Archives 2022

MALİYE BAKANI ALİŞAN ŞAN: EKONOMİYİ KAYIT ALTINA ALARAK GELİRLERİMİZİ YÜKSELTECEĞİZ

 

 

Maliye Bakanı Alişan Şan BRT’de katıldığı programda mali konulara ilişkin soruları yanıtladı.

Maliye Bakanı Şan,hem hayat pahalılığı hem de asgari ücretin yeniden belirlenmesinden dolayı vergi matrahları ve dilimlerinde bir takım değişiklikler olduğunu bunun da bazı çalışanların maaşlarına arzu edilen artışın yansımadığını belirterek, bu konuda gerekli çalışmanın başlatıldığını söyledi.

Asgari ücretten vergi alınmaması konusunda henüz bir kararname hazırlanmadığını belirten Şan, yılın ortasında değişiklik yapılmasının farklı noktalarda sorunlar doğabileceğini belirtti ve bu nedenle iyi bir çalışma yapılması gerektiğini vurguladı.

Konuyla ilgili olarak dün sendikalarla görüştüğünü kaydeden Bakan Şan, hem kendi düşüncelerini hem de sendikacılardan gelen fikirleri harmanlayarak son noktayı koyma hedefinde olduklarını söyledi.

Maliye Bakanı Alişan Şan, asgari ücretin vergiden muaf tutulması için yapılan çalışmayı kısa sürede tamamlamayı hedeflediklerini belirtti ve “Dünyada Oluşan enflasyonist yapı içerisinde dar gelirliyi de koruyarak icraatlarımıza devam etmek istiyoruz” dedi.

Yasaların düzenlenebileceğini ancak bir şey yapılırken başka birşeyin bozulmasına sebep olmamak gerektiğine ifade eden Bakan Şan, Yılın ortasında vergi değişikliğinin başka sorunları da ortaya çıkarabileceğine dikkati çekti.

Lefkoşa Devlet Hastanesi’ndeki güvenlik şirketinin ödemesi ile ilgili yaşanan soruna ilişkin bir soru üzerine ise Bakan Şan, ilgili firmanın ödeneğin artırılmasını talep ettiğini kendisinin gerekli talimatı verdiğini vebu çerçevede
sorunun çözümü için çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Bakan Şan, maliyede giderlerinin beklenmedik giderlerin arttığını bu nedenle gelirlerin artırılması yönünde çalışmalar yürüteceklerini belirtti.

Şan “Ekonomiyi kayıt altına alarak gelirlerimizi yükseltme noktasında çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

Devlet okullarındaki taşeron hademelerin sorunları ile ilgili bir soru üzerine ise Bakan Şan, önümüzdeki günlerde ilgili sendika ile biraraya geleceğini ve bu konuyu etraflıca konuşacaklarını söyledi.

Maliye Bakanı Alişan Şan, halka ve çalışanlara müsterih olmaları çağrısı da yaparak “Elimizdeki imkanları en iyi şekilde kullanarak halka dağıtma noktasında elimizden gelen her adımı atmaya kararlıyız” dedi

 

TÜRKİYE’DE YAPILAN KPSS İPTAL EDİLDİ

Son dakika haberine göre, ÖSYM Başkanı Ersoy, 31 Temmuz’da yapılan KPSS oturumlarının iptal edildiğini açıkladı.

Türkiye ÖSYM Başkanı Ersoy’un açıklamaları şu şekilde;

6-7 Ağustos 2022 ve 14 Ağustos 2022’de yapılacak KPSS oturumları ertelenmiştir.

İptal edilen ve ertelenen sınavlara ilişkin yeni takvim en kısa sürede kamuoyuyla paylaşılacaktır.

Yeni KPSS takvimi 17 Eylül’de başlayacaktır. Sınavı iptal edilen KPSS adaylarından, gireceği yeni sınav için herhangi bir ilave ücret talep edilmeyecektir.

Ortaya çıkan eksiklik ve aksaklıkları açık yüreklilikle kamuoyuyla paylaşıp, tedbirleri alarak ÖSYM’nin milletin kalbindeki yerini güçlendirmekte kararlıyız.

(2022-KPSS) Hiç arzu etmediğimiz şekilde iptal ve ertelemelere sebebiyet veren bu talihsiz süreçten dolayı tüm adaylardan özür diliyoruz.

ORMAN DAİRESİ, SICAK HAVAYA DİKKAT ÇEKEREK YANGINLARA KARŞI UYARDI

 

 

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Orman Dairesi, yangınlara karşı uyardı.

Daireden konuyla ilgili yapılan açıklama şöyle:

 

Meteoroloji Dairesinden alınan bilgilere göre bölgemizin önümüzdeki günlerde alçak basınç sistemi ile sıcak hava kütlesi etkisi altında kalması,Sıcaklığın önümüzdeki 10 gün boyunca 41-45 `C üzerine çıkması ve bağıl nemin de %20’ye kadar düşmesi beklenmektedir. Komşu ülkeler devam eden sıcaklar dolayısıyla Kırmızı Alarm durumuna geçmiştir. Bu bilgiler ışığında 16.7. 2022 tarihinde yayınladığımız bildiriyi tekrar hatırlatmakta fayda vardır.

Ormanlarımızın korunması amacıyla Fasıl 60 Orman Yasası altında yayınlanmış “Orman Koruma Faydalanma Tüzüğü” Madde 18 (1)’ in Müdürlüğümüze verdiği yetkiye dayanarak orman içerisine giren yolları kullanan kişilerin yangın riskine karşı daha dikkatli olmalarını öneririz.

1- Yasa gereği 1 Mayıs 31 Ekim tarihleri arasında her ne sebeple olursa olsun ateş yakılamaz. Vatandaşlarımızın bu tarihler arasında ateş yakmama konusunda gerekli hassasiyeti göstermeleri elzemdir.

Ateşli Piknik Alanları da DAHİL olmak üzere Ateş Yakma yasağı ikinci bir bildiriye kadar devam edecektir

Özellikle anayolların ormanlık ve ağaçlık alanlardaki güzergâhlarında araçları ile seyir halinde olan vatandaşlarımızın araçlarından yangına neden olabilecek herhangi bir eylemde bulunmaması ( özellikle sigara izmaritlerinin araçlardan atılmaması ) gerekmektedir.

2- Halkımızın göreceği en küçük dumanı zaman geçirmeden ücretsiz Orman Yangın İhbarı telefon numarasından “Alo 177” Orman Dairesine veya yangın ihbarı “Alo 199” İtfaiye ‘ye bildirmeleri erken müdahale açısından çok önemlidir.

3- Yangın vukuunda da halkın yangın söndürme çalışmalarına çağrısız katılması; her türlü imkânlarını seferber etmesi yasa gereği ve vatandaşlık görevidir.

4- Ormana yakın yerlerde tarımsal faaliyet yapan kişilerin yangın riskine karşı gerekli tedbirleri alması zorunludur.

5- Belediyelerin ve halkın kullandıkları çöplük alanlarındaki çöplerin Güngör çöplüğüne taşınması yasa gereğidir. Özellikle yaz aylarında yakılarak imha edilen çöpler ormanlarımız için en önemli tehdit unsurudur.

Ormanlarımızın yangın tehlikesinden korunması amacıyla alınan bu tedbirler doğrultusunda vatandaşlarımızın yangına sebebiyet verecek faaliyetlerden kaçınmalarını ve yapılacak denetimlerde Orman Dairesi Memurlarının ikazlarına uymaları yeni acılar yaşamamamız için gerekli görülmektedir.

 

 

 

SAĞLIK BAKANLIĞI, ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÇOCUKLARIN AİLELERİNE YÖNELİK DESTEK SÖYLEŞİSİ DÜZENLEYECEĞİNİ DUYURDU

Sağlık Bakanlığı “Özel Çocuklar ve Ailelerimiz ile Sağlık için Elele” projesi kapsamında Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Beyoğlu’nun konuşmacı olarak katılacağı ailelere yönelik psikolojik destek söyleşisi düzenliyor.

Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde yarın saat 14.00’te halka açık olarak düzenlenecek söyleşide, Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra da konuşma yapacak.

MAHKEME ZANLI AVUKAT MUSTAFA ŞENER ALEYHİNE 1 GÜNLÜK TUTUKLULUK EMRİ VERDİ

 

 

İkametgâhında uyuşturucu madde ve silah bulunan Avukat Mustafa Şener bugün Girne Kaza mahkemesine çıkarıldı.

Girne Kaza Mahkemesi ikametgahında uyuşturucu madde ve silah bulunan Avukat Mustafa Şener aleyhine bir gün tutukluluk kararı verdi.

Girne Kaza Mahkemesi’ndeki duruşmada ifade veren Polis memuru Ali Çavuş zanlı Avukat Mustafa Şener’in Yeşiltepe’deki evinde yapılan aramada uyuşturucu madde, öğütücü,9 mm tabanca ve bu tabancaya ait 10 adet canlı mermi ele geçirildiğini söyledi.

Polis memuru Ali Çavuş, zanlının gönüllü ifade vererek suçunu itiraf ettiğini ancak doktor kontrolünü reddettiğini belirterek soruşturmanın devam ettiğini vurguladı.

Girne kaza mahkemesi zanlı aleyhine 1 günlük tutukluluk emri verdi.

TÖRE, CAHİT ÇULLUOĞLU ANISINA DÜZENLENEN MAÇI İZLEDİ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Güzelyurt’un tanınmış simalarından merhum Cahit Çulluoğlu anısına düzenlenen anı maçını izledi.

Binatlı ve Baf Ülkü Yurdu’nun karşı karşıya geldiği maç öncesi Güzelyurt Üner Berkalp Stadyumunda düzenlenen törende konuşan Başkan Töre, merhum Çulluoğlu’nun sadece Güzelyurt ve İskele’lilere değil başka bölgelerde ikamet eden insanlara da dostluk ve muhabbet elini açan bir kişi olduğunu kaydetti.

Muhtarlık görevini de layıkıyla yapan Çulluoğlu’nun spora olan ilgisinin de büyük olduğunu ifade eden Töre, iki bölge takımının onun anısını yaşatmak adına karşılaşma yapmasının çok anlamlı olduğunu belirtti.

Değerli insanları, hatıralar bırakan insanları unutturmamak ve geleceği taşımanın görevleri olduğuna değinen Töre, Cahit Çulluoğlu’nu rahmetle andı.

TÖRE ÜRETİMİN ÖNEMİNE İŞARET ETTİ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Mehmetçik Üzüm Festivali’nin açılışına katılarak burada bir konuşma gerçekleştirdi.
Töre, burada yaptığı konuşmada Mehmetçik isminin önemini anlatarak 74’de gelen Mehmetçiği simgeleyerek Galatya’ya “Mehmetçik” adının verildiğini, tarihi bir köy olmasından dolayı da bu ismin köye çok yakıştığını belirtti.
Mehmetçik’teki üretime dikkati çeken ve üretime katkı koyanlara teşekkür eden Töre: “Üretmeden kalkınamayız” dedi.
Bir toprağı sadece canla, kanla kurtarmanın yeterli olmadığını vurgulayan Başkan Töre, o toprağın işlenmesi, üretim yapılması ve üzerinde alın teri akıtılması gerektiğini kaydetti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin var olmasına katkı koyan devlet büyüklerini ve aziz şehitleri rahmetle andığını söyleyen Töre, onları bu festivallerde de sürekli anmanın önemine değindi.
Mehmetçik Festivali’nin ambargolara rağmen Uluslararası bir boyuta taşınmasının önemli olduğunu vurgulayan Töre, dayanışma ve devlete sahip çıkma ile daha bir çok zorluğun da aşılabileceğini söyledi.

BAKAN ALTUĞRA ANKARA TEMASLARINI DEĞERLENDİRDİ

Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra, Ankara temaslarını değerlendirdi.

Altuğra, görüşmeleri neticesinde ilaç sıkıntısının giderilmeye başlandığını, TC Sağlık Bakanlığı’nın Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesine 9 adet cihaz bağışında bulunduğunu, Lefkoşa’ya yapılacak 500 yataklı yeni devlet hastanesi konusunda ihale sürecinin hızlandırıldığını, mobil sağlık aracının ülkemize gönderileceğini açıkladı. Sağlık Bakanı Dr.  Fahrettin Koca ile görüşmelerinin verimli geçtiğini belirten Altuğra, görüşmeden eli dolu olarak döndüğünü vurguladı .

Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra, ülkede yaşanan ilaç sıkıntısının, Türkiye Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile yaptığı görüşmeler sonrasında giderildiğini  açıkladı.

Bakan Altuğra, Anavatan Türkiye’nin her konuda olduğu gibi, sağlık alanında da Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu ifade ederek, ilaç sıkıntısını yüzde 99 oranında giderildiğini açıkladı.

Bakan Altuğra, “Ülkede en çok ihtiyaç duyduğumuz şu sıralarda ilaç eksikliği yönündeki sorunumuzdu, global bir sorun olduğunu biliyoruz, dünya genelinde yaşanan bir ilaç eksikliği sıkıntısı var. Ancak bu sıkıntıyı biz bu gerçekleştirdiğimiz toplantılar sonucunda yüzde 99 gidermiş bulunuyoruz. Bunun müjdesini Kıbrıs Türk halkına buradan vermek istiyorum . Özellikle kanser hastalarının ilaçları ve romatizma sıkıntısı olan hastalarımızın ilaçları adamıza varmıştır. Geriye kalan ilaçların da eksikliği önümüzdeki günlerde tamamlanacaktır. Hangi kalemlerde ilaç eksikliklerimizi varsa , kanser ilacından seruma kadar liste halinde sayın  bakana sunduk bu ilaçlarıın eksikliğinin giderileceğini bize söyledi ve gereğini de yaptı ” dedi.

Bakan Altuğra, Türkiye Sağlık Bakanlığı’nın Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesine 9 adet cihaz bağışında bulunduğunu da açıklayarak, cihazların en erken zamanda devlet hastanesinde hizmete gireceğini kaydetti.

Bakan Altuğra , Sağlık Bakanlığı’nın geçtiğimiz günlerde hayata koyduğu “Sen gelemezsen Biz Geliriz” projesi konusunda da değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Altuğra , evinden çıkamayan yaşlı, engelli hastaların tedavisi için Türkiye’den ‘mobil sağlık aracı” talebinde bulunduklarını kaydederek, aracın önümüzdeki günlerde ülkeye geleceğini belirtti.

Altuğra, “Biz engelli dostu bir sağlık sistemi de hayata geçirme gailesindeyiz ve çabasındayız. Biz bu projemizi desteklemek adına,  yine anavatandan talebimiz mobil sağlık aracını ülkemize taşımak istiyoruz. Bu mobil sağlık aracının ülkemize gelmesi ile birlikte,  yatağa bağımlı engelli kardeşimiz, hastaneye gidemiyorsa , biz mobil sağlık aracımızla onun evine gideceğiz  pansumanızmı yapacağız veya ihtiyaçları neyse o yönde gerekeni yapacağız. Biz sağlık hizmetini ayaklarına  götüreceğiz dedi. “ ifadelerini kullandı.

Bakan Altuğra Lefkoşa’ya yapılacak 500 yataklı yeni devlet hastanesi konusunda ise Türkiye’de uluslararası ihaleye çıkılacağını belirterek, çalışmaların oldukça yoğun bir gündemle devam ettiğini kaydetti.

AV RUHSATLARI HAKKINDA DUYURU

İçişleri Bakanlığı’ndan Av Ruhsatları Hakkında duyuruda bulundu.

İçişleri Bakanlığı, av ruhsatlarında asgari ücretin 1/15’i tutarındaki katkı payı ücretinde indirime gidilmesi kararı alındığını duyurdu. Alınan kararla av ruhsatı katkı payı ücretinin 1/20 olacak şekilde düzenlendi, av ruhsatları ile ilgili indirim kararının resmi gazeteden yayınlandığı tarih itibariyle yürürlükte olacak.

Bakanlık’tan yapılan yazılı açıklamada, yılın 12 ayı yaban hayatını koruma ve geliştirme hedefiyle hem doğada hem de bilinçlendirme amaçlı birçok faaliyetlerde bulunan KKTC Avcılık Federasyonu’nun Merkezi Av Komisyonu toplantısında yaptığı öneri doğrultusunda, av ruhsatlarında asgari ücretin 1/15’i tutarındaki katkı payı ücretinde, indirime gidilmesi yönünde oy birliğiyle karar alındığı kaydedildi.

Merkezi Av Komisyonu toplantısında oy birliği ile karara bağlanan asgari ücrete yapılan artışa paralel olarak av ruhsatlarında yaşanacak artışın uygun oranda indirim yapılarak düzenlenmesi hakkında bakanlık tarafından hazırlanan önergenin, 3 Ağustos 2022 tarihinde gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu’nda görüşüldüğü ve karara bağlandığı belirtildi.

18/2009 Sayılı Av ve Avla İlgili Yaban Hayatını Düzenleme Yasası’nın 9 (2) (B) (a) maddesinin Bakanlar Kurulu’na verdiği yetki çerçevesinde, Merkezi Av Komisyonu’nun görüşlerinin dikkate alındığı, ekonomik koşulların da göz önünde bulundurularak, av ruhsatlarında asgari ücretin 1/15’i tutarındaki katkı payı ücretinde indirime gidildiği kaydedildi.

ARIKLI: HAVA YOLU ŞİRKETİ KURMA KONUSUNDA TÜRKİYE’DEN BAZI ŞİRKETLERLE GÖRÜŞÜYORUZ

 

 

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Kıbrıs TV’de yayınalanan bir programa katılarak gündeme dair açıklamalarda bulundu.

ARIKLI: BELEDİYELERİN SAYISI BU KADAR FAZLA OLDUĞU SÜRECE İŞLER YÜRÜYEMEZ

Belediyeler Reformu konusunda YDP olarak Bakanlar Kurulu’na öneride bulunduklarını ifade eden Arıklı, “Belediyelerin sayısı bu kadar fazla olduğu sürece işler yürüyemez” dedi.

Arıklı, belediyelere kriterlere uymamaları durumunda 4 sene sonra kapanacakları konusunda uyarıda bulunulması gerektiğini söyledi.

“HAVAYOLU ŞİRKETİ KURMA KONUSUNDA TÜRKİYE’DEN BAZI ŞİRKETLERLE GÖRÜŞÜYORUZ”

Havayolu şirketi kurma konusunda Türkiye’den bazı şirketlerle görüşmelerinin olduğuna değinen Arıklı, “Bu benim en önemli projem olacak” diye konuştu.

Arıklı, yeni havayolu şirketini devlet olarak herhangi bir sermaye koymadan yapmayı planladıklarını belirterek, “Sermayeyi sağlayacak bir şirketle anlaşacağız” açıklamasında bulundu.

“YENİ ERCAN HAVALİMANI’NIN YAPIM ÇALIŞMALARI FİZİKİ OLARAK BİTTİ”

Yeni Ercan Havalimanı’nın yapım çalışmalarıyla ilgili de bilgiler veren Arıklı, havalimanının fiziki olarak bittiğini söylerek, “Teknik cihazlarımızı tamamlamamız ve Meriç’ten havalimanına elektrik cekmemiz gerekiyor” dedi.

Arıklı, Ercan Havalimanı’ndan devletin önemli bir geliri olduğunu vurgulayarak, “Yeni havalimanına geçildiğinde gelirlerimiz daha da artacak” ifadelerini kullandı.

ÇÖPE ATTIĞI 180 MİLYON DOLARLIK BİTCOİN’İ BULMAK İÇİN 13 MİLYON DOLAR HARCAYACAK

James Howell yaklaşık 10 yıl önce yaptığı bir temizlik sırasında bilgisayarının sabit disk sürücüsünü çöpe attı. Bilgisayarında kayıtlı olan Bitcoinleri tamamen unutmuştu.

Şimdi Howell 180 milyon doların üzerinde değeri olduğu sanılan Bitcoinlerin olduğu sabit diske ulaşmak için Newport’taki bir çöp sahasının kazılmasına milyonlarca dolar harcamayı planlıyor.

Howell, sabit disk sürücüsüne ulaşması durumunda Bitcoinlerin mevcut değerinin yüzde 10’unu Newport’un bir kripto para birimi merkezine dönüşmesi için harcayacağını söylüyor.

Ancak Newport belediyesi, çöp sahasının kazılmasının ekolojik bir risk olduğunu belirtiyor.

Newport belediyesi sabit disk için çöp sahasının kazılması ve on yıllardır buraya doldurulan binlerce tonluk sıkıştırılmış çöpün çıkarılması için muazzam bir emek gücüne ihtiyaç duyulacağını da savunuyor.

Bilgisayar mühendisi olan James Howell, kripto para birimlerinin ilk günlerinde 8 bin Bitcoin satın almış, ancak 2013’te bunların varlığını unutarak sabit diskini çöpe atmıştı.

Bitcoin’in değeri sürekli bir dalgalanma halinde. Ocak 2021’de Howells’ın kayıp Bitcoinlerinin değeri 256 milyon dolar civarındayken, bu yılki değer kayıplarından sonra şu anda 180 milyon dolar dolaylarında.

James Howell, çöp sahasının çevreye zarar vermeden kazılması için gereken maddi imkânlara ve uzmanlığa sahip olduğunu söylüyor.

Ancak sabit diskin bulunması işin yalnızca bir parçası. Sürücüye ulaşılsa bile yeniden çalışır duruma getirilip getirilemeyeceği konusunda hiçbir garanti yok.

37 yaşındaki bilgisayar mühendisi, kayıp Bitcoinlerine ulaşması durumunda Newport’taki çöp sahasına enerji üretim tesisi, belki birkaç adet de rüzgâr türbini kurmayı planladıklarını söylüyor.

James Howell, “Halkın mülkiyetinde olan, temiz enerjiyle Newport halkı için Bitcoin madenciliği yapacak bir tesis kurmak istiyoruz,” diyor.

Howell’ın diğer planları arasında kentteki her vatandaşa 60 dolarlık Bitcoin hediye etmek ve tüm dükkânlarda kripto terminalleri kurmak gibi şeyler de var.

Ancak geçmişte defalarca Howell’ın taleplerini reddettiklerini söyleyen Newport belediyesi şimdi de ikna olmuş gibi görünmüyor:

“Çöp sahasını işletirken uymamız gereken bir takım kanun ve kaideler var. Bunlardan biri de çöp sahasının ve etrafının ekolojik bir risk teşkil etmesinin önüne geçmek.

“Howell’ın planları bizim kabul edemeyeceğimiz kadar büyük bir ekolojik risk içeriyor. Zaten ruhsatımızın koşulları da buna izin vermemize imkân tanımıyor.”

ALMANYA’DA AŞININ GEÇERLİLİK SÜRESİ ÜÇ AYA İNİYOR

Alman hükümetinin yasa taslağında “taze aşılı” kavramı dikkat çekti. Ekim’de yürürlüğe girmesi öngörülen yasada aşılılara yönelik muafiyetlerden yararlanabilmek için son doz üzerinden 3 ay geçmemiş olması gerekiyor.

PELOSİ’NİN ZİYARETİNİN ARDINDAN ÇİN ASKERİ TATBİKATLARA HIZ VERİYOR

Çin, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Tayvan’a yaptığı ziyaretin ardından ada çevresindeki denizlerde askeri tatbikatlara hız veriyor.

Pelosi, “Sizi asla yalnız bırakmayacağız” diyerek kısa ama tartışmalı ziyaretin ardından Çarşamba günü Tayvan’dan ayrıldı.

Çin, Tayvan’ı topraklarının parçası olarak görüyor.

Pelosi’nin adaya gelişinden kısa bir süre sonra Çin ordusu, Tayvan yakınlarında hava ve deniz tatbikatları ve füze denemeleri yapacağını açıkladı.

Pekin, adanın çevresindeki 6 bölgede Perşembe ile Pazar günleri arasında dört gün sürecek askeri tatbikat yapacağını da ilan etti.

Tayvan şimdiye kadar Çin’e ait 27 savaş uçağının hava sahasına girdiğini açıkladı.

Tayvan savunma bakanlığı Çarşamba günü onları uyarmak için jetlerini kaldırdığını söyledi.

Reuters haber ajansı, insansız hava araçları olduğu düşünülen tanımlanamayan hava araçlarının Çin’e sadece birkaç kilometre mesafedeki Tayvan’a bağlı Kinmen adaları üzerinde uçtuğunu da ekledi. Ordunun hava aracını uzaklaştırmak için işaret fişeği attığını ve teyakkuzda kaldığını bildirdi.

Çin, tatbikatların dünyanın en işlek su yollarından bazılarında gerçekleştirileceğini ve “uzun menzilli atışları” içereceğini söyledi.

Tayvan, tatbikatlardan kaçınmaları için gemilerden alternatif rotalar bulmasını istedi ve komşu Japonya ve Filipinler ile alternatif uçuş rotaları bulmak için görüşüyor.

Cumhurbaşkanı Tsai Ing-wen, ülkenin “kasıtlı olarak artan askeri tehditlerle” karşı karşıya olduğunu söyledi.

G7 ülkelerinin (Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere ve ABD) dışişleri bakanları, Çin’in adımlarının bölgeyi istikrarsızlaştırma riski taşıdığını belirten ortak bir bildiri yayınladılar.

Bildiride, “Bir ziyareti Tayvan Boğazı’ndaki saldırgan askeri faaliyetler için bahane olarak kullanmanın gerekçesi yoktur. Ülkelerimizdeki parlamenterlerin uluslararası olarak seyahat etmesi normal ve rutindir” denildi.

Son 25 yılda Tayvan’ı ziyaret eden en kıdemli ABD’li politikacı olan Pelosi, geziyi daha geniş bir Asya turunun parçası olarak yaptı. Çin onu adaya gitmemesi konusunda uyarmıştı.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, ABD’yi “demokrasi kisvesi altında Çin’in egemenliğini ihlâl etmekle” suçlayarak, “Ateşle oynayanların sonu iyi olmayacak ve Çin’i rencide edenler cezalandırılacak” dedi.

Pelosi ziyaretinden sonra yaptığı açıklamada, Çin’in “dünya liderlerinin veya herhangi birinin gelişen demokrasisine saygı göstermek, başarılarını vurgulamak ve devam eden işbirliğine olan bağlılığı teyit etmek için Tayvan’a seyahat etmesini engelleyemeyeceğini” söyledi.

Pelosi, Tayvan’dan ayrıldıktan sonra, Ulusal Meclis Başkanı Kim Jin-pyo ile görüşeceği Güney Kore’ye gitti.

Görüşmelerin bölgesel güvenlik ve ekonomik işbirliği ile iklim değişikliği konularında olması bekleniyor.

Demokrat Partili üst düzey siyasetçinin ziyareti, ABD Başkanı Joe Biden tarafından onaylanmadı.

Biden, iki ülke arasındaki artan gerilimler nedeniyle ordunun Pelosi’nin ziyaretinin “şu anda iyi bir fikir olmadığını” söylediğini belirtmişti.

ABD, Tayvan politikasında hassas bir denge üzerinde yürüyor. Bir yandan, sadece Çin hükümetini tanıyan ve diplomatik ilişkilerini Taipei yerine Pekin ile kuran “Tek Çin” politikasına uyuyor.

Öte yandan ada ile Tayvan’ın kendini savunması için silah satmayı da içeren gayri resmi bir ilişki sürdürüyor.

PİYASALARDA SON DURUM

Sterlin Euro Dolar? (04.08.2022) Sterlin, EuroDolar kaç TL?

Döviz kurları güne nasıl başladı? Serbest piyasada döviz kurlarında son durum.

KUR       ALIŞ       SATIŞ

USD      17.9000                18.0200

EUR      18.2000                18.3300

GBP      21.7600                21.9200

“MAYMUN ÇİÇEĞİ KONUSUNDA ACİL ÖNLEM ALINMAZSA EKONOMİDEKİ YARA DERİNLEŞİR”

UBP Lefkoşa Milletvekili Dr. Ahmet Savaşan Dünya Sağlık Örgütü’nün, Maymun Çiçeği salgını nedeniyle “küresel acil durum” ilan ettiğine dikkat çekerek, Güney Kıbrıs’ta ilk vakanın görünmesinin ardından Kuzey’e de kısa sürede ulaşacağı ön görülen virüsle mücadele konusunda bir an önce etkin önlem alınması gerektiğini vurguladı. Dr. Savaşan, gereken önlemlerin zamanında alınmaması halinde turizm, yükseköğrenim ve inşaat sektörlerinin pandemi benzeri bir yara alabileceği uyarısında bulundu.

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Başkan Yardımcısı, Milletvekili Dr. Ahmet Savaşan katıldığı bir televizyon programında Dünya genelinde 70’den fazla ülkede, 14 binin üzerinde Maymun Çiçeği vakası görülmesiyle birlikte küresel acil durum ilan edildiğine dikkat çekerek, “uzmanlar, virüsün, enfeksiyonlu kişilerle yakın temasla, beden sıvıları yoluyla ve bu sıvıların bulaştığı kıyafet, yorgan ya da çarşaf gibi eşyalarla temasla yayılabildiğini açıklıyor. Ülkemizde en erken zamanda aşı tedariki, test kapasitesinin arttırılması ve halkın salgın sırasında nasıl güvende kalacağı konusunda eğitim verilmesinin koordine edilmelidir. Aksi halde KKTC ekonomisi çok ağır bir darbe daha alma tehdidiyle karşı karşıya kalabilir” ifadelerini kullandı.

Refah seviyesinin artırılması için yapılması gereken çok iş var…

UBP başkanlığındaki hükümetin Covid-19 pandemisinin yönetilmesi konusunda halkın sağlığını korumada dünyaya kıyasla elde ettiği başarıyı, ekonominin tekrardan ayağa kaldırılması noktasında da yaratabilmek için Ünal Üstel başkanlığında kurulan UBP-DP-YDP hükümetinin Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin de desteği ile çalıştığını belirten Ahmet Savaşan, “salgının ortaya çıkardığı ağır ekonomik yaraların sarılması ve ülke insanının 2019 seviyelerine gelebilmesi için hükümetimiz var gücüyle çalışıyor. Henüz istenen sonuçları alamadığımız ortadadır. İnsanımızın refah seviyesinin artırılması için yapılması gereken daha çok iş var. Bunun için başta hükümetimize, biz iktidar milletvekillerine ve elbette muhalefete de çok önemli görev düşüyor” dedi.

ABD’de 3 eyalette olağanüstü hal ilan edildi…

California, New York ve Illinois’in Maymun Çiçeği salgını nedeniyle olağanüstü hal ilan ettiğini belirten Ahmet Savaşan, “bilimsel açıklamalar, Dünya Sağlık Örgütü ve birçok uzmanın, Maymun Çiçeği salgınının Corona gibi küresel bir pandemiye dönüşmesini beklemediğini gösteriyor. Buna karşın riskli gruplarının belirlenmesi, hızlı tanı olanaklarının yaygınlaştırılması ve halkın bu konuda aydınlatılması konularında geç kalınması halinde gerek halk sağlığı gerekse de ekonominin sağlığının büyük yaralar alabileceğini unutmamak gerekiyor. Sağlık Bakanlığımızın iki dilde hazırladığı Maymun Çiçeği Virüsü Rehberi, bu anlamda olumlu bir ilk adımdır. Ama gereken diğer adımlar da geç kalmadan atmalı ve bu salgının önemi göz ardı edilmemelidir” dedi.

 

“EV DÜNYA KUPASI OLACAK AMA 100. YIL BİR KERE OLUR”

Güney Amerika’nın komşu dört ülkesi Arjantin, Uruguay, Şili ve Paraguay 2030 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmak için ortak başvuru yaptı.

Güney Amerika Futbol Konfederasyonu (Conmebol) Başkanı Alejandro Dominguez ortak basın toplantısında “Bu bir kıtanın rüyası” dedi.

Dominguez “Daha nice Dünya Kupası olacak ama 100. yıl bir kere olur. Onun için turnuvanın buraya gelmesi lazım” dedi.

Uruguay, 1930 yılında ilk Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmış ve finalde Arjantin’i yenerek şampiyon olmuştu.

1930 Dünya Kupası ev sahipliği ortak başvurusunun duyurulduğu basın toplantısı da, 92 önce final maçının yapıldığı Montevideo’daki Centenario Stadyumu’nda yapıldı.

Ortak başvurularını açıklayan Güney Amerika ülkelerinden Şili 1962’de, Arjantin de 1978’de Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmıştı.

Uruguay Futbol Federasyonu Başkanı Ignacio Alonso “Dünya Kupası’nın 100 yıl sonra, bütün bu hikayenin başladığı yere dönmesi en doğrusu” diye konuştu.

İspanya ve Portekiz de birlikte 2030 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmak istiyor.

2022 Dünya Kupası Katar’da yapılacak.

2026’daki turnuvanın ev sahipleri ise ABD, Kanada ve Meksika.

FIFA’nın 2030 Dünya Kupası’nın ev sahibini ya da sahiplerini 2024’de belirlemesi bekleniyor.

İngiltere ve İrlanda Futbol Federasyonları Şubat ayında 2030 Dünya Kupası için ortak adaylık başvurusu yapmaktan vazgeçmiş, onun yerine 2028 Avrupa Kupası’na ev sahipliği yapma yarışına odaklanmaya karar vermişlerdi.

ALMANYA İŞÇİ EKSİKLİĞİNDEN ŞİKAYETÇİ

Almanya’da havalimanlarındaki personel açığı nedeniyle yaz sezonunda yaşanan sorunlara çözüm olarak Türkiye’den getirilmesi hedeflenen elemanlarla ilgili planda pürüzler çıktığının ve çoğu havalimanının işçi alımından vazgeçtiğinin anlaşılmasından sonra, kalifiye işgücü açığıyla ilgili tartışmalar sürüyor.

Almanya Sanayi ve Ticaret Odası tarafından yapılan bir ankete göre, sadece havaalanı elemanı değil, sağlık, bakım, inşaat, imalat, bilişim, gastronomi ve konaklama sektörleri başta olmak üzere hemen tüm alanlarda büyük bir eleman eksikliği söz konusu.

Uzmanlar istihdam açığına karşı acilen bürokratik engellerin kaldırılarak, esnek bir göç politikası uygulanması gerektiğini, aksi halde Almanya’nın refah düzeyini kaybedeceğini savunuyor.

Havalimanlarında çalışmak üzere Türkiye’den geçici olarak 2 bin kalifiye eleman getirilmesi planının, bürokratik ve lojistik sorunlar nedeniyle geciktiği, ayrıca gelmek isteyenlerin başvuru sürecinde de engeller oluştuğu, bu nedenlerle planın gerçekleşmesinin zorlaştığı ortaya çıkmıştı.

Almanya’nın yurtdışından eleman ihtiyacı yılda 500 bin

Yapılan ankete göre, Almanya’da işverenlerin yüzde 56’sı eleman eksikliğinden şikayet ediyor ve bunu en büyük ticari risklerden biri olarak tanımlıyor.

Federal İş Dairesi listesinde şu anda eleman sıkıntı olan 148 meslek grubu bulunuyor. Daire, yaşlı bakımı başta olmak üzere çeşitli alanlarda eksiği kapatabilmek için yurtdışından yılda en az 500 bin yeni kalifiye işçinin gelmesi gerektiğini ifade ediyor. Toplumun yaşlanması, emekli olanların sayısının artması ve sosyal-ekolojik değişimin yol açtığı nitelikli eleman açığı sorunu Almanya’nın yıllardır gündeminde.

Çeşitli uzmanlar kalifiye iş gücü açığının 1 milyon 200 binle 2 milyon arasında olduğundan yola çıkıyor. Hatta Esnaf ve Zanaatkar Odaları Birliği, bundan kısa bir süre önce Almanya’nın en az 2,5 milyon kalifiye işçi açığı bulunduğunu belirterek, “gençlerin meslek eğitimi almamasından” şikayet etmişti. Eleman eksikliği, özellikle hasta ve yaşlı bakımı ile genel olarak sağlık sektörünü hissedilir oranda olumsuz yönde etkiliyor. Ancak kamyon şoförü, çocuk yuvası bakıcısı, duvar ustası, elektrik mühendisi ile bilişim teknolojisi çalışanı gibi birbirinden değişik alanlarda aranan uzman eleman sayısı iş arayanların sayısının çok üstünde.

Kalifiye eleman ihtiyacı nedeniyle Almanya ekonomisi yılda yaklaşık 30 milyar Euro kayba uğruyor.

Demografik hesaplamalar, 2030 yılına kadar Almanya’daki 20 ila 65 yaş istihdamının 3,9 milyon azalarak 45,9 milyona düşeceğini gösteriyor. 2050’li yıllara gelindiğinde her üç kişiden birinin 67 yaş üzerinde, yani emeklilik yaşında olacağı, önlem alınmazsa nüfustaki dengesizliğin bakım giderlerinin finansmanını çökerteceği ve toplumun refahının tehlikeye gireceği belirtiliyor.

ABD-ÇİN DONANMALARI HAREKETE GEÇTİ

Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Hint-Pasifik temasları çerçevesinde Tayvan’ı da ziyareti bölgedeki gerilimi artırdı. Ziyaret, Çin ve Amerikan donanmalarını da hareketlendirdi.

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Pelosi’nin, Pasifik turu kapsamında yaptığı sürpriz Tayvan ziyareti sona erdi.

Pelosi ve beraberindeki 5 kişilik kongre heyetini taşıyan uçak, Taipei’deki Songşan Havaalanı’ndan ayrılarak Güney Kore’ye hareket etti.

Temsilciler Meclisi Başkanı, Ada’dan ayrılırken Twitter’da paylaştığı mesajında, “Kimsenin kuşkusu olmasın: ABD’nin Tayvan halkına bağlılığı sarsılmaz şekilde sürüyor ve gelecek on yıllarda da sürecek.” ifadelerini kullandı.

Pelosi, iki haftadır hakkında spekülasyon yapılan, ABD ile Çin arasında gerilime sebep olan ziyaretinde Tayvan lideri Tsai Ing-wen, Meclis Başkan Yardımcısı Tsai Chi-chang ve diğer üst düzey yetkililerle, iş dünyası temsilcileri ve insan hakları aktivistleri ile görüşmeler yaptı.

“Çin, Tayvan’a ziyareti engelleyemez”

Görüşmelerinin ardından basın toplantısı düzenleyen Pelosi, Pekin yönetiminin ziyaretine verdiği sert tepkilere ilişkin soruya, “Umarım şu açıkça anlaşılmıştır ki Çin Tayvan’ın bazı toplantılara gitmesini, katılmasını önlemeye çalışıyorsa da insanların Tayvan’a gelmesini engelleyemeyeceğini anladı.” sözleriyle yanıt verdi.

Tayvan’ın demokrasiyi ve insana saygıyı geliştirmeye yönelik çabalarının bölge için örnek teşkil ettiğini vurgulayan Pelosi, “Çin ana karasındakinin aksine burada demokrasi, irade ve iyi niyet sayesinde, bir kez daha rüştünü ispat ediyor. Tek ülke, iki sistem anlayışı içinde Hong Kong’da yaşananlar daha fazla kanıta ihtiyaç bırakmıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Mikroçip üreticileriyle öğle yemeğinde bir araya geldi

Pelosi’nin Tsai’nin onuruna verdiği öğle yemeğinde, dünyanın en büyük mikroçip üreticisi olan, Tayvan şirketi TSMC’nin (Tayvan Yarı İletken İmalat Şirketi) kurucusu Morris Chang ve Yönetim Kurulu Başkanı Mark Liu da davetliler arasında yer aldı.

Sektör temsilcilerine, ABD Temsilciler Meclisi’nin 28 Temmuz’da onayladığı, mikroçip sektörüne 280 milyar dolarlık teşvik verilmesini öngören yasa tasarısı hakkında bilgi veren Pelosi, Tayvan şirketlerine ABD’de yatırım yapma çağrısında bulundu.

Bilgisayarlardan akıllı telefonlara, uçaklardan elektrikli araçlara kadar birçok aygıt ve teknoloji temelini oluşturan mikroçiplerin 3’te 2’sinden fazlasını üreten Tayvan, sektörün lokomotifi konumunda bulunuyor.

İnsan hakları aktivistleriyle buluştu

Pelosi, öğleden sonraki programında ise Taipei’deki Jing-Mei İnsan Hakları Anıtı ve Kültür Parkı’nda Çin ve Hong Kong’dan insan hakları aktivistleri ile bir araya geldi.

ABD’nin adadaki gayrıresmi diplomatik misyonu niteliğinde Tayvan Amerikan Enstitüsü’nün düzenlediği etkinlikte Pelosi, 2019’da Tayvan’a iltica eden Hong Konglu kitabevi sahibi Lam Wing-kee ve Pekin’de 1989’da Tiananmın Meydanı’ndaki protestolardaki öğrenci liderlerinden Wuer Kaixi ile konuştu. Ayrıca 2017’de Çin’de tutuklanan Tayvanlı sivil toplum örgütü çalışanı Lee Ming-che ile baş başa görüştü.

Pelosi ve heyetini taşıyan uçak dün gece Tayvan’a ulaşmıştı. İki haftadır hakkında spekülasyon yapılan, ABD ile Çin arasında gerilime sebep olan ziyaret, Pekin’in tepkisini çekmişti.

Çin Dışişleri Bakanlığı, Pelosi’nin uçağının Tayvan’a inmesinin hemen ardından yaptığı açıklamada, ziyareti kınadığını bildirmiş, Savunma Bakanlığı da ada çevresinde “bir dizi askeri tatbikat” düzenleyeceğini duyurmuştu.

Pelosi, 25 yıl aradan sonra Ada’yı ziyaret eden ilk ABD Temsilciler Meclisi Başkanı oldu. Daha önce 1997’de Newt Gingrich, bu görevi yürütürken Tayvan’ı ziyaret etmişti.

Ziyarette Pelosi’ye, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Gregory Meeks, Gazi İşleri Komitesi Başkanı Mark Takano, Yollar ve Araçlar Komitesi Başkan Yardımcısı Suzan DelBene, İstihbarat Daimi Özel Komitesi üyesi Raja Krishnamoorthi ve Silahlı Kuvvetler Komitesi ile Dış İlişkiler Komitesi üyesi Andy Kim eşlik ediyor.

Pelosi ve beraberindeki Pasifik turunun sonraki duraklarında Güney Kore ve Japonya’yı ziyaret edecek.

ÇAVUŞOĞLU, KTÖS VE KTOEÖS İLE BİR ARAYA GELDİ

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu KTÖS ve KTOEÖS ile bir araya geldi.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ve daire müdürleri ile yaklaşık iki saat toplantı yapan sendika temsilcileri çıkışta açıklama yaptı.

KTÖS Başkanı Mustafa Baybora yaptığı açıklamada, eğitimde yapılması gereken değişikliklerle ilgili komite kurulmasını önerdiklerini belirtti.

Baybora, iki öğretmen sendikasının Eğitim Bakanı Çavuşoğlu ile yaptığı toplantıda eğitimde yapılması gereken değişikliklerle ilgili komite kurulmasını önerdiklerini belirtti.

Baybora, toplantıda kamusal nitelikli eğitimin ilerlemesi adına birlikte çalışma yapılması için prensip kararı aldıklarını kaydetti.

ALZHEİMER DERNEĞİ SAĞLIK BAKANLIĞINA TALEPLERİNİ İLETTİ

Alzheimer Derneği, Sağlık Bakanından alzheimer/demans hastalarının insan onuruna yaraşır bakım ve destek görmeleri yönünde adım atılması talebinde bulunuldu.

Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu üyeleri, geçtiğimiz gün yaptıkları ziyarette Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra’ya alzheimer hastalarının yaşadığı sıkıntıları aktardı. Alzheimer Derneği Başkanı İzlem Sönmez’e, Yönetim Kurulu üyeleri; İrşen Ann Tuncerler, Sevgi Naci Erdem ve Doç. Dr. Bahar Kaymakamzade eşlik etti. Alzheimer Derneği, kuruluşu ve çalışmaları hakkında Bakan Altuğra’yı bilgilendirdi ve aşağıda belirtilen konularla ilgili olarak taleplerini iletti.

Alzheimer Derneği tarafından Sağlık Bakanlığı’na iletilen talepler şöyle:

“ULUSAL BİR DEMANS / ALZHEİMER PLANI HAZIRLANMASI ELZEMDİR
2050 yılında dünyada 115 milyona yakın alzheimer hastası olması öngörülmektedir. Ülkemizde de Alzheimer tanısı alan kişilerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Birçok konuda olduğu gibi alzheimer ve demans hastalığına ilişkin elimizde net bir veri bulunmamaktadır. Bakanla yapılan gorüşmede, Alzheimer ve demans hastalarının sayısı, bölge ve cinsiyet dağılımı gibi konularda veri sağlanması için bir komite oluşturulması ve bu hastalara özgü bütünlüklü ve kapsayıcı bir ulusal sağlık planı hazırlanıp yaşanan mağduriyetlerin azaltılması ile alzheimer/demans hastalarının da toplum içerisinde insan onuruna yaraşır bakım ve destek görmeleri yönünde adım atılması talebinde bulunuldu.

SON EVREDEKİ YATAĞA BAĞIMLI OLAN HASTALAR İÇİN “ÜCRETSİZ EVDE BAKIM HİZMETİ İSTİYORUZ”
Ziyarette ayrıca, 2019 yılında yapılan araştırmadan çıkan sonuçlar Bakan’ın bilgisine getirildi. Alzheimer Derneği tarafından yapılan bu araştırmada katılımcıların, %55.4’ü Alzheimer hastalarına sağlanan hizmetlerin yetersiz olduğunu, ‘Alzheimer hastalığı ile ilgili devlet tarafından sağlanmasını istediğiniz hizmetler nelerdir’ sorusuna ise katılımcıların %41.6’sı ücretsiz evde bakım hizmeti istediğini, katılımcıların %29.7’si de ‘Alzheimer ve demans hastalarına özel bakım evleri ve tesislerin kurulması gerektiğini’ belirtmişlerdi.

Dernek Başkanı Sönmez: “Alzheimer hastalığı uzun yıllar sürebilen ve iyileşme göstermeyen hatta hastaları yatağa bağımlı hale getiren bir rahatsızlıktır. Özellikle ileri evredeki hastalar için evde bakım hizmeti sunulması elzemdir. Üyelerimiz, hastalarına bakım verecek olan kişilerin bu konuda eğitimlerinin olmayışı ve bakım fiyatlarının fahiş olmasından ötürü sıkıntı yaşamaktadır” dedi ve ücretsiz evde bakım hizmeti talebini yineledi.

Bakan Altuğra ise evde bakım hizmetlerinin geliştirilmesi için çalışma başlattığını , pilot bölge olarak Alsancak bölgesini seçtiğini ve Alzheimer Derneği ile de işbirliği yaparak evde bakıma ihtiyaç duyan Alzheimer hastalarını tespit etmek ve gereken bakımı sağlayabilmek için girişim başlatacağını belirtti.

Dernek Başkanı Sönmez: ‘Özellikle ilk ve orta evredeki, hastaların sosyalleşebileceği tesislerin açılması gerekir’.

İlk ve orta evredeki alzheimer ve demans hastalarının sosyalleşebileceği, toplumdan soyutlanmayacağı “Gündüz Yaşam Evleri”ne ihtiyaç vardır. Gündüz Bakım evleri, Alzheimer ve demans hastalarının bir araya geldiği, keyifli ve kaliteli zaman geçirdigi, zihinsel rehabilitasyon çalışmaları ile yaşam kalitelerinin artırılarak hastalığın bir sonraki evreye geçmesini geciktirmektedir. Böylesi tesisler sayesinde, hastalara bakım veren kişiler de kendilerine zaman ayırabilecek ve toplumdan soyutlanmayacaktır. Ülkemizdeki tek yaşam evi Değirmenlik Belediyesi’ne bağlı olarak kurulan Değirmenlik Belediyesi Gündüz Bakım Merkezi’dir.

Talebimiz bu tür tesislerin Kıbrıs’ın kuzey kesiminde yaygınlaşması, belediyelerin bu tür tesisler açması için teşvik edilmesidir.
Demans ve Alzheimer hastalarını kapsayıcı ve bütünlüklü bir ulusal demans planı çıkarılması hastalar ve hastalara bakım verenler için elzemdir. Alzheimer Derneği olarak hasta ve hasta yakınlarının menfaatleri doğrultusunda her türlü katkıyı koymaya hazır olduğumuzu bir kez daha vurgularız.”

BEKLENEN PROJENİN ÖNÜMÜZDEKİ AY TAMAMLANMASI HEDEFLENİYOR…

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, Boğaziçi köyü organize hayvancılık bölgesinde yapılan çalışmaları yerinde inceledi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, Boğaziçi köyü organize hayvancılık bölgesi su deposu, şebeke ve isale işleri projesi ile ilgili yapılan iş sözleşmesi kapsamında yürütülmekte olan çalışmaları yerinde inceledi. Bakan Oğuz’a Hayvancılık Dairesi ve Su İşleri Dairesi  personeli eşlik ederek, projenin son durumu ile ilgili bilgilendirmede bulundu.

Proje için belirlenen KDV dahil toplam 969.988,37 TL maliyetin, Hayvancılık Dairesi’nin yürüttüğü ‘Hayvancılığın ve Organize Hayvan Barınaklarının Geliştirilmesi Projesi’ ödeneğinden karşılanması ve geri kalan kazı, kumlama ve döşeme işçiliğinin ise İskele Belediyesi  tarafından tamamlanması öngörülüyor.

Proje çerçevesinde 500 tonluk betonarme su deposu tamamlanırken, geriye kalan 3 bin 155 metre kazı işi, 4 bin 619 metre boru döşeme işi ve 52 adet ağıla su bağlantısı çalışmaları devam ediyor. Proje, Su İşleri Dairesi’nin kontrolörlüğünde  devam etmekte olup İskele Belediyesi tarafından önümüzdeki ayda tamamlanması hedefleniyor.

Projenin tamamlanmasıyla birlikte, uzun yıllardır su sıkıntısı yaşayan Boğaziçi köyü organize hayvancılık bölgesine kullanma ve içme suyu sağlanmış olacak.

AVUKAT VE POLİS ÇAVUŞU TUTUKLANDI

Avukat B.C., Polis S.S ve olayla ilgili zanlı M.S. görevi kötüye kullanma, Özel Hayatın ve Özel Hayatın Gizli Alanlarının Korunması Yasası’na Aykırı Hareket suçlarından tutuklandı.

Polis, mahkemede Enver Bahçeciler’in davasına etki edebilecek belgeleri Polis Genel Müdürlüğü’nün kullandığı programdan alarak avukat B.C’ye verdiği gerekçesiyle polis çavuşu S.S, avukat ve olayla ilgili olan zanlı M.S’nin tutuklandığını anlattı.

Görevi Kötüye Kullanma, Özel Hayatın ve Özel Hayatın Gizli Alanlarının Korunması Yasası’na Aykırı Hareket, Özel Hayatın Gizli Alanlarının Korunması Yasası’na Aykırı Hareket suçundan tutuklanan zanlılar S.S., B.C. ve M. S. mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede bilgi veren polis çavuşu Salih Keskinel, yaşananları aktardı. Polis, polis çavuşu S.S.’nin Görevi Kötüye Kullanma, Özel Hayatın ve Özel Hayatın Gizli Alanlarının Korunması Yasası’na Aykırı Hareket suçuna, avukat B. C. ve zanlı M. S.’nin ise Özel Hayatın Gizli Alanlarının Korunması Yasası’na Aykırı Hareket suçuyla yargılandığını belirtti.

Polis, 3 Şubat 2022 tarihinde Lefke Polis Karakolu’nda görevli polis çavuşu S.S.’nin Görevini Kötüye Kullanarak, Polis Genel Müdürlüğü’nün kullandığı SAID isimli programdan, H. K., Ç.M. ve M. Ş.’nin hakkında geçmişte düşülen kayıtların neler olduğunu tespit ederken, Merkezi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Enver Bahçeciler’in davasında kullanmak amacıyla Güzelyurt’ta sakin M. S.’ın avukatı B.C.’na verdiğini anlattı.

Polis, 2 Ağustos 2022 tarihinde zanlı B. C.’nin ofisinde yapılan aramada, H. K., Ç. M. ve M.Ş.’nin Polis Genel Müdürlüğü’nün kullandığı SAID isimli programdan alındığına inanılan ve programdaki sırasıyla birebir örtüşen kayıtların başlıklarının, el yazısıyla yazıldığı kâğıdın emare alındığını belirtti.

Aynı gün tüm zanlıların tutuklandığını ve B.C’nin bilgileri nereden aldığını hatırlamadığını söylediğini anlatan Polis, zanlı M.S.’nin konu bilgileri yeğeni olan S. S.’den aldığını söylediğini belirtti.

Polis, aranan bir şahıs olduğunu ve aranan emarelere müdahale edebileceklerini söyleyerek, aleyhlerinde 2 gün tutukluluk talep etti. Zanlıların avukatları bu duruma itiraz etmedi.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Kıdemli Yargıç Mine Ozankaya, zanlıların 2 gün tutuklu kalmasına emir verdi.

 

PASAPORT SIKINTISI EYLÜL AYINDA ÇÖZÜLÜYOR

İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, küresel çip krizi ile başlayan pasaport sıkıntısının aşılması için hem Türkiye Cumhuriyeti hem de yabancı firmalar üzerinden çok yönlü bir hareket alanı ile sorunun çözümü için gerekli tüm adımların atıldığını belirtti.

İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, küresel çip krizi ile başlayan pasaport sıkıntısının aşılması için hem Türkiye Cumhuriyeti hem de yabancı firmalar üzerinden çok yönlü bir hareket alanı ile sorunun çözümü için gerekli tüm adımların atıldığını belirterek, “Pasaport sıkıntımız Eylül’ün 1-2 haftasından sonra tamamen çözülmüş olacaktır” dedi.

Öztürkler, Bakanlık projeleri hakkında bilgi vermek üzere katıldığı programda, elde sınırlı pasaport olduğundan acil ve elzem durumlardaki insanlara pasaport vermede öncelik tanındığını belirtti ve bu geçici dönem için halktan özür diledi.

Bu süreçte vatandaşların mağdur olmamaları adına iki önemli adım attıklarını da açıklayan Bakan Öztürkler, Sakinlerin Kaydı Tüzüğü’nde yapılan değişiklikle, resimli çipli kimlik kartına sahip olan tüm çocukların, Türkiye Cumhuriyeti’ne gidişlerde pasaporta ihtiyaç duymadan KKTC kimlikleri ile seyahat edebileceklerini ve 12 yaş altındaki çocukların da doğum anından itibaren, sadece 12 TL gibi bir ücretle kimlik alabileceklerini ifade etti.

Öztürkler, yapılan çalışmalar sonucunda bir diğer önemli adımın ise KKTC vatandaşlarının Türkiye Cumhuriyeti’ne araçları ile yapacakları seyahatlerde pasaport yerine, çipli kimlik kartlarını kullanılabilmelerin önünün açıldığını ve bu konunun da çözüme kavuştuğunu belirtti.

Öztürkler: “Verimliliği artırmak ve önemli projeleri hayata geçirmek için çalışıyoruz” 

Öztürkler, Covid-19, ekonomik krizler, Rusya-Ukrayna Savaşı ve son olarak da Tayvan gerginliği gibi çok yönlü sorunlardan dünya gibi ülkenin de etkilendiğini kaydederek, bu zor günleri en az zararla atlatmak, devletin hizmet ağından vatandaşların hak ettiği şekilde yararlanmasını sağlamak, verimliliği artırmak ve önemli projeleri hayata geçirmek hedefiyle hareket ettiklerini söyledi

“İskele atık su arıtma ve kanalizasyon projesi kısa sürede hazırlandı”

Öztürkler, yakın tarihte ülke gündeminde de çevre felaketi olarak yer alan İskele Long Beach Sahili’nden denize akan lağım suları konusunda yapılan çalışmalar hakkında da bilgi verdi.

İskele Long Beach Sahili’ne atık suların akmasını önlemek üzere başlattıkları çalışmalar sonucunda bölgesel bir komite kurulduğunu ifade eden Öztürkler, komitenin çalışmalarını kısa sürede tamamlayarak, tüm paydaşların katkısıyla “İskele Atık Su Arıtma ve Kanalizasyon Projesi”nin hazır hale getirildiğini açıkladı.

İskele Long Beach Sahili kanalizasyon ve atık su arıtma tesisi projesinin bugün gerçekleştirilecek olan Bakanlar Kurulu toplantısında gündeme olacağını belirten Öztürkler, “bu önemli projenin oluşmasına, teknik detaylarıyla tamamlanmasına katkı koyan; İskele Belediyesi, İskele Kaymakamlığı, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi, Çevre Dairesi, bölge iş insanlarımıza, bölge müteahhitlerimize ve tüm emek veren personele bir kez daha teşekkür etmek istiyorum” dedi.

“Deport edilen Mark Douglas ülkesine iade edildi”

Ülke huzuru ve güvenliği açısından Polis Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı’nın işbirliği ile yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren bakan Ziya Öztürkler, ülke güvenliği ve huzuru konusunda hassas oluğunu göreve geldiği ilk günden itibaren defaatle ifade ettiğini belirtti.

Polis Genel Müdürlüğü ve Güvenlik Kuvvetleri raporları doğrultusunda adımlar attıklarını kaydeden Öztürkler, “Ülke içerisinde suça karışmış, kaçak olarak yaşamakta olan yabancıların tespit edilerek deport edilmesi konusunda geride kalan 4 ayda 600’den fazla kişinin deport edildiğine dikkat çeken Öztürkler, esas olanın kendi ülkelerinde suça karışmış, mafyalaşmış, çeteleşmiş sakıncalı kişilerin adaya girişlerinin engellenmesi olduğunu, bu aşamada da konu üzerinde Polis Genel Müdürlüğü ile istişare içerisinde çalıştıklarını ifade etti.

Ülke gündemini bir müddet meşgul eden Avusturalya asıllı Mark Douglas Buddle’nin deport edilmesi hakkında çok konuşmadığını, konunun çok yönlü takipçisi olduklarını ifade eden Öztürkler, “Avusturalya asıllı adı geçen şahısla ilgili Polis Genel Müdürlüğü ve Güvenlik Kuvvetlerimizin raporları çerçevesinde deport edilen bu kişi, önce mavi bültenle aranmaktaydı. Daha sonra bu durum kırmızı bültene dönmüştür. Dün akşam 23.00 sularında da bu şahıs ülkesine resmen iade edilmiştir” dedi.

Bu konuda Polis Genel Müdürlüğümüze düşen görevler de vardır diyen Öztürkler, Douglas konusu ile ilgili ülkede kökü kokularında geldiğini ifade ederek, “Polisimizin bu hususta gerekli soruşturmaları da yaparak süreci devam ettireceğine inancım tamdır” şeklinde konuştu.

“Mahkumların topluma kazandırılması çalışmalarında yeni cezaevinin imkan ve olanakları çok önemli katkılar sağlayacaktır”

Yeni cezaevi konusunda da bilgi veren Öztürkler, temmuz ayı içerisinde kademeli şekilde taşınma işlemlerinin başladığını, yeni gardiyan alımları ile de sürecin eş güdümlü devam ettirileceğini ifade etti.

Mahkumların topluma kazandırılması konusunda yeni cezaevinin imkan ve olanaklarının çok önemli katkılar sağlayacağının altını çizen Öztürkler, mahkumların rehabilitesinde, çok kapsamlı iyileştirme programlarını hayata geçireceklerini, “Mesleğim Hazır, Aynı Dili Konuşuyoruz, Şiddetsiz İletişim Mümkün” ve buna benzer en az altı başlıkta programlar hazırlandığını açıkladı.

Öztürkler, mahkumların toplumla yeniden bütünleşmelerini sağlayacak koşulları sadece bina olarak değil, faaliyet, eğitim ve iyileştirme programlarıyla planladıklarını da ifade ederek, bu kapsamlı programı gelecek günlerde basın ile de paylaşacağını ifade etti.

 

İSTİNAFI REDDEDİLDİ

Alayköy’de, öz kızına 15 yaşından 17 yaşına kadar iki yıl boyunca tecavüz etmekten suçlu bulunan H.D’nin istinafı reddedildi, 30 yıl hapis cezası aldı.

Alayköy’de, öz kızına 15 yaşından 17 yaşına kadar iki yıl boyunca tecavüz etmekten suçlu bulunan H.D’nin istinafı reddedildi, 30 yıl hapis cezası aldı.

Şubat 2016 ile 6 Ekim 2018 tarihleri arasında H.D’nin özkızına, Alayköy’deki boş arazi ve ikametgahının yatak odasında birçok kez cinsel taciz ve cinsel tecavüzde bulunduğu ortaya çıkmıştı.

Mahkemede yer alan detaylarda, kız çocuğunun telefonuna taciz anlarında kaydettiği ses kayıtları da emare olarak alındığı belirtilmişti.

METEOROLOJİ DAİRESİ MÜDÜRÜ’NDEN AÇIKLAMA

Meteoroloji Dairesi Müdürü Raif İlker Buran, Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) yaptığı açıklamada, hava sıcaklığının 41 dereceyi geçmediğini ancak nemin hissedilen sıcaklığı 43-46 derece dolaylarına çıkardığını söyledi.

Meteoroloji Dairesi Müdürü Raif İlker Buran, Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) yaptığı açıklamada, hava sıcaklığının 41 dereceyi geçmediğini ancak nemin hissedilen sıcaklığı 43-46 derece dolaylarına çıkardığını söyledi.

Geçtiğimiz yıllarda Lefkoşa’da sıcaklığın 46,6 derece ölçüldüğünü, bugünse Lefkoşa’da ölçülen sıcaklığın 37,3 derece olduğunu kaydeden Buran, “Olağanüstü bir sıcaklık yok, bizi bunaltan nem…” dedi.  Buran, yüksek nem nedeniyle sıcakların bunaltmaya devam edeceğini söyledi.

Öte yandan Meteoroloji Dairesi’nin 4- 10 Ağustos tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, hava genellikle açık ve az bulutlu, yarın, Cuma ve cumartesi sabah saatleri yer yer sisli olacak. En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde 38-41, sahillerde 33-36 derece dolaylarında olacak.

Rüzgar genellikle güney ve batı yönlerden orta kuvvette esecek.

BAŞBAKAN AZERBAYCAN KADIN GİRİŞİMCİLERİ KABUL ETTİ

Başbakan Ünal Üstel, Sakina Babayeva başkanlığındaki Azerbaycan Kadın Girişimciler Birliği heyetini kabul ederek görüştü.

Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği (GİKAD) Başkanı İçim Çağıner Kavuklu ve GİKAD Yönetim Kurulu üyelerinin de yer aldığı kabulde, konuk kadın girişimciler ve GİKAD Başkanı Çağıner, Başbakan Üstel’e faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

RUMLAR BİZİ YOK SAYMAYA ÇALIŞIYOR

Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Kamacıoğlu, hellimin konusu ile ilgili BRT’de Manşet + programında değerlendirmelerde bulundu.

Ali Kamacıoğlu, AB tarafından belirlenen kriterlerde Haziran 2024 yılına kadar hellimdeki keçi-koyun sütü oranının yüzde 50’lere çıkarılması gerektiğini anımsatarak, bu noktada hem KKTC’de hem de Güney Kıbrıs’ta küçükbaş hayvan sütü sıkıntısı bulunduğunu belirtti.

Kamacıoğlu, Rum tarafının kendilerini yok sayarak tek taraflı hareket etmeye çalıştığına da dikkati çekti.

Güney Kıbrıs’ta kendilerinden habersiz bir toplantı yapıldığını ve hellimin tescili konusunda yeni düzenlemeler yapılmak istendiğini aktaran Kamacığolu, 2024 yılına kadar belirlenen sürenin 2029 yılına kadar uzatılmasının amaçlandığını kaydetti.

Kamacıoğlu, bu konuyla ilgili olarak, Brüksel’de Hellim Koordinasyon Kurulu ile bağlantılı bir avukatları olduğunu ve bu avukat vasıtasıyla da bu konunun kendilerinden habersiz ilerlediğini ve böyle bir duruma karşı olduklarını bir yazı ile Brüksel’deki yetkililere iletmeyi planladıklarını söyledi.

Hellim için başka pazar arayışları içerisinde de olduklarına dikkati çeken Kamacıoğlu, Kasım ayı sonunda Türkiye İhracatçılar Meclisi ile birlikte Moskova’da ticari bir ziyaret düzenleyerek Rusya pazarına girmeye çalışacaklarını ifade etti.

Kamacıoğlu, “buradaki ana argümanımız, hellim üreticilerimizi Rusya’ya götürüp, Rusya pazarına girebilmektir. Bu savaşı avantaja çevirmek anlamında. Şu anda Rusya Avrupa’dan ürün almakta sıkıntı çekiyor. Onların dezavantajını biz avantaja çevirip buradaki hellimcilerimizinm birkaç Rus firmasıyla bağlantıya geçmesiyle Rus pazarına girebilirsek çok ilginç bir Pazar olabilir bizim için…” dedi.

TÖRE, AZERBAYCAN KADIN GİRİŞİMCİLER BİRLİĞİNİ KABUL ETTİ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde temaslar yapan Azerbaycan Kadın Girişimciler Birliği Yönetim Kurulu heyetini kabul etti.

Kabulde Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği Yönetim Kurulundan bazı üyeler de yer aldı.

Meclis Zalihe Çavuşoğlu Toplantı Salonunda yer alan kabulde konuşan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Azerbaycan, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayraklarının sonsuza kadar gönderde dalgalanmasını istediklerini ifade ederek, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucularından Mehmet Emin Resulzade’nin “Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez” sözünü anımsattı.

Azerbaycan tarihini çok iyi bildiğini ifade eden Başkan Töre, Azerbaycan’ın Karabağ zaferini gönülden kutladığını dile getirdi.

Türk Devletleri Konseyi’nde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin asil üye olmasının en büyük beklentilerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Töre, Türk Devletlerinin birliğinin önemine değindi.
Heyetin ülkedeki kadın girişimci ve iş kadınları ile işbirliği olanaklarının geliştirilmesini dileyen Töre “Gönüllerimiz ve davamız bir “ dedi.

Azerbaycan Kadın Girişimciler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Sakine Babayeva da konuşmasında dayanışma ve birlikteliğin sadece bugün olmadığını geçmişe dayanan köklü bağlarla birliktelik olduğunu ifade etti.

Artık bir millet iki devlet değil, bir millet üç devlet olarak gördüklerini ifade eden Babayeva, Kıbrıslı Türk kadınlarla dayanışmalarının devam edeceğini söyledi.

Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği Başkanı İçim Kavuklu da konuşmasında derneğin amaçları arasında bulunan dost ve kardeş ülkeler ile işbirliklerinin geliştirilmesi olduğuna değinerek, Azerbaycan’dan gelen heyet ile yapılacak ortak çalışmaların bu anlamda kendileri için büyük önem taşıdığını kaydetti.