar atıldığını aktaran Öztürkler, bu konudaki kararlılığının da şu sözlerle altını çizdi:

“Kaçak duruma düşenler ya bu ülkeden gönderilecek ya da af ile kayıt altına alınacak. Bu şekilde bir düzen inşa edeceğiz. Kısa zamanda da başka af çalışması olmayacak, ya deport ya kayıt başka yolu yok”

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL GİRNE DAİRELERİNDEKİ SORUNLARI ÇÖZMEK İÇİN ADIM ATTI

 

 

 

 

Başbakan Ünal Üstel, Girne bölgesindeki devlet dairelerine yönelik olarak dün başlattığı ziyaretleride tespit ettiği sorunlara çözüm için adım attı.

Girne’de vergi dairesi içerisinde sıkışık bir ortamda hizmet veren araç kayıt ve ehliyet birimi için yeni birna yapmak üzere Belediyeyle uzlaştıklarını ifade eden başbakan Üstel,  binanın yapılacağı Açık Pazar bölgesinde belediye başkanı ve diğğer yetkililerle incelemelerde bulundu.

Başbakan sorun yaşanan ehliyet ve araç kayıt dairelerinin girne şubesi için 3 ay içinde Girne Belediyesi Açık Pazar bölgesinde yeni bina yapılarak taşınacağını açıkladı.

Başbakan Ünal Üstel, Girne bölgesinden başladığı ilçelerdeki devlet dairelerine yönelik ziyaretlerine bugün de Devlet Piyangoları biriminin Girne’deki dairesini ziyeretle devam etti.

Sorunları yerinde tespit ve yetkililerden ilk ağızdan bilgi alma hedefiyle yaptığı ziyaretlerde Başbakan Ünal Üstel’e Girne Kaymakamı Sinan Güneş, Belediye Başkanı Nidai Güngördü ve Başbakanlık yetkilileri eşlik etti.

Başbakan Üstel, ziyareti sonrasında BRT’ye değerlendirmelerde bulundu.

Başbakan Üstel dünkü daire ziyaretleri sırasında Motorlu Araçlar bölümü ve özellikle ehliyet çıkarma bölümünün büyük bir sıkışıklık tespit ettiklerini, vergi dairesinin ise birbirine girdiğini ve orada genişletme çalışması yapma imkanı bulunmadığını o nedenle yeni arayışlar başlattıklarını kaydetti.

“Dünden itibaren yaptığımız istişareler ve çalışmalar neticesinde Girne bölgesinde hem ehliyet müfettişlerinin sınavlarını yaptığı bölge, hem de piyangolar biriminin olduğu bölgede geniş araç park yeri imkanının da olduğunu gördük” diyen Başbakan Üstel, devlet daireleri için yeni bina yapmak üzere belediyeye ait bir arazinin protokolle başbakanlığa devredilmesi konusunda belediyeyle uzlaştıklarını belirtti.

Üstel, “Ülkemizde ve özellikle turizm beldesi olan ve nüfusun yoğun olduğu Girne’de daha güzel daha çağdaş hizmet verecek bir binanın oluşturulması için Belediye Başkanımızla hem fikir olduk. Dolayısıyla yarından itibaren çalışmalara başlıyoruz ve en zamanda, takribi iki üç ay içerisinde bunu çözmüş olacağız. Burada hem ehliyet bölümü hem de sınavların olacağı komple bir binayı da ülkemize kazandırmış olacağız” dedi

Girne Belediyesi Başkan Nidai Güngördü de, Girne’de araç kayıt dairesinin vergi dairesinde hizmet verdiğini anımsatarak, “Dolayısıyla büyük sıkışıklık oluşuyor ve vatandaşlar hizmet almakta zorlanıyorlar. Bu konu sayın Başbakana aktarıldığı zaman ne olabilir diye düşündük ve terminal bölgesinde uygun bir noktada hem memurların daha rahat bir ortamda hizmet vereceği,  hem de vatandaşların daha rahat bir ortamda hizmet alacağı bir bina tasarlamayı düşündük” dedi.

Güngördü, belirlenen alanda çalışmaların bugünden itibaren başlayacağını belirterek, Başbakanlık ile Girne Belediyesi’nin birlikte yapacağı bu güzel hizmet nedeniyle Başbakana ve diğer yetkililere teşekkür etti.

ZORLU TÖRE: MECLİS’İN İTİBARIYLA OYANAYAN CTP’Lİ MİLLETVEKİLLERİ VAR

 

 

 

 

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, “Sayın Tufan Erhürman, Sayın Devrim Barçın’a çekidüzen versin” dedi. Töre, Meclis’in itibarıyla oynayan CTP’li milletvekilleri olduğunu da kaydetti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ‘Sabah Postası’ isimli programa katılarak, açıklamalarda bulundu.

“BELEDİYELERİN BİRLEŞTİRİLMESİ, AĞUSTOS AYINDA MECLİS’TEN GEÇMELİ”

51/95 Belediyeler Yasası’nın çok önemli olduğunu ve yapılacak değişiklikle reform olacağını kaydeden Töre, “Belediyelerin birleştirilmesi Ağustos ayında Meclis Genel Kurulu’nda geçmesi gerekir” dedi.

“BARÇIN’I ANLAMAKTA ZORLANIYORUM”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili, Meclis Divan Üyesi Hasan Küçük’ün sporculara madalya verilmesi yönünde öneri sunduğunu, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Şifa Çolakoğlu’nun da katkı koyarak bunun yaygınlaştırılmasını söylediğini ifade etti. Töre, ‘Madalya’ verilmesine karşı çıkan CTP Milletvekili Devrim Barçın’ı ise anlamakta zorlandığını söyledi.

Töre, ödül olarak verilecek madalyaların önceki Meclis başkanları Teberrüken Uluçay ve Önder Sennaroğlu dönemine ait olduğunu da söyledi.

“SAYIN ERHÜRMAN, SAYIN BARÇIN’A ÇEKİDÜZEN VERSİN”

Töre, “Devrim Barçın neyi devirmeye çalışıyor? Meclisi itibarsızlaştırmaya çalışıyor ama kendisi ve kendisine çekidüzen vermeye partisidir. Sayın Tufan Erhürman, Sayın Devrim Barçın’a çekidüzen versin” dedi.

Meclis’in itibarıyla oynayan CTP’li milletvekilleri olduğunu kaydeden Töre, “Bu tür davranışlar, Meclis’in içerisinde sırıtıyor” dedi.

“ŞENTOP’UN OĞLUNUN DÜĞÜNÜNE KENDİ CEBİMDEN GİDECEĞİM”

TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un oğlunun düğününe Meclis Başkanı olarak davet edildiğini, Cumhuriyet Meclisi Divan Üyesi Barçın’ın kendisine “kendi cebinden git” dediğini anlatan Töre, Meclis’in şerefi olduğunu ve kendi cebinden gideceğini kaydetti.

Töre, “CTP’nin Meclis başkanları daha önce eşleriyle birlikte yurt dışına seyahat ettiler ve bunlar Meclis tarafından da karşılandı…” dedi. İktidar ve muhalefetin nezakete uygun şekilde siyaset yapması gerektiğini belirten Töre, “Siyaset; ciddiyet, doğruluk ve dürüstlük üzerine yapılmalı” ifadelerini kullandı.

DIŞİŞLERİ BAKANI’NDAN AVUSTRALYA’DA MECLİS BAŞKANI YARDIMCILIĞI’NA SEÇİLEN NATALİE SÜLEYMAN’A KUTLAMA!

 

 

 

 

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Avustralya’nın Victoria Eyaleti Meclis Başkan Yardımcılığı’na seçilen Natalie Süleyman’ı tebrik etti.

Ertuğruloğlu, Natalie Süleyman’ı tebrik ettiği mesajında, “Avustralya’ya yerleşmiş Kıbrıs Türkü bir ailenin kızı olan Natalie Süleyman’ın, Avustralya’nın Victoria eyaleti tarihinde ilk defa, Müslüman ve Türk Milletvekili olarak Meclis Başkan Yardımcılığı’na seçilmesinden ziyadesiyle memnuniyet duydum” dedi.

2014 yılında milletvekili olarak Victoria Meclisi’ne seçilmesinin ardından Süleyman’ın şimdi de Victoria Meclis Başkan Yardımcılığı’na layık görülmesinin, başta kadınlar olmak üzere Kıbrıs Türk halkını gururlandırdığını kaydeden Ertuğruloğlu, Süleyman’ı yürekten tebrik ederek, yeni görevinde başarılar diledi.

BAKAN TAÇOY TÜRKİYE CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI FUAT OKTAY İLE GÖRÜŞTÜ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy Ankara temasları çerçevesinde Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile görüştü.
Türkiye ile KKTC arasında imzalanarak mayıs ayında yürürlüğe giren İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması eylem planı çerçevesinde, sosyal yardım faaliyetlerini tanıtmak ve saha incelemelerinde bulunmak üzere Ankara’ya giden Taçoy, Oktay ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir buçuk saat süren bir görüşme gerçekleştirdi.
Görüşmede, KKTC’de iş sağlığı ve güvenliği, kadının statüsünün güçlendirilmesi, sosyal güvenlik sisteminin iyileştirilmesi, istihdam ve mesleki eğitim kurslarına yönelik gelişmeler değerlendirildi.

BAKAN ÇAVUŞOĞLU, ÖZEL OKUL YETKİLİLERİ İLE GÖRÜŞTÜ

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, 2022-2023 eğitim öğretim yılı öncesi özel okul yetkilileri ile bir araya gelerek, görüştü.
Bakanlık bürokratlarının da hazır bulunduğu görüşmede, 2022-2023 Öğretim yılı öncesin özel okulların durumları, koşullar ve Akademik takvim konuları istişare edildi.
Yetkililerden yeni eğitim öğretim yılı ile ilgili hazırlıklar hakkında bilgi alan Çavuşoğlu, bakanlığın hazırladığı ve önümüzdeki günlerde açıklanacak olan akademik takvimle ilgili görüşlerini dile getirdi.
Hazırlanan akademik takvime, tüm eğitim kurumlarının uyması gerektiğine dikkat çeken Çavuşoğlu, yeni eğitim dönemi öncesi hazırlıkların yoğunlaştığını, eksiksiz bir şekilde eğitim yılına başlanması için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirtti.