Cumhuriyet Meclisi bugün yasama gündemiyle toplanıyor



Petrol, ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta sonu İran’ın Washington ile “ciddi şekilde görüştüğünü” söylemesinin ardından pazartesi günü yüzde 3 geriledi.
Petrol, ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta sonu İran’ın Washington ile “ciddi şekilde görüştüğünü” söylemesinin ardından pazartesi günü yüzde 3 geriledi.
Brent ham petrol vadeli işlemleri, yüzde 2,9 düşüşle varil başına 67,28 dolara geriledi. ABD tipi ham petrol (WTI) yüzde 3,1 kayıpla 63,17 dolardan işlem gördü.
Her iki kontrat da önceki seanslara kıyasla sert düşüş kaydetti. Önceki işlemlerde Brent altı ayın en yüksek seviyesini görürken, WTI ABD ile İran arasında artan gerilimler nedeniyle eylül sonundan bu yana en yüksek seviyelerine yakın seyrediyordu.
Trump, İran’ın nükleer bir anlaşmayı kabul etmemesi ya da protestocuların öldürülmesini durdurmaması halinde müdahale tehdidini defalarca dile getirmişti. Cumartesi günü Trump, Tahran’ın üst düzey güvenlik yetkilisi Ali Larijani’nin X’te müzakereler için düzenlemelerin sürdüğünü söylemesinden saatler sonra, gazetecilere İran’ın Washington ile “ciddi şekilde görüştüğünü” ifade etti.
“Umarım kabul edilebilir bir şey müzakere ederler,” diyen Trump, “Nükleer silah içermeyen, tatmin edici bir müzakere anlaşması yapılabilir,” ifadelerini kullandı.
Trump’ın açıklamalarıyla birlikte, İran Devrim Muhafızları’na bağlı deniz kuvvetlerinin Hürmüz Boğazı’nda gerçek mermiyle tatbikat yapma planı olmadığı yönündeki haberler, tansiyonun düştüğüne işaret ediyor.
IG piyasa analisti Tony Sycamore’a göre bu gelişmeler gerilimin azaldığını gösteriyor. Sycamore, “Ham petrol piyasası bunu çatışmadan geri adım atılmasına yönelik cesaret verici bir adım olarak yorumluyor. Bu durum, geçen haftaki ralli sırasında fiyatlara eklenen jeopolitik risk primini azaltıyor ve kâr satışlarını tetikliyor,” dedi.
OPEC+, pazar günü yaptığı toplantıda mart ayı için petrol üretimini değiştirmeme kararı aldı. Grup, mevsimsel olarak daha zayıf talep nedeniyle ocak–mart 2026 dönemine yönelik planlanan ilave üretim artışlarını kasım ayında dondurmuştu.

Son bir ayın en yüksek seviyesine ulaşan Dolar, rekor tazeledi.
Serbest piyasada Amerikan Doları 43,50 TL, Euro 51,58 TL, İngiliz Sterlini ise 59,50 TL’den işlem görüyor.
Saat 08.32 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 43,48 TL, satış fiyatı 43,52 TL.
Euro’nun alış fiyatı 51,56 TL, satış fiyatı 51,60 TL, İngiliz Sterlini ise 59,47 TL’den alınıp 59,52 TL’den satılıyor.



Berat Kandili, 21 Aralık’ta başlayan “üç aylar”ın ikincisi olan şaban ayının 15’inci gecesine denk geliyor.
İslam’a göre “berat” günahlardan arınma, temize çıkma, ilahi af ve rahmete nail olma anlamlarına geliyor.
Hz. Muhammed’in Berat gecesiyle ilgili şu hadisi rivayet ettiği aktarılıyor:
“Şaban ayının 15. gecesi olduğunda o geceyi ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Allah, bu gece güneşin batışından fecre kadar dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve ‘Tövbe eden yok mu, tövbesini kabul edeyim. Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim. Şifa isteyen yok mu, şifa vereyim. Başka isteği olan yok mu, ona da istediğini vereyim’ der.”
Diyanet İşleri Başkanlığı da Berat Kandili ile ilgili ülke genelindeki camilerde çeşitli programlar düzenleyecek.
Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Ömer Tiryaki, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üç ayların Müslümanların inanç, ibadet, ahlak ve sosyal sorumluluk alanlarında bütüncül bir yenilenmeye yöneldiği müstesna bir dönem olduğunu belirtti.
Regaip gecesiyle başlayan bu manevi seyrin, ramazanın rahmet ikliminde kemale erdiğini ifade eden Tiryaki, “Bu zaman dilimini en verimli şekilde değerlendirmek, düzenli ibadet, bilinçli tefekkür, ahlaki hassasiyet ve toplumsal dayanışmayı artırmayı gerektirir.” dedi.
Üç aylarda yer alan Berat Kandili’ne şaban ayının 15’inci gecesinde idrak edildiğini anımsatan Tiryaki, “Berat gecesinde ibadetle meşgul olunması, gündüzünde oruç tutulmasına dair rivayetler bulunmakta ve Allah Teala’nın kullarının günahlarını bağışladığı haber verilmektedir.” ifadesini kullandı.

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Gönyeli Barajı’nda son günlerde yeniden ortaya çıkan çevre kirliliğine dikkat çekti.
Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Amcaoğlu, aşırı yağışların ardından oluşan şelale yapısıyla Gönyeli Barajı’nın doğanın güzelliğini bir kez daha ortaya koyduğunu ancak bu güzelliğin, alanı ziyaret eden bazı kişiler tarafından insan eliyle oluşturulan ciddi çevre kirliliğiyle gölgelendiğini belirtti. Amcaoğlu, doğayla buluşmak ve nefes almak için ziyaret edilen baraj çevresinin, sorumsuz davranışlar nedeniyle tekrar tekrar kirletildiğini ifade etti.
Belediye ekiplerinin bu noktada da iş başında olduğunu vurgulayan Amcaoğlu, Gönyeli Barajı bölgesinde gerçekleştirilen kapsamlı temizlik çalışmalarıyla kirletilen alanların belediye tarafından temizlenerek yeniden düzenlendiğini kaydetti.
Amcaoğlu, asıl sorumluluğun bu güzelliği ziyaret eden ve kullanan herkese ait olduğunu vurguladı. Gönyeli Barajı’nın gezilecek, nefes alınacak bir alan olduğunu ifade eden Amcaoğlu, buranın kirletilecek bir yer olmadığının altını çizdi.
Amcaoğlu, tüm vatandaşları daha duyarlı olmaya ve doğayı birlikte korumaya davet etti.


Saat 10.00’da toplanması beklenen Genel Kurul’un gündeminde Birleştirilmiş İş Sağlığı ve Güvenliği (Değişiklik) Yasa Önerisi (Y.Ö.No: 82/4/2025 – Y.Ö.No:93/5/2025) ile Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) Yasa Önerisi (Y.Ö.No: 92/4/2025) bulunuyor.




Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Kıbrıs’taki BM barış gücünün (UNFICYP) görev süresini 1 yıl daha uzatma kararı aldı.
BMGK, “Kıbrıs’ta durum” başlığı altında toplanarak, UNFICYP’in görev süresinin uzatılmasını oyladı.
15 üyeli BM Güvenlik Konseyinde 13 üye UNFICYP’nin 31 Ocak 2027’ye kadar uzatılması için el kaldırırken, Pakistan ve Somali oylamada “çekimser” kaldı.
BM’nin en uzun süreli faaliyette bulunan barış gücü misyonlarından biri olan UNFICYP, 1964’ten bu yana Ada’da görev yapıyor ve barış gücünün görev süresi her yıl uzatılıyor.



Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, aşırı yağışların ardından kent genelinde yaşanan sorunlara ilişkin açıklama yaptı.
Amcaoğlu’nun açıklaması şöyle:
“Aşırı yağışların ardından kentimizin farklı noktalarında yaşanan sorunlara, teknik ekibimizin ve uzmanlarımızın görüşleri doğrultusunda belediye ekiplerimiz sahada hızlı ve planlı şekilde müdahale etmeye devam ediyor.
Onan Ltd. bölgesinde, mevcut sisteme takviye amacıyla Çukurova Sokak’tan Gümüş Sokak’a uzanan 1000’lik büz hattı döşeme çalışmaları başlatıldı.
Güzelyurt–Lefkoşa güzergâhında, halk arasında Playboy bölgesi olarak bilinen noktada yolun kapanmasına neden olan su birikintisinin köprüye aktarılması için 150 metrelik 2×500’lük yeni yağmur suyu drenaj hattı döşenmeye başlandı.
Baraj bölgesinde ve Türkeli’de tespit edilen tıkalı yağmur suyu büzleri ve köprüler açılarak sorun giderildi.
Gazi Mustafa Cahit Sokak’ta, yağmurlar sonrası oluşan su birikintilerine çözüm olarak yağmur suyu drenaj hattı çalışmaları sürdürülüyor.
Samur Sokak ve Şafak Sokak’ta yağmur suyu drenaj hattını güçlendirmek amacıyla ızgara takviyesi yapılıyor.
Kent genelinde sıkıntı yaşanan tüm bölgelerde çalışmalarımız planlı şekilde devam etmektedir.
Sahada özveriyle görev yapan tüm çalışma arkadaşlarıma, gösterdikleri emekler için yürekten teşekkür ediyorum.”


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, asgari ücrete verilecek katkı için 20 bini aşkın çalışanın başvuru yaptığı belirterek, yerli istihdamı destekleme fonundan ödenecek destek ile asgari ücrete yüzde 22.9’luk artış sağlanmış olduğunu söyledi.
Hasipoğlu, söz konusu katkının doğrudan çalışanların hesabına vergi kesintisi olmaksızın iki defada yatırılacağını da kaydetti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, BRT’de katıldığı Manşet+ programında asgari ücret ve engelli yardımı konusunda açıklamalarda bulundu.
Asgari ücreti belirlerken önceliklerinin çalışanların hayat pahalılığı karşısında hayatlarını onurlu bir şekilde sürdürmelerini sağlamak olduğunun altını çizen Hasipoğlu, bunu yaparken işvereni de zora sokmayacak bir yol izledikleri söyledi.
Bakan Hasipoğlu, yerli çalışana ücret desteğini bu yönde hayata geçirdiklerini belirterek, sağladıkları 12 bin liralık destek ile asgari ücrete yüzde 22.9 artış getirdiklerini kaydetti.
Bu oranın kamu çalışanlarına uygulanan hayat pahalılığı artışının üzerinde olduğuna işaret eden Hasipoğlu, 20 bin 500 çalışanın söz konusu destek için başvuru yaptığını açıkladı.
Hasipoğlu, bu ay itibarıyla 6 bin liralık kısmının, gelecek ay da diğer 6 bin liranın vergi kesintisi olmaksızın doğrudan çalışanların hesabına yatırılacağını ifade ederek, ödemeler için gereken kaynağın yerli işgücünü destekleme fonundan karşılanacağını anımsattı.
Engelli vatandaşlar konusuna Başbakan Ünal Üstel’in büyük bir hassasiyet göstermekte olduğunu dile getiren Hasipoğlu, bu çerçevede 20 yıldan sonra ilk kez engelli istihdamlarının hükümetleri döneminde gerçekleştiğini anımsattı.
Bakan Hasipoğlu, engelli yardımının yasa gereği asgari ücret miktarına göre belirlenmekte olduğunu hatırlatarak, ancak bu kez Başbakan Üstel’in talimatıyla asgari ücretin üzerinde bir oranla belirleme yaptıklarını ve en yüksek engelli maaşının 62 bin 292 TL’ye, en düşük engelli maaşının ise 31 bin 146 TL’ye yükseldiğini söyledi.
Toplam 5 bin 855 engellinin katkı aldığını ifade eden Hasipoğlu, “ana muhalefetin bu konu üzerinden eleştiri yapması son derece üzücüdür. Bu bir ücret değil, devletin sosyal devlet sıfatıyla koyduğu nakdi yardımlardır” dedi.


Çin’in devlet haber ajansına göre, Çin’de, komşu Myanmar’da faaliyet gösteren “Ming ailesi” adlı suç örgütü mensubu 11 kişinin idam cezasının infaz edildi.
Devlet haber ajansı Xinhua’nın haberine göre, Çin’in Cıciang eyaletine bağlı Vıncou kentindeki bir mahkeme tarafından “kasıtlı adam öldürme”, “kasıtlı yaralama”, “yasa dışı gözaltı”, “dolandırıcılık ve kumarhane işletme” suçlarından Eylül 2025’te, 5’i ertelemeli 16 üyesi ölüm cezasına çarptırılmış “Ming ailesi” davasında, karara itiraz edildi.
Cıciang Eyaleti Yüksek Halk Mahkemesi, idam kararına yapılan itirazı geçen yıl kasım ayında reddederek, davayı yasalar gereği gözden geçirmesi için Çin Yüksek Halk Mahkemesine (SPC) sundu.
SPC, Kokang bölgesinde faaliyet yürüten “Ming ailesi”nin 2015 yılından bu yana Myanmar’da “telefon dolandırıcılığı yapmak”, “yasa dışı kumarhaneler işletmek ve diğer suçları işlemek” için çok sayıda operasyon üssü kurduklarını teyit etti.
Mahkeme, suç şebekesinin dolandırıcılık ve kumar faaliyetlerinde kullandığı fonların 10 milyar yuanı (yaklaşık 1,4 milyar ABD doları) aştığını saptadı. SPC, şebekeyi ayrıca 14 kişinin ölümünden ve 2 kişinin yaralanmasından da sorumlu tuttu.
SPC’nin onayının ardından, 11 kişi hakkındaki idam kararı Vıncou mahkemesi tarafından infaz edildi.
– Şebeke liderinin babası ve kızı idama mahkum edildi
Ming ailesinin lideri olarak bilinen Ming Şieşang, Şan Eyalet Meclisi ve Kokang Liderlik Komitesi üyesiyken Ekim 2023’te Çin polisi tarafından gözaltına alınmasının ardından intihar etmişti.
Ming Şieşang’ın babası Ming Guoping ve kızı Ming Cıncın da idama mahkum edilen şebeke üyeleri arasında yer almıştı.
Çin’in Yünnan eyaleti ile Myanmar’ın Şan eyaleti arasındaki sınır bölgesi, son yıllarda Çin vatandaşlarını hedef alan telefon ve internet dolandırıcılığı şebekelerinin merkezi haline gelmişti.
Çin Kamu Güvenliği Bakanlığı, Temmuz 2023’te vatandaşlarını hedef alan dolandırıcılık şebekelerine yönelik operasyonlara başlamış, bu kapsamda Aralık 2024’e dek Myanmar’dan 53 binden fazla kişi yargılanmak üzere Çin’e iade edilmişti.



Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, tarım üzerinden siyaset yapmanın doğru olmadığını söyledi.
Çavuş, “yürüttüğümüz politika doğru olmasaydı üretimde büyüme olmazdı” dedi.
Ülkede uygulanan süt kotasını yeterli olarak nitelendiren Çavuş, aksi durumda ülkede et açığının gündeme geleceği uyarısında bulundu.



Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, süt üretiminde yaşanan sıkıntılar ve üreticilerin süt döktüğü yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. CTP Milletvekili Fide Kürşatlı’nın Meclis’te ve kamuoyunda dile getirdiği eleştirilere yanıt veren Çavuş, süt sektörünün battığı yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı.
BRT canlı yayınında konuşan Çavuş, “Batan bir sektör büyümez. 2025 yılı itibarıyla süt üretimi 182 milyon litreye ulaşmıştır. Bu rakamlar sektörün büyüdüğünü açıkça ortaya koymaktadır” dedi.
“Süt döküldü algısı doğru değil”
Son günlerde basına yansıyan süt dökme görüntülerine de değinen Çavuş, söz konusu olayda 4 bin 200 litrelik sütün tamamının dökülmediğini belirterek, “Bizden önce gidilerek yaklaşık 100 litre süt dökülmüş, ardından tankerimiz üreticiden sütü almıştır. Buna rağmen kamuoyunda sütün tamamen döküldüğü algısı yaratılmıştır. Bu doğru değildir” ifadelerini kullandı.
“Tarım üzerinden siyaset yapılmasını doğru bulmuyoruz”
Tarımın siyaset malzemesi yapılmaması gerektiğini savunan Çavuş, pazarlama sıkıntılarının dönemsel olarak yaşanabileceğini ancak bunun sektörün battığı anlamına gelmeyeceğini söyledi. Çavuş, “Pazarlamada sorunlar olabilir, bu tüm dünyada yaşanıyor. Fransa’da, Almanya’da üreticiler sokakta. Önemli olan bu sorunları üreticiye yansıtmadan çözmektir” dedi.
Destekler ve yem–süt paritesi vurgusu
Bakan Çavuş, hayvancılık sektörüne yönelik desteklerin arttığını belirterek, kaba yem ve arpa desteklerine dikkat çekti. 2023–2024 döneminde 37 milyon TL, 2025’te ise 45 milyon TL kaba yem desteği sağlandığını ifade eden Çavuş, 2026’da da desteklerin süreceğini kaydetti.
Göreve geldikleri günden bu yana 1’e 1,5 yem–süt paritesini koruduklarını vurgulayan Çavuş, “Üreticiyi hiçbir zaman ezdirmedik. Süt maliyetinin altında alım yapılmasına izin vermedik” diye konuştu.
“Üretimi küçültürsek et açığı doğar”
Üretime kota getirilmesi yönündeki taleplere de değinen Çavuş, sadece süt üretimine odaklanarak yapılacak bir küçülmenin ülkede et açığına yol açacağını söyledi. Çavuş, “Et sütten çıkar. Süt üretimini kısıtlarsak et açığı gündeme gelir. Bu nedenle üretimi büyütmek zorundayız” dedi.
Şap hastalığında hızlı müdahale
Şap hastalığıyla ilgili de bilgi veren Çavuş, 48 saat içinde aşıların ülkeye getirildiğini ve şu ana kadar yaklaşık 70 bin büyükbaş hayvanın aşılandığını açıkladı. İkinci aşılama sürecinin devam ettiğini belirten Çavuş, hastalığın yayılmadığını görmenin sevindirici olduğunu ifade etti.
Bakan Çavuş, Tarım Bakanlığı, Hayvancılar Birliği ve Süt Ürünleri İmalatçıları Birliği ile iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerini belirterek, “Sorunlar olabilir ama biz bu sorunları emin adımlarla çözmeye kararlıyız” dedi.

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran’daki gelişmelere ilişkin, “Türkiye olarak, bölgemizde yeni gerginlik ve çatışmaların yaşanmasını arzu etmiyoruz. Tüm çatışmaların bitmesine, bölgemizde huzur ve istikrarın hâkim olmasına yönelik çabalarımızı sürdürüyoruz.” açıklamasını yaptı.
MSB, Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki uluslararası hukuka aykırı faaliyetlerine ilişkin teknik itiraz niteliğindeki seyir duyurularının, Yunan basınında iddia edildiği gibi 2 yıllık olmayıp, süresiz olarak yayımlandığını da bildirdi.
Türkiye MSB tarafından, Armoni Mızıkası Komutanlığında düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin soruları yanıtlandı.
Suriye’deki son durumla ilgili soru üzerine, “kalıcı istikrarın sağlanması açısından kritik önemde olan, 10 Mart ve 18 Ocak mutabakatlarına uymayan SDG’nin, 15 gün süreyle uzatılan ateşkesi tacizleriyle ihlal etmeyi sürdürmesinin entegrasyon sürecini olumsuz yönde etkilediği” cevabı verildi. Bakanlık tarafından konuya ilişkin şu ifadeler kullanıldı:
“Her zaman ifade ettiğimiz gibi Suriye’de meydana gelen gelişmeleri sahada yakından takip ediyor, bölgedeki birliklerimiz, personelimiz ve hudutlarımızın güvenliği için her türlü tedbiri alıyoruz. Suriye hükümetinin bölgede insani yardım koridoru açmasını memnuniyet verici bir gelişme olarak görüyoruz. Ülkemiz, ‘Tek Devlet, Tek Ordu’ ilkesi doğrultusunda, Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, terör örgütleriyle mücadelesine ve savunma kapasitesinin artırılmasına destek vermeye kararlılıkla devam edecektir.”
EGE’DE SÜRESİZ İLAN EDİLEN NATVEX
Ege Denizi’nde ilan edilen NAVTEX’e ilişkin soru üzerine de şu yanıt verildi:
“Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki uluslararası hukuka aykırı faaliyetlerine ilişkin teknik itiraz niteliğindeki seyir duyurularımız, Yunan basınında iddia edildiği gibi 2 yıllık olmayıp, süresiz olarak yayımlanmıştır. Yayımladığımız NAVTEX’ler ile seyir emniyetini göz önüne alarak, Ege Denizi’ndeki kıta sahanlığını kapsayan seyir duyuruları ile deniz yetki alanları içerisinde kalan tüm araştırma faaliyetlerinin ülkemiz ile koordine edilmesi gerektiğini, Gayri Askeri Statüdeki Adaların (GASA) karasularını da içeren sahalarda seyir emniyetini tehlikeye düşürebilecek askeri faaliyetlerin gerçekleştirilmesinin uluslararası antlaşmalara aykırı olduğunu vurguluyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin deniz yetki alanlarından kaynaklanan hak ve menfaatlerini yok sayan, tek taraflı faaliyet ve girişimleri uluslararası hukuk çerçevesinde etkisiz kılmaya devam edecektir.”
SOMALİ-TÜRK GÖREV KUVVETİ HAVA UNSUR KOMUTANLIĞI
Türkiye tarafından eğitilen Somali güvenlik güçlerinin, terörle mücadele faaliyetlerini kendi sorumlulukları çerçevesinde ve etkin bir şekilde icra ettiği belirtildi. MSB tarafından konuya ilişkin, “Somali’de konuşlu Somali-Türk Görev Kuvveti ile Hava Unsur Komutanlığımız askeri yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle Somali’nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir.” ifadesi kullanıldı.
İRAN’DAKİ GELİŞMELER
İran’daki gelişmelere ilişkin ise Türkiye olarak bölgede yeni gerginlik ve çatışmaların yaşanmasının arzu edilmediği belirtildi. Tüm çatışmaların bitmesine, bölgede huzur ve istikrarın hakim olmasına yönelik çabaların sürdürüldüğünü belirten Bakanlık, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı devletin ilgili kurumları ile koordineli olarak gerekli tüm tedbirlerin alındığını vurguladı.

İçişleri Bakanlığı, bazı basın yayın organlarında yer alan “öğrencilere muhaceret affı çıkarıldı” yönündeki haberler üzerine kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla açıklama yaptı.
Bakanlık, 28 Ocak 2026 tarihli ve 16 AE sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemenin bir af niteliği taşımadığını, yalnızca 18 yaş altı yabancı öğrencilerin yaşadığı teknik mağduriyetleri gidermeye yönelik bir düzenleme olduğunu vurguladı.
Açıklamada, Yabancılar ve Muhaceret Yasası kapsamında çıkarılan İkamet İzinleri ve Vizeler Tüzüğü’nün muafiyetleri düzenleyen 12. maddesine eklenen yeni 5. fıkranın; Eğitim işleriyle görevli Bakanlığa kayıtlı ilk ve ortaöğretim okullarında öğrenim gören, 18 yaşını doldurmamış yabancı öğrencileri kapsadığı belirtildi.
Düzenlemenin gerekçesine de yer verilen açıklamada, eğitim öğretim yılının Haziran ayında sona erip Eylül ayında yeniden başlaması nedeniyle, yaz tatili sürecinde ülkede kalan ya da giriş-çıkış yapan öğrencilerin ikamet ve vize süreleri bakımından idari cezalara maruz kalabildiği ifade edildi. Yapılan değişiklikle, yaz tatili dönemindeki bu hareketlilik nedeniyle öğrencilerin cezaya düşmesinin önüne geçilmesinin amaçlandığı kaydedildi.
İçişleri Bakanlığı, kamuoyunda oluşan yanlış algının aksine, herhangi bir af düzenlemesi yapılmadığını, söz konusu değişikliğin yalnızca 18 yaş altı yabancı öğrencileri kapsayan, mağduriyetleri önlemeye yönelik teknik bir düzenleme olduğunu bir kez daha vurguladı.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, tüm eğitim camiasına sağlıklı, huzurlu ve verimli bir yarıyıl tatili dileyerek, ikinci döneme motivasyonla başlanması temennisinde bulundu.
Yarıyıl tatili dolayısıyla mesaj yayımlayan Bakan Çavuşoğlu, eğitimde fiziki altyapı, dijital dönüşüm ve öğrenci odaklı sistem çalışmalarının kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı.
Çavuşoğlu, büyük bir özveri ve gayretle geçirilen 2025-2026 eğitim öğretim yılının birinci döneminin tamamlandığını belirterek, öğrencilerin karne heyecanını paylaştığını ve herkese sağlıklı, huzurlu ve verimli bir yarıyıl tatili dilediğini ifade etti.
– “Okullarımızda güçlendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyoruz”
Artan nüfus ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda eğitim sistemini yalnızca bugünün değil, yarının koşullarına da hazırlamak amacıyla kapsamlı adımlar atıldığını kaydeden Çavuşoğlu, “Yeni okul yapımlarıyla fiziki kapasitemizi artırırken, deprem gerçeğini göz önünde bulundurarak okullarımızda güçlendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyoruz.” dedi.
Dijital dönüşüm çalışmaları ve eğitimde yenilikçi uygulamalarla desteklenen sürecin, kısa vadede güvenli ve destekleyici bir eğitim ortamı oluşturduğunu, uzun vadede ise sürdürülebilir ve öğrenci odaklı eğitim sisteminde kalıcı ve başarılı bir dönüşüm yaratacağını ifade eden Çavuşoğlu, atılan her adımın çocukların nitelikli eğitim almasına ve toplumun geleceğine somut katkılar sunduğunu kaydetti.
-Kitap ve ekran dengesi vurgusu
Çocukların teknolojinin sunduğu imkânlarla iç içe büyüdüğüne de işaret eden Çavuşoğlu, teknoloji çağının gerekliliklerinden faydalanmanın doğal olduğunu ancak kitaplarla kurulan bağın, okumanın ve düşünmenin yerini hiçbir ekranın dolduramayacağını vurguladı.
Mesajında öğrencilere seslenen Çavuşoğlu, yarıyıl tatilinde ekran süresinin dengeli kullanılması, kitap okunması, ilgi alanlarının keşfedilmesi ve kişisel gelişimi destekleyecek faaliyetlere zaman ayrılmasının önemine dikkat çekerek, bu sürecin bireysel gelişime katkı sağlayacağını belirtti.
Velilere de seslenen ve “Bu süreçte sizlere de önemli sorumluluklar düşmektedir” diyen Çavuşoğlu, çocukların tatil zamanını planlamalarına rehberlik edilmesinin, onları okumaya ve nitelikli etkinliklere teşvik etmenin eğitim yolculuğunda en büyük destek unsuru olduğunu ifade etti.
– “Gösterdiğiniz özveri, fedakârlık ve inanç için hepinize teşekkür ediyorum”
Mesajında, öğretmenlerin eğitimin en güçlü taşıyıcıları olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri, yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır.” sözünü hatırlatarak, öğretmenlere gösterdikleri özveri, fedakârlık ve inanç için teşekkür etti.
Eğitimin yalnızca okulda başlayan ve okulda biten bir süreç olmadığını belirten Çavuşoğlu, öğretmenlerin emeği, velilerin rehberliği, öğrencilerin çabası ve toplumun desteğiyle anlam kazandığını, birlikte atılan her adımın çocukların geleceğinde büyük bir karşılık bulduğunu kaydetti.
Çavuşoğlu, mesajının sonunda tüm öğrencilere ve öğretmenlere iyi bir tatil dönemi geçirmelerini dileyerek, ikinci döneme sağlıkla, motivasyonla ve başarıyla başlamaları temennisinde bulundu.
