Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi, Cittaslow KKTC Ağı Başkanlığını devralıyor

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Cittaslow KKTC Ağı’na üye beş belediye arasında imzalanan ortak mutabakat uyarınca, ağ başkanlığı ve teknik koordinatörlük görevi her yıl dönüşümlü olarak farklı bir belediye tarafından yürütülüyor.

Bu kapsamda, 2025 yılında başkanlığı sürdüren Geçitkale-Serdarlı Belediyesi’nden görev devri alınarak, 2026 yılı itibarıyla Cittaslow KKTC Ağı Başkanlığı’nı Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi üstlenecek. Aynı mutabakat çerçevesinde teknik koordinatörlük görevini ise bu yıl Şenay Tekiner Sunal yürütecek.

Yerel değerlerin korunması, çevresel sürdürülebilirlik, üreticinin desteklenmesi, kültürel mirasın yaşatılması ve yaşam kalitesinin artırılmasını hedefleyen Cittaslow felsefesi doğrultusunda yürütülen çalışmaların, belediyeler arası iş birliğini güçlendirdiği vurgulanıyor. KKTC genelinde gerçekleştirilen Cittaslow temalı projeler ve farkındalık faaliyetleri de bu anlayışın bir unvanın ötesinde yönetim yaklaşımı olarak benimsendiğini ortaya koyuyor.

Başkanlığı devralan Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi’nin önümüzdeki dönemde projelerin koordinasyonunu güçlendirmeyi, bilgi paylaşımını artırmayı ve yerel kalkınmayı destekleyen yeni adımlar atmayı hedeflediği belirtildi.

Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu, Cittaslow’un üretimi, doğayı ve insanı merkeze alan bilinçli bir yaşam anlayışını temsil ettiğini belirterek, “Bu sorumluluğu belediye olarak büyük bir bilinçle üstleniyoruz” dedi.

Belediyenin, başkanlık süresi boyunca sürdürülebilir ve nitelikli yaşam hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceği ifade edildi.

Bugün hava parçalı bulutlu

Hava hafta boyunca parçalı bulutlu, hava sıcaklığı ise 22 dereceye kadar yükselecek.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, 03-09 Şubat tarihleri arasında bölge, alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Meteoroloji Dairesi’nin haftalık hava tahmin raporuna göre, hava hafta boyunca parçalı ve az bulutlu, bazı günlerde ise çok bulutlu olacak.

Açıklamada, en yüksek hava sıcaklığının, genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 19–22 derece dolaylarında seyredeceği belirtildi.

Rüzgarın, periyodun ilk günü kuzey ve batı yönlerden, diğer günlerde ise kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli; salı günü ise fırtınamsı şekilde esmesi bekleniyor.

Grand İsias Otel davasında karar: 3 kamu görevlisine 10 yıl hapis; aileler kararı istinafa taşıyacak

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti. Adıyaman’daki Grand İsias Otel’in yıkılması sonucu, aralarında ülkemizden öğrenciler ve tur rehberlerinin de bulunduğu 72 kişi yaşamını yitirdi, 10 kişi yaralandı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı, otelin yapıldığı 1993’te ruhsatına onay veren dönemin Adıyaman Belediyesi İmar Müdürü Yusuf Gül, 2001 yılındaki ikinci yapı ruhsatında imzası bulunan İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış, Ruhsat Büro Şefi Bilal Balcı, dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, Yapı Kontrol Birimi’nde görevli daimi işçi Abdurrahman Karaaslan ve Ruhsat Büro’da görevli teknisyen Fazlı Karakuş hakkında dava açtı.

3 kamu görevlisi sanığa iyi hal indirimiyle 10 yıl hapis

Mahkeme heyeti, eski Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, eski İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış ve eski Büro Şefi Bilal Balcı’ya, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan önce 12 yıl hapis cezası verdi. Ardından, “sanıkların fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri”ni lehlerine değerlendirerek iyi hal indirimi uygulayan mahkeme, cezayı 10 yıla düşürdü. Bu sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına hükmedildi. Mahkeme, diğer sanıklar Yusuf Gül, Abdurrahman Karaaslan ve Fazlı Karakuş’un ise beraatine karar verdi.

“Sanıkların birçoğunun Adıyaman ilinde ikamet ettiğinin anlaşılması…”

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi 160 sayfalık gerekçeli kararda “olası kast”, “taksir” ve “bilinçli taksir” değerlendirmesi yaptı.

Kararda, şu ifadelere yer verildi:

“Yasal düzenlemeler ile yüksek yargı kararları bağlamında somut olay ele alındığında; Adıyaman ilinin deprem haritasının yıllar içerisinde az riskli bölgeden yüksek riskli bölgeye doğru değişiklik göstermiş olması, Adıyaman ilinin de etkilendiği aynı gün içerisinde yaşanan 7.7 MW şiddetinde ve 7.6 MW şiddetindeki depremlerin büyüklüğü, bu büyüklükte depremin yakın tarihlerde Adıyaman ilinde yaşanmamış olması, sanıkların bir çoğunun Adıyaman ilinde ikamet ettiğinin anlaşılması ile yapıya ruhsat – yapı kullanım izni verilen tarihler ile deprem tarihi arasındaki zaman dilimi nazara alındığında sanıkların müsnet suça konu eylemlerini ‘olursa olsun’ veyahut sonucu kabullenerek ‘olası kast’la hareket ederek gerçekleştirdiklerine ilişkin kesin bir kanaate varılamadığı ve bu bağlamda sanıkların suça konu eylemlerinin öngörülebilir mahiyette olan mevcut netice bakımından gerçekleşmeyeceğini umarak veyahut şanslarına güvenerek ‘bilinçli taksir’ kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur.”

ANKA Haber Ajansı’nın edindiği bilgiye göre, aileler kararı İstinaf Mahkemesi’ne taşıyacak.

HÜSEYİN AMCAOĞLU: 2023’TE KARAKOLU HİZMETE AÇTIK, FAYDASINI GÖRÜYORUZ

Gönyeli Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, yaptığı açıklamada Gönyeli Polis Karakolu, zabıta güçlendirmeleri ve 289 güvenlik kamerasıyla kent güvenliğinde önemli adımlar attıklarını söyledi.
“2023’TE KARAKOLU HİZMETE AÇTIK, FAYDASINI GÖRÜYORUZ”
Belediye olarak bütçe ayırdıklarını, personel ve iş gücü ortaya koyduklarını belirten Amcaoğlu, polis, Güvenlik Kuvvetleri ve Başbakanlıkla iş birliği içinde Gönyeli Polis Karakolu’nun 2023 yılında hizmete açıldığını söyledi.
Amcaoğlu, bugün basına yansımayan birçok olayın polisle yürütülen iş birlikleri sayesinde önlendiğini belirterek, “Çok ciddi olayların önüne geçtik” ifadelerini kullandı.
289 GÜVENLİK KAMERASIYLA KENT 24 SAAT İZLENİYOR
Kent güvenliğinin yalnızca karakolla sınırlı olmadığını vurgulayan Amcaoğlu, zabıta teşkilatının güçlendirildiğini ve her gece en az iki zabıta ekibinin nöbet tuttuğunu kaydetti.
Gönyeli ve Alayköy genelinde 289 güvenlik kamerasıyla; ana caddelerden ara sokaklara, parklar, mezarlıklar, pazar yerleri, hayvan barınağı ve sanayi bölgelerine kadar geniş bir alanın izlendiğini söyleyen Amcaoğlu, kamera görüntülerinin anlık olarak polisle paylaşıldığını ifade etti.

ÇAVUŞ: İMZAM BUZ GİBİ TEMİZ, YASAL DAYANAK FASIL 60’TIR

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Cumhuriyet Meclisi kürsüsünden yaptığı kapsamlı açıklamada, kamuoyunda tartışma yaratan arazi kiralamasıyla ilgili tüm süreci ayrıntılarıyla anlattı. Çavuş, söz konusu arazinin rekreasyon amaçlı kiralandığını, CTP Milletvekili Erkut Şahali, Sn Hüseyin Çavuş’un imzası “buz gibi temiz” ise sözlerinin üzerine bakan Çavuş, görevde olduğunum süre içerisinde atmış olduğum imzalar ‘’ buz gibi temiz’’ olduğunu vurgulayarak, sürecin arkasında durduğunu söyledi.

REKREASYON TANIMI VE KULLANIM AMACI NET

Çavuş, rekreasyonun; insanların boş zamanlarını dinlenme, eğlenme, sosyalleşme, stres atma ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik aktif ya da pasif faaliyetlerle değerlendirdiği alanları kapsadığını belirtti. Bu kapsamda rekreasyon alanlarının piknik alanları, parklar ve spor faaliyetlerine uygun halka açık alanları içerdiğini vurguladı.

SÖZLEŞMEDE 3, 4 VE 5. MADDE AÇIK: BİTKİ ÖRTÜSÜ KORUNACAK

Kiralama sözleşmesinin 3’üncü, 4’üncü ve 5’inci maddelerinde, arazideki bitki örtüsünün kesinlikle korunacağı ve alanın yalnızca rekreasyon amaçlı kullanılabileceğinin açıkça yer aldığını belirten Çavuş, bu hükümlerin dışına çıkılmasının mümkün olmadığını söyledi. Çavuş, bu maddelerin kamuoyuyla paylaşılmasında hiçbir sakınca bulunmadığını da ifade etti.

İZİNSİZ SÖKÜLEN AĞAÇLAR İÇİN YASAL SÜREÇ BAŞLATILDI

Arazi üzerinde izinsiz şekilde sökülen ağaçlara ilişkin tespitler üzerine Orman Dairesi tarafından gerekli inceleme başlatıldığı belirten Çavuş, Eğer izinsiz sökülen ağaçlar varsa gerekli araştırma yapılacak, suç unsuru varsa gereken işlem yapılacağını ifade etti.

YANLIŞ YASA ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN TARTIŞMALARA NET CEVAP

Kiralamanın, Fasıl 60 Orman Yasası ile Koruma ve Faydalanma Tüzüğü’nün verdiği yetkiye dayanılarak yapıldığını belirten Çavuş, bu yasal çerçevenin açık ve tartışmasız olduğunu ifade etti.

TARIMSAL VE REKREASYON AMAÇLI KİRALAMALAR AYNI KAPSAMDA

Bakan Çavuş, tarımsal amaçla kiralanan araziler ile piknik ve rekreasyon alanlarının da aynı yasal kapsamda değerlendirildiğini söyledi. Orman Dairesi’nin döner sermaye yapısına sahip olduğunu hatırlatan Çavuş, kamu yararı gözetilerek yapılan bu tür kiralamaların orman varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacı taşıdığını belirtti.

ŞEHİR PLANLAMA VE İNŞAAT İZNİ HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİL

Orman arazilerinin imara kapalı olduğunun altını çizen Çavuş, şehir planlama onayı ya da inşaat izni verilmesinin Orman Yasası’na göre mümkün olmadığını söyledi. Böyle bir projelendirme yapılmış olması halinde bunun kendi bakanlığını bağlamayacağını ifade etti.

“NEYE İMZA ATTIĞIMI BİLİYORUM”

Görev süresi boyunca yaptığı tüm kiralamaların arkasında olduğunu dile getiren Çavuş, her işlemde art niyet aranmasının doğru olmadığını söyledi. “Ben neye imza attığımı biliyorum” diyen Çavuş, sürecin tamamının şeffaf şekilde yürütüleceğini ve rapor sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.

HASİPOĞLU: ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ SAMİMİYET TESTİDİR

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, anayasa değişikliği ve yargı reformu sürecinin siyasi ihtiraslara ve erken seçim hesaplarına alet edilmemesi gerektiğini vurguladı. Hasipoğlu, Meclis’te zaman zaman tansiyon yükselse de esas olanın diyalog ve uzlaşı olduğunu ifade etti.

“YARGI REFORMUNDA İKİ KEZ HEP BİRLİKTE SINIFTA KALDIK”
Yargı ve anayasa değişikliği konusunun ülke açısından hayati önemde olduğuna dikkat çeken Hasipoğlu, geçmişte iki kez referanduma gidildiğini ancak halktan onay alınamadığını hatırlattı. Bu durumun sadece iktidarın değil, yasamanın tamamının ortak sorumluluğu olduğunu belirten Hasipoğlu, Yüksek Mahkeme’nin de bu süreci yakından takip ettiğini söyledi.

“ESASA İLİŞKİN BİR İHTİLAF YOK, MESELE ZAMANLAMA VE SAMİMİYET”
Hasipoğlu, Yüksek Adliye Kurulu’nun tüm siyasi partileri ziyaret ederek, kimseyi rahatsız etmeyecek ve herkesin uzlaştığı dört maddelik bir anayasa değişikliği önerisi sunduğunu ifade etti. Bu maddelerin içeriğinde herhangi bir ihtilaf bulunmadığını belirten Hasipoğlu, asıl meselenin seçimle ilişkilendirilmeden bu değişikliğin yapılıp yapılmayacağı olduğunu vurguladı.

AD HOC KOMİTE ÇAĞRISI: “GELİN, HEP BİRLİKTE YAPALIM”
Başbakan Ünal Üstel’in dile getirdiği AD HOC Komite önerisine dikkat çeken Hasipoğlu, bu komitede tüm siyasi partilerin ve bağımsız milletvekillerinin temsil edilmesini istedi. Sürecin sadece Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi’ne bırakılmaması gerektiğini belirten Hasipoğlu, geniş tabanlı bir uzlaşıyla anayasa değişikliğinin hızla Meclis’ten geçirilerek halkın onayına sunulması çağrısı yaptı.

“BİZ GEÇİRECEĞİZ” SÖYLEMİ SAMİMİYETİ ZEDELER
Muhalefetten gelen “biz iktidara geldiğimizde geçireceğiz” yönündeki söylemlere tepki gösteren Hasipoğlu, bu yaklaşımın samimiyet sorgulamasına yol açtığını söyledi. Erken seçim talebinin reddedildiğini hatırlatan Hasipoğlu, anayasa değişikliği konusunun siyasi hesaplardan ayrıştırılması gerektiğini vurguladı.

“SÖZ BAŞKA, TUTUM BAŞKA”
Konuşmasında karma oy düzenlemesine de değinen Hasipoğlu, geçmişte bu konuda geniş bir uzlaşı sağlanmasına rağmen, son aşamada muhalefetin geri adım attığını söyledi. Komite çalışmalarında esasa ilişkin tek bir itirazın dahi yapılmadığını ifade eden Hasipoğlu, buna rağmen Genel Kurul’da sürecin durdurulmasının samimiyetle bağdaşmadığını belirtti.

“İCRAATLARI YOK SAYMAK GERÇEĞİ DEĞİŞTİRMEZ”
Hükümetin son dört yılda önemli yatırımlara ve projelere imza attığını ifade eden Hasipoğlu, “bırak sen konuş, Türkiye Cumhuriyeti konuşsun” şeklindeki ifadeleri yadırgadığını söyledi. Dörtlü hükümet döneminde somut icraat yapılmadığını savunan Hasipoğlu, mevcut hükümetin birçok projeyi hayata geçirdiğini ve yatırımların kurdelelerini kestiğini vurguladı.

“ELEŞTİRİ BAŞKA, GERÇEKLER BAŞKA”
Eleştirinin demokratik bir hak olduğunu belirten Hasipoğlu, ancak yapılan icraatların yok sayılmasının doğru olmadığını ifade etti. Konuşmasını, “Anayasa değişikliğinde de, karma oyda da samimi olun. Ya evet deyin ya hayır deyin” sözleriyle tamamladı.

SAVAŞAN: UBP YARGIDAKİ TIKANIKLIĞIN AŞILMASI İÇİN REFERANDUMA DESTEK VERECEK

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Grup Başkanvekili Ahmet Savaşan, Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmada, yargı alanında uzun süredir devam eden tıkanıklığın giderilmesi amacıyla referandum sürecine destek vereceklerini açıkladı. Savaşan, sürecin siyasi tartışmalardan uzak, yapıcı bir anlayışla ele alınması gerektiğini vurguladı.

Meclis’teki konuşmasında diyalog ve uzlaşının önemine dikkat çeken Savaşan, yasama yılının başından bu yana UBP başbakanlığındaki DP-YDP koalisyon hükümetinin pek çok önemli yasayı ülkeye kazandırdığını belirtti. Son dört yılda ayrıca hükümetin getirdiği bazı yasaların ise ana muhalefetin katkı koyarak yasallaştırıldığını anımsatan Savaşan yargı konusundaki ihtiyaçların karşılanması için de ana muhalefetin sorumluluğu bulunduğuna işaret etti. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Savaşan, geçmişte gerçekleştirilen iki referandumun Meclis’ten oy birliğiyle geçmesine rağmen başka seçimlerle birlikte yapıldığı için yeterince anlatılamadığını ve halktan destek alamadığını hatırlattı.

UBP yargının ayrı referandum yapılması talebini destekliyor…

Bugün Yüksek Adliye Kurulu’nun hem hükümeti hem de ana muhalefeti ziyaret ettiğini belirten Savaşan, söz konusu görüşmelere kendisinin de katıldığını ifade etti. Görüşmelerde, yargının en üst kademesinin, yıllardır süregelen ihtiyaçların giderilmesi amacıyla yargıya ilişkin bir referandumun herhangi bir seçimle birleştirilmeden yapılması yönündeki görüşünü ortaya koyduğunu aktardı. Bu konunun ana muhalefetle iş birliği içinde, tüm partilerin temsil edileceği özel ve geçici bir komitede ele alınmasının öngörüldüğünü söyleyen Savaşan, UBP’nin yargının bu talebini haklı bulduğunu ve üzerine düşen katkıyı koyacağını dile getirdi.

Yargının referandum ihtiyacı siyasallaştırılmamalıdır…

Hükümetin Meclis’te 29 milletvekiliyle temsil edildiğini anımsatan Savaşan, referandumun gerçekleştirilebilmesi için 34 oya ihtiyaç duyulduğunu ve bu nedenle ana muhalefetle iş birliğinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Konunun siyasallaştırılmaması gerektiğini vurgulayan Savaşan, Başbakan Ünal Üstel’in bir gün önce yaptığı açıklamanın sürecin takvimine ilişkin olduğunu belirtti.

Bütün partilerin temsil edileceği Ad Hoc Komite kurulması ön görülüyor…

Referanduma gidilmesi için anayasal süreçlerde belirli bekleme süreleri bulunduğunu hatırlatan Savaşan, anayasa değişikliğini UBP’nin çoğunlukta bulunduğu Hukuk komitesinde ele almak yerine katılımcılığın sağlanması için tüm siyasi partilerin ve bağımsız milletvekillerinin temsil edileceği bir “Ad Hoc Komite”de görüşülmesi için gereken adımın atılacağının sabah yapılan toplantıda Yüksek Adliye Kurulu üyelerine iletildiğini belirtti.

 

CTP’nin sürece katkı koyması kıymetlidir…

Ana muhalefetin görüşlerine önem verdiklerini dile getiren Savaşan, özellikle Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin sürece katkısının kıymetli olduğunu belirterek, konunun farklı alanlara çekilmesinin doğru olmayacağını ifade etti. Savaşan, konuşmasının amacının Meclis’i ve kamuoyunu doğru şekilde bilgilendirmek olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.

ÇAVUŞ: GÖREV SÜREM BOYUNCA ATTIĞIM İMZALARIN ARKASINDAYIM

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş, orman arazisi kiralamasıyla ilgili kamuoyuna yansıyan iddialar üzerine açıklamalarda bulundu. Çavuş, yapılan kiralamanın sözleşme hükümleri çerçevesinde gerçekleştiğini belirtirken, iddialarla ilgili Orman Dairesi tarafından soruşturma başlatıldığını söyledi.

“Bu Rekreasyon Amaçlı Kiralanan Bir Arazidir”

Hüseyin Çavuş, söz konusu arazinin rekreasyon amaçlı kiralandığını ve sözleşmenin üçüncü, dördüncü ve beşinci maddelerinde bitki örtüsüne zarar verilmemesinin açıkça hüküm altına alındığını ifade etti. Kiralamanın ormanların korunması esas alınarak yapıldığını belirten Çavuş, yapılan her işlemin Orman Dairesi’nin denetimi altında olduğunu söyledi.

Kiralama sonrası yapılan bazı yanlış uygulamaların iddia edildiğini belirten Çavuş, bu iddiaların dün itibarıyla Orman Dairesi tarafından soruşturma konusu yapıldığını kaydetti.

“Yanlış İşler Yapılmışsa Gerekli Adımları Atmaktan Çekinmeyiz”

Çavuş, Orman Dairesi’nin hazırlayacağı raporun beklendiğini ve rapor doğrultusunda hareket edileceğini söyledi. Meclis’te yaptığı konuşmada, raporun ortaya koyacağı sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağını vurgulayan Çavuş, saklanacak herhangi bir durum olmadığını ifade etti.

İmara kapalı olan ve orman yasasına göre yapılaşmaya açık olmayan bir alanda, sözleşme dışı herhangi bir proje yapılmışsa bunun kabul edilemez olduğunu belirten Çavuş, bu tür bir durumun bakanlığının bilgisi dışında gerçekleşmiş olabileceğini söyledi.

“Orman Dairesi Döner Sermayeyle Dönen Bir Yerdir”

Tarım Bakanı Çavuş, Orman Dairesi’nin döner sermaye ile çalışan bir kurum olduğunu ve kamu yararı doğrultusunda varlıklarını değerlendirmek zorunda olduğunu ifade etti. Kendilerine gelen kiralama taleplerinin kamuya açık, kamu yararı gözeten ve orman ıslahını esas alan talepler olması halinde değerlendirmeye alındığını söyledi.

Sözleşmede rekreasyon dışında kullanımın açıkça yasaklandığını yineleyen Çavuş, şehir planlama ya da belediyeler tarafından farklı bir işlem yapılmışsa bunun orman yasası açısından mümkün olmadığını vurguladı.

“Görev Sürem Boyunca Attığım İmzaların Arkasındayım”

Çavuş, görev süresi boyunca yaptığı kiralamaların tamamının arkasında olduğunu belirterek, sosyal medyada ve basında yer alan bazı paylaşımlar nedeniyle konunun Meclis gündemine gelmesini önemli bulduğunu söyledi.

İmzasının bilincinde olduğunu vurgulayan Çavuş, rekreasyon amaçlı, halka açık ve orman ıslahını hedefleyen bir çalışmanın amaçlandığını ifade ederek, Orman Dairesi’nin hazırlayacağı rapor sonrasında gereken tüm adımların atılacağını belirtti.

YILGIN: YASANIN MECLİS’TEN GEÇMESİ MEMNUNİYET VERİCİ, CUMHURBAŞKANININ DA BU YASAYI ONAYLAMASINI İSTİYORUZ

Alayköy Organize Sanayi Bölgesi Derneği Başkanı Metin Yılgın, Meclis’ten geçen İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nı değerlendirdi, yasanın geçmesinden dolayı memnuniyetlerini dile getirdi. Yılgın, Cumhurbaşkanının da bu yasayı onaylamasını istediklerini kaydetti.

Gündem Kıbrıs’a konuşan Alayköy Organize Sanayi Bölgesi Derneği Başkanı Metin Yılgın, “Bir iş kazasında sorumluluk sahibi kimse onun tutuklanması gerekiyordu. Kusurlu-kusursuz oranına bakmadan şirket direktörleri tutuklanıyordu. Bu düzenlemenin yapılması için yola çıkıldı ve bu yasa da meclisten geçti. Bir akit ile iş yerinde sorumluluk kimdeyse, kusur oranları belirlendikten sonra onun yargılanması gerekirdi. Bu yasa bizim de desteklediğimiz bir yasaydı. Meclisten geçmesinden dolayı memnuniyet duyuyoruz. Cumhurbaşkanının da bu yasayı onaylamasını istiyoruz. CTP her şeye olduğu gibi bu yasaya da karşıydı. Bu durumun gerçekliğini anlamak istemediler. Umarım ki Cumhurbaşkanının etrafındaki bazı unsurlar baskı oluşturup, bu yasayı imzalamasını engellemez. Bu yasanın en kısa zamanda yürürlüğe girmesi gerekiyor. Büyük işletmelerde bir kişinin bütün iş sürecini yönetmesi mümkün değildir. Bir kişi her fabrikanın başında olamaz. O nedenle görev yetki ve sorumluluk akit ile bir kişiye verilmişse, bir iş kazasında da sorumlu o kişidir” dedi.

Şap hastalığına karşı mücadele sürüyor

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, ülkede uzun bir süreden sonra aralık ayı içerisinde yeniden görülen şap hastalığına karşı mücadele çalışmalarının kararlılıkla sürdürüldüğünü duyurdu.

Hastalığın kontrol altına alınması ve yeni salgınların oluşmasının önlenmesi amacıyla Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı tarafından ilan edilen “Şap Hastalığı ile İlgili Alınması Gereken Genel Tedbirler”in uygulanmasına devam ediliyor.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, hastalığın mevcut durumu ve Veteriner Teknik Komite’nin önerileri doğrultusunda karantina uygulamaları ve hayvan hareketlerine ilişkin kısıtlamalar  dile getirildi.

Ülke genelinde ilan edilen tüm tedbir ve hayvan hareketi kısıtlamalarının yürürlükte kalacağına işaret edilen açıklamada, tüm hayvan hareketlerinin yasak olduğu, yalnızca Veteriner Dairesi kontrolünde işletmelerden doğrudan mezbahalara sevke izin verileceği belirtildi.

Salgınla mücadele kapsamında büyükbaş hayvanlara yönelik ikinci tur zorunlu aşılama programının tamamlanmak üzere olduğu kaydedilerek, küçükbaş hayvanlara yönelik zorunlu aşılama programının ise şubat ayında başlatılmasının planlandığı vurgulandı.

Hastalığın seyri ve yüksek bulaşma riski nedeniyle üreticiler ve ilgili tüm sektör paydaşlarının ilan edilen tedbirlere eksiksiz uyması istenen açıklamada, hastalığın çiftliklere bulaşmasının önlenmesi amacıyla uygulanacak biyogüvenlik önlemlerinin hayati öneme sahip olduğu belirtildi.

-Karantina uygulamasının devam ettiği bölgeler

Boğaziçi ve Atlılar köyleri (1 km) bölgelerinde tam karantina uygulaması sürdürülüyor ve hayvanların meraya çıkarılması yasak. Hayvancılık bölgelerine insan ve hayvan girişleri sınırlaması sürüyor. Bölgede bulunan koyun, keçi ve sığırların, mezbahaya sevk dâhil olmak üzere, karantina süresi boyunca hiçbir şekilde hareket ettirilmeyecek.

Koruma alanı içindeki (3 km) Akova, Sınırüstü, Aygün ve Sandallar’da karantina tedbirleri devam ediyor. Tüm küçükbaş ve büyükbaş hayvan hareketleri sürüyor. Bir aylık karantina süresinin tamamlanmasının ardından, yalnızca Veteriner Dairesi kontrolünde olmak kaydıyla hayvanların doğrudan belirlenen mezbahalara sevkine izin verilecek. 

-Ülke genelinde uygulanacak tedbirler

Ülke genelinde ilan edilen tüm tedbirler ve hayvan hareketi kısıtlamaları yürürlükte kalacak. Tüm hayvan hareketleri yasak. Yalnızca Veteriner Dairesi kontrolünde işletmelerden doğrudan mezbahalara sevke izin verilecek.

Salgınla mücadele kapsamında büyükbaş hayvanlara yönelik ikinci tur zorunlu aşılama programı tamamlanmak üzere. Şubat ayı içerisinde küçükbaş hayvanlara yönelik zorunlu aşılama programının başlatılması planlanıyor.

Hastalığın seyri ve yüksek bulaşma riski nedeniyle üreticilerimizin ve ilgili tüm sektör paydaşlarının ilan edilen tedbirlere eksiksiz uyması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, hastalığın çiftliklere bulaşmasının önlenmesi amacıyla uygulanacak biyogüvenlik önlemleri hayati öneme sahiptir.”

KIBRIS TÜRK FUTBOLUNUN EFSANE İSİMLERİNDEN HÜSEYİN GALLİGA YAŞAMINI YİTİRDİ

Kıbrıs Türk futbolunun efsane isimlerinden Hüseyin Alder (Galliga) yaşamını yitirdi.
Galliga’nın vefatı başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerini yasa boğdu. Hüseyin Alder, Perşembe günü Gazimağusa’da son yolculuğuna uğurlanacak.

Yıldız futbolcu, Mağusa Türk Gücü’nde uzun yıllar forma giyip önemli başarılara imza attıktan sonra, Güney Kıbrıs ekibi Paralimni’de de kısa bir süre forma giymişti.

Yeni keşfedilen deniz canlısına Hindistan Cumhurbaşkanı’nın adı verildi

Hindistan’ın doğusunda yaşayan yeni bir kabuksuz deniz salyangozu türü keşfeden zoologlar, ona ülkenin cumhurbaşkanının adını verdi.

Hindistan Cumhurbaşkanı Droupadi Murmu’nun adı verilen Melanochlamys Droupadi adlı kabuksuz deniz salyangozu yakut kırmızısı beneğiyle kahverengimsi siyah renkte ve 7 milimetreye kadar büyüyebiliyor.

Hindistan Zooloji Araştırmaları Merkezi’nden (ZSI) araştırmacılar bu salyangozu, Hindistan’ın doğu kesimindeki Batı Bengal ve Orissa eyaletlerinin düşük gelgit bölgelerindeki 3 kilometrelik bir alanda buldu.

Araştırmacılar Bengal Körfezi’nin kuzeydoğu kıyılarından yaklaşık 150 örnek topladı ve kapsamlı moleküler analizle türün orijinalliği doğrulandı.

Bilim insanları çalışmada şöyle yazdı:

Tüm örnekler Bengal Körfezi’nin kuzeybatısı boyunca, Batı Bengal’in Digha ve Orissa eyaletinin Udaipur kıyılarından toplandı.

Deniz habitatlarında yaşayan kabuksuz deniz salyangozları, sığ gelgit bölgelerinden derin denizlere ve kutuplardan tropikal bölgelere kadar gezegenin her yerinde bulunuyor.

Bu canlılar diğer küçük deniz salyangozu türleri, deniz solucanları ve küçük balıklar da dahil başka küçük hayvanlarla besleniyor.

Yeni keşfedilen kafa kalkanlı deniz salyangozu (Cephalaspidea), vücudunun içinde bir kabuk bulunan küçük bir omurgasız ve hem erkek hem de dişi üreme organlarına sahip bir hermafrodit.

“Bu, Hindistan bölgesinden ikinci tür ve üçüncü gerçek tropikal tür” diyen araştırmacılar, halihazırda dünya genelinde 18 kabuksuz deniz salyangozu türünün bilindiğini de ekliyor.

ZSI’dan çalışmanın baş yazarı Prasad Chandra Tudu’nun, cumhurbaşkanıyla aynı Hindistan bölgesinden geldiği için bu deniz salyangozunu Murmu’nun onuruna adlandırmaya karar verdiği bildirildi.

Hindustan Times’a konuşan Tudu şöyle dedi:

Bilim insanları olarak keşfettiğimiz türlere isim verme özgürlüğüne sahibiz. Hem cumhurbaşkanı hem de ben Mayurbhanj’ın Rairangpur bölgesinden geldiğimiz için yüksek makama yükselişini onurlandırmak adına bu türe onun adını vermeye karar verdim.

Küresel piyasalarda altın ve gümüş fiyatları geriliyor

Ocak ayı boyunca rekor kıran altın ve gümüş fiyatları, cuma günü başlayan sert düşüş eğilimini yeni haftanın ilk işlem gününde de sürdürüyor.

ABD’deki siyasi belirsizlikler ve ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığına ilişkin adaylık süreci piyasalardaki oynaklığı artırırken, değerli metallerde cuma günü başlayan “düzeltme” hareketi, yeni haftanın ilk işlem gününde hız kazandı.

Altının ons fiyatı 29 Ocak’ta 5 bin 600 doların üzerine çıkarak rekorunu yenilerken, 30 Ocak Cuma günü yüzde 9 düştükten sonra, bugün de yüzde 8,3’lük gerilemeyle 4 bin 500 doların altına indi.

Gümüş piyasasında ise kayıplar daha da derinleşti. Cuma günü yüzde 26 ile tarihinin en sert günlük düşüşlerinden birini kaydeden gümüş, bugün yüzde 14 daha değer kaybederek 75 doların altına indi.

– Yatırımcılar diğer varlıklardaki kayıplarını karşılamak için nakde yöneldi

Analistler, bu sert düşüşün ana nedenleri arasında vadeli işlem piyasalarındaki teminat tamamlama (margin call) zorunluluklarını ve yatırımcıların diğer varlıklardaki kayıplarını karşılamak için nakde yönelmesini gösteriyor.

CME Group’un vadeli işlemlerde teminat artırması ve yatırımcıların nakit ihtiyacıyla zorunlu tasfiyeye gitmesi de satışlarda etkili oldu. Öte yandan, Minneapolis’te yaşanan bir olay sonrası patlak veren tartışmalar nedeniyle ABD hükümetinin kısmi kapanma sürecine girmesi risk iştahını daha da zayıflattı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kevin Warsh’u Fed Başkanlığına aday olarak göstermesinin piyasalarda “daha uzun süre yüksek faiz” endişesini ve para politikasında belirsizliği tetiklediğini belirten analistler, bu durumun doları güçlendirdiğini ve altın-gümüş gibi faiz getirisi olmayan varlıkların cazibesini azalttığını bildirdi.

Analistler, bu ortamda altının geleneksel bir güvenli liman varlığı olmaktan ziyade yatırımcılar için bir likidite kaynağı olarak kullanıldığını da hatırlattı.

Öte yandan, piyasa değeri bakımından en büyük kripto para birimi Bitcoin’in fiyatı, kısa süreliğine 75 bin doların altına indi.

68. Grammy Ödülleri sahiplerini buldu

Müzik dünyasının en prestijli ödülleri arasında yer alan Grammy Ödülleri’nin kazananları, ABD’nin Los Angeles kentinde düzenlenen törenle açıklandı.

Los Angeles’taki Crypto.com Arena’da düzenlenen 68. Grammy Ödülleri’nin sunuculuğunu ünlü komedyen Trevor Noah üstlendi.

Gecenin en büyük ödüllerinden “Yılın Şarkısı” ödülünü Billie Eilish “Wildflower” ile kazanırken “Yılın Kaydı” ödülü Kendrick Lamar ve SZA işbirliği olan “Luther”a verildi. “Yılın Albümü” ödülünün sahibi ise Bad Bunny’nin “Debi Tirar Mas Fotos” adlı albümü oldu.

“En İyi Yeni Sanatçı” ödülünü Olivia Dean kazanırken pop müzik kategorilerinde Lady Gaga “Mayhem” albümüyle öne çıktı. Gaga, “En İyi Pop Vokal Albüm” ödülünün yanı sıra “En İyi Dans/Pop Kaydı” ödülünü de “Abracadabra” ile aldı.

“En İyi Müzik Videosu” ödülü ise Doechii’nin “Anxiety” adlı çalışmasına verildi.

Rap kategorilerinde gecenin en dikkat çeken ismi Kendrick Lamar oldu. Sanatçı, “GNX” albümüyle “En İyi Rap Albümü”, “TV Off” ile “En İyi Rap Şarkısı”, “Luther” ile de “En İyi Melodik Rap Performansı” ödüllerini kazandı.

Alternatif müzikte The Cure, “Songs Of A Lost World” ile “En İyi Alternatif Müzik Albümü” ödülünü kazanırken Rock müzik kategorisinde “En İyi Rock Albümü” ödülünün sahibi,”Never Enough” adlı eseriyle Turnstile’a verildi.

Film ve televizyon müzikleri alanında “En İyi Film/TV Müzikleri Albümü” ödülünü Ludwig Göransson, “Sinners” filmiyle kazandı.”K-Pop Demon Hunters” filminde yer alan “Golden” adlı eser, “En İyi Görsel Medya İçin Yazılmış Şarkı” ödülünü kazanarak bu alanda ilke imza attı.

Japonya’da kayak merkezinde meydana gelen telesiyej kazasında bir kişi öldü

Japonya’nın Nagano eyaletinde bulunan kayak merkezinde meydana gelen telesiyej kazasında Avustralya vatandaşı bir kişi hayatını kaybetti.

ABC News’ün haberine göre, Nagano’daki kayak merkezinde telesiyejden indiği sırada sırt çantası kabine sıkışan Avustralya vatandaşı bir kadın, telesiyejin hareket etmesi sonucu sürüklenerek ağır yaralandı.

Yetkililer, kalp durması şüphesiyle hastaneye kaldırılan 22 yaşındaki kadının, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiğini aktardı.

Kayak merkezinden yapılan açıklamada, benzer kazaların önüne geçecek önlemler alınana kadar telesiyejin yeniden faaliyete geçmeyeceği ifade edildi.

Olaya ilişkin soruşturma sürüyor.

BMGS Kıbrıs Özel Temsilcisi Diagne, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’ni ziyaret etti

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü (UNFICYPMisyon Şefi Khassim Diagne, Kıbrıs Vakıflar İdaresi (Evkaf) Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer ve Din İşleri Başkanı Hakan Moral’ı ziyaret etti.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Merkez binasında bugün saat 14.00’te gerçekleşen ziyarette, Diagne’a UNFICYP Kıdemli Danışmanı Aderemi Adeyoka ve Özel Asistanı Sharon Wiharta eşlik etti.

Ziyarette, Kıbrıs’ın çok kültürlü ve çok inançlı yapısının korunması, kültürel ve dini mirasın yaşatılması, güneyde yer alan Binatlı Camisi’nin ibadete açılması konusunun gündeme getirilmesi, Larnaka’daki Hala Sultan Tekkesi ziyaretleri, kurumlar arası iş birliği ve Vakıflar’ın tarihsel süreçteki rolü ve önemi başlıkları ele alındı.

Bakan Hasipoğlu, Berat Kandilini kutladı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu Berat Kandili dolayısıyla mesaj yayımladı.

Hasipoğlu’nun mesajı şöyle;

“Berat Kandili; insanın kendisiyle, vicdanıyla ve toplumla yeniden yüzleştiği müstesna bir gecedir. Affın, arınmanın ve sorumluluğun anlam kazandığı bu anlamlı gecenin; emeğin korunmasına, adalet duygusunun güçlenmesine ve toplumsal dayanışmanın daha da pekişmesine vesile olmasını temenni ediyorum.

Zor zamanlardan geçen dünyamızda, birbirimizi anlamaya, dayanışmayı büyütmeye ve ortak geleceğimize umutla sahip çıkmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Bu mübarek gecenin; ülkemize huzur, sofralarımıza bereket, kalplerimize ferahlık getirmesini diliyorum.

Tüm Müslüman aleminin, halkımızın Berat Kandili mübarek olsun.”

İş sağlığı ve güvenliği ile kamu çalışanlarının maaşlarına ilişkin yasa önerileri kabul edildi

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, gündeminde bulunan Birleştirilmiş İş Sağlığı ve Güvenliği (Değişiklik) Yasa Önerisi ile Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) Yasa Önerisi’ni oyçokluğuyla kabul etti.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, gündeminde bulunan Birleştirilmiş İş Sağlığı ve Güvenliği (Değişiklik) Yasa Önerisi ile Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) Yasa Önerisi’ni oyçokluğuyla kabul etti.

Genel Kurul’da ilk önce Birleştirilmiş İş Sağlığı ve Güvenliği (Değişiklik) Yasa Önerisi görüşüldü.

Öneriyi Komite Başkanı Yasemi Öztürk okudu. Öneri oyçokluğuyla kabul edildi.

Daha sonra Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) Yasa Önerisinin görüşülmesine geçildi.

Komite başkanı Sunat Atun raporu okudu. Ardından öneri oybirliğiyle kabul edildi.

Genel Kurul bugünkü çalışmalarını tamamladı. Bir sonraki birleşim yarın saat 10.00’da başlayacak.

Atun’dan CTP’ye; Meclis teamüllerine uyalım, istişare kültürünü koruyalım

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Sunat Atun, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda 62’nci madde kapsamında yapılan konuşmaların usul ve teamüllerine dikkat çekerek, Meclis’te bugüne kadar korunan istişare ve iletişim kültürünün muhafaza edilmesi gerektiğini vurguladı.

Atun, 62’nci madde çerçevesinde bugüne kadar yapılan konuşmalara ya ilgili bakanların ya da Başbakanın yanıt verdiğini anımsatarak, ana muhalefet lideri tarafından gündeme getirilen konulara, görev alanına giren hususlarda İçişleri Bakanı’nın cevap vermek istemesinin son derece doğal olduğunu ifade etti.

Meclis’te sağlıklı bir çalışma düzeninin ancak karşılıklı saygı ve istişareyle mümkün olabileceğini belirten Atun, bu kültürün zedelenmemesi gerektiğine işaret etti. Genel Kurul’daki konuşmasında, sürecin nasıl yürütülmesi gerektiğine dair netlik çağrısı yapan Atun, şu ifadeleri kullandı:

“İstişare halinde bir noktaya mı varacağız, yoksa kaos mu yaratacağız? Bundan sonra usul bu olacaksa; siz konuşacaksınız, tüm milletvekilleri sizi saygıyla dinleyecek, biz yanıt vermek üzere kürsüye çıktığımızda ise bağırarak sataşılacaksa, biz de başka yöntemler geliştirelim. Bu bizlere yakışır mı?”

Siyasette bugüne kadar korunan iletişim ve istişare düzeyinin büyük bir kazanım olduğunun altını çizen Atun, bu seviyenin korunmaması halinde Meclis çalışmalarının nasıl bir yola gireceğinin de açıkça ortaya konulması gerektiğini ifade etti.

OĞUZ: CTP POPÜLİZM YAPIYOR, GÜVENLİK BİRİMLERİ GÖREV BAŞINDA

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, ana muhalefetin güvenlik konusunu siyasi popülizme dönüştürdüğünü vurgulayarak, devletin tüm kurumlarıyla görev başında olduğunu net bir dille ifade etti.
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’ye yanıt vermek üzere kürsüye çıkan Oğuz’a, CTP milletvekilleri “62’nci madde kapsamında yalnızca Başbakan konuşur” gerekçesiyle tepki gösterdi. Oğuz ise, güvenlik alanına ilişkin kamuoyunu doğru bilgilendirmenin görevleri olduğunu belirtti.
Ülkede güvenliğin tüm kurumlar tarafından kesintisiz şekilde sağlandığını vurgulayan Oğuz, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, KTBK, Polis Genel Müdürlüğü ve ilgili tüm birimlerin, Cumhurbaşkanlığı dahil olmak üzere aktif görevde olduğunu kaydetti.
Ana muhalefetin gerçekleri görmezden geldiğini söyleyen Oğuz, şu ifadeleri kullandı:
“Siz bu ülkede popülizm yapmak adına doğruları konuşmuyorsunuz. Yapılanları yok sayıyorsunuz, polisin fedakârca çalışmalarını görmezden geliyorsunuz. Seçim tarihleri bellidir; seçim, sizin istediğiniz zaman değil, bizim belirlediğimiz zaman olur.”
CTP Milletvekili Asım Akansoy’un tepkilerine karşılık Oğuz, “CTP popülizm yapıyor. Asım Bey, davul vereyim çal; masaya vurmakla olmuyor” ifadelerini kullandı.

“KKTC’NİN İTİBARINI KORUMAK ORTAK SORUMLULUKTUR”

Konuşmasının devamında KKTC’nin güvenliğinin ve uluslararası itibarının korunmasının herkesin sorumluluğu olduğunu vurgulayan Oğuz, hükümetin bu konuda tüm imkânlarını seferber ettiğini belirtti.
“Bir tane KKTC var. Bu ülkenin itibarını korumak hepimizin görevi. Dünyanın her yerinde suç vardır. Önemli olan devletin refleksi ve kararlılığıdır. Hükümetimiz, güvenlik konusunda tüm birimleriyle konuyu an be an takip etmektedir.”

ÜSTEL: ERKEN SEÇİM YOK, YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR

Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşarak hükümetin icraatlarını ve önümüzdeki planlarını detaylı şekilde aktardı. Üstel, 1991’den beri Meclis’te olduklarını hatırlatarak, “Hiçbir konuşmanın arkasına saklanmadık. Dün neysek, bugün de oyuz, yarın da öyle olacağız” dedi.

Hükümet programına bağlı kalarak verilen tüm sözlerin yerine getirildiğini vurgulayan Üstel, “Hiçbir hükümet programında yazdıklarımızın bir tanesini havada bırakmadık. Fazlası reformlardır, eksiği yoktur. 2013’ten bugüne yarım kalan bir projeyi bırakmadık. Halkın ihtiyacı olan tüm projeleri hayata geçirdik” ifadelerini kullandı.

Başbakan, sağlıkta önemli adımlar attıklarını belirterek, “2024, 2025 ve 2026 Sağlık Yılı olacak dedik. Hiç olmayan bölgelere sağlık ocakları ve merkezleri yaptık. Lefkoşa Devlet Hastanesi’nin temelini attık. Pamuklu ve Karpaz’da sağlık merkezlerini tamamladık. Bugün bütün sağlık merkezlerimizde tam gün uygulamaya geçtik. Ufak tefek eksikler zaman içerisinde düzeltilecek” dedi.

Çalışanların ekonomik durumuna da değinen Üstel, “Hiçbir çalışanımızı hayat pahalılığı altında ezdirmedik. Asgari ücret Avrupa’nın üst sıralarında. Teşvikleri artırdık, özel sektörü cazip hale getirdik ve yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Başbakan, hükümetin istikrarla 30 yılda yapılamayan projeleri tamamladığını vurguladı: “Yakında Girne Hastanesi’ni açacağız. Yaptıklarımızla birlikte halkın ihtiyacı olan her projeyi hayata geçirdik.”

MAYIS’TA YARGI REFORMU VE ANAYASA REFERANDUMU

Üstel, Mayıs ayının ilk haftasında yargıda reforma gidileceğini belirterek, “Önce yargıyı düzelteceğiz, gerekli yasa çalışmalarını tamamlayacağız. Yargı reformunu hayata geçirip Anayasa değişikliklerini halkımızın onayına sunacağız” dedi.

Seçim tarihinin koalisyon ortaklarının uzlaşısıyla belirleneceğini ifade eden Üstel, “Artık memlekette erken seçim yok, erken seçim geçmiştir. Önümüzdeki süreçte yargı yasalarını geçireceğiz, Barolar Birliği’nin taleplerini yerine getireceğiz ve halkın onayından sonra seçim tarihini açıklayacağız” ifadelerini kullandı.

Başbakan, Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan Mali ve İktisadi İşbirliği protokolleriyle projelerin hayata geçirildiğini hatırlatarak, Yüksek Mahkeme’nin açılmasıyla mahkemelerdeki sıkışıklığın çözüleceğini ve yargı reformunun tamamlanacağını vurguladı.

İSTİKRAR VE REFORMLA KKTC GÜÇLENİYOR
Konuşmasını özetleyen Üstel, “30 yılda yapılamayan projeleri tamamladık. Sağlık, eğitim, ekonomi ve altyapıda yaptıklarımızla söylediklerimizi gerçekleştirdik. Seçime kadar yapacak çok işimiz var ve bu süreçte istikrarla çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

Maliye Bakanı Berova’dan Berat Kandili mesajı

Maliye Bakanı Özdemir Berova, “Mübarek geceler, gönüllerin arındığı, birlik ve dayanışma duygularının güçlendiği özel zamanlardır” dedi.

Berova, bu gece idrak edilecek Berat Kandili vesilesiyle yayımladığı mesajda, mübarek gecenin ülkeye, İslam âlemine ve tüm insanlığa barış, huzur ve hayırlar getirmesini temenni etti.

Berova mesajında şunları kaydetti:

“Bu gece idrak edeceğimiz Berat Kandili; ilahi rahmetin ve mağfiretin tecelli ettiği, gönüllerimizin arınmasına, manevi hayatımızın güçlenmesine ve birlik duygularımızın pekişmesine vesile olan müstesna bir gecedir.

Manevi duyguların yoğunlaştığı, sevgi, saygı, hoşgörü ve kardeşlik bağlarının güç kazandığı bu özel gecenin; ülkemize, milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa barış, huzur, sağlık ve bereket getirmesini diliyorum”

Başbakan Üstel, Berat Kandili’ni kutladı

Başbakan Ünal Üstel, bugün idrak edilecek olan Berat Kandili dolayısıyla sosyal medya hesabı üzerinden bir mesaj yayımladı.

Başbakan Üstel mesajında şunları kaydetti:

“Ramazan ayının müjdecisi olan mübarek Berat Kandili’ni idrak ederken; gönüllerimizin arınmasını, dualarımızın kabulünü ve birlik duygularımızın güçlenmesini temenni ediyorum.

Bu müstesna gecenin; dargınlıkların geride bırakıldığı, dayanışma, yardımlaşma ve kardeşlik bağlarının daha da pekiştiği bir iklime vesile olmasını diliyorum.

Berat Kandili’nin Kıbrıs Türk halkımıza, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’ndeki kardeşlerimize ve tüm İslam alemine sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum.”

Çavuş, Berat Kandili dolayısıyla mesaj yayımladı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Berat Kandili’nin bireysel ve toplumsal olarak muhasebe yapmaya, kırgınlıkları geride bırakarak birlik ve beraberliğin daha da güçlenmesine vesile olduğunu vurguladı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Berat Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajda, mübarek üç aylar içerisinde yer alan ve Ramazan ayının müjdecisi olan Berat Kandilinin; affın, rahmetin ve bereketin tecelli ettiği müstesna gecelerden biri olduğunu belirtti.

“Berat Kandili’nin; ülkemize, halkımıza ve tüm İslam âlemine barış, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum” diyen Çavuş, dayanışma ve yardımlaşma duygularının daha da pekiştiği bu mübarek gecede, edilen duaların kabul olmasını, geleceğe dair umutların güçlenmesini diledi.

Çavuş, tüm halkın ve İslam âleminin Berat Kandili’ni kutlayarak, sağlık, huzur ve esenlikler temenni etti.

Türkiye’de 15 yaşından küçük çocuklar sosyal paylaşım sitelerine giremeyecek

Türkiye’de çocukları internetin zararlarından korunmak amacıyla yapılacak düzenleme kapsamında, ebeveyn izni olsa dahi 15 yaşından küçük çocukların sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamaması, sadece yaşlarına uygun oyunlara erişim sağlayabilmeleri planlanıyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukları sosyal medyanın zararlı etkilerinden korumak için atılması gereken adımlara yönelik çalışmasında sona geldi. Bakanlık yetkilileri hazırladıkları çalışmalara ilişkin Meclis’te AK Parti Grubuna gerçekleştirdikleri sunumda, düzenlemeye neden ihtiyaç duyulduğu, düzenlemenin nasıl yapılacağı ve dünya örnekleri tek tek sıralandı.

Sunuma göre, çocukların internetin zararlı etkilerinden korunmasına yönelik çalışma kapsamında, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da düzenleme yapılması planlanıyor.

Çocukların dijital dünyada güvenliğini sağlamak için sosyal ağ sağlayıcılarının daha etkin önlemler almasının gerekliliği vurgulanan sunumda, çocukların dijital bağımlılıklardan korunması gerektiği belirtildi.

Sosyal medya ve çevrim içi oyun ortamlarında çocukların güvenliğini ve mahremiyetini esas alan, bütüncül bakış açısıyla bir kanuni düzenlemenin yapılmasının zorunlu hale geldiği ifade edilen sunumda, bu konuya ilişkin çeşitli öneriler de yer aldı.

Söz konusu öneriler arasında en önemli başlık yaş sınırı olarak dikkati çekti. Sosyal ağ sağlayıcılarına erişim yaşının 15 olması, 15 yaşını doldurmamış çocukların ebeveyn izni olsa dahi bu platformlara erişememesinin önemi vurgulandı.

Oyunlar için ise bir yaş sınırlaması yapılmaması ancak yaşa göre derecelendirme ve çocukların sadece yaşlarına uygun oyunlara erişim sağlayabilmelerinin gerekliliği ifade edildi.

Yaş sınırının uygulanmasında sosyal ağ sağlayıcılarına çocukların hesap açmasını önlemek amacıyla etkili yaş doğrulama sistemleri kullanma yükümlülüğü getirilmesi planlanıyor. Bu konudaki doğrulama sistemlerinin usul ve esaslarının ise yönetmeliklerle belirlenmesi hedefleniyor.

Sunumdaki bir diğer öneri ise çocukların dijital ortamları kullanırken ebeveynin yönlendirme ve gözetim hakkının kullanımı oldu. Ebeveyn denetim araçlarının sosyal medya platformlarına yükümlülük olarak getirilmesi hedefleniyor.

Platformların kullanıcıların, yasa dışı veya zararlı içeriklere ilişkin şikayetlerini, elektronik ortamda iletebilecekleri aktif bir başvuru mekanizması sunma yükümlülüğünün kapsamının da genişletilmesi amaçlanıyor.

Çocukların öngörülen yaştan önce sosyal medya platformlarına erişememesi için alınan yaş doğrulama ve diğer tedbirlere dair raporlama yükümlülüğünün getirilmesi de sunumda yer alan diğer başlık olarak dikkati çekiyor. Bununla birlikte sosyal ağ sağlayıcılarının, aldatıcı reklamları engelleyici tedbirleri almakla yükümlü olması da planlanıyor.

DÜNYA ÖRNEKLERİ ANLATILDI

Sunumda, çocukların güvenli internete erişimi konusunda dünyadaki son gelişmeler de sıralandı.

Bu alandaki en kapsamlı iki yasanın Birleşik Krallık ve Avustralya’da uygulandığı belirtildi. Avustralya’nın 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını yasaklayan dünyadaki ilk ülke olduğu hatırlatıldı.

Avustralya’daki düzenlemenin sosyal medya kullanımının çocuklar üzerindeki potansiyel zararları konusunda sorumluluğu doğrudan platform sağlayıcılarına yüklediği belirtildi.

Kurumsal ihlaller için 2025 itibarıyla maksimum 49.5 milyon Avustralya Doları tutarında ağır idari para cezaları öngörüldüğü kaydedildi.

Söz konusu yasanın, İngiltere ve ABD gibi diğer bölgelerde de tartışıldığı aktarıldı.

Din İşleri Başkanı Moral, Berat Kandili’ni kutladı

Din İşleri Başkanı Hakan Moral, İslam aleminin Berat Kandili’ni kutladı.

Din İşleri Başkanı Hakan Moral, yaptığı yazılı açıklamada, “Ramazan-ı Şerif ayının habercisi rahmet, mağfiret ve arınma gecesi olan mübarek Berat Kandili’ne bir kez daha kavuşmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Hepimiz insanız, şaşar beşer misali hata yapar yanılırız. İşte tam bu noktada Berat; affın, bağışlanmanın, kulun Rabbine yönelerek arınmasının gecesidir. Bu gece, gönüllerimizi kin ve nefretten arındırma, kırgınlıkları giderme, kardeşlik ve merhamet duygularını yeniden kuşanma vaktidir.” ifadelerini kullandı.

Allah’ın rahmet kapılarının bu gece sonuna kadar açılacağını kaydeden Moral, duaların kabulünü, kalplerin de iyilik, adalet ve şefkatle dolmasını temenni etti.

Berat gecesinin affetmenin büyüklüğünü, bağışlanmanın değerini ve insan olmanın sorumluluğunu hatırlattığını belirten Moral, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Bu gece vesilesiyle, başta ailemiz olmak üzere, milletimiz, vatanımız ve tüm İslam âlemi için hayırlar dilemeli; dargınlıkları sona erdirerek gönül köprüleri kurmalıyız. Toplumsal huzurun, birlik ve beraberliğin güçlenmesine vesile olmasını temenni ettiğimiz bu mübarek gecede; özellikle gençlerimizin, çocuklarımızın ve ihtiyaç sahiplerinin dualarımızda yer alması gerektiğini unutmamalıyız.

Bu duygu ve düşüncelerle, aziz halkımızın ve tüm İslam âleminin Berat Kandili’ni tebrik ediyor; bu mübarek gecenin affımıza, huzurumuza ve kardeşliğimize vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.”

Ramazanın müjdecisi Berat Kandili bugün idrak ediliyor

Ramazan ayının müjdecisi olarak kabul edilen Berat Kandili, bugün idrak ediliyor.

Berat Kandili, İslam inancında “üç aylar”ın ikincisi olan şaban ayının 15’inci gecesine denk geliyor.

İslam’a göre “berat” günahlardan arınma, temize çıkma, ilahi af ve rahmete nail olma anlamları taşıyor.

Hazreti Muhammed’in, Berat Kandili’ne ilişkin şöyle buyurduğu ifade ediliyor:

“Şaban ayının 15’inci gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Yüce Allah, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve ‘Yok mu tövbe eden, tövbesini kabul edeyim. Yok mu rızık isteyen, rızık vereyim. Yok mu şifa isteyen, şifa vereyim. Yok mu başka isteği olan ona da istediğini vereyim.’ buyurur.”

“Ramazanın müjdecisi” Berat Kandili’nin 2 Şubat’ta idrak edilmesinin ardından Müslümanlarca “on bir ayın sultanı” olarak tanımlanan Ramazan ayı 19 Şubat’ta başlayacak.

Kur’an-ı Kerim’de “Bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen Kadir Gecesi, 16 Mart’ta idrak edilecek ve Müslümanlar 20 Mart’ta Ramazan Bayramı’nı karşılayacak.

Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Ömer Tiryaki, yaptığı açıklamada, üç ayların Müslümanların inanç, ibadet, ahlak ve sosyal sorumluluk alanlarında bütüncül bir yenilenmeye yöneldiği müstesna bir dönem olduğunu belirtti.

Regaip gecesiyle başlayan bu manevi seyrin, ramazanın rahmet ikliminde kemale erdiğini ifade eden Tiryaki, “Bu zaman dilimini en verimli şekilde değerlendirmek, düzenli ibadet, bilinçli tefekkür, ahlaki hassasiyet ve toplumsal dayanışmayı artırmayı gerektirir.” dedi.

Üç aylarda yer alan Berat Kandili’ne şaban ayının 15’inci gecesinde idrak edildiğini anımsatan Tiryaki, “Berat gecesinde ibadetle meşgul olunması, gündüzünde oruç tutulmasına dair rivayetler bulunmakta ve Allah Teala’nın kullarının günahlarını bağışladığı haber verilmektedir.” ifadesini kullandı.

Epstein dosyalarındaki yeni belgelerde Macron’un ismi de yer aldı

ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlarıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’a ilişkin açıklanan yeni belgelerde Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un ismi de yer aldı.

ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche’ın, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyayı daha kamuoyuyla paylaştıklarını bildirmesinin ardından, belgelerde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ismi dikkati çekti.

Macron’un ismi cumhurbaşkanı seçildiği 2017 öncesinde ve sonrasındaki çok sayıda belgede geçerken, bu belgelerde Epstein’ın Macron’un birçok konuda kendisinden yardım istediğini iddia ettiği görüldü.

Epstein 17 Eylül 2018 tarihinde Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Borge Brende’ye vereceği bilginin gizli olduğunu belirterek gönderdiği e-postada şu ifadelere yer verdi:

“Macron’dan: ‘Bu zorlukların daha iyi üstesinden gelmek için yönetişimin, uluslararası kurumların, taahhütlerin ve kamu ile özel paydaşlar arasındaki ilişkilerin biçimini ve sosyo-ekonomik araçları yeniden düşünmemiz, inşa etmemiz ve icat etmemiz gerektiğine inanıyoruz. Daha ilerlemeci bir geleceği teşvik için hangi sosyo-ekonomik yenilikleri desteklersiniz?'”

Ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri’nden iş adamı Sultan Ahmed bin Sulayem’in 22 Mart 2016’da Epstein’a gönderdiği e-postada Elysee Sarayında öğle yemeği yediğini ve o dönem Maliye Bakanı olan Macron ile “Fransa’daki işleriyle ilgili iyi bir görüşme yaptığını” belirttiği ortaya çıktı.

Epstein’ın 30 Ağustos 2018 tarihindeki e-posta yazışmasında ise Macron’un kendisinden “kurumlar, politikalar, bilim dahil hemen hemen her konuda fikir istediğini” iddia ederek, Macron’dan “Avrupa’ya liderlik etmek istiyor, belki dünyaya.” diye bahsediyor.

Macron’un Epstein ile bağlantısına Fransız siyasetçiden tepki

Fransız Vatanseverler (Patriotes) Partisi lideri Florian Philippot ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, “Macron’un cumhurbaşkanlığı döneminde ve öncesinde Epstein ile doğrudan veya dolaylı iş ilişkilerine” tepki gösterdi.

Philippot, Macron’un Epstein ile bağlantısının “Fransız ulusal güvenliğini tehlikeye attığını” belirterek, soruşturma açılması çağrısında bulundu.

Jeffrey Epstein olayı

En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu.

Açıklanan Epstein dava dosyalarında, Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan “müşteri listesi”nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein’ın ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.