Archives 2026

BORSA GÜNÜ REKOR SEVİYEDEN TAMAMLADI

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,1 değer kazanarak 12.992,71 puanla rekor seviyeden tamamladı.
BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 141,22 puan artarken, toplam işlem hacmi 181,6 milyar lira oldu.

Bankacılık endeksi yüzde 1,98, holding endeksi yüzde 0,89 değer kazandı.

Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 3,79 ile finansal kiralama faktoring, en çok kaybettiren ise yüzde 2,80 ile menkul kıymet yatırım ortaklığı oldu.

Küresel piyasalarda, jeopolitik gelişmelere dair haber akışı ve ABD ekonomisinin güçlü kaldığına işaret eden makroekonomik veriler, fiyatlamalar üzerinde etkisini sürdüyor.

Yurt içinde BIST 100 endeksi genele yayılan alımlarla 13.030,83 puanı görerek rekor tazeledikten sonra, günü rekor seviyeden tamamladı.

Açıklanan verilere göre, Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE), ocakta bir önceki aya göre 6,4 puan artarak 183,6 seviyesine çıktı.

Analistler, gelecek hafta yurt içinde ekonomik güven endeksi, işsizlik oranı, dış ticaret dengesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinin, yurt dışında ise ABD’de Merkez Bankasının (Fed) faiz kararı, üretici enflasyonu ile Japonya Merkez Bankası (BOJ) toplantı tutanakları, Almanya’da büyüme ve enflasyon başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.100 ve 13.200 puanın direnç, 12.900 ve 12.800 puanın ise destek konumunda olduğunu ifade etti.

Washington’da yaklaşan kar fırtınası sebebiyle “acil durum” ilan edildi

ABD’nin doğu yakasını hafta sonu etkisi altına alması beklenen kar fırtınası sebebiyle başkent Washington’da “acil durum” ilan edildi.

Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser, yazılı bir açıklama yaparak yaklaşan kar fırtınası dolayısıyla “acil durum” ilan ettiklerini duyurdu. Bowser, cumartesi günü başlaması beklenen kar fırtınası için gerekli tedbirleri aldıklarını kaydederek, vatandaşlara araçlarını acil durum rotalarında bırakmamaları ve mecbur kalmadıkça kapalı alanlardan çıkmamaları çağrısında bulundu.

ABD nüfusunun üçte ikisi, şiddetli bir kış fırtınası ve aşırı soğukla karşı karşıya kalırken, bu hafta sonu kar fırtınasının ülkenin doğu yakasını etkisi altına alması bekleniyor.

ABD medyasında yer alan hava tahminlerine göre fırtınanın getirdiği kar ve buzun, hafta sonu boyunca doğuya doğru ilerleyerek Texas’tan New England’a kadar yaklaşık 3 bin kilometre boyunca etkili olması bekleniyor.

Güney Afrika’da 60 bin yıllık olduğu düşünülen zehirli ok uçları bulundu

Arkeologlara göre ok uçları, “zehirli silahların” ilk kez kullanımına işaret ediyor.

Arkeologlar, Güney Afrika’da 60 bin yıllık olduğu sanılan zehirli ok uçları tespit etti.

BBC’nin haberine göre, arkeologlar, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin KwaZulu-Natal eyaletindeki Umhlatuzana Kaya Sığınağı’nda en az 60 bin yıl öncesine ait olduğu düşünülen ok uçlarına rastladı.

İncelemeler sonucu kuvars ok uçlarında zehirli “gifbol” bitkisine ait kimyasal kalıntılar olduğunu belirleyen arkeologlar, bulguların, insanların “zehirli silahları” ilk kez bu dönemde kullandığına işaret ettiğini vurguladı.

Söz konusu bitki, bugün de bölgede geleneksel avcılıkta kullanılıyor.

Bilim insanları, bu bulgunun şimdiye kadar bilinen en eski ok zehri kanıtı olduğunu ve zehirli silahların kullanımının sanılandan daha erken bir döneme uzandığına işaret etti.

Johannesburg Üniversitesinden arkeolog Marlize Lombard, konuya ilişkin açıklamasında, “Bu, insanların ok zehri kullandığına dair en eski doğrudan kanıt. Güney Afrika’daki atalarımızın yayı ve oku düşündüğümüzden çok daha önce icat ettiğini ve doğadaki kimyasal maddeleri avcılıkta nasıl kullanacaklarını bildiklerini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Araştırmanın sonuçları, bilim dergisi “Science Advances”ta yayımlandı.

Elon Musk: Yapay zeka 5 yıl sonra insanlıktan daha akıllı olacak

Tesla Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk, ilerleme hızı dikkate alındığında yapay zekanın muhtemelen 5 yıl sonra tüm insanlıktan daha akıllı olacağını belirtti.

Dünyanın en zengin iş insanı Musk, İsviçre’nin Davos kasabasında bu yıl 56’ncısı gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Yıllık Toplantısı kapsamındaki bir oturumda konuştu.

Ücretsiz yapay zeka ve robotik teknolojisinin yaygınlaşması halinde küresel ekonomide eşi benzeri görülmemiş bir büyüme olacağını söyleyen Musk, “Benim tahminim, yapay zeka alanında o kadar çok robot üreteceğiz ki, bunların tüm insan ihtiyaçlarını karşılayacağı ve insanlardan daha fazla robot olacağı yönünde.” değerlendirmesinde bulundu.

Musk, genel olarak gelecek hakkında iyimser olduğunu ve bolluk dolu bir geleceğe doğru gidildiğini düşündüğünü belirterek, “tarihin en ilginç döneminin” yaşandığını dile getirdi.

Yaşlanmanın çözülebilir bir sorun olduğunu ifade eden Musk, “İnsanlar sonsuza kadar çok uzun süre yaşarsa, toplumun kemikleşmesi, her şeyin olduğu yerde kalması gibi bir risk olabilir. Ve bu, canlılığın kaybolmasıyla birlikte boğucu bir hale gelebilir. Ancak yaşamı uzatmanın ve hatta yaşlanmayı tersine çevirmenin yollarını bulacağımızı düşünüyor muyum? Bence bu çok muhtemel.” diye konuştu.

“Yapay zekanın önündeki en büyük engel enerji”

Musk, yapay zekanın etkilerinin geniş bir alanda olacağına işaret ederek, şirketlerin mümkün olduğunca çok müşteri aradığını ve yapay zeka maliyetlerinin düşmeye devam ettiğini kaydetti.

Yapay zeka kullanımının önündeki en büyük engelin, elektrik enerjisi olduğunu dile getiren Musk, “Yapay zeka çiplerinin üretim hızı katlanarak artarken, çevrim içi elektrik alımının artış oranı yılda en fazla yüzde 3-4. Çok yakında, belki de bu yılın sonlarında, kullanabileceğimizden daha fazla çip üreteceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Musk, ancak Çin’in elektrik üretiminin muazzam bir artış gösterdiğini belirterek, ülkenin güneş enerjisi alanındaki kapasitesinden bahsetti.

ABD’de ise güneş enerjisi için gümrük vergilerinin çok yüksek olduğuna dikkati çeken Musk, bunun da güneş enerjisi kullanımının maliyetini yapay olarak artırdığını vurguladı.

Musk, güneşin en büyük enerji kaynağı olduğunu ifade ederek, “Bu nedenle, birkaç yıl içinde SpaceX ile birlikte yapacağımız işlerden biri, güneş enerjisiyle çalışan yapay zeka uyduları fırlatmaktır.” dedi.

“Gelecek yılın sonunda insansı robotları satmaya başlayacağımızı düşünüyoruz”

Musk, insansı robotların hızlı şekilde geliştiğine değinerek, Tesla fabrikalarında basit görevleri yerine getiren bazı “Optimus” robotları olduğunu anlattı.

Bu yılın sonunda robotların muhtemelen daha karmaşık görevleri yerine getirebileceğini belirten Musk, “Gelecek yılın sonunda ise insansı robotları halka satmaya başlayacağımızı düşünüyoruz.” dedi.

Musk, Tesla’nın birkaç şehirde başlattığı Robotaxi hizmetinin yıl sonuna kadar ABD’de yaygınlaşacağını belirterek, gelecek ay da Avrupa’da denetimli tam otonom sürüş onayı almayı, Çin’de de benzer bir zamanlamayı umduklarını kaydetti.

“Geleceğe iyimser ve heyecanlı bakılmalı”

İlerleme hızına bakıldığında bu yılın veya en geç gelecek yılın sonunda, yapay zekanın herhangi bir insandan daha akıllı olacağını düşündüğünü anlatan Musk, “Muhtemelen 5 yıl sonra yapay zeka, tüm insanlıktan daha akıllı olacak.” dedi.

Musk, herkesin geleceğe iyimser ve heyecanlı bakması gerektiğinin altını çizerek, “Genel olarak yaşam kalitesi açısından kötümser olup haklı çıkmaktansa, iyimser olup yanılmak daha iyidir diye düşünüyorum.” ifadesini kullandı.

ÖZTÜRKLER: FRANSA’NIN RET KARARI, TMK’YI İŞARET ETTİ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Gündem Kıbrıs’ta Bahar Sancar’ın programına katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztürkler, KKTC vatandaşı Behdad Jafari hakkında Fransa’da yürütülen süreçte, Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi’nin Avrupa Tutuklama Müzekkeresi’ni geçen Aralık ayında reddettiğini hatırlattı. 21 Ocak’ta ise Fransız Yargıtayı’nın savcılığın bu karara yaptığı itirazı geri çevirdiğini belirten Öztürkler, kararın kesinleştiğini ve emsal niteliği taşıdığını ifade etti. Bu gelişmenin, GKRY’nin Avrupa Tutuklama Müzekkeresi’ni siyasi amaçlarla kullanma girişimlerine verilmiş açık bir yanıt olduğunu söyledi.

Taşınmaz Mal Komisyonu’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Öztürkler, TMK’nın mülkiyet konularında uluslararası alanda tanınan tek geçerli ve etkili hukuk yolu olduğunu vurguladı. TMK tarafından bugüne kadar ciddi tazminat ödemeleri yapıldığını hatırlatan Öztürkler, buna rağmen GKRY’nin bu mekanizmayı siyasi gerekçelerle hedef aldığını ifade etti. Rum yönetiminin TMK’ya yapılacak başvuruları engelleyerek hem süreci tıkadığını hem de kendi vatandaşlarının hak arama yollarını kapatarak onları mağdur ettiğini söyledi. TMK’nın öneminin her geçen gün arttığını belirten Öztürkler, Kıbrıs Türk tarafının bu yapının güçlenmesi için kararlılıkla çalıştığını kaydetti.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in son dönemde adaya yaptığı sık ziyaretlere de değinen Öztürkler, buna karşın Rum Yönetimi’nin KKTC’yi yok sayan ve Kıbrıs Türk tarafını görmezden gelen açıklamalarını artırmasının ciddi bir çelişki yarattığını ifade etti. Bu durumun müzakere zemininin sağlıklı ilerlemesini engellediğini belirten Öztürkler, adadaki gerçeklerin ve iki tarafın eşit statüsünün uluslararası toplum tarafından net biçimde dikkate alınması gerektiğini söyledi. Holguin’in yürüttüğü temasların ancak taraflara eşit mesafede yaklaşılması ve Rum Yönetimi’nin dışlayıcı tutumuna karşı daha kararlı bir duruş sergilenmesi halinde anlam kazanacağını dile getirdi.

Meclis çalışmalarına da değinen Öztürkler, Genel Kurul ve komitelerde tam zamanlı çalışmaların sürdüğünü belirterek, ülke için elzem yasaların hazırlanmasına azami özen gösterdiklerini ifade etti. Yasama organının yoğun bir tempoyla çalıştığını vurgulayan Öztürkler, toplumun ihtiyaçlarına cevap verecek düzenlemelerin en kısa sürede hayata geçirilmesi için tüm milletvekilleri ve komite ekipleriyle koordineli şekilde ilerlediklerini söyledi.

“ÜSTEL: ASGARİ ÜCRETLİ VATANDAŞLARIMIZA 12 BİN TL’LİK DEVLET DESTEĞİ BAŞVURULARI BAŞLADI

Başbakan Ünal Üstel, asgari ücretli vatandaşlara yönelik 12 bin TL’lik devlet desteği başvurularına ilişkin açıklama yaptı.

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle:

Başbakan Ünal Üstel, asgari ücretle çalışan KKTC vatandaşlarına yönelik 12 bin TL’lik devlet desteği için başvuruların bugünden itibaren başladığını açıkladı. Üstel, ödemelerin iki taksit halinde, net rakam olarak, hiçbir vergiye tabi tutulmadan ve doğrudan çalışanların banka hesaplarına yatırılacağını vurguladı.

HAYAT PAHALILIĞINA KARŞI DEVLET KALKANI

Başbakan Ünal Üstel, uygulamanın temel amacının hayat pahalılığı karşısında çalışanı korumak, ücret artış farkını işverenin sırtına yüklemeden adil bir denge sağlamak olduğunu belirtti.

Üstel, “Devlet olarak, işverenimizi zorlamadan; ama işçimizi de hayat pahalılığı karşısında ezdirmeden hareket ediyoruz. Ücret artış farklarını yüzdelik olarak da dikkate alarak, sorumluluğu devlet üstleniyor”
ifadelerini kullandı.

OCAK AYINDA NET 58.738 TL

Başbakan Üstel, yapılan düzenleme ve desteklerle birlikte ilk 6000 TL’lik ödemeyle Ocak ayında asgari ücretlinin eline geçecek aylık net tutarın 58.738 TL olacağını açıkladı.

12 bin TL’lik devlet desteğiyle birlikte sağlanan bu artışın asgari ücret tespit masasında konuşulan rakamların üzerinde olan yüzde 22.90’luk bir artış oranına karşılık geldiğini belirten Üstel, bunun çalışanların alım gücünü korumaya yönelik güçlü bir adım olduğunu söyledi.

12 BİN TL, İKİ TAKSİTTE, NET OLARAK

Destek kapsamında; Asgari ücret üzerinden sigorta primi yatırılan KKTC vatandaşı çalışanlara, Şubat ve Mart aylarında 6’şar bin TL olmak üzere toplam 12 bin TL ödeme yapılacak.

Üstel, bu ödemelerin İstihdam Destek Merkezi Fonu aracılığıyla gerçekleştirileceğini ve tamamının net rakam olduğunu vurgulayarak,
“Bu destekten hiçbir vergi veya kesinti yapılmayacak, başvurularda bildirilen IBAN,UBAN numaralarına doğrudan yatırılacaktır” dedi.

BAŞVURULAR NASIL YAPILACAK?

Destekten yararlanmak isteyen çalışanların, ihtiyat.gov.ct.tr adresi üzerinden oluşturulan online portal aracılığıyla bugünden itibaren başvurularını IBAN-UBAN numaraları ile birlikte yapabileceği bildirildi.”

MESLEK STANDARDI GELİŞTİRME EĞİTİMİ TAMAMLANDI, SERTİFİKALAR VERİLDİ

Milli Eğitim Bakanlığı toplantı salonunda düzenlenen törende, Mesleki Teknik Öğretim Dairesi tarafından yürütülen 40 saatlik eğitim programını tamamlayan öğretmenler ve oda temsilcilerine “Meslek Standardı Geliştirme Uzmanı” sertifikası takdim edildi.

Mesleki Teknik Öğretim Dairesi tarafından, meslek standartlarının geliştirilmesi amacıyla yürütülen eğitim programı tamamlandı. 40 saatlik teorik ve pratik eğitimi başarıyla tamamlayan öğretmenlere ve Esnaf ve Zanaatkârlar Odası, Sanayi Odası ile Ticaret Odası temsilcilerine “Meslek Standardı Geliştirme Uzmanı” sertifikası düzenlenen törenle verildi.

Milli Eğitim Bakanlığı toplantı salonunda düzenlenen törende konuşan Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürü Gülşen Hocanın, dairenin temel görevlerinden birinin yaşam boyu eğitim anlayışıyla sertifikasyon, seviyelendirme ve iş hayatının beklentilerini eğitim standartlarına yansıtmak olduğunu belirtti. Hocanın “İş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını oluşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte Eğitim Bakanımızın ve odalarımızın verdiği destekler bizim için çok kıymetli” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ise ülkede yüzlerce meslek bulunmasına rağmen birçoğunun yazılı standartlara sahip olmadığına dikkat çekti. Meslek standartlarının uluslararası düzeye taşınmasının hedeflendiğini ifade eden Çavuşoğlu, bu amaçla oluşturulan yaşam boyu eğitimle çalışmaların yaygınlaştırıldığını belirtti.

Tüm mesleklerin yazılı standartlara bağlanmasının hem insan sağlığı hem de mesleği icra edenlerin güvencesi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Çavuşoğlu, Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’nin paydaşlarla birlikte yürüttüğü çalışmalardan memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

Bakan Çavuşoğlu, ihtiyaç duyulan veya eksikliği hissedilen tüm mesleklerde standartların yazılı hale getirilmesinin; hizmet kalitesini artıracağını, tüketicinin korunmasına katkı sağlayacağını ve yapılan işin niteliğine önemli bir ivme kazandıracağını ifade etti.

Konuşmaların ardından Bakan Çavuşoğlu, meslek standardı geliştirme uzmanlarına sertifikalarını takdim etti.

Bugüne kadar toplam 51 meslek standardı geliştirilirken, yürütülen bu çalışmalar mesleklerin ulusal ve uluslararası düzeyde tanımlanması adına önemli bir adım oluşturuyor.

Meslek standardı geliştirme eğitimleriyle ilgili detaylı bilgiye Milli Eğitim Bakanlığı ile Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’nin resmi internet siteleri üzerinden ulaşabilir.

KRİTİK’TE KIB-TEK GÜNDEMİ: UZUN’DAN SİSTEM VURGUSU

Güneş TV’de Dilan Gölbaşı’nın sunduğu Kritik programına konuk olan KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Uzun, açıklamalarının çarpıtıldığını belirterek tartışmaların kişiler üzerinden değil sistem üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı. KIB-TEK’in son üç yılda sağlanan hükümet katkılarıyla ayakta tutulduğunu ifade eden Uzun, kurumun sürekli mahkeme ve medya üzerinden yıpratıldığını, uzlaşı çağrılarına rağmen gerilimin sona ermediğini söyledi.

Gürsel Uzun, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada kendisine yönelik gelen tepkilere değinerek bir yanlış anlaşılma olduğunu söyledi. Açıklamasında genelleme yapıldığını ancak asıl amacının bazı noktalara dikkat çekmek olduğunu belirten Uzun, sözlerinin çarpıtıldığını ve özellikle sendika başkanlarının aynı yere konumlandırıldığını ifade etti.

Uzun, “Bir yanlış anlaşılma var. Yazımda da belirttiğim gibi düzgün, iyi ve kontrollü çalışan sendika başkanlarımız zaten var. Benim söylemek istediğim kişiler değil, sistemdir. Sistemde münferit olaylar olabilir” dedi.
Asgari ücret gibi önemli bir konuda vatandaşın haber beklediğini vurgulayan Uzun, “Millet şov izlemek istemez. Her gün televizyonlara çıkıp belden aşağıya vurmak, ‘hırsız bürokrat’ gibi ifadeler kullanmak hoş değil” diye konuştu.

Yazısında yapılan genellemeden rahatsız olan bir sendikacının kendisini aradığını da aktaran Uzun, “Beni arayıp ‘Abi genelleme oldu, ben sendikamdan memnunum, ailem var’ dedi. Haklı olduğunu söyledim ve özür diledim. Açıklamanın çarpıtıldığını ifade ettim” şeklinde konuştu.
Toplumdaki kavganın sona ermesi gerektiğini dile getiren Uzun, “Bakanların da, Meclis Başkanının da, Başbakanın da ailesi ve çocukları var. Artık bu kavganın bitmesi lazım. Kişileri değil, sistemi konuşmalıyız. Yazımda da bunu vurgulamak istedim ancak açıklamalarım çarpıtıldı, nokta ve virgüllerim bile eleştirildi” ifadelerini kullandı.

Gürsel Uzun, KIB-TEK’in son üç yılda Başbakan Ünal Üstel’in öncülüğünde sağlanan katkılar sayesinde birçok projeyi hayata geçirdiğini ve mevcut eksiklerini tamamladığını söyledi. Uzun, kurumun bugün geldiği noktanın bu destekler sayesinde olduğunu vurguladı.

Uzun, “KIB-TEK kendi kendine değil, verilen katkılar sayesinde bugün bu noktaya geldi. Ambarlarını bu desteklerle doldurdu, borçlarını bu şekilde ödedi. Yakıt bedelsiz getirildi, yedek parçalar ve servisler hibe olarak alındı. Tüm bunlar yapılan protokoller ve bu protokollerden alınan destekler sayesinde oldu. Bunu herkes kabul etsin” ifadelerini kullandı.

Kurumun başarısının çalışan personelden ziyade sağlanan dış desteklerle mümkün olduğunu savunan Uzun, “Orada oturup ‘bir düzen kuralım, bu kurum için bir şeyler yapalım, KIB-TEK’i ayakta tutalım’ diyen bir yaklaşım yoktu. Bu niyetle gelen kimse olmadı. Biz göreve geldiğimizde kendimizi bir kavganın içinde bulduk” dedi.

KIB-TEK’in sürekli yıpratıldığını belirten Uzun, “Kurum gerek mahkemelerde gerekse medyada sürekli yıpratılıyor. Ben ‘vazgeçin bunlardan, gelin uzlaşalım, birlikte çalışalım’ dedim. Çünkü burası ticari bir kurumdur. Kurum zarar görmeden bir uzlaşı sağlamaya çalıştık ancak bunu başaramadık. Yine sokakta ve medyada bağırıldı, çağrıldı” şeklinde konuştu.

Uzun, KIB-TEK’te maaş giderlerinin Ocak ayı itibarıyla aylık yaklaşık 290 milyon TL’ye ulaşacağını söyledi. Uzun, bu rakamın doğrudan maliyetlere yansıdığını belirterek, maliyetleri düşürmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

Maliyetleri aşağı çekmek amacıyla güneş enerjisi projeleri üzerinde çalıştıklarını dile getiren Uzun, “Güneş enerjisini kurup güneşten istifade etmek istiyoruz. En azından gündüz saatlerinde buradan kullanım sağlanırsa, makinelerin bakımını daha rahat yapabiliriz. Çünkü makineleri tamamen devre dışı bırakma şansımız yok; 7/24 kesintisiz çalışan makineler bunlar ve doğal olarak arızalar yaşanabiliyor” dedi. Mevcut bir arızanın bulunduğunu da aktaran Uzun, “İnşallah bugün parçası geliyor ve gerekli bakım yapılacak” ifadelerini kullandı.

İngiliz sömürge idaresine karşı başlatılan direniş 68’inci yılında

27-28 Ocak 1958’de İngiliz sömürge idaresine karşı başlatıla direnişin 68’inci yıl dönümü kapsamında Lefkoşa Şehitler Anıtı ile Küçük Kaymaklı Mezarlığı’nda anma törenleri düzenlenecek.

Lefkoşa Kaymakamlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, 27 Ocak Salı günü Lefkoşa Şehitler Anıtı önünde yapılacak tören saat 09.00’da protokol sırasına göre anıta çelenk sunulmasıyla başlayacak.

Saygı duruşu ve saygı atışının ardından bayraklar İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekilecek. Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan yapacak.

Öte yandan aynı günü saat 09.30’da Küçük Kaymaklı Mezarlığı’nda da anma töreni düzenlenecek.

Buradaki törende de, saygı duruşunun ardından saygı atışında bulunulacak. İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesinin ardından din görevlisi şehitler için dua okuyacak ve şehit kabirleri ziyaret edilecek.

Yine 27 Ocak’ta akşam ve yatsı namazları arasında şehitler için Yenişehir Şehitler Camisi’nde mevlit de okutulacak.

Sağlık Bakanlığı: “Gerçekleri çarpıtarak kamuoyunun yanıltılmasına izin verilmeyeceğiz “

İdari Kamu ve Sağlık Komitesi’nde görüşülen düzenlemeye ilişkin açıklama yapan Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun; Sağlık Bakanlığı müsteşarı ,müdürü, dört hekim, YÖDAK, üniversiteler ve Tabipler Birliği temsilcilerinden oluşacağını bildirdi.

Sağlık Bakanlığı yetkilileri, YÖDAK ile iş birliği içerisinde, dünyadaki örneklerin de incelenerek ülke koşullarına uygun bir model oluşturulduğunu belirtti. Mevcut sisteme kıyasla çok daha detaylı, denetlenebilir, kriter ve koşulları net belli olan bir yapı kurulduğu ifade edilirken, Türkiye’de uygulanan standartların birçoğunun esas alındığı ve sürecin Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından yürütüleceğini kaydedildi. Kurulun şeffaf, sorgulanabilir ve hesap verebilir bir sistem anlayışıyla çalışacağı vurgulandı.

Kıbrıs’ta sanki hiç ihtisas verilmediği algısı yaratılarak toplumun galeyana getirilmeye çalışıldığını ve iddiaların doğru olmadığına dikkat çeken yetkililer, oysa ki hali hazırda YÖDAK izniyle gerçekleştirildiğini, ancak mevcut denetim mekanizmasının yetersiz kaldığını ifade etti.

Yapılacak düzenlemenin bu ihtisasa girme süreci, eğitim süreci ve sonunu detaylı bir şekilde tanımlayan ve denetleyen bir modelin yasal uygulaması olduğu belirtildi.Aynı zamanda dünyadaki örneklerin harmanlanmasıyla hazırlanan yasal bir model olduğu aktarıldı.

Bu kapsamda oluşturulan Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun 13 kişiden oluşacağı, kurulda Sağlık Bakanlığı müsteşarı , müdürü, dört hekim “ biri uzman diş hekimi , üçü uzman tıp hekimi “ ile üniversitelerden belirlenecek dört üyenin yer alacağı aktarıldı.

Üniversitelerden bir üyenin diş hekimliği fakültesinden, üç üyenin ise tıp doktoru uzmanlardan YÖDAK tarafından belirleneceği, ayrıca YÖDAK’ın kendi içinden bir üye vereceği, Tabipler Birliği’nin ise bir uzman hekim ve bir uzman diş hekimi belirleyeceği ifade edildi.

Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Türkiye’de uygulanan TUKMOS (Tıpta Uzmanlık Kurulu Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Sistemi) kriterlerinin Kıbrıs’ta da geçerli olacağını, bir kurumun örneğin bir cerrahi asistan talebinde bulunması halinde Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından denetim yapılacağını açıkladı. Onay verilmesi durumunda üniversitenin gerçekleştireceği sınavın kurul tarafından gözlemleneceği, olası usulsüzlüklerin raporlanacağı, ikna olunmaması halinde sınavın iptal edilebileceği ve kurulun oy çokluğuyla karar alacağı belirtildi.

Son olarak yetkililer, Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun eğitim programlarını düzenli aralıklarla denetleyeceğini, öğretim üyesi sayısı, vaka ve ameliyat yeterliliği gibi tüm kriterlerin standartlara uygunluğunun titizlikle kontrol edileceğini vurguladı. Eksiklik tespit edilmesi halinde uyarı verileceği, gerekli düzenlemeler yapılmazsa programların askıya alınabileceği veya iptal edilebileceği ifade edildi. Yapılan düzenlemelerle halk sağlığını riske atacak herhangi bir uygulamaya kesinlikle izin verilmeyeceği, kamuoyunu endişeye sevk eden iddiaların gerçeği yansıtmadığı kaydedildi.

Bakan Oğuz, ECO Afet Riskini Azaltma konulu Bakanlar Toplantısı’na Katıldı

Dursun Oğuz başkanlığındaki heyet, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da 21–22 Ocak 2026 tarihlerinde düzenlenen 10. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO) Afet Riskini Azaltma Bakanlar Toplantısı’na katıldı.

Bakan Oğuz’a toplantıda; KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Hakan Balaban, Bakanlık Müdürü Mehmet Ercilasun, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İslamabad Temsilcisi Buket Kop ve Üçüncü Sekreter Yaşar Yılancılar eşlik etti.

“Afetler Sınır Tanımayan Küresel Bir Gerçektir”

Toplantıda konuşan İçişleri Bakanı Oğuz, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Afet Riskinin Azaltılması Bakanlar Toplantısı vesilesiyle katılımcılarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti. Afetlerin yalnızca ülkeleri değil, tüm bölgeyi ve insanlığın ortak geleceğini yakından ilgilendiren küresel bir gerçek olduğunu vurgulayan Oğuz, afetlerin sosyal, ekonomik ve çevresel etkileriyle kalkınma süreçlerini doğrudan etkilediğine dikkat çekti.

İklim değişikliği, hızlı kentleşme, çevresel bozulma ve nüfus artışı gibi faktörlerin afet risklerini her geçen gün daha karmaşık ve yıkıcı hâle getirdiğini belirten Oğuz, bu nedenle reaktif değil, önleyici ve bütüncül bir yaklaşımın artık bir zorunluluk olduğunu kaydetti.

KKTC’den Bölgesel İş Birliği Vurgusu

Bakan Oğuz, ECO bölgesinin deprem, sel, kuraklık, heyelan ve orman yangınları gibi birçok afete karşı hassas bir coğrafyada yer aldığını ifade ederek; bilgi paylaşımı, kapasite geliştirme, erken uyarı sistemleri ve bölgesel dayanışma konularında daha güçlü bir iş birliğine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ECO üyesi ülkeler arasında deneyim ve iyi uygulamaların paylaşılmasını güçlü biçimde desteklediğini dile getiren Oğuz, EİT Vizyon 2025 hedeflerine bağlılığın sürdüğünü vurguladı.

Uluslararası Taahhütlere Destek

Bakan Oğuz, Birleşmiş Milletler Sendai Afet Riskinin Azaltılması Çerçevesi başta olmak üzere uluslararası taahhütlerle uyumlu bölgesel mekanizmaların güçlendirilmesine büyük önem verdiklerini belirterek, KKTC’nin sahip olduğu bilgi ve tecrübeleri ECO üyesi ülkelerle paylaşmaya ve ortak projeler geliştirmeye hazır olduğunu ifade etti.

İslamabad Bildirisi Onaylandı

Pakistan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda ECO üye devletleri; teknoloji kullanımı, afet verilerinin paylaşımı, erken uyarı sistemleri ve bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi gibi başlıklarda ortak yaklaşımları ele alındı. Toplantının sonunda “İslamabad Bildirisi”nin onaylandı.

Toplantıya Pakistan, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, İran, Özbekistan ve Afganistan’dan bakanlar ve üst düzey temsilciler katılıyor.

Çavuşoğlu: Lefke Gazi Lisesi için mühendislik verileri belirleyici olacak

Haber Kıbrıs Web Tv’de Çilem Dağıstanlı ile Ülke Gündemi programına konuk olan Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, İsias Otel davasından, öğretmenler yasasına, Lefke Gazi Lisesi’nden tam gün eğitime kadar birçok başlıkta kapsamlı açıklamalarda bulundu.

“İsias Otel davası Kıbrıs Türk halkının hayata bakışını değiştirdi”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, 6 Şubat 2023’te yaşanan İsias faciasının Kıbrıs Türk halkının yüreğinde derin yaralar açtığını belirtti. Çavuşoğlu, faciada 35 öğretmen, veli ve öğrencinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, bu acının hiçbir zaman dinmeyeceğini vurguladı.

Çavuşoğlu, mahkeme sürecinin yakından takip edildiğini, kamu görevlilerine verilen cezaların beklentilerin çok altında kaldığını ifade etti. Çavuşoğlu, kamu görevlilerinin imzaları olmasaydı binanın yıkılması ya da hiç açılmaması gerektiğini belirterek, sorumlulukların eşdeğer tutulması gerektiğini söyledi. Çavuşoğlu, hükümet, Meclis ve tüm toplumla birlikte istinaf süreciyle mücadelenin sürdürüleceğini kaydetti.

“Geçici öğretmenlik sistemi yıllardır süregelen bir sorundu”

Nazım Çavuşoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin Öğretmenler Yasası’ndaki 36 ay geçici öğretmenlik maddesini iptal etmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çavuşoğlu, eğitimin dinamik bir alan olduğunu ve dünyaya uyum sağlayacak bireyler yetiştirmenin zorunluluk haline geldiğini söyledi.

Çavuşoğlu, öğretmen ihtiyacını kalıcı şekilde çözmek amacıyla akademiye alınan öğrenci sayısının artırıldığını, branş öğretmenliği ve rehber öğretmenliğin önünün açıldığını belirtti.

Çavuşoğlu, geçici öğretmenliğin 2028 yılına kadar tamamen sona erdirilmesi yönünde uzlaşı sağlandığını, ancak sendikaların açtığı dava sonucunda bu maddenin iptal edildiğini aktardı. Çavuşoğlu, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için anayasa kararına aykırı olmayacak bir çözüm üzerinde çalışıldığını ve kısa süre içinde kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı.

“Statükoya dokunmadan eğitimi ileriye taşıyamayız”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, eğitimde reform yapılmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Çavuşoğlu, ders saatlerinin fiilen eksik uygulandığını, hizmet içi eğitimlerin zorunlu hale getirildiğini ve branş öğretmenlerinin ilkokullara kazandırıldığını ifade etti.

Çavuşoğlu, müzik, resim, beden eğitimi, İngilizce ve rehber öğretmenlerin ilkokullarda görev almasının öğrencilerin gelişimine önemli katkı sağladığını söyledi. Çavuşoğlu, bu adımların sendikal baskılar nedeniyle yıllardır engellendiğini, ancak çocukların kaybedilmemesi adına bu mücadeleden vazgeçilmeyeceğini dile getirdi.

“Lefke Gazi Lisesi için mühendislik verileri belirleyici olacak”

Nazım Çavuşoğlu, Lefke Gazi Lisesi’ne ilişkin yürütülen çalışmalara da değindi. Çavuşoğlu, mevcut binaların güvenli olmadığını, güçlendirme maliyetlerinin yeni bir okul yapımından daha yüksek olduğunu ifade etti.

Çavuşoğlu, Lefke halkının hassasiyetlerini dikkate aldıklarını ancak okulun sosyal alanlar, spor sahaları, kafeterya ve güvenli yaşam alanlarıyla birlikte planlanması gerektiğini söyledi. Çavuşoğlu, zemin etütlerinin sonuçlarına göre nihai kararın verileceğini ve bilimsel veriler doğrultusunda hareket edileceğini belirtti.

“Tam gün eğitime geçiş adım adım olacak”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, tam gün eğitime henüz tam anlamıyla hazır olunmadığını açıkladı. Çavuşoğlu, okul altyapıları, çevre güvenliği ve öğretmen ihtiyacının kademeli olarak tamamlanması gerektiğini vurguladı.

Çavuşoğlu, deprem güçlendirmeleri kapsamında yüzlerce sınıfın yenilendiğini, okullara güvenlik görevlilerinin alındığını ve kafeterya alanlarının genişletilmesinin planlandığını söyledi. Çavuşoğlu, tüm bu çalışmaların planlı ve istikrarlı bir süreç olduğunu, verilen mücadelenin kişisel değil, ülkenin geleceği için yürütüldüğünü ifade etti.

Programın sonunda Çavuşoğlu, eğitimin ancak kararlılık ve istikrarla ileri taşınabileceğini vurgulayarak, kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini kaydetti.

KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Turganer: “Azerbaycan’la ilişkilerimizin daha da ileriye götürülmesini hedefliyoruz”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer, Azerbaycan’la diplomatik, siyasi, ekonomik, kültürel, eğitim, turizm ve bütün alanlardaki ilişkilerini daha da ileriye götürmeyi hedeflediklerini belirtti.Turganer, AA muhabirine KKTC Azerbaycan ilişkilerinin mevcut durumunu ve beklentilerini değerlendirdi.

Kardeş ülke Azerbaycan’la ilişkilere çok değer verdiklerini vurgulayan Turganer, iki ülke arasındaki ilişkilerin ilerleyen ve gelişen bir trend içerisinde olmasından ziyadesiyle memnuniyet duyduklarını söyledi.

Turganer, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in KKTC’ye ve Kıbrıs Türk halkına verdiği desteğin büyük önem taşıdığının altını çizerek, “Devlet başkanlarının desteği ilişkilerin geliştirilmesine büyük katkı sağlıyor. Devlet başkanlarının bize verdiği ödevler var. Biz de bu istikamet çerçevesinde ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin daha da gelişmesi için çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Azerbaycan-KKTC ilişkileri açısından 2025’in çok verimli geçtiğini, Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Azerbaycan’da düzenlenen etkinliklerine KKTC’li bakanların katılım sağladığını aktaran Turganer, “Diplomatik, siyasi, ekonomik, kültürel, eğitim, turizm ve bütün alanlardaki ilişkilerimizin daha da ileriye götürülmesini hedefliyoruz. Cumhurbaşkanı Aliyev’in ifade ettiği gibi, ‘Ailemiz Türk dünyasıdır’ ve biz bu aileye büyük önem veriyoruz. Türk dünyası ailesinin ayrılmaz parçası olan Kıbrıs Türk halkının buradaki temsilcileri olarak 2026’da da var gücümüzle çalışmalarımıza devam edeceğiz. İki kardeş ülkenin ilişkilerinin daha da ilerlemesi için çalışacağız.” ifadelerini kullandı.

– “Türk Devletleri Teşkilatına büyük önem veriyoruz”

Turganer, ana vatan Türkiye ile kardeş ülke Azerbaycan’ın koşulsuz desteği sayesinde TDT’ye gözlemci üye olduklarını hatırlatarak, “TDT’ye büyük önem veriyoruz. TDT, kendimizi ifade etme ve haklı davamızı bir kez daha Türk dünyasında dile getirmek için önemli platformdur.” dedi.

2026’da Azerbaycan’da kültürel faaliyetlere ağırlık vererek Kıbrıs Türk kültürünün burada daha iyi tanınmasını sağlayacaklarını dile getiren Turganer, “Cumhurbaşkanımız Tufan Erhürman’ın resmi davet alarak Azerbaycan’ı ziyaret etmesi beklentilerimiz arasında. Yine KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı’nın da Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı tarafından davet edilmesi bizim için önemli.” diye konuştu.

Öztürkler: KKTC–Türkiye ilişkileri siyasi partilerle daha da güçleniyor

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Aşıla ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Öztürkler kabulde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın tarihsel önemine ve dönemin siyasi liderlerinin katkılarının bugünkü barış ve huzur ortamının tesisinde üstlendiği role dikkat çekti.

Öztürkler, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yalnızca askeri bir müdahale olmadığını, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının varlığını ve güvenliğini koruma mücadelesi olduğunu vurguladı.

Merhum Necmettin Erbakan’ın harekât sürecindeki kararlı duruşunun Türkiye’nin müdahalesinde kritik bir rol oynadığını belirten Öztürkler, Erbakan’ın “mücahit” sıfatıyla anıldığını ve Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü için verdiği desteğin unutulmaz olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin KKTC açısından önemine de değinen Öztürkler, Anavatan’ın desteğinin yalnızca tarihsel bir bağ değil, bugün de güvenlik, ekonomi ve siyasi dayanışmanın temel unsuru olduğunu söyledi. KKTC’nin geleceğe güvenle bakabilmesinin en güçlü teminatının Türkiye ile kurulan bu bağ olduğunu dile getiren Öztürkler, Türkiye’deki siyasi partilerle kurulan ilişkilerin de KKTC açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.

Öztürkler, farklı siyasi görüşlere sahip partilerin KKTC ile temaslarının dayanışmayı güçlendirdiğini ve Kıbrıs Türk halkının sesinin Türkiye’de daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağladığını belirtti.

Başkan Öztürkler, Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin yalnızca hükümetler düzeyinde değil, siyasi partiler ve halklar arasında da güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Aşıla ise partisinin görüşlerini paylaşarak Kıbrıs meselesinin kendileri açısından milli dava olduğunu ifade etti.

Görüşmenin sonunda karşılıklı hediye teatisinde bulunuldu.

Brent petrolün varili 64,60 dolardan işlem görüyor

Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 64,60 dolardan işlem görüyor.

Dün 64,82 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 64,70 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.26 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,1 azalarak 64,60 dolara geriledi. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 60,60 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatlarındaki kısmi gerilemede, Arktik Bölgesi’ne ilişkin jeopolitik belirsizlikler, ABD Merkez Bankasının (Fed) bağımsızlığına yönelik artan endişeler ve arz seviyelerinin talebin üzerinde seyrettiğine işaret eden veriler etkili oldu.

ABD yönetiminin Grönland’ın kontrolü ve olası yeni tarife savaşına ilişkin söylemleriyle hafta başından bu yana yükselen küresel risk algısı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Dünya Ekonomik Forumu kapsamında Davos’ta verdiği mesajların ardından kısmen yatıştı.

Trump, Davos’taki konuşmasında ulusal güvenlik gerekçeleriyle Grönland’a ihtiyaç duyduklarını belirtirken, bölgenin kontrolü için güç kullanılmayacağını vurguladı ve acil müzakere çağrısı yaptı. Trump ayrıca NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmede, Grönland ve Arktik Bölgesi’ne ilişkin olası bir anlaşmanın çerçevesinin oluşturulduğunu ifade etti.

Bu gelişmelerin ardından Trump, Grönland konusunda Avrupa ülkelerine yönelik 1 Şubat’ta yürürlüğe girmesi planlanan gümrük tarifelerinin uygulanmayacağını açıkladı. Daha önce Trump, ABD’nin Grönland’ı alma girişimine karşı çıkılması halinde bazı Avrupa ülkelerinden ithal edilen ürünlere kademeli tarife uygulanacağını duyurmuştu.

Gerilimi düşüren mesajlar ve tarife tehditlerinin geri çekilmesi, küresel piyasalarda ticaret gerilimine ilişkin endişeleri azaltarak petrol fiyatlarının yukarı yönlü hareketini destekledi. Ancak Arktik Bölgesi’ne ilişkin jeopolitik belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmaması, yükselişi sınırlayan bir unsur olarak izleniyor.

Fed’in bağımsızlığına yönelik endişeler gündemdeki yerini koruyor

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, Fed Başkanı Jerome Powell’ın Fed Yönetim Kurulunda kalmaya karar vermesi durumunda mutlu olmayacağını ifade etti.

CNBC’ye verdiği röportajda Fed Başkanı Powell’ın görev süresi dolduğunda yerine geçebilecek isimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, Fed başkanlığı için adı geçen Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett’i “harika”, BlackRock’ta yönetici olan Rick Rieder’ı ise “çok iyi” bir aday olarak nitelendirdi.

Trump, sorunun şu anda Fed’de bulunan kişi olduğunu belirterek, “(Powell) Her zaman çok geç kalıyor, diğer tarafın siyaseti söz konusu olduğunda ise tam tersine çok erken davranmıştı.” ifadesini kullandı. Trump, Fed binaları için çok fazla harcama yapıldığını savunarak, Powell’ın ya “beceriksiz” ya da “sahtekar” olduğunu öne sürdü.

Trump’ın Powell’a yönelik eleştirileri, Fed’de daha büyüme odaklı ve düşük faize daha açık bir yönetim ihtimalinin piyasalarca fiyatlanmasına yol açarken bu algı dolar üzerinde baskı oluşturarak petrol fiyatlarını destekleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.

Ancak Fed’in bağımsızlığına yönelik artan endişeler, orta vadede ekonomik belirsizlikler ve talep görünümüne ilişkin riskler yükseliş eğilimini sınırlıyor.

Petrol piyasasında arz baskısı devam ediyor

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), bu yıla ilişkin küresel günlük petrol talebi artış öngörüsünü 69 bin varil yukarı yönlü revize etti.

IEA’nın Petrol Piyasası Raporu’na göre, küresel talebin bu yıl günlük yaklaşık 932 bin varil artarak 104 milyon 981 bin varile yükselmesi bekleniyor. Küresel petrol arzı ise Aralık 2025’te bir önceki aya göre günlük 350 bin varil azalarak 107 milyon 410 bin varile geriledi. IEA, arzın üst üste üçüncü ayda da düşüş kaydettiğini ve seviyenin, Eylül 2025’te görülen rekorun yaklaşık 1 milyon 600 bin varil altında kaldığını bildirdi.

Talep artış beklentisinin güçlenmesi ve arzın gerilemesi, küresel petrol piyasasında arz-talep dengesinin sıkılaştığına işaret ederek petrol fiyatlarını yukarı yönlü destekliyor. Ancak arzın halen talebin üzerinde seyretmesi, yükselişin hızını sınırlayan bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Brent petrolde teknik olarak 70,66 dolar direnç, 60,57 dolar destek seviyesi olarak izleniyor.

Hakan Dinçyürek: Sağlıkta tam mesai Şubat ayından itibaren başlıyor

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Tatlısu Sağlık Merkezi açılışında yaptığı konuşmada, Şubat ayından itibaren hastaneler ve sağlık merkezlerinde yasal mesai süresi boyunca kesintisiz hizmet verileceğini duyurdu.

Tatlısu Sağlık Merkezi açılışında konuşan Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, sağlık hizmetinde tam mesaiyi duyurdu. Dinçyürek, bununla birlikte sağlıkta herkesin şikayetçi olduğu iş saatleri sıkıntısının çözülmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Türkiye’nin de desteğiyle milyonlarca TL’lik cihazların envantere katıldığını vurgulayan Dinçyürek, sağlıkta hizmeti daha etkin sunabilmek için bunun yetmeyeceğini söyledi. Herkesin, hastanelerde verilen hizmetin süresinden şikayetçi olduğunu belirten Dinçyürek, Şubat ayından itibaren sağlıkta tam mesai modelinin hayata geçirileceğini duyurdu. “Kamuda mesai ne ise, sağlıkta herkes için anlamı odur” diyen Dinçyürek, bu anlamda yasal düzenlemeye gerek olmayacağını ifade etti.

Başbakan Ünal Üstel’in “kamuda mesaiye gerekli özen gösterilecek gereken yapılacak” dediğini ifade eden Dinçyürek, Sağlık Bakanlığı olarak bu direktifi aldıklarını ve gereğini yaptıklarını belirtti. Dinçyürek, “Şubat ayından itibaren, hastanelerde ve sağlık merkezlerinde yasal mesai süresi neyse hizmet o sürede devam edecektir” diyerek tek hedefin halka daha iyi ve erişilebilir bir sağlık hizmeti sunmak olduğunu kaydetti.

22 Ocak 2026 Döviz Kurları

Son bir ayın en yüksek seviyesine ulaşan Dolar, rekor tazeledi.

Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 43,30 TL, Euro 50,72 TL, İngiliz Sterlini ise 58,26 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.13 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,30 TL, satış fiyatı 43,31 TL.

Euro’nun alış fiyatı 50,67 TL, satış fiyatı 50,77 TL, İngiliz Sterlini ise 58,20 TL’den alınıp 58,31 TL’den satılıyor.

Gözler TCMB’nin bugün açıklayacağı faiz kararında

Türkiye genelinde milyonlarca çalışanı ve emekliyi ilgilendiren Ocak ayı zam oranlarının belirlenmesi ve yeni fiyat tarifelerinin yürürlüğe girmesinin ardından, piyasalar rotayı Merkez Bankası’na çevirdi.

Fatih Karahan başkanlığındaki Para Politikası Kurulu (PPK), bugün yılın ilk toplantısını gerçekleştirerek faiz kararını kamuoyuna duyuracak.

2025 Aralık ayında gerçekleştirilen PPK toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 38’den yüzde 35,5’e indirilmesine karar verilmişti.

Ekonomistler, Ocak ayında netleşen ücret artışlarının iç talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki olası etkilerinin TCMB tarafından yakından takip edildiğini belirtiyor.

Bankanın, 2026 yılı için öngörülen dezenflasyon patikasını korumak amacıyla “sıkı para politikası” duruşunu sürdürüp sürdürmeyeceği, piyasa aktörlerinin temel odak noktasını oluşturuyor.

Piyasalarda “karar metni” beklentisi

Faiz kararının yanı sıra, karar metninde yer alacak olan yönlendirmeler de yatırımcılar tarafından kritik önemde görülüyor. Özellikle likidite yönetimi, iç talepteki dengelenme süreci ve hizmet enflasyonundaki katılık konularına yapılacak atıflar, yılın geri kalanına ilişkin para politikası projeksiyonları için ipucu verecek.

Küresel piyasalar ve dış dengeler takipte

TCMB’nin kararı öncesinde küresel merkez bankalarının, özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) hamleleri de Türkiye’ye yönelik sermaye akışları ve döviz kuru stabilitesi açısından radarında kalmaya devam ediyor.

Bugünden itibaren üç gün yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, bugün, cuma ve cumartesi günleri yer yer sağanak ve gökgürültülü sağanak beklendiğini, en yüksek hava sıcaklığının ise 15–18 derece dolaylarında seyredeceğini açıkladı.

Meteoroloji Dairesi, bugün, cuma ve cumartesi günleri yer yer sağanak veya gökgürültülü sağanak beklendiğini; en yüksek hava sıcaklığının ise 15-18 derece dolaylarında seyredeceğini duyurdu.

Daire’nin 22- 28 Ocak tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre periyodun geriye kalan bölümünde ise havanın parçalı bulutlu olması bekleniyor.

Belirtilen sürede rüzgar ise genellikle kuzey ve doğudan orta kuvvette zaman zaman kuvvetli, periyodun ilk günleri yer yer fırtınamsı olarak esecek.

ÜSTEL: ŞUBATTAN İTİBAREN SAĞLIKTA TAM MESAİYE GEÇİLECEK

Başbakan Ünal Üstel, şubat ayından itibaren kamu hastaneleri ve sağlık merkezlerindeki sağlık hizmetlerinde tam mesaiye geçileceğini açıkladı.

Hükümete geldiklerinde  vatandaşların kamudan tam hizmet alamadıkları yönündeki  şikayetlerini değerlendirerek sendikalarla da istişare ederek kamuda tek mesaiyi getirdiklerini, bir tek sağlığın bunun dışında kaldığını söyleyen Üstel, şubat ayı itibarıyla sağlık hizmetlerinde de tek mesai olacağını söyledi.

Tatlısu, 12 yıl aradan sonra hekim hizmetine kavuştu. Tatlısu Sağlık Merkezi Başbakan Ünal Üstel, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek,  Tatlısu Belediye Başkanı Hayri Orçan ve Sağlık Bakanlığı yetkililerinin katıldığı törenle hizmete girdi.

Sağlık Merkezi’nde haftanın 5 günü pratisyen hekim görev yapacak.  Birer gün de kadın doğum uzmanı, dahiliye uzmanı ve diş hekimi hizmet verecek.

Başbakan Ünal Üstel hükümete geldiklerinde sağlık alanında verdikleri sözlerden bir tanesini de bugün  halkın şahitliğinde yerine getirdiklerini söyledi.

Üstel, Sağlık Merkezi’nin hayata geçirilmesinin yerel yönetim merkezi yönetim iş birliğinin güzel bir örneği olduğunu belirtti.

 Belediye Başkanı’nın “12 yıldır doktor hasreti çekiyoruz.” sözünü hayretle dinlediğini belirten Başbakan Üstel, bunun üzücü bir durum olduğunu söyledi.

 Üstel,  2025 yılında sağlık merkezileri  ve hastanelerin temellerini atma; 2026’da bütün merkezlerin açılışını yapma sözünü verdiklerini, bu sözleri yerine getirdiklerini ifade etti.

Üstel, “Bizim için sağlık vazgeçilmezdir. Bizim insnamızın sağlığı konu olunca oturup düşünürüz” diyerek sağlığı daha iyi noktalara  getirmek için çalıştıklarını 13 yıl öncesinden kalan sağlık projelerini de tamamladıklarını ifade etti.

Tatlısu Sağlık Merkezi’nin  Tatlısu yanında bölge yerleşim birimlerine de hizmet vereceğini söyleyen Üstel, sağlıktaki dağ gibi sorunları aştıklarını ifade etti.

Sağlıkta ne yaptınız?” şeklinde eleştiriler aldıklarını belirten   Üstel, “Sağlığı nereden aldık, nereye getirdik, fotoğrafı orta yerdedir.” dedi.

  -Sağlıkta tam mesai…

Üstel, Sağlık  Bakanı’nın  konuşmasında yeni bir açılım yaptığını söyleyerek, sağlıkta tam mesai konusuna değindi.

Üstel, hükümete geldiklerinde kamuda tek mesainin olmadığını, halktan aldıkları şikayetleri masaya yatırdıklarını,  sendikalarla istişare ederek ülkeyi tek  mesaiye geçirdiklerini hatırlattı.

Tek mesaide vatandaşların daha hızlı hizmet almaya başladığını, bunun gerisinde bir tek sağlık hizmetlerinin kaldığını dile getiren Üstel, “İnşallah şubat ayından sonra bu çalışmayı da hep birlikte tek saat sitemi içerisinde, aynı düzende başlatarak halkımıza söz verdiklerimizin tümünü sağlıkta yerine getirmiş olacağız” dedi.

Üstel, yıl sonuna kadar büyük hastaneleri açarak sağlık alanındaki sıkıntıların büyük kısmını ortadan kaldırmış olacaklarını, sağlığı ön planda tutmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Hasipoğlu, İSG Uzmanları Birliği Heyetini Kabul Etti

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Erkay Özgör başkanlığındaki İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Uzmanları Birliği heyetini kabul etti. Kabulde Bakanlık Müsteşarı Sezgi Ballı, Çalışma Dairesi Müdürü Emrah Güven ve Bakanlık Özel Kalem Müdürü Derviş Bayraktar da hazır bulundu.

Kabulde, ülkede iş sağlığı ve güvenliği alanında yürütülen uygulamalar, son dönemde yaşanan iş kazaları, denetim süreçleri ile mevcut mevzuatın sahadaki uygulaması kapsamlı şekilde ele alındı. Taraflar, özellikle riskli sektörlerde önleyici yaklaşımların güçlendirilmesi, iş kazalarının azaltılması ve güvenli çalışma ortamlarının geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulundu.

Bakan Hasipoğlu toplantıda yaptığı konuşmada, insan hayatının her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayarak, “İnsan hayatı önceliğimizdir. İş kazalarını azaltmak için denetimleri güçlendirecek, İSG kültürünü yaygınlaştıracak önlemler alarak ilgili tüm paydaşlarla yakın iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğiz. Bakanlık olarak amacımız cezalandırmak değil, kazaları önlemek ve güvenli çalışma kültürünü kalıcı hale getirmektir.” ifadelerini kullandı.

Hasipoğlu, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki paydaşlarla işbirliği yapmaya her zaman hazır olduklarını belirterek önümüzdeki dönemde denetim kapasitesinin artırılması için çalışmalarına hız vereceklerini söyledi.

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi Sunat Atun başkanlığında toplandı

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi gündeminde bulunan “İş (Değişiklik) Yasa Tasarısı (İVEDİ) (Y.T No: 263/4/2025)”, “Mücahitlerin Tazmini ile Gazilerin Hak ve Menfaatlerinin Belirlenmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı (Y.T No: 321/5/2025)”, “Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş – Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) Yasa Önerisi (Öneri Sahibi: CTP Lefkoşa Milletvekili Sn. Devrim Barçın) (Y.Ö No: 92/4/2025)”, “Trafik Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik) Yasa Önerisi (Öneri Sahibi: Ulusal Birlik Partisi Lefke Milletvekili Sn. Fırtına Karanfil) (Y.Ö No: 94/5/2025)”, “Kamu Görevlileri (Değişiklik) Yasa Önerisi (Öneri Sahibi: Ulusal Birlik Partisi Lefke Milletvekili Sn. Fırtına Karanfil) (Y.Ö No: 95/5/2025)”, “Genel Kuruldan Bir Daha Görüşülmek Üzere Komiteye Geri Alınan Liman İşçileri (Hizmet Düzenleme) Yasasının Yürürlükten Kaldırılmasına İlişkin Yasa Tasarısı (İVEDİ) (Y.T No: 234/4/2024)” ve “Genel Kuruldan Bir Daha Görüşülmek Üzere Komiteye Geri Alınan Limanlar Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik) Yasa Tasarısı (İVEDİ) (Y.T No: 237/4/2024)”nı sırasıyla ele aldı.
İlk olarak “İş (Değişiklik) Yasa Tasarısı (İVEDİ) (Y.T No: 263/4/2025)”nı ele alan Komite, Yasa Tasarısını oy birliği ile onaylayarak Genel Kurul gündemine sevk etti.
İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi ikinci olarak “Mücahitlerin Tazmini ile Gazilerin Hak ve Menfaatlerinin Belirlenmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı (Y.T No: 321/5/2025)”nı ele aldı. Komite, söz konusu Yasa Tasarısı ile ilgili çalışmalarına bir sonraki toplantısında devam edecek.
Komite daha sonra “Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş – Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) Yasa Önerisi (Öneri Sahibi: CTP Lefkoşa Milletvekili Sn. Devrim Barçın) (Y.Ö No: 92/4/2025)”ni ele alarak ikinci görüşmesini tamamladı. Ancak söz konusu Yasa Önerisinin ivediliği bulunmadığından üçüncü görüşmesi bir sonraki toplantıda gerçekleşecektir.
İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi dördüncü olarak “Trafik Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik) Yasa Önerisi (Öneri Sahibi: Ulusal Birlik Partisi Lefke Milletvekili Sn. Fırtına Karanfil) (Y.Ö No: 94/5/2025)” ele alarak genel görüşmesini tamamladı. Komite bahse konu Yasa Önerisi ile ilgili çalışmalarına bir sonraki toplantısında devam edecek.
Komite, daha sonra “Kamu Görevlileri (Değişiklik) Yasa Önerisi (Öneri Sahibi: Ulusal Birlik Partisi Lefke Milletvekili Sn. Fırtına Karanfil) (Y.Ö No: 95/5/2025)”, “Genel Kuruldan Bir Daha Görüşülmek Üzere Komiteye Geri Alınan Liman İşçileri (Hizmet Düzenleme) Yasasının Yürürlükten Kaldırılmasına İlişkin Yasa Tasarısı (İVEDİ) (Y.T No: 234/4/2024)” ve “Genel Kuruldan Bir Daha Görüşülmek Üzere Komiteye Geri Alınan Limanlar Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik) Yasa Tasarısı (İVEDİ) (Y.T No: 237/4/2024)”nı sırasıyla ele aldı. Söz konusu Yasa Önerisi ile Yasa Tasarılarına ilişkin çalışmalara bir sonraki toplantıda devam edilecektir.
Toplantıya davetli olarak Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Kamu Yönetimi ve İnsan Kaynakları Başkanlığı, Trafik Dairesi, KAMU-SEN ve KKTC Hür-İş Federasyonu’ndan yetkililer katılarak konu ile ilgili görüşlerini komiteye sundu.
Komite Başkanı UBP Milletvekili Sunat Atun başkanlığında toplanan Komite Toplantısına, Komite Üyesi UBP Milletvekili Ahmet Savaşan, Komite Üyesi CTP Milletvekili Devrim Barçın ve Komite Üyesi UBP Milletvekili Fırtına Karanfıl katıldı.

Kardeş şehirler İskele’de buluştu

İskele Belediyesi’nin kardeş şehri Uçhisar Belediyesi, Belediye Başkanı Abdullah Çamcı ve beraberindeki heyetle birlikte İskele’yi ziyaret etti. Uçhisar heyeti, İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu tarafından makamında kabul edildi.

Ziyarette, iki belediye arasındaki kardeşlik bağlarının güçlendirilmesi, karşılıklı iş birliği olanakları ve yerel yönetimler arası deneyim paylaşımı ele alındı. Görüşmede, bu tür temasların yalnızca kurumsal ilişkileri değil, aynı zamanda halklar arasındaki gönül bağlarını da güçlendirdiği vurgulandı.

İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, Uçhisar heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, “Kardeş şehrimiz Uçhisar ile aramızdaki bağlar her geçen gün daha da güçleniyor. Bu ziyaretler, ortak değerlerimizi ve geleceğe dönük iş birliklerimizi pekiştiriyor” dedi.

Uçhisar Belediye Başkanı Abdullah Çamcı ise gösterilen misafirperverlik için teşekkür ederek, İskele ile kurulan kardeşlik ilişkisinin dostluk temelinde uzun yıllar sürmesini temenni etti.

Ziyarette, Başkan Çamcı’ya eşi Emine Çamcı’nın yanı sıra Uçhisar Belediyesi Meclis Üyeleri Fatih Kırfaz, Mustafa Kırfaz, Yüksel Tomruk, Salim Taşkın ve Uçhisar Belediyesi Özel Kalem Müdürü Tahsin Aymelek eşlik etti. Görüşmede ayrıca İskele Belediyesi Kültür, Sanat ve Dış İlişkiler Danışmanı Özlem Kadirağa da hazır bulundu.

Program kapsamında Uçhisar heyeti, İskele Belediyesi Kültür Evi’ni de gezdi. Danışman Özlem Kadirağa’nın eşlik ettiği gezide, KKTC’nin ve İskele’nin kültürel özelliklerini yansıtan eserler tanıtıldı. Heyet, Kültür Evi’ne büyük ilgi gösterdi.

KIBRIS TÜRK İNŞAAT TAŞERONLARI BİRLİĞİ’NDEN BAKAN HASİPOĞLU’NA 6 MADDELİK TALEP

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Osman Amca başkanlığındaki Kıbrıs Türk İnşaat Taşeronları Birliği temsilcilerini kabul etti. Başkan Amca, inşaat sektöründe yaşanan sorunları Bakan Hasipoğlu’na aktararak sıkıntılarının çözümü konusunda destek istedi.
 
İnşaat sektöründe hem kayıt dışılığın arttığına hem de iş hacminin daraldığına dikkat çeken Amca, taşeronlara prim desteği sağlanması talebinde bulunarak, taşeronların artan maliyetler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını ifade etti.
 
Çalışanların kayıt dışına düşme pahasına kolayca başka işyerlerine geçtiğini, bunun da iş barışını ve sürdürülebilirliğini olumsuz etkilediği kaydeden Amca, bazı müteahhitlerin boya, kalıp, alüminyum gibi birçok işi aynı anda üstlendiğine işaret ederek , vergi ve sigorta yükümlülüklerini yerine getirmediklerini ve denetlenmediklerini söyledi.
 
Hasipoğlu: “Sektörün sorunlarını yakından takip ediyoruz”
 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu ise kabulde yaptığı konuşmada, inşaat sektörünün ülke ekonomisi açısından önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Hasipoğlu, taşeronların aktardığı sorunların farkında olduklarını belirterek, kayıt dışılıkla mücadelenin Bakanlığın öncelikli konuları arasında yer aldığını söyledi.
 
Hasipoğlu, sektörde haksız rekabetin önüne geçilmesi, kayıt dışılığın önlenmesi ve emeğin korunması adına gerekli önlemler almak için inşaat sektörü temsilcileri ile istişareye ve işbirliğine her zaman açık olduklarını ifade etti.

Erdoğan: Bayrağımıza uzanan kirli elleri bulup, hesap soracağız

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nusaybin’deki bayrak indirme provokasyonuna sert tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bayrağımıza uzanan kirli elleri bulup, hesap soracağız.” dedi.

Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin Meclis’teki grup toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Konuşmamın hemen başında bir hususu dikkatinize getirmek istiyorum. Meclis çalışmalarımız yoğun bir tempoda devam ediyor. Bizi buraya hak ve hukukunu savunmamız için gönderen aziz milletimizin emanetine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Muhalefetin tüm uzlaşmaz, hukuk tanımaz tavırlarına rağmen sabırlı bir şekilde hareket ediyoruz.

‘CHP’NİN DERDİ EMEKLİLER DEĞİL’

CHP’nin emeklilerimizle ilgili bir derdi olmadığını çok iyi biliyoruz. Bu gerçeği milletimiz de biliyor. İşçiye maaş yerine harçlık verenlerin, kendi personeli görev yaparken keyif çatanların, yolsuzluk, israf sebebiyle belediyeleri iflasa sürükleyenlerin şov peşinde koştuklarını benim emeklim gayet iyi biliyor.

‘EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI 20 BİN LİRAYA YÜKSELECEK’

Malum en düşük emekli aylığını 20 bin liraya çıkartan teklifimizin genel kurul görüşmeleri başladı. Sizlerin de yakın takibiyle inşallah teklifimizin yasalaşacağına inanıyorum. Teklifin yürürlüğe girmesiyle birlikte en düşük emekli aylığı 20 bin liraya yükselmiş olacak. Bu rakam göreve geldiğimizde neydi biliyor musunuz? Sadece 66 liraydı.

‘EMEKLİLERİMİZİN SIKINTILARINI FARKINDAYIZ’

Hayat pahalılığı başta olmak üzere emeklilerimizin sıkıntılarını farkındayız. 500 bin sosyal konut hamlesi gibi, konut arzını artırarak bu sorunlara çözüm üretmeye gayret ediyoruz. Emeklilerimizin taleplerine, beklentilerine, şikayetlerine hiçbir zaman kulağımızı tıkamadık. Bir kulağımız her zaman emeklilerimizde oldu. Bütçe imkanlarımız genişledikçe taleplerini yerine getirmeye çalıştık.

SURİYE’DEKİ SON GELİŞMELER

Suriye’nin kuzeyi ve doğusundaki toprakları işgal eden adına SDG denilen yapı ile geçen yıl 10 Mart’ta bir mutabakat imzalandı. Bu mutabakata göre SDG silahlarını bırakacak, işgal ettiği yerleri Suriye hükümetine teslim edecekti. SDG bu entegrasyon için belirlenen takvim içinde olumlu hiçbir adım atmadı. SDG yöneticileri ile Şam yönetimi arasında yapılan müzakereler olumsuz sonuçlandı. Bunun da sebebi SDG denilen yapının sürekli el yükselten, zamana oynayan tutumuydu.

Biz bu süreçte ilgili kurumlarımız vasıtasıyla tüm taraflara gerekli telkinlerde bulunduk. Düğümün çözülmesi, krizin çatışmaya dönüşmemesi için her türlü gayreti gösterdik. Başka aktörler de devreye girdi, 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması için gerekli tavsiyeyi yaptı.

Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş, tek bir Suriye devletinin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye’nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi defalarca ilan ettik. Suriye devletinin ve ordusunun tüm etnik kökenlerin yan yana yaşadığı birleşik tek bağımsız bir Suriye inşa etme mücadelesini komşuları olarak yürekten destekliyoruz.

BAYRAK İNDİRME PROVOKASYONUNA TEPKİ

Şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkanı kalmamıştır. Silahları bırakmak, meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur. Bayrağımıza uzanan kirli elleri bulup, hesap soracağız”

Erdoğan ile Trump telefonda görüştü!

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Trump, telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığı konuya ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Yapılan açıklamada, Suriye’deki gelişmelerin yakından takip edildiği aktarılırken, Türkiye’nin ABD ile eş güdüm içinde hareket etmeyi sürdüreceği belirtildi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın telefon görüşmesinde, ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye’nin Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve Suriye’nin birlik, beraberlik ve toprak bütünlüğünün Türkiye için önemli olduğunu belirtti.

Görüşmede DEAŞ ile mücadele ve Suriye’nin hapishanelerindeki DEAŞ’lıların durumu da ele alınırken, Erdoğan, bütün unsurlarıyla birlikte kalkınan, terörden arındırılmış, huzurlu bir Suriye’nin bölgenin istikrarına da katkı sağlayacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de barışın tesisine yönelik çabaların devam ettiğini, Türkiye’nin bu konuda ABD ile eş güdüm içinde hareket etmeyi sürdüreceğini belirtirken, Gazze Barış Kurulu’na daveti nedeniyle Trump’a teşekkür etti.

Öztürkler: AB varil siyasetinin arkasına saklanmasın, verdiği sözleri tutsun

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’yi adada işgalci olarak göstermesini eleştirdi.

BRT’de katıldığı Manşet Artı programında Aziz Karaaziz’in sorularını yanıtlayan Öztürkler, Hristodulidis’in 2026’nın ilk yarısında üstlenecekleri AB Dönem Başkanlığı’nın önceliklerini açıkladığı konuşmaya değinerek, “İşgal altında bulunan tek AB üyesi ülke Kıbrıs” sözlerine yanıt verdi.

Öztürkler, Hristodulidis’in tarihi gerçekleri çarpıtan ve Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan bir yaklaşım içerisinde olduğunu söyledi.

Öztürkler, adanın asli unsurlarından birinin Kıbrıslı Türkler olduğunu vurgulayarak, “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni işgal eden, darbe yapan ve Kıbrıslı Türkleri katleden taraf Rumlardır. Dolayısıyla bu söylemi kendisine iade ediyoruz” dedi.

Türkiye’nin AB sürecinin Kıbrıs meselesiyle bağdaştırılamayacağını belirten Öztürkler, Hristodulidis’in iddia ettiği gibi Kıbrıs meselesinin AB’nin sorunu olmadığını, aynı zamanda Brüksel’in de Rumlardan yana taraf olduğunu söyledi.

Öztürkler, AB’nin bu süreçte rol almak istiyorsa, 2004 Annan Planı döneminde verdiği sözleri yerine getirmesi gerektiğini de hatırlattı.

Öztürkler, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ev sahipliğinde Limasol’da düzenlenen Avrupa Konseyi çalışma toplantısına katılmak üzere adaya gelişi ve Lefkoşa’da Nikos Hristodulidis ile görüşmesini de değerlendirdi.

Öztürkler, AB liderlerine “Varil siyaseti”ni bırakmaları tavsiyesinde bulunarak, Kıbrıs Türk halkının iradesini görmezden gelen tek taraflı yaklaşımların çözüm üretmeyeceğini vurguladı.

Öztürkler, AB liderlerini sınır kapılarından yürüyerek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geçmeye davet etti.

Kuzey Kıbrıs’ta, önyargıların ötesinde, barışçıl ve çağdaş bir halkın dostane yaklaşımıyla karşılaşacaklarını kaydeden Öztürkler, Kıbrıslı Türklerin dünyaya açık olduklarını, AB’nin de bu gerçeği yerinde görmesi gerektiğini ifade etti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Güney Kıbrıs, İsrail ve Yunanistan arasında artarak devam eden üçlü ilişkilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztürkler, Doğu Akdeniz’de kurulan bu eksenin Kıbrıs Türk halkını yok sayan ve Türkiye’yi dışlamaya çalışan bir anlayışın ürünü olduğunu söyledi.

Öztürkler, bölgedeki enerji ve güvenlik politikalarının tek taraflı ittifaklarla değil, kapsayıcı işbirlikleriyle şekillenmesi gerektiğini belirtti.

Öztürkler, eğer tek taraflılıkta ısrar edilirse, bölgedeki gerilimin artacağını, oysa kendilerinin karşılıklı saygı ve işbirliği temelinde herkesin kazanacağı bir düzenin kurulmasını savunduklarını kaydetti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, son günlerde kamuoyunda tartışılan güvenlik algısına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. KKTC’nin güvenli bir ülke olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Bunun altına imzamı atarım” dedi.

Öztürkler, dünyada suç çeşitliliğinin arttığı bir dönemde tüm ülkelerin güvenlik politikalarını güncellediğini belirterek, “Çağa uyum sağlamak zorundayız. KKTC’de güvensizlik algısı yaratmaya çalışanlar, istatistikleri Güney Kıbrıs, Fransa ve diğer AB ülkeleriyle kıyaslasın. Her ülkenin kendine özgü güvenlik dinamikleri vardır” ifadelerini kullandı.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Polis Teşkilatı’nın özveriyle çalıştığını ifade eden Öztürkler, son dönemde bazı galerilere yönelik saldırılar üzerinden tüm ülkenin güvensiz ilan edilmesini “tehlikeli bir yaklaşım” olarak nitelendirdi.

Başbakan Ünal Üstel hükümetinin polis teşkilatına ciddi personel takviyesi yaptığını ve teknolojik altyapıyı güçlendirdiğini hatırlatan Öztürkler, riskli grupların adaya girişlerinde daha sıkı denetimler yapıldığını, sınırların kontrol altında tutulduğunu ve tespit kameralarının yaygınlaştırılmasıyla güvenlik konusunun daha da ileri taşındığını kaydetti.

Kayıtsız para akışına da dikkat çeken Öztürkler, “Bu paranın kaynağı ve ülkeye giriş şekli mutlaka araştırılmalı, gerekli adımlar atılmalıdır. Polisimiz bu tür olaylarla ilgili üzerine düşeni yapmaktadır” ifadelerini kullandı.

Siyasi tartışmaların güvenlik çalışmalarını gölgelememesi gerektiğini vurgulayan Öztürkler, “Bu ülke için yapılan onca güzel iş konuşulmazken, olumsuzlukların büyütülmesi doğru değildir. Güvenlik gibi hayati bir konuyu siyaset ve popülizm uğruna harcamamak gerekir. Herkesin bu bilinçte olması şarttır” şeklinde konuştu.

Başkan Öztürkler, YPG yandaşlarının Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik saldırısını değerlendirerek, bu tür provokasyonların bölgedeki barış ve istikrarı hedef aldığını vurguladı.

Öztürkler, “Bayrağa yapılan saldırı yalnızca Türkiye’ye değil, aynı zamanda ortak değerlerimize yönelmiş bir saygısızlıktır. Kıbrıs Türk halkı olarak biz, her türlü terör girişimini reddediyor ve güvenliğin hâkim olması gerektiğini savunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Öztürkler Türkiye’nin bu saldırıya gerekli şekilde cevap vereceğini belirterek, “Türkiye’nin kararlılığı ve gücü, bu tür provokasyonların sonuçsuz kalmasını sağlayacaktır. Bizler de Kıbrıs Türk halkı olarak bu duruşu destekliyor, bölgemizde barış ve güvenliğin tesis edilmesi için dayanışmamızı sürdürüyoruz” dedi.

SEBZE VE MEYVE ÜRETİCİLERİNE DON TAZMİNATI ÖDENDİ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan duyuruya göre, Genel Tarım Sigortası Fonu kapsamına 2024 yılında alınan üreticilerden, 2024–2025 üretim yılında yaşanan don olayı nedeniyle zarara uğrayanlara tazminat ödemesi yapıldı.
 
Don zararı sonucu narenciye, enginar, çilek, bezelye, bakla, domates ve biber ürünleri zarar gören 10 üreticiye, toplam 210,25 dönüm alan için 3 milyon 690 bin 99 lira 83 kuruş tazminat ödendi.
 
Bakanlık açıklamasında, sebze ve meyve üreticilerinin tazminat ödemelerini Kooperatif Merkez Bankası ve/veya Köy Kooperatif Şirketleri aracılığıyla alabilecekleri belirtildi.
 
Açıklamada, ürünü zarar gören tüm üreticilere ödemelerin hayırlı olması temennisinde bulunularak, üreticilerin belirtilen kurumlara başvurarak tazminatlarını alabilecekleri önemle duyuruldu.

Üstel’den Hristodulidis’e Sert Yanıt: “Gerçekler Çarpıtılamaz”

Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmaya yazılı açıklama ile yanıt vererek tepki gösterdi.

Başbakan Üstel, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşma, Kıbrıs meselesine dair tek yanlı, gerçekleri çarpıtan ve Kıbrıs Türk halkını yok sayan bir yaklaşımın bir kez daha açık bir tezahürü olmuştur” dedi.

“Garantör Türkiye’nin 1974’te attığı adım, bir işgal değildir”

“Kıbrıs’ta yaşanan sorunların temelinde, Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü egemenliği tek başına sahiplenme, Kıbrıs Türk halkını azınlık olarak görme ve siyasi eşitliği reddetme anlayışı yatmaktadır” diyen Başbakan Üstel, şöyle devam etti:

“Bugün “işgal” söylemi üzerinden yapılan açıklamalar, 1963’ten itibaren Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı saldırıları, katliamları, zorunlu göçleri ve insanlık dışı izolasyonları bilinçli şekilde görmezden gelmektedir.

Kıbrıs Türk halkı, kendi öz vatanında güvenliğini sağlayabilmek ve varlığını sürdürebilmek adına ağır bedeller ödemiştir. Garantör Türkiye’nin 1974’te attığı adım, bir işgal değil; Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtaran meşru bir barış harekâtıdır. Bu tarihsel gerçek, hiçbir siyasi kürsüde yapılan konuşmayla değiştirilemez.”

Başbakan Üstel, “Avrupa Birliği’nin, Rum tarafını Kıbrıs Türk halkının iradesini hiçe sayarak üye yapması, adadaki dengeyi bozduğu ve çözüm motivasyonunu ortadan kaldırdığı da artık tartışmasız bir gerçektir. Bugün gelinen noktada, Avrupa Birliği’nin tarafsız bir çözüm aktörü olduğu iddiası, sahadaki uygulamalarla örtüşmemektedir” açıklamasını yaptı.

“Kıbrıs’ta çözüm, Rum tarafının tek egemenlik ve tek temsil iddiasından vazgeçmesiyle mümkün”

Ünal Üstel, açıklamasının devamında ise şunları kaydetti:

“Kıbrıs’ta çözüm, Rum tarafının tek egemenlik ve tek temsil iddiasından vazgeçmesiyle mümkündür. Kıbrıs’ta kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir çözüm, ancak iki egemen eşit devletin ve iki halkın eşit uluslararası statüsünün kabulüyle mümkündür. Kıbrıs Türk halkının iradesi, devleti ve kurumları vardır ve bu gerçek yok sayılamaz.

KKTC olarak çağrımız nettir: Gerçeklerle yüzleşilmeden, geçmişin tek taraflı anlatılarıyla ve Kıbrıs Türk halkının hakları görmezden gelinerek herhangi bir ilerleme sağlanması mümkün değildir. Kıbrıs’ta barış, ancak eşitlik, karşılıklı saygı ve egemenliğin tanınmasıyla tesis edilebilir. Kıbrıs Türk halkı, dün olduğu gibi bugün de kendi geleceğini kararlılıkla tayin etmeye devam edecektir.”