Archives Temmuz 2022

MERYEM ÖZKURT YARIN TAHLİYE OLACAK!

 

 

Seçim yasaklarını ihlal ettiği gerekçesi ile 2 ay hapis cezasına çarptırılan ve 7 Haziran’dan bu yana Merkezi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK) Müdürü Meryem Özkurt tahliye oluyor.

 

Cezaevinden yarın saat 08.30’da tahliye edilecek olan Meryem Özkurt’u BRTK ve bazı basın çalışanları ile ailesi karşılayacak.

Özkurt, Seçim ve Halk Oylaması Yasası’na aykırı hareket ettiği ve Yüksek Seçim Kurulu’nun ihtarına uymadığı için Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde yargılanmıştı.

Aleyhindeki iki davadan suçlu bulunan Özkurt, ilk davadan 2 ay, ikinci davadan 20 gün hapislik cezasına çarptırılmış ve Mahkeme Özkurt’un her iki cezayı birlikte çekmesine hükmetmişti.

Kararın ardından Özkurt’un avukatı istinaf başvurusunda bulunmuş ancak Yüksek Mahkeme kararı değiştirmemişti.

HER ŞEYİ KORONAVİRÜSE BAĞLIYORUZ

Prof Dr. Nedime Serakıncı, şu an 3 tip virüsün gözlemlendiğinden bahsederek, “Kışın korona virüste ölüm potansiyeli daha yüksekti, şu anki varyantlarda ise bulaşıcılık daha yüksek” dedi.

 

Prof Dr. Nedime Serakıncı, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ve Gökhan Altner’in hazırlayıp sunduğu ‘Sabah Postası’ adlı programa konuk oldu.

Serakıncı, ani ölümlerin hepsi için Koronavirüsün yan tesiri diye bir şeyin net olarak söylenemeyeceğinden bahsetti. Serakıncı bununla birlikte, “Belli aşılara açılmış davalar var” diye konuştu.

Serakıncı ölümlerle ilgili olarak ise; “Geçen yaz ile bu yazın aynı haftaları karşılaştırılmalı, kaç kişi bu zamanlarda ölmüş araştırılması gerekir” ifadelerini kullandı.

“HER ŞEYİ KORONAVİRÜSE BAĞLIYORUZ”

Şu an her şeyin Koronavirüse bağladığını bahseden Serakıncı, “Koronavirüs her kişinin hastalık döneminde zayıf bölgesini hedef alıyor” dedi.

“ŞU ANKİ VARYANTLARDA BULAŞICILIK DAHA YÜKSEK”

19-20 Temmuz’da birden bire sıcakların bastırdığını ve klima altında test yapan ve yapmayan herkesin oturduğunun altını çizen Serakıncı, “Kışında aynısı yapılıyordu ama farkı; kışın Koronavirüste ölüm potansiyeli daha yüksekti şu anki varyantlarda ise bulaşıcılık daha yüksek” diye konuştu.

Semptomlara bakıldığında 3 tip virüsün gözlemlendiğini söyleyen Serakıncı, “Birinci tip Koronavirüsün kas-eklem ağrısı, yüksek ateş ile kendini belli eder, mide bulantısı, ishal, kusma, hafif ateş ikinci tip olabiliyor üçüncü tip ise saman nezlesi gibi” ifadelerini kullandı.

Kıbrısta griplerin arttığı dönemin 30 Ekim sonrası kasım ortası olduğundan bahseden Serakıncı, bu dönemde grip ile alınacak Koronavirüsün çok daha ağır geçebileceğinden söz ederek, “O dönemde aşı olunması bana mantıklı geliyor” dedi.

“ORTALAMA YÜZDE 67 KORUNUYORUZ”

Serakıncı, aşıların ise bizleri ortalama yüzde 67 oranında koruduğundan bahsetti.

EUROVİSİON YARIŞMASININ YAPILACAĞI YER BELLİ OLDU

Türkiye’nin 2013’ten beri katılmadığı Eurovision Şarkı Yarışması, devam eden Rus işgali nedeniyle gelecek yıl Ukrayna yerine İngiltere’de yapılacak.

Eurovision 2022’yi, “Stefania” adlı şarkısıyla Ukraynalı rap müzik grubu Kaluş kazanmıştı.

Organizatörler, Rusya’nın işgalinin ardından devam eden savaş nedeniyle dünyanın en büyük şarkı yarışmasının, kazanan ülke Ukrayna’da yapılamayacağına karar verildiğini duyurdu.

Avrupa Yayın Birliği (EBU) resmi sitesinde yer alan açıklamaya göre, İngiltere’nin bu yılki yarışmanın ikincisi olması nedeniyle bu ülkenin kamu yayın kuruluşu olan BBC ile görüşüldü ve anlaşıldı.

EBU’nun basın açıklamasında, “Yapılan araştırmaların ardından ne yazık ki Ukrayna’nın yarışmaya ev sahipliği yapmasının güvenlik nedenleriyle mümkün olmadığı sonucuna varıldı” denildi.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson da Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Geçtiğimiz hafta Başkan Vladimir Zelenskiy ile Eurovision 2023 her nerede düzenlenirse düzenlensin, bunu Ukrayna halkı ve ülkesinin kutlaması gerektiği üzerinde anlaşmıştık. Şu anda ev sahibi olmamız hasebiyle Birleşik Krallık, bu taahhüdü yerine getirecek ve Ukraynalı dostlarımız adına harika bir yarışma düzenleyecektir” ifadelerini kullandı.

Yarışmanın birincil derecede mesulünün İngiliz yayın kuruluşu olacağı ancak Ukrayna yayın kuruluşunun da önemli katkı sağlayacağı kaydedildi.

Ukrayna devlet televizyonu UA:PBC Direktörü Mykola Chernotytskyi, “2023 Eurovision Şarkı Yarışması Ukrayna’da olmayacak ama Ukrayna’yı desteklemek için yapılacak. BBC’ye bizimle dayanışma gösterdiği için minnettarız” ifadesini kullandı.

Yarışmaya hangi şehrin ev sahipliği yapacağı henüz bilinmese de Glasgow, Manchester ve Bristol gibi kentlerin adı öne çıkıyor.

Ancak şehir yönetimlerinin bu hafta başlayacak teklif sürecinde kendi kentlerinin yeterli altyapı ve yeterliliğe haiz olduğunu kanıtlaması gerekecek.

İngiltere, yarışmanın Ukrayna kültürü ve yaratıcılığının öne çıkarılacağı bir etkinlik olacağını bildirdi.

Dünyanın en büyük canlı müzik etkinliği olan Eurovision Şarkı Yarışması, yaklaşık 220 milyon küresel izleyici kitlesine sahip.

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından 1956’da savaşlardan yara alan Avrupa kıtasını birleştirmek amacıyla kurulan Eurovision, İsrail ve Avustralya gibi Avrupalı olmayan katılımcıları da bünyesine katarak 40’tan fazla ülkeyi kapsayacak şekilde büyüdü.

Türkiye Eurovision’a 2013’ten beri katılmıyor.

ANASTASİADİS BM’DEN HAREKET BEKLİYOR…

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının iyi niyetini kanıtlaması için yapması gerekenler olduğunu iddia ederek, BM’nin müdahil olmasıyla önerdiği “Güven Yaratıcı Önlemler”in (GYÖ) uygulanması ve diyalogun yeniden başlaması umudunu dile getirdi.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının iyi niyetini kanıtlaması için yapması gerekenler olduğunu iddia ederek, BM’nin müdahil olmasıyla önerdiği “Güven Yaratıcı Önlemler”in (GYÖ) uygulanması ve diyalogun yeniden başlaması umudunu dile getirdi.

Fileleftheros gazetesi: “BM’den Hareket Bekliyor” başlığı altında verdiği haberinde, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in dün düzenlenen bir anma etkinliğinde okunan mesajına yer verdi.

Rum Hükümet Sözcüsü Marios Pelekanos tarafından etkinlikte okunan mesajında, Anastasiadis, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının her zaman sözüne ettikleri iyi niyetlerini kanıtlamak adına bölgede gerginliği arttıracak eylemlerden kaçınmaları gerektiğini savundu.

Nikos Anastasiadis, Türkiye’nin gerek Maraş, gerekse Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki (MEB) her türlü “yasadışı eylem ve tehditlerinin” arzu edilen uygun ortamın oluşmasına katkı sağlamadığını öne sürdü. Anastasiadis, BM Genel Sekreterliğinin üst düzey yetkililerinin girişimlerinin, Kıbrıs Rum tarafının önerdiği GYÖ’ler konusunda müzakereleri başlatabilmesi için gerekli zeminleri oluşturmasını ümit ettiğini söyledi.

Açıklamasında Kıbrıslı Türklere de seslenen Anastasiadis, “birleşik ve tamamen bağımsız bir vatan ihtimalinin sunduğu imkanları düşünmeleri” çağrısında bulundu.

Kıbrıslı Türklerin hassasiyetlerini anladıklarını da iddia eden Anastasiadis, bunun yanı sıra Kıbrıslı Rumlar için emniyet supaplarının gerekliliğinin şart olduğunu belirtti.

Anastasiadis, Kıbrıs Rum tarafının kalıcı, fonksiyonel ve adil bir çözüm için müzakerelere başlama yönündeki siyasi irade ve kararlılığını kanıtladığını da iddia ederek, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, garantilerin, müdahale haklarının ve yabancı askeri varlıkların bulunmadığı, toprak bütünlüğüne sahip, bağımsız ve egemen bir devlete evrilmesinin arzulandığını” sözlerine ekledi.

BAŞBAKAN, SUNAT ATUN’UN İSTİFASINI KABUL ETTİ

 

 

Başbakan Ünal Üstel, Maliye Bakanı Sunat Atun’un istifasını kabul etti.

 

Başbakan Üstel, Atun’dan boşalan Maliye Bakanlığı görevine Ulusla Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa Milletvekili Alişan Şan’ı atadı.

 

Başbakan Üstel, Maliye Bakanı Sanat Atun’un bugün saat 10.00’da istifasını sunduğunu belirterek, “Kendisine çalışmalarından dolayı teşekkür ettik. Partimizin bir milletvekilidir, bundan sonra partimizin bir milletvekili olarak görev yapacaktır” dedi.

 

Bütün çalışmaların ülke için olduğunu vurgulayan Başbakan Ünal Üstel, “Ülkemizin menfaati doğrultusunda hareket ediyoruz. Birlik beraberlik içerisinde ülkemizin sorunlarını hep birlikte aşacağız. Ulusal Birlik Partisi’nde bu tür değişimler her zaman olmaktadır, bu da onlardan biridir” diye konuştu.

“VATANDAŞLARIN ÇALIŞMA İZİNLERİ KONUSUNDA ADIMLAR ATILMALI”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, Mustafa Naimoğulları başkanlığındaki Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği yetkililerini kabul etti. Taçoy görüşmede yaptığı konuşmada, üretim sektörünün dahil olacağı prim destek programının gündemde olduğunu kaydetti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, Mustafa Naimoğulları başkanlığındaki Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği yetkililerini kabul etti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Birlik Başkanı Mustafa Naimoğulları sektörün sıkıntı içinde olduğunu anlatarak, Bakan Taçoy’dan destek istedi.

Sigorta primleri yatırımı konusunda oldukça zorlandıklarını dile getiren Naimoğulları, yüklerinin hafifletilmesi adına bir yol haritası istediklerini söyledi.

“3. DÜNYA ÜLKESİ VATANDAŞLARIN ÇALIŞMA İZİNLERİ KONUSUNDA ADIMLAR ATILMALI”

Primlerin ödenmesi konusunda süre ve destek talep eden Naimoğulları, 3. dünya ülkesi vatandaşlarının çalışma izinleri konusunda kolaylaştırıcı adımlar atılması yönünde de taleplerde bulundu.

TAÇOY: PRİM DESTEK PROGRAMININ GÜNDEMDE

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy da, konuşmasında üretim sektörünün de dahil olacağı prim destek programının gündemde olduğunu kaydetti.

Bakan Taçoy, çalışma izinleri konusunda gerekli kolaylığın sağlanacağını belirtti.

MALİYE BAKANLIĞI’NDAN İSTİFA GELDİ

 

 

Atun: “Eğer KIBTEK önce yakıtsız kalmış sonra yüksek fiyattan yakıt almışsa bu benim verdiğim veya vermediğim kararların sonucunda olmamıştır. Raporlar ortaya çıktığında bu net bir şekilde görülecektir”

 

 

Maliye Bakanı Sunat Atun Maliye Bakanlığı görevinden istifa ettiğini açıkladı. Atun, “gençlerin yeni istihdam alanları oluşturacak ekonomik atılımlar, sektörlerin sıkıntılarını giderecek açılımlar, iyileşmiş bir kamu maliyesi ve halkın hayat pahalılığının etkilerini ortadan kaldıracak önlemler beklediğini, tüm bunlara uygun bir vizyonla Bakanlık görevini yapmaya çalıştığını, ancak hükümet içinde yaşananlardan ve halka doğru hizmet verme imkanı elinden alındığından dolayı görevinden istifa etmek durumunda kaldığını” belirtti.

Verilemeyecek hesabının olmadığını söyleyen Atun, “Eğer KIBTEK önce yakıtsız kalmış sonra yüksek fiyattan yakıt almışsa bu benim verdiğim veya vermediğim kararların sonucunda olmamıştır. Raporlar ortaya çıktığında bu net bir şekilde görülecektir” dedi.

Maliye Bakanı Sunat Atun yaptığı yazılı açıklamada istifa gerekçelerini açıkladı. Sunat Atun, Kıbrıs Türk gençliğinin parlak bir geleceğe doğru yürüyebilmesi, halkın refah seviyesinin yükselmesi, çağa uygun yeni ekonomik adımlar atılabilmesi için çok sevdiği partisi UBP’de, tabanla bütünleşerek etkin siyaset yapmaya devam edeceğini, doğru kararlarda hükümetin yanında olacağını, halkın çıkarlarına aykırı hareket edilmesi halinde ise milletin vekili olduğunun bilinci ile hiç tereddüt etmeden bunlara karşı çıkacağını vurguladı.

Atun’un açıklaması şöyle:

“UBP’liler ve halkımız beni yakından tanımaktadır. Halkımızın takdiri ile İlk milletvekili seçildiğim 2009 yılından bu yana Meclis’teyim.

2009- 2018 yılları arasında Sayın Eroğlu, Sayın Küçük ve Sayın Özgürgün ve Sayın Kalyoncu’nun kurduğu hükümetlerde onlarla uyumlu bir işbirliği içinde gayet güzel ve olumlu icraatlar yaptık. Bundan önce görev aldığım 4 hükümette ülkemiz ekonomisi için sorun olan pek çok konuyu geride bıraktık, KIBTEK’i borçlu durumdan vergi veren başarılı bir Kurum haline getirdik. Ekonomi bakanlığım dönemlerinde ekonomimiz son 15 yılın en yüksek büyüme oranlarını yakaladı. Yatırım ve ihracatlarda elde edilen rekorlar, bugünün iki kat üzerindedir. Görevim süresince hep Hak’a bağlı kaldım. Eşitlik, dürüstlük ve adaletten ödün vermedim. Benim için her zaman en önde milletimizin, halkımızın, Devletimizin, partimizin çıkarları gelmiştir, bundan sonra da öyle olmaya devam edecektir. Benim vizyonuma göre KKTC derhal mevcut sıkıntıları aşmak, Anavatan Türkiye ile sıkı işbirliği yaparak yeşil kalkınma ve dijital çağa uygun bir atılım dönemi başlatmak zorundadır. Bunu yapmakta geç kaldığımız her geçen gün gençlerimiz ülkeyi terk edecek, bütçe açıklarımız büyüyecek, yaşam kalitemiz azalacak, sıkıntılarımız artacaktır. Dünyadaki ekonomik, siyasal ve sosyal gelişmeleri çok yakından takip eden, KKTC’nin yüceltilmesi ve tanınmasının ekonomik kalkınmadan, yüksek refah seviyesinden geçtiğine yürekten inanan bir siyasetçi olarak her zaman görev yapabileceğim hükümetlerde olmayı, vizyonumu ve çalışmalarımı, gayretlerimi anlayan bir Başbakan’la çalışmayı arzu ettim. Büyük umutlarla, güzel şeyler başaracağımız, ülkemizi kısa süre sonra çok daha iyi bir noktaya ulaştıracağımız inancı ile verilen görev üzerine Sayın Ünal Üstel’in kabinesinde de yer aldım. Görev sürem boyunca kendisi ile uyum içinde çalışmaya, ülke sorunlarımızı aşmak için düşünceler, projeler ortaya koymaya azami gayret sarf ettim. Özellikle Elektrik enerji arzı konusunda son dört yılda KIBTEK’te oluşan ağır yıkımın ortadan kaldırılması için geçerli bir vizyon ve iş planı ortaya koyduğumuza yürekten inanıyorum. KIBTEK’in istikrarsızlığını sağlayan üç temel konu olan yakıt tedariki, mali sorunlar ve arz güvenliği alanlarında kalıcı çözümleri uygulamaya koyduk. KIBTEK ‘i akreditif açamaz duruma getiren 2 milyar TL’nı aşan borç stokunu gerek Anavatan Türkiye Cumhuriyetinden kaynak sağlayarak, gerekse iç kaynaklarımız kullanılarak 1 milyar TL’nin altına düşürürdük. Bu çaba ile KIBTEK’in önemli bir finansal yükü …”

AROMATİK BİTKİLER GELİR ÇEŞİTLİLİĞİ SAĞLAYACAK

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği (GİKAD) Başkanı İçim Kavuklu ve beraberindeki yönetim kurulu üyelerini kabul etti.
Dernek yetkilileri Bakan Oğuz’a yürütmekte oldukları çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Ayrıca görüşmede, dernek bünyesinde bulunan arazide aromatik bitki üretimi ile ilgi projelerini anlatılar. Aromatik bitki yetiştirciğinin başarlı sonuçlar elde edilmesi için uygun çeşit ve materyal konularında yardım talepte bulundular.
Bakan Oğuz, aromatik bitkiler konusunda Tarımsal Araştırma Enstitüsü bünyesinde bulunan çeşit ve denemelerle ilgili bilgi verdi. Tarımsal Araştırma Enstitüsü istasyonlarında ülkemize uygun aromatik bitkilerin çoğaltılarak, ülke ekonomisine katma değer yaratması için üretim yapılabileceğini belirtti. Bakan Oğuz, tarımda bu şekilde alternatif olacak ürün yetiştiriciliği ile ekonomik anlamda gelir çeşitliği sağlanacağını ifade etti.
Bakan Oğuz, sivil toplum örgütleriyle birlikte yürütülecek eğitim ve bilinçlendirme kampanyalarıyla birlikte aromatik bitki üretiminin gelişmesinin sağlanabileceğinin altını çizdi.

MAAŞ KESİNTİLERİYLE İLGİLİ DAVA YARIN GÖRÜŞÜLECEK

 

 

aaşlarda kesinti yapılmasını öngören yasa gücünde kararnamenin iptali ve durdurulması için sendikalar tarafından Anayasa Mahkemesi’nde dosyalanan dava yarın görüşülecek.

“Her Türlü Maaş, Onüçüncü Maaş, Ücret ve Maaş Nitelikli Ödemeler ile Emekli Maaşlarından Yapılacak Olan Kesintiler Hakkında Yasa Gücünde Kararname”nin iptali için açılan dava ve ara emri talebi yarın saat 09.00’da Anayasa Mahkemesi’nde görüşülecek.

KTAMS, KAMU-İŞ, KAMUSEN, KTÖS, KTOEÖS, TÜRKSEN,DEV-İŞ, HÜR-İŞ, KOOP-SEN, GÜÇ-SEN,VERGİ-SEN,BES,TIP-İŞ, MALİYE-SEN,DAÜ-SEN ve DAÜ BİR-SEN, dün maaş kesintisiyle ilgili yasa gücünde kararname ile ilgili Anayasa Mahkemesi’nde dava dosyalamıştı. Sendikalar, yasa gücünde kararnamenin hem iptalini hem de ara emri çıkarılmasını talep etmişti.

23 Temmuz tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Her Türlü Maaş, Onüçüncü Maaş, Ücret ve Maaş Nitelikli Ödemeler ile Emekli Maaşlarından Yapılacak Olan Kesintiler Hakkında Yasa Gücünde Kararname”, Temmuz –Aralık 2022 döneminde, net 15 bin -30 bin TL arası maaş alanlardan yüzde 10; net 30 bin TL üzeri maaş alanlardan yüzde 20 kesinti yapılmasını ve 2023’ün Nisan ayı sonuna kadar kesinti yapılan kişilere geri ödenmesini öngörüyor.

RUSYA, AVRUPA’YA GİDEN GAZ VANALARINI KISIYOR

Rus enerji devi Gazprom, Avrupa Birliği’ne gaz akışını önemli ölçüde kısacağını açıkladı.

Kuzey Akım boru hattındaki türbinlerden birini kapatacağını duyuran şirket, boru hattının yüzde 40 kapasiteden yüzde 20 kapasiteye ineceğini belirtti.

Gazprom bunun bakım çalışması nedeniyle yapıldığını söylese de Alman hükümeti gaz arzını kısmak için ortaya teknik bir gerekçe olmadığını belirtiyor.

Bu hamlenin, kış öncesi gaz stoklarını doldurmak isteyen AB ülkelerinin işini zorlaştırmak için yapılmış olması da mümkün.

Rusya’dan Almanya’ya gaz taşıyan Kuzey Akım 1 boru hattı haftalardır kapasitesinin altında işliyor.

Hat bu ay 10 gün de bakım nedeniyle tamamen kapanmıştı.

Rusya geçen yıl AB’nin doğalgaz ihtiyacının yüzde 40’ını karşılamıştı.

AB Rusya’nın doğalgazı bir silah olarak kullandığını öne sürüyor.

Rusya’nın gaz akışını tamamen sonlandırabileceğini açıklamasının ardından Avrupa Komisyonu önümüzdeki yedi ay içinde üye ülkelere gaz tüketimlerini yüzde 15 kısma çağrısında bulundu.

Bu tavsiye niteliğinde bir çağrı olsa da acil durumlarda zorunlu hale dönüşme potansiyeli de taşıyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya’nın AB’ye gaz satışını sonlandırmasının “olası bir senaryo” olduğunu söyledi.

AB ülkelerinin enerji bakanları bugün Brüksel’de bir araya gelerek planlara son halini vermeyi hedefliyor.

Fakat bazı üye ülkelerin itirazı nedeniyle planlarda bazı istisnalar da olabilir.

Rusya’nın Şubat ayında Ukrayna’ya saldırmasının ardından dünya genelinde enerji fiyatları artışa geçti.

Gazprom’un açıklamasının ardından Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy “Rusya, birleşmiş Avrupa’ya karşı bir gaz savaşı yürütüyor” dedi.

Gazprom ise kesintilerden yaptırımları sorumlu tutuyor, yaptırımlar öncesi Kanada’da tamir gören türbinleri bu ülkeye gönderemediğini vurguluyor.

Şirket daha önce de euro veya dolar yerine ruble ile ödeme taleplerini kabul etmedikleri için Bulgaristan, Danimarka, Finlandiya, Hollanda ve Polonya’ya gaz akışını tamamen kesmişti.

TC VE KKTC ORTAK ARAMA KURTARMA EĞİTİMİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Türk Silahlı Kuvvetlerince Doğu Akdeniz’de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile müşterek arama kurtarma eğitimi gerçekleştirildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerince Doğu Akdeniz’de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile müşterek arama kurtarma eğitimi gerçekleştirildi. TC Milli Savunma Bakanlığından KKTC’nin Gazimağusa kenti açıklarında düzenlenen faaliyete ilişkin, “TCG Gemlik fırkateyni, TCG Bandırma korveti, KKTCSG-04, KKTCSG-12, 1 SH-70 helikopteri, 2 AS-532 helikopteri, 1 CN-235 uçağı ve 1 İHA’nın katılımıyla müşterek arama kurtarma eğitimleri icra edildi.” açıklaması yapıldı.

TAÇOY: SÖZ KONUSU BİLE DEĞİL

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, yine ağız değiştirdi. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 27 Temmuz Çarşamba günü toplanmasını hedeflediklerini kaydeden. Taçoy, daha önce yaptığı açıklamanın tam tersi bir açıklama yaparak, “Eski asgari ücretin vatandaşa yansıtılması söz konusu değil” dedi.

Asgari ücret, 8 Temmuz tarihinde brüt 9 bin 885 TL, net ise 8 bin 600 TL olarak belirlenmişti.

Hayat pahalılığının yüzde 56,76 olduğu ülkemizde belirlenen asgari ücret işçi taraflarınca tepkiyle karşılanmıştı.

Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen), Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası’nın (KTÖS) itirazları sonucunda yeniden değerlendirilmek üzere komisyona iade edilmişti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, konuyla ilgili Kıbrıs Postası’na değerlendirmelerde bulundu; bir önceki açıklamasından farklı, ilk açıklamasına ise benzer bir açıklama yaptı.

TAÇOY: ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU’NUN ÇARŞAMBA GÜNÜ TOPLANMASINI HEDEFLİYORUZ

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 27 Temmuz Çarşamba günü toplanmasının beklendiğini ifade eden Taçoy, “Toplantı saatini ve detaylarını taraflarla konuşup netleştireceğiz” dedi.

“ESKİ ASGARİ ÜCRETİN VATANDAŞA YANSITILMASI SÖZ KONUSU DEĞİL”

Taçoy, itirazların değerlendirilmesinin ardından bir karar alınacağını vurguladı. Taçoy, daha önce yaptığı açıklamanın tam tersi bir açıklama yaparak, “Eski asgari ücretin vatandaşa yansıtılması söz konusu değil” diye konuştu.

Yeni asgari ücretin 8 Temmuz’da belirlendiğini, sadece itirazların değerlendirileceğini söyleyen Taçoy, “Toplantıda itiraz gerekçeleri ele alınacak” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Kıbrıs Postası

ÇAVUŞOĞLU TEMASLARDA BULUNACAK

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, resmi temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya gitti.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, resmi temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya gitti.

Bu sabah saatlerinde Ankara’ya giden Çavuşoğlu, yükseköğrenimle ilgili GCE ve A-Level konularında TC Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK ve ÖSYM yetkilileriyle görüşmelerde bulunup, TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ı ziyaret edecek.

Çavuşoğlu, temaslarını tamamlamasının ardından Perşembe günü ülkeye dönecek.

BUGÜN SİZLERİ NELER BEKLİYOR?

TÜRKİYE’DE BENZİNE İNDİRİM GELİYOR

 

 

Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte brent petrol fiyatlarında dalganlanma sürerken, benzin ve motorin fiyatları da indirim ve zam haberleriyle değişkenlik gösteriyor. Bugün akaryakıt litre fiyatlarında indirim ya da zam var mı? 26 Temmuz 2022 benzin motorin (mazot) fiyatları ne kadar, güncel akaryakıt fiyatları kaç TL? Benzin litre fiyatı ve motorin litre fiyatı kaç para, dizel yakıt ne kadar oldu?

 

 

Brent petrol fiyatları ve dövizdeki değişikliklerle birlikte vatandaşlar benzin ve motorin fiyatlarını takibe devam ediyor.

BENZİN VE MOTORİNDE İNDİRİM VAR MI?

Motorinde yapılan 92 kuruşluk indirim gece yarısından itibaren fiyatlara yansıdı.

Benzinde ise bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 50 kuruş indirim bekleniyor.

Güncel akaryakıt pompa fiyatlarına göre;

İstanbul’da motorin litre

fiyatı 24,48 liradan satılıyor.

Benzinin litresi ise ortalama 22,72 liradan satılıyor.

ÖZKURT’UN TUTUKLULUĞU SONA ERİYOR…

Seçim yasaklarını ihlal ettiği gerekçesi ile 2 ay hapis cezasına çarptırılan Bayrak Radyo Televizyon Kurumu Müdürü Meryem Özkurt’un yarın tahliye olması bekleniyor.

Seçim yasaklarını ihlal ettiği gerekçesi ile 2 ay hapis cezasına çarptırılan Bayrak Radyo Televizyon Kurumu Müdürü Meryem Özkurt’un yarın tahliye olması bekleniyor.

Özkurt, 7 Haziran’dan beridir Merkezi Cezaevi’nde tutuklu bulunuyordu.

AB KOMİSYONU YARDIM PROGRAMINI ONAYLADI

AB Komisyonu’ndan yapılan açıklamada, Kıbrıs Türk toplumu için hazırlanan 2022 Eylem Programı’nın onaylandığı bildirildi.

Açıklamada, toplam 33,4 milyon Euro bütçeli programla Kıbrıslı Türklere yönelik ekonomik kalkınma, barış ve güven artırıcı çeşitli projelerin destekleneceği ifade edildi.

Kıbrıslı Türk hellim peyniri üreticilerinin AB standartlarına uyumuna da destek sağlanacağına dikkat çekilen açıklamada, AB’nin Yeşil Mutabakatı’na uygun şekilde yeşil enerji ve çevre yatırımlarının da destek kapsamında yer alacağı belirtildi.

Kıbrıs’taki Kayıp Şahıslar Komitesi ile Kültürel Miras Teknik Komitesi’ne fon sağlamaya devam edeceği bildirilen açıklamada, Kıbrıslı Türklerin akademik burs programının da devam edeceği kaydedildi.

Açıklamada, destek programı kapsamında 2006 ve 2022 arasında çeşitli projelere 656 milyon avro fon tahsis ettiği anımsatıldı.

Öte yandan AB, geçen yılın nisan ayında Kıbrıs’ta üretilen hellim peynirini koruma altına alınmış menşe adı olarak tescil etmişti.

Kıbrıslı Türk hellim üreticilerin de bu koruma kapsamında yer alacağı bildirilmiş, hellim peynirinin ve yapıldığı sütün AB hayvan ve halk sağlığı standartlarına uygun olması istenmişti. Bu süreçte üreticileri desteklemek için hellim paketi açıklanmıştı.

”BİZ KIBRIS’TA IRKÇIYIZ” DİYEREK PAKİSTANLI GENCİ DÖVDÜLER

 

 

Bebekli Afrikalı kadından sonra işinden evine dönen Pakistanlı genç sokak ortasında dövüldü,

 

Afrika kökenli bir kadının, kucağında bebeği olduğu halde bir Rum tarafından sokak ortasında dövülmesinden sonra cumartesi günü yeni bir ırkçı şiddet olayı meydana geldiği, bu seferki kurbanın 23 yaşındaki Haydar Ali isimli Pakistanlı olduğu bildirildi.

Haravgi’nin haberine göre Haydar Ali isimli Pakistanlı, sabahın erken saatlerinde işten evine yürürken Lefkoşa Surlariçi’nde (Rum kesimi) araba ile yanına yaklaşan iki kişinin saldırısına uğradı. Arabadaki kişiler Ali’ye önce “Biz Kıbrıs’ta ırkçıyız” diyerek küfretti ardından da sokak ortasında dövdü. Bölgedeki güvenlik kameraları tarafından kaydedilen olay sonrasında, başına ve ağzına aldığı darbeler nedeniyle hastanenin acil servisine başvuran Ali bu kez de tıbbi yardım alabilmek için 6 saat beklemek zorunda kaldı.

Gazete olayın şikâyet edilmesi üzerine polisin dün akşam 19 ve 21 yaşındaki iki kişiyi tutukladığı bilgisini verdi.

“SALGIN KONTROL ALTINDA”

Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ, GÜNEŞ TV’ye açıklamalarda bulundu, projeleri hakkında bilgi verdi ve pandeminin gidişatı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu:

 GÜÇLÜ BİR EKİBİMİZ VAR…

Bakan Gürçağ son günlerde yeniden artan COVID-19 vakaları ile ilgili olarak alınan önlemleri de şöyle açıkladı “Tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de Covid-19 hastalığında bir artış gözlemliyoruz. Sağlık Bakanlığımızın ekipleri özellikle kalabalık olan alanlara giderek rastgele antijen testlerini uyguluyor. Hekimlerimiz aracılığıyla da ne yapmaları gerektiğine dair yönlendirmeler gerçekleştiriyoruz.  Korkacak bir şey yok. Aşılanmanın da verdiği destekle hastalık çok daha hafif semptomlarla geçiriliyor. Bu noktada insanların kişisel tedbirlerini almaları ve uymaları önemlidir. Sağlık Bakanlığı olarak güçlü ve tecrübeli bir ekimiz vardır. Bu güçlü ve tecrübeli ekiple salgını kontrol altında tutuyoruz” ifadelerini kullandı.

İHALE İÇİN BLOKENİN ONAYI BEKLENİYOR…

Gürçağ, sağlıkta kısa vadeli projeleri hayata geçirmeye başladıklarını söyledi ve “Uzun vadeli projelerimiz arasında ise yeni Girne Hastanesi’nin hayata geçmesi var.Yeni Girne Hastanesi ihaleye çıkacak haldedir. Tüm hazırlıkları Sağlık Bakanlığı tarafından yerine getirilmiştir. Şu an da ihtiyacımız olan Maliye Bakanlığı’nın inşaatı tamamlaması adına blokesinin onaylanmasıdır.Biz Maliye Bakanlığı’na yazışmalarımızı yaptık. Önceki projelerin yanı elektrik projesinin, mekanik projenin, mimari projenin tamamlanmasını ve Planlama İnşaat Dairesi’ne getirilene kadar izlenmesi gereken yolu bakanlığımız izlemiş ve yerine getirmiştir. Blokesinin onaylamasıyla ihaleye çıkacağız” dedi.

İşte Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ’ın GÜNEŞ TV’ye verdiği röportajın detayları:

Sağlık Bakanlığı için “En zor bakanlık” denir… Sizce de öyle mi?

“Hayır her hangi bir zorluk söz konusu değildir. Her görevin kendine has sorumlulukları vardır. Siz sorumluluğunuzun ne olduğunu bildiğiniz zaman, konuya hâkim olduğunuz zaman yasalar çerçevesinde hukuk çerçevesinde artıları eksikleriyle gündeminize alır ve süreci yönetirsiniz. O nedenle zorluk söz konusu değildir.

Önünüzde kısa ve uzun vadeli ne gibi projeler var ?

“Projelerimiz hazırdır. Kısa vadeli projelerimizi hayata geçirmeye de başladık. Nedir bu kısa vadeli projeleriniz derseniz Güzelyurt Sağlık Merkezi’nin yıpranmış duvar ve bahçesi vardı. Boya badana ihtiyacı giderildi. Böylesine iklim krizinin yaşandığı gündemde de ağaçlandırmanın da hayati önem taşıdığı bilincindeyiz. Bu noktada Güzelyurt Sağlık Merkezi’nin bahçesine 12 adet fidan diktik. Fidanların tamamı da hayat buldu. Yakından onların yaşadığını takip ediyoruz. Hemşire ve doktor eksikliğinin giderilmesine katkı koyduk.  Yine Akçay köyümüzde sağlık odası kilitli bir şekilde duruyordu. Oraya doktor ve hemşire görevlendirmemizle köylünün ayağına sağlık hizmetini götürmüş olduk. Bunun gibi hedeflerimizi hayata geçirerek kısa vadeli projelerimizi canlandırıyoruz.

“Uzun vadeli projelerimiz arasında ise yeni Girne Hastanesi’nin  hayata geçmesidir. Yeni Girne Hastanesi ihaleye çıkacak haldedir. Tüm hazırlıkları Sağlık Bakanlığı tarafından yerine getirilmiştir. Şu an da ihtiyacımız olan Maliye Bakanlığı’nın inşaatı tamamlaması adına blokesinin onaylanması. Yani binamız, Planlama ve İnşaat Dairesi’nin yapmış olduğu keşif bedeliyle bize bilgisi şu oldu; binanın anahtar teslim bedeli 227 milyon Türk Lirası’dır. Biz Maliye Bakanlığı’na yazışmalarımızı yaptık. Önceki projelerin yanı elektrik projesinin, mekanik projenin, mimari projenin tamamlanmasını ve Planlama İnşaat Dairesi’ne getirilene kadar izlenmesi gereken yolu bakanlığımız izlemiş ve yerine getirmiştir. Maliye Bakanlığı’nın da bu ihtiyaç duyulan paranın blokesini onaylamasıyla biz ihaleye çıkacağız. Toplum sağlığını, koruyucu hekimliği önemsiyoruz ve destekliyoruz.  Bizim şu an da bakanlığımızın uyguladığı toplumsal sağlık taramaları da vardır.   Diyabet taraması, yüksek tansiyon taraması, diyaliz taraması. İnsanlarımız rastgele seçilen kişilerdir. İlgili kişinin telefonuna mesaj olarak gidiyor. Telefonla ulaşılıyor ve o ilgili kişiler sağlık merkezlerimize davet ediliyor. Burada hiçbir mecburiyet yoktur. Tamamen ilgili kişinin rızasıyla yapılan uygulamalardır. Doktorun ilgili kişiyi yönlendirmesiyle kan tahlili yapılıyor, idrar testleri uygulanıyor. Bu kısa vadeli hedeflerimiz arasında hayata geçirdiğimiz uygulamalardır.”

COVID-19, tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de artıyor…Panik gerektirecek bir durum var mı?

“Ülkemizde de Covid-19 hastalığında bir artış gözlemliyoruz. Tamamen random testleri uyguluyoruz. Sağlık Bakanlığımızın ekipleri özellikle kalabalık olan alanlara giderek rastgele antijen testlerini uyguluyor. Burada edindiğimiz bilgiler de şu yöndedir;  Aslında insanlar tamamen semptomsuz Covid-19 hastalığını da geçiriyorlar. Hiçbir şekilde farkında değiller. Rasgele yapmış olduğumuz testler neticesinde biz bu pozitif vakaları tespit ediyoruz. Hekimlerimiz aracılığıyla da ne yapmaları gerektiğine dair yönlendirmeler gerçekleştiriyoruz.  Korkacak bir şey yoktur. Zaten yüzde 80 oranında insanlar Covid-19 hastalığını habersiz geçirdikleri noktadır. Aşılanmanın da verdiği destekle hastalık çok daha hafif semptomlarla geçiriliyor. Bu noktada insanların kişisel tedbirlerini almaları ve uymaları önemlidir. Sağlık Bakanlığı olarak güçlü ve tecrübeli bir ekimiz vardır. Bu güçlü ve tecrübeli ekiple salgını kontrol altında tutuyoruz. Hem sağlık camiasında hem de otorite bacağında her şeye hâkim olarak süreci takip ediyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa’ya yapacağı yeni hastaneyle ilgili son durum nedir?

“Anavatan Türkiye’nin ülkemize hediye edeceği 500 yataklı devlet hastanesi Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası ihaleye çıkmasıyla hayat bulacak. Bu süreç ise Türkiye tarafından takip ediliyor.”

Kabinede tek kadın bakan olmanın zorluğunu yaşadığınız oluyor mu?

“Kadın olma kimliğimle ilgili herhangi bir sorun yaşamıyorum. Kabinede ve tüm karar mekanizmalarında kadınların olması gerektiğini her zaman savundum ve savunmaya devam edeceğim. Nedeni ise toplumları oluşturan insanların yarısını kadınlar diğer yarısını da erkekler oluşturmaktadır. Alınan kararlar sadece erkeğe yönelik kararlar değildir. Aynı zamanda kadını ve çocuğu ilgilendiren kararlardır. Bundan dolayı kadını en iyi kadının anladığını tekrar ettiğimiz noktada alınan kararların sadece erkeklerin gözüyle değil, kadınların da gözüyle değerlendirilip hayata geçirilmesi çok daha sonuç odaklı çok daha verimli kararların hayat bulmasına destek verecektir. O nedenle kadın elinin tüm karar mekanizmalarında var olması gerekir.”

ÖZEL HABER- ZİLAN BOZYİĞİT

PİRHAN ASKERİ KIŞLA ÖNÜNE MONTE EDİLEN HIZ TESPİT KAMERASI İLE İLGİLİ DUYURU!

 

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Trafik Dairesi Müdürlüğü açıklama yaptı

 

”Lefkoşa-Gazimağusa Anayolu, Pirhan Askeri Kışla önüne monte edilen hız tespit kamerası 27 Temmuz 2022 Çarşamba gününden itibaren aktif hale getiriliyor.

 

Söz konusu kamera, 27 Temmuz 2022 Çarşamba günü itibarıyla hem Gazimağusa hem de Lefkoşa istikametinde seyreden ve 65km/s üzerinde sürat yapan araçları tespit edebilecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

 

 

ANASTASİADİS’İN TESTİ YİNE POZİTİF

Anastasiadis, geçtiğimiz Salı günü Covid-19 testinin pozitif çıkması sonrasında girdiği karantina döneminden, bugünkü testinin yine pozitif sonuçlanması sebebiyle çıkamadı,
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, geçtiğimiz Salı günü Covid-19 testinin pozitif çıkması sonrasında girdiği karantina döneminden, bugünkü testinin yine pozitif sonuçlanması sebebiyle çıkamadı.
Güney Kıbrıs’taki haber kaynakları, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in bugün yapılan koronavirüs testinin yine pozitif çıktığını duyurdu. Yarın rutin işlerine dönmesi beklenen Anastasiadis’in bu sonuç sonrasında, testi negatif çıkana kadar karantinada kalmayı sürdüreceği kaydedildi..

POLİS 5 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU ARIYOR

 

 

21 Haziran tarihinde, polise giderek, 5 yaşındaki G.A.Y’nin TC kimlik kartının ayrıldığı eşinde olduğunu bildiği halde, kayıp olduğunu söyleyip, sahte evrak düzenleyerek, ülkeden çıkış yapan A.Y, 1 ay sonra tutuklandı.

 

21 Haziran tarihinde, polise giderek, 5 yaşındaki G.A.Y’nin TC kimlik kartının ayrıldığı eşinde olduğunu bildiği halde, kayıp olduğunu söyleyip, sahte evrak düzenleyerek, ülkeden çıkış yapan A.Y, 1 ay sonra tutuklandı.

Polis, 5 yaşındaki çocuğun nerede ve ne maksatla ülkeden çıkarıldığının araştırılması gerektiğini açıkladı.

Zanlı hakkında 3 gün tutukluluk kararı alındı.

 

Polis bilgi verdi

Mahkemede yeminli şahadet veren polis çavuşu Hüseyin Ergüleç, olguları aktardı.

Polis 21 Haziran’da saat 09.30 raddelerinde Lefkoşa Polis Müdürlüğüne gelen zanlı A.Y’nin

5 yaşındaki G.A.Y’nin TC kimlik kartının ayrıldığı eşinde olduğunu bildiği halde, kayıp olduğunu söyleyip, sahte beyanla kayıt temin edip sahte evrak düzenlenmesini sağladığını belirtti.

 

9 Temmuz’da çocukla çıkış yaptı

Polis, aynı gün mesele ile ilgili yapılan soruşturmada zanlının 9 Temmuz’da Girne Turizm Limanı’ndan G.A.Y ile birlikte yurt dışına çıkış yaptığı tespit edildiğini aktararak, zanlı hakkında tutuklama kararı çıktığını belirtti.

Zanlının, 24 Temmuz tarihinde Lokmacı geçiş noktasından güneye geçmek istediği sırada tutuklandığını dile getiren polis, tahkikatın sürdüğünü söyledi.

Polis, 5 yaşındaki G.A.Y isimli çocuğun nerede ve ne maksatla ülkeden çıkarıldığının araştırılması gerektiğini açıkladı.

 

“Serbest kalırsa, tahkikata etki edebilir”

Polis, zanlının serbest kalması halinde tahkikata etki edeceğinin aşikar olduğundan ilk aşamada zanlının 3 gün süre poliste tutuklu kalmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Kıdemli Yargıç Rauf Kürşad zanlının soruşturma maksatlı 3 gün poliste tutuklu kalmasına emir verdi.

 

 

İÇİŞLERİ BAKANI’NDAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

 

 

İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, BRT’de yayınlanan, Pembe Paşaoğluları’nın hazırlayıp sunduğu Haber Kritik programında gündeme ve bakanlığın yürüttüğü projelere yönelik önemli açıklamalarda bulundu.

 

Ülke huzuru ve güvenlik açısından Polis Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı’nın işbirliği ile yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren bakan Ziya Öztürkler, ülke Güvenliği ve huzuru için göreve geldiği ilk günden itibaren ifade ettiği gibi bu konuda adım atığını ve atmaya devam edeceğini belirtti. Halkımızın huzuru ve ülkede kayıtlılığın sağlanması adına üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz diyen Öztürkler, “Bu konuda gereğini yapmaya, adım atmaya devam edeceğim, geri durmayacağım” dedi.

 

Ülke içerisinde suça karışmış, kamu huzurunu, güvenliğini tehdit eden ve kaçak şekilde kayıt dışı yaşayan kişilere yönelik yasal işlemlerin devam edeceğini ifade eden Öztürkler, bunun yanı sıra kendi ülkelerinde suça karışmış, mafyalaşmış, çeteleşmiş sakıncalı kişilerin ülkeye girişlerinin engellenmesinin çok önemli olduğununda altını çizdi.

Bu hedefle ülkede huzur ve güvenliği sağlamak amacıyla 2 hafta içerisinde yeni bir adım atacaklarını açıklayan Bakan Öztürkler, “esas olması gereken suça karışmış, mafyalaşmış kişilerin ülkeye girişilerine izin vermeyecek yapıları, mekanizmaları kurmak ve bu gibi sakıncalı kişileri yasaklı göçmen ilan etmektir. Bu konuda iki hafta içerisinde yeni bir adım atacağız” dedi.

 

ÖZTÜRKLER, “MAHKUMLARIN TOPLUMA KAZANDIRILMASI ÇALIŞMALARINI ARTIK YILLIK PLAN VE SÜREKLİLİK ARZ EDECEK BİR SİSTEMLE YÜRÜTECEĞİZ”

İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, Yeni Cezaevine geçiş süreci ve sonrası hakkında sorulan soruları da yanıtlayarak, Yeni Cezaevine temmuz ayı itibariyle kademeli geçişlerin başladığını, şu anda Yeni Cezaevinde yaklaşık 100 civarı tutuklu bulunduğunu, bu aşamada Covid-19 tedbirleri çerçevesinde tutukluların önce Yeni Cezaevine gönderilerek belli süre bekletildiğini ve daha sonra mevcut cezaevine gönderildiğini açıkladı. Bununla birlikte temmuz ayı içerisinde kademeli olarak başlayan Yeni Cezaevine taşınma işlemleri sırasında eksikliklerin de görülerek giderilmesiyle taşınma işleminin devam edeceğini açıkladı.

Yakın zamanda 22 kişilik gardiyan münhalinin Kamu Komisyonu tarafından yapıldığını, yavaş yavaş Yeni Cezaevine geçişin kademeli olarak başlatıldığını ve talep edilen yeni kadroların tamamlanması ile taşınma işlemlerinin sonlandıracağını ifade eden Bakan Öztürkler, “Esas olarak üzerinde önemle durduğumuz mahkumların topluma kazandırılması yönünde yapacağımız, bu hedefle ortaya koyacağımız projelerin hayat bulmasıdır” dedi.

Hükümlülerin cezalarını çekmede, iyileştirilmesinde, emniyet, güvenlik ve disiplin ihtiyaçlarını dikkate alarak, bunun yanında insanlık onurlarını zedelemeden, yaşamla mücadelelerinde gerçek anlamda kendilerine katkı sağlayacak, ceza süreleri boyunca meşgul edici faaliyetler ile çok kapsamlı iyileştirme programlarınını hayata geçireceklerini açıklayan Öztürkler: “Mesleğim Hazır,, Aynı Dili Konuşuyoruz, Şiddetsiz İletişim Mümkün, Sağlıklı Yaşam-Güçlü Toplum, Kadınlar Başarır, Çevre Bilinci Ve İklim Değişikliliği İle Mücadele, Cezaevi Kütüphanesi, Eğitim Amaçlı Panel Ve Seminerler, El Emeği Haftası gibi belli başlıklarda yıllık müfredatlarda yer alacak projeleri hayata geçireceğiz” dedi.

Mahkumların toplumla yeniden bütünleşmelerini sağlayacak koşulları sadece bina olarak değil, faaliyet, eğitim ve iyileştirme programları ile destekleyeceklerini ifade eden Öztürkler, “Yeni Cezaevine geçilmesi ile birlikte, daha önce de defatle dile getirdiğim, en çok önem verdiğim konulardan biri olan Mahkumların Topluma Kazandırılması çalışmalarını artık yıllık plan ve süreklilik arz edecek bir sistemle yürüteceğiz”dedi.

 

E-VİZE İÇİN TEKNİK ÇALIŞMALAR TAMAMLANDI

İçişleri Bakanlığı, Dış İşleri Bakanlığı ve Eğitim Bakanlığı’nın işbirliğinde çalışılan ülkeye girişlerde E-Vize uygulaması projesinde teknik çalışmaların tamamlandığını ifade eden Bakan Öztürkler, projenin bütçelendirilmesi konusunda da destek bulduklarını açıkladı. Ülkeye girişlerde E-Vize uygulamasının çok önemli olduğunu ifade eden Öztürkler, “Bu ülkenin geleceği adına çok önemli bir projeyi hayata geçirmek istiyoruz. Gelinen aşamada bütçesi tamamlandığı anda 1-1,5 ay içerisinde E-Vize uygulamasına geçebileceğiz. Televizyonlarda, radyolarda hep konuşuyor, anlatıyoruz. Benim için esas önemli olan projelerin, çağdaş sistemlerin hayat bulmasıdır. Konuştuğunuz kadar değil, ürettiğiniz kadar varsınız”dedi.

 

PROJENİN TAMAMLANMASI İLE ÇAĞDIŞI NÜFUS SAYIMLARINADA GEREK KALMAYACAKTIR

Mekansal Adres Kayıt Sistemi (MAKS) Projesi hakkında da bilgi veren Bakan Öztürkler, Projenin belli bir aşamaya geldiğini, çok önemli bir proje olduğunu bu hususta da belediyeler ve yerel yönetimler müdürlüğünün koordineli çalıştıklarını, iki aşamadan oluşan projenin cadde, soskak, yol isimleri, yapı numaratajları, hane halkı verilerinin sisteme işlenmesi ve nüfus kayıt sistemleri ile eşleştirilmesi sonucunda devlet olarak çok önemli bir dijital veri tabanına sahip olunacağının altını çizdi.

Bakan Öztürkler, “MAKS Projesini tamamlamak istiyoruz. Projenin tamamlanması ile çağdışı nüfus sayımlarınada gerek kalmayacaktır. Çağdaş dünyanın gereği olan planlama ve doğru analiz yapma imkanlarımız artacak, ülkedeki, iş yeri, binalar, çalışan, öğrenci ve vatandaşlara ait güncel verilere daha sağlıklı şekilde ulaşabileceğiz” dedi.

TÜM MÜDAHALELERE RAĞMEN KURTARILAMADI

 

 

6 Temmuz tarihinde Dikmen-Lefkoşa Anayolu’nda, yaşanan trafik kazasında ağır yaralanan ve Lefkoşa Dr Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde tedavi görmekte olan 38 yaşındaki Emete YORGANCIOĞLU tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

 

Kaza nasıl oldu?

6 Temmuz tarihinde Dikmen-Lefkoşa anayolu üzerinde seyreden Emete Yorgancıoğlu, girdiği virajda direksiyon hakimiyetini kaybedip karşı şeride geçerek Hayrullah Tabaş yönetimindeki araçla çarpıştı.

Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre, bugün saat 17:30 sıralarında, Dikmen – Lefkoşa Anayolu üzerinde, Emete YORGANCIOĞLU (K-38), yönetimindeki EF 105 plakalı salon araç ile Lefkoşa istikametine doğru seyrettiği sırada gidiş istikametine göre sola meyilli viraja geldiği zaman direksiyon hakimiyetini kaybedip aracının yol içerisinde savrulması sonucu o esnada karşı istikametten gelmekte olan Hayrullah TABAŞ (E-35) yönetimindeki SZ 394 plakalı van araç ile çarpışmışlardır.

AÇIK BULDUĞU PENCEREDEN EVE GİRİP CEP TELEFONU ÇALDI

 

 

Mahkemede yeminli şahadet veren polis memuru Vasvi Özbey, olguları aktardı.

Polis, Huzurunuzda bulunan Zanlı Joel Blessing Wıllıams’ın ikametgahtan Sirkat ve KKTC’de İkamet İzinsiz bulunmak suçundan methaldar olduğunu belirtti.

Polis, 24 Temmuz 2022 tarihinde saat 00.20 raddelerinde Lefkoşa’da sakin Joel Blessing Williams’ın (E-25) konu adresin güneye bakan açık vaziyette bulunan alüminyum penceresinden giriş yaparak aynı yerde sakin Ceren Gerçek’e ait ikametgâhın salonunda bulunan masa üzerindeki Iphone 12 promax marka cep telefonunu sirkat edip, aynı yerden çıkış yaptığını söyledi.

Polis, adı edilen zanlının aynı gün tespit edilerek derdest emri gereği tutuklandığını ve konu cep telefonunun Joel Blessing Wıllıams’ın tasarrufunda bulunup emare olarak zapt edildiğini belirtti.

Polis, Joel Blessing Wıllıams’ın pasaportunda yapılan muhaceret soruşturmasında adı edilenin 14.09.2021 tarihinden itibaren KKTC’de İkamet İzinsiz bulunduğunun tespit edildiğini anlattı.

 

Polis, zanlının 24.07.2022 tarihinde ikamet adresinde Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nden arama emri temin edilip olay anında giymiş olduğu kıyafetler ve sırt çantasının emare olarak alındığını belirtti. Polis, ayrıca başlatılan soruşturma neticesinde zanlının 24.07.2022 tarihinde saat 00.45 raddelerinde Lefkoşa’da sakin Mustafa Reşat Erhan’a ait ikametgâhın bahçe kısmına arzusu hilafına girerek mülke tecavüz suçunu işlediğinin tespit edildiğini anlattı.

Polis tahkikatın yeni başlamış olup, mesele ile ilgili olarak temin edilmesi gereken ifadeler ve yakın tarihte bölgede meydana gelen benzer suçlarla bağlantılı kamera kayıtlarının olup olmadığının araştırılması gerektiğini söyleyerek, ilk aşamada zanlının 3 gün süre poliste tutuklu kalmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Kıdemli Yargıç Rauf Kürşad zanlının soruşturma maksatlı 3 gün poliste tutuklu kalmasına emir verdi.

 

 

”YENİ CEZAEVİ KULLANILMAYA BAŞLANDI”

İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, yeni cezaevinin temmuz ayı içerisinde kullanılmaya başlandığını ifade ederek, “İçerisinde yüz mahkum var.
Gardiyan sayımız arttıkça mahkum sayımızda artacak. Kriminal sıkıntı yaşayan kişileri adanın girişinde tespit edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Öztürkler, şu an yeni cezaevinin aktif olduğunu belirterek, “Cezaevinin içinde mahkumlar ve tutuklular var ama tam randımanlı istediğimiz noktaya gelmesi içim çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu. Öztürkler, 20 erkek ve 2 bayan alımı ile ilgili sürecin de tamamlandığından bahsetti.

TÖRE, KEMPO FEDERASYONU ÖDÜL TÖRENİNE KATILDI

 

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC Kempo Savunma Sporları Federasyonu tarafından 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı anısına düzenlenen müsabakalarda dereceye girenlere ödül verilmek amacıyla İskele Dr.Fazıl Küçük Kapalı Spor Salonunda gerçekleşen etkinliğe katıldı.

Töre burada yaptığı konuşmada etkinliğin 20 Temmuz anısına yapılmasının ayrı bir önemi olduğunu söyledi ve Federasyonu kutladı.
Töre, 20 Temmuz ruhunu, mücahit ve mukavemetçi ruhu yaşatmak ve canlı tutmanın herkese düşen bir görev olduğuna dikkat çekti.

Kıbrıs Türk gençliğinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinden asla vazgeçmeyeceğini ifade eden Başkan Töre, Cumhuriyetin fazilet olduğunu söyledi.
Gençlerin birer bayrak olduğuna değinen Töre: “Asla yere düşmeyeceksiniz. Bayrağı kapıp her zaman daha ileriye gideceksiniz” dedi.

Ulu Önder Atatürk’ün her alanda gençliğe güvendiğini anımsatan Töre, devletin ve cumhuriyetin kıymetinin her zaman bilinmesini istedi.
Başkan Töre etkinlikte , dereceye giren takımlara kupalarını verdi.

ÇAVUŞOĞLU YARIN ANKARA’YA GİDİYOR

 

 

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu yarın Ankara’ya gidiyor. Çavuşoğlu, iki günlük ziyareti kapsamında, Yüksek öğrenimle ilgili GCE ve A-Level ile TC Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK, ÖSYM yetkilileri, TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ziyaretler yapacağını kaydetti. Çavuşoğlu, Sedat Simavi Endüstri Meslek Lisesi öğrencilerinin TEKNOFEST’te “İlke” isimli elektrikli araçla elde ettikleri iki birincilik ödülünü de değerlendirerek, bu başarıda imzası olan tüm öğretmen, idareci ve öğrencileri sevgi ve saygıyla alkışladığını kaydetti. Çavuşoğlu, “Hazırlık aşamasında kendilerini ziyaret etmiştim, çok motiveydiler. Bir başarı geleceği belliydi. İnandılar, çalıştılar ve başardılar.

 

TEKNOFEST Meslek Liseleri’nin de yarıştığı çok geniş çaplı bir festivaldir.Tüm meslek liselerini geride bırakarak, takım olarak iki birincilik aldık. En iyi performans ve ön video da birincilik aldık. Eğitim camiamızda büyük bir moral oldu. Umut ederim ki gelecek yıl çok daha iyi, insanlığa faydası olacak, modellerle arayışlarla araştırmalarla öğrencilerimiz yola devam edecek” dedi.

 

Müteahhitlerin ihlaleler katılımı ile ilgili bir soru üzerinde ise Çavuşoğlu “Maalesef şu anda istediğimiz seviyede değil, küçük küçük ihalelere katılmaya başladılar. Ama büyük ihalelerimiz, halen beklemede süreç içerisindedir. Eğitimi bu eylemlerin dışında tutmalarını rica ettik. Kaybedecek zamanımız kalmadı. Sorun daha tam anlamıyla çözülmemiştir. Birim fiyatları yenilendi önümüzdeki ihaleleri bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Yüksek öğrenimle ilgili olarak ise ÖSYM’nin sayfasını kişisel kullanıma açık olduğunu toplu başarı listesinin ellerine ulaşmadığını yarın Ankara ziyaretinde bu merkezlerle de görüşmeler yapacağını ve verilere ulaşabileceğini kaydetti. Çavuşoğlu, üniversitelerin kontenjan sayıları ile ilgili de açıklamalarda bulunarak “Biz göreve geldiğimizde bayağı aşağıya çekilmişti, bir önceki yılın neredeyse yarı yarıya oranında YÖK’ün bunu düzelttiğini ve şu anda üniversitelerimizin kontenjan sayısı bir önceki seneye göre, %11’den fazla bir noktaya getirildi umut ederim ki öğrenci sayısı anlamında iyi bir yıl olacaktır” dedi.

RUM TARAFI MÜZAKERELERİN BAŞLAMASI İÇİN ŞARTLAR KOŞTU

 

 

 

Rum tarafı, Kıbrıs müzakerelerine başlamak için Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerine, kapalı Maraş’taki açılımlara son verilmesini ve iki devlet tezinin terk edilmesini şart koşuyor.

 

Haravgi gazetesine göre Rum Başkanlık Basın Ofisi Müdürü Andreas Yosif, dün düzenlenen ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’i temsilen katıldığı bir anma töreninde yaptığı konuşmayı okurlarına, “Müzakerelere Başlama Şartı… Kıbrıs MEB’indeki Faaliyetlerin Durdurulması ve İki Devlet Tezinin Terk Edilmesi” başlık ve spotlarıyla aktardı.

Habere göre Anastasiadis’in “müzakerelere, Crans Montana’da kaldığı yerden başlamaya hazır ve kararlı olduğunu” defalarca dile getirdiğini kaydeden Yosif, şöyle devam etti:

“Ancak şunu da belirtmek gerekir ki Türkiye Kıbrıs MEB’indeki ve Maraş’ın kapalı bölgesindeki kışkırtıcı faaliyetlerini durdurmadan ve taksimci iki devlet çözümü tehditlerinin çıkmaz yolu terk edilmeden müzakereler yeniden başlayamaz.”

Aynı gazete, AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu da katıldığı bir anma töreninde Kıbrıs sorununun daha önce hiç olmadığı kadar kötü bir aşamada bulunduğuna dikkat çekerek Türkiye’nin, uzayıp giden çıkmazdan yararlanarak taksim hedefini hayata geçirmeye devam edeceğini” savundu.

 

Doğu Akdeniz ve kapalı Maraş’taki faaliyetlerini pasifçe izlemek yerine hareketlerin inisiyatifini almaları gerektiğini de söyleyen Stefanu, “Kıbrıs trajedisine nasıl ulaştığımızı hatırlamalıyız. Tarihi gerçekleri korumalıyız çünkü geleceğe giden yolu çizen doğru öğretileri ancak geriye gittiğimizde anlayabiliriz. Tarihini unutan halklar trajedilerin yeniden yaşamaya mahkûmdur” ifadesini kullandı.