Archives Şubat 2026

BAŞBAKAN AÇIKLADI: 4’ÜNCÜ İLK EVİM KREDİ PAKETİ BAŞLIYOR

Başbakan Ünal Üstel, ilk kez konut sahibi olacak gençlere yönelik IV. İlk Evim Kredi Paketi’nin 23 Şubat 2026’da başvurulara açılacağını duyurdu. Paket kapsamında azami 3,3 milyon TL, 120 ay vadeli ve yüzde 1,75 aylık faizli kredi sağlanacak.

Başbakan Ünal Üstel, “IV. İlk Evim Kredi Paketi”nin başlatıldığını açıkladı. Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü aracılığıyla yapılan yazılı açıklamada, gençlerin ilk konutlarını edinmelerine yönelik yeni kredi paketinin 23 Şubat 2026 itibarıyla başvurulara açılacağı duyuruldu.

Üstel, göreve geldikleri ilk günden bu yana gençlerin ülkelerinde kalmasını ve kendi topraklarında yuva kurmasını hedeflediklerini belirterek, 2023 yılında başlatılan İlk Evim Kredi Paketi’nin 2024 ve 2025 yıllarında da sürdürüldüğünü hatırlattı. Üstel, üç etapta toplam 1 milyar 580 milyon TL tutarında, 10 yıl vadeli ve düşük faizli kredi kullandırıldığını; bu kapsamda 926 konut alındığını ve binlerce vatandaşın ev sahibi olduğunu kaydetti.

Yoğun talep doğrultusunda dördüncü etap için adım atıldığını belirten Üstel, daha önceki paketlerden yararlanamayan ve ilk kez konut sahibi olacak gençler için IV. İlk Evim Kredi Paketi’nin devreye alınacağını ifade etti.

KİMLER YARARLANABİLECEK?

Açıklamaya göre krediden; KKTC sınırları içinde, kendisi, eşi ve 18 yaş altı çocukları adına kayıtlı evi bulunmayan, hane geliri 300 bin TL’yi geçmeyen KKTC vatandaşları yararlanabilecek.

Kredi koşulları

IV. İlk Evim Kredi Paketi kapsamında;

Azami 120 ay vade

Aylık eşit taksit

En fazla 3,3 milyon TL kredi

Konut değerinin azami yüzde 80’i oranında finansman

Aylık yüzde 1,75 (yıllık yüzde 21) faiz oranı

Faiz dışında komisyon veya masraf alınmaması

Tapuda alım, satış ve ipotek işlemlerinde vergi, resim ve harç muafiyeti uygulanacak.

Üstel, devletin yalnızca kredi sağlamakla kalmayacağını, maliyetleri düşürerek ve bürokratik engelleri azaltarak gençlere kolaylık sağlayacağını belirtti.

BAŞVURUDA BULUNABİLECEK BANKALAR

Kredi başvuruları şu bankalar aracılığıyla yapılabilecek:

Akfinans Bank Ltd., Albank Ltd., Asbank Ltd., Creditwest Bank Ltd., Universal Bank Ltd., K. Vakıflar Bankası Ltd., K.T. Koop. Merkez Bankası Ltd., Limasol Türk Koop. Bankası Ltd., Novabank Ltd., K. İktisat Bankası Ltd., T. Halk Bankası A.Ş., T.C. Ziraat Bankası A.Ş., Türk Bankası Ltd., T. İş Bankası A.Ş., Yakın Doğu Bank Ltd. ve K. Kapitalbank Ltd.

“BU ÜLKEDE GENÇLER KENDİ TOPRAKLARINA KÖK SALACAK”

Projeyle ilgili olarak Başbakan Üstel açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Sevgili gençler, değerli kardeşlerim;

Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana bir şeyi net söyledik:
Bu ülkede gençler kendi topraklarına kök salacak.
Ve bu ülkede yuva kurmak da, yuva sahibi olmak da bir hayal olarak kalmayacak.

Bu hedef doğrultusunda 2023 yılında İlk Evim Kredi Paketi’ni başlattık. 2024’te ikincisini, 2025’te üçüncüsünü hayata geçirdik.

Toplamda 1 milyar 580 milyon TL düşük faizli, 10 yıl vadeli kredi kullandırdık. Bu kapsamda 926 konut alındı ve binlerce vatandaşımız ev sahibi oldu.

İşte bu, gençlere desteği lafta bırakmayan, hayata geçiren bir anlayıştır. Bu, gençlerimizin ülkelerine kök salmaları adına açık bir destek iradesidir. Bu, göçü azaltma kararlılığıdır.

Şimdi dördüncü adımı atıyoruz. Gençlerimizden gelen yoğun talepleri dikkate alarak, daha önceki paketlerden yararlanamayan ve ilk kez konut sahibi olacak gençlerimiz için IV. İlk Evim Kredi Paketi’ni devreye alıyoruz.

Devlet burada bir kez daha gençlerin yanında duruyor.
Elini taşın altına koyuyor. Krediyi vermekle kalmıyoruz. Aynı zamanda kolaylık sağlıyoruz. Maliyetleri düşürüyoruz. Gençlerimizin önündeki bürokratik engelleri kaldırıyoruz.

‘BAŞVURULAR 23 ŞUBAT 2026 İTİBARIYLA BAŞLIYOR’

Sevgili gençler, unutmayın:
Başvurular 23 Şubat 2026 itibarıyla başlıyor.

Değerli kardeşlerim;

Göreve geldiğimiz günden bugüne ilklere imza attık.
Sosyal konut projelerini yıllar sonra yeniden başlattık.
Kırsal kesim arazilerinin altyapılarını hızla tamamladık.
Yeni kırsal kesim arsaları dağıttık. Gençlere yönelik konut edindirme kredilerinin önünü açtık.

Ülke genelinde yarım bırakılmış pek çok projeyi tamamladık.
Yeni projeler başlattık. Yolları tamamlıyoruz. Hastaneleri açmaya başlıyoruz. Okul projelerini hızla bitiriyoruz.
Enerji yatırımlarına devam ediyoruz. Dijital altyapı yatırımlarını sürdürüyoruz.
Sporda önemli tesis yatırımlarını hayata geçiriyoruz. Reformlar yapıyoruz, yasaları güncelliyoruz.

Özetle; laf üretmiyoruz, iş üretiyoruz.

Bu vesileyle IV. İlk Evim Kredi Paketi’nin tüm gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Biz istikrarla yolumuza devam edeceğiz. Projelerle devam edeceğiz. Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz”

ÜNAL ÜSTEL’DEN YARGI REFORMU VE FİBER OPTİK VURGUSU

Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Gazimağusa, Çayönü, Türkmenköy, Akdoğan, Vadili ve Paşaköy’de halkla buluştu.

Dört yılda hayata geçirilen projeleri tek tek anlatan Üstel, yeni dönemin vizyonunu da net ifadelerle ortaya koydu. Özellikle fiber optik altyapı hamlesinin yalnızca bir yatırım değil, ülkenin geleceğini şekillendirecek tarihi bir dönüşüm adımı olduğunun altını çizdi.

Toplantıya; İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan ve Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek de katıldı.

 

Savaşan: “Parti içi demokrasi işliyor, kurultayın tekrarlanması söz konusu değil”

UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, konuşmasında parti örgütlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulunarak 9 örgütte seçimlerin yenileneceğini duyurdu.

Savaşan, bu kararın kurultay sürecine gölge düşürecek ya da Meclis çalışmalarını etkileyecek bir durum oluşturmadığını belirterek, sürecin parti içi demokrasi çerçevesinde yürütüldüğünü ifade etti.

Kurultay sürecinin yüzde 65’lik güçlü destekle tamamlandığını hatırlatan Savaşan, Genel Başkanlık seçimi, Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) oluşumunun tüzüğe ve hukuka uygun şekilde gerçekleştiğini kaydetti.
Hukuksal dayanaktan yoksun partiyi karıştırmaya çalışanlara partililerin prim verilmemesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Savaşan, 9 örgütün ve kadın kollarının yenilenmesi için gereken adımların tüzüğe uygun şekilde atılacağının altını çizdi. Savaşan “UBP yoluna kararlılıkla devam ederek halka hizmetlerini sürdürecektir” dedi.

Üstel: “Dört yılda ne söz verdiysek yaptık”

Hükümette dördüncü yıllarını tamamlamak üzere olduklarını belirten Üstel, seçim programında yer alan projelerin tek tek hayata geçirildiğini söyledi.

“Altyapıda, sağlıkta, eğitimde ve günlük yaşamı kolaylaştıracak yasal düzenlemelerde önemli adımlar attık. Hiçbir projeyi yarım bırakmadık” diyen Üstel, hükümete yönelik karalama kampanyalarına rağmen Anavatan Türkiye’nin desteğiyle yollarına kararlılıkla devam ettiklerini ifade etti.

Kendisinin ve ekibinin hesap veremeyeceği hiçbir konu bulunmadığını vurgulayan Üstel, Türkiye ile imzalanan ve imzalanacak protokollerle ülkeye değer katacak projelerin süreceğini belirtti.

Mart 2026’da yeni protokol

Üstel, Mart 2026’da Türkiye Cumhuriyeti ile yeni bir protokol imzalanacağını açıklayarak, bu anlaşma kapsamında yeni yatırımların ve stratejik projelerin hayata geçirileceğini duyurdu.

“UBP olarak seçimden hiçbir zaman korkmadık. Günü geldiğinde yine sandığa gideriz. UBP birinci parti olarak yoluna devam edecektir” diyen Üstel, hedeflerinin KKTC’nin güçlenmesi ve uluslararası görünürlüğünün artması olduğunu söyledi.

Fiber optik hamlesi: “Stratejik ve tarihi bir adım”

Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde fiber optik altyapı projesine değinen Üstel, ülkenin tamamına hızlı ve güvenli internet hizmeti götürüleceğini belirtti.

Projenin yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda güvenlik ve altyapı açısından da stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Üstel, uygulama sürecinde eksiklik olması halinde gerekli düzenlemelerin yapılacağını ifade etti.

Projeye yönelik “peşkeş” iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Üstel, veri güvenliği konusunda herhangi bir risk bulunmadığını kaydetti.

“Karşımızda son 300 yılın en güçlü Türkiye Cumhuriyeti vardır. Bu güçlü Türkiye ile kimse bize bir şey yapamaz. Fiber optik proje hayata geçecek ve KKTC bu alanda tarih yazacaktır” dedi.

Yargı reformu Meclis’e geliyor

29 milletvekili ile yargı reformunu Meclis’e taşıyacaklarını da açıklayan Üstel, reformun kaçınılmaz olduğunu belirtti. Yeni adliye binalarının yapıldığını, kadro eksikliklerinin giderileceğini ifade eden Üstel, reformun hukuk sistemini daha güçlü hale getireceğini söyledi.

“Tek derdimiz halkımıza hizmet”

Konuşmasının sonunda sosyal konut projeleri, kırsal kesim arsaları, altyapı yatırımları ve gençlere yönelik çalışmaların süreceğini belirten Ünal Üstel, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Bizim tek derdimiz halkımıza hizmet etmektir. Süremiz dolana kadar da hizmet etmeye devam edeceğiz.”

Programın ardından Başbakan Ünal Üstel, Paşaköy’de düzenlenen iftar yemeğine katılarak vatandaşlarla bir araya geldi. Yoğun ilginin olduğu programda Üstel, halkla sohbet etti, talep ve önerileri dinledi. İftar programı, birlik ve dayanışma mesajlarıyla tamamlandı.

Başbakan Üstel: Bilim mirasımıza sahip çıkmak ortak sorumluluğumuzdur

Başbakan Ünal Üstel, İstanbul’da düzenlenen İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı Genel Kurulu ve iftar programına katıldı.

Başbakan Ünal Üstel, ilim ve irfan geleneğinin önemine dikkat çekerek, İslam medeniyetinin asırlar boyunca insanlığa kazandırdığı bilimsel birikimin bugün de yol gösterici olmaya devam ettiğini vurguladı.

Başbakan Üstel, vakfın kurucusu merhum akademisyen Fuat Sezgin’i rahmetle anarak, onun bıraktığı mirasın korunmasının tüm toplumun ortak görevi olduğunu belirtti.

Genç nesillerin bilimle, araştırmayla ve yüksek ideallerle buluşturulmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Türkiye ile iş birliği vurgusu

KKTC’nin eğitim, bilim ve kültür alanlarında Türkiye ile iş birliğini güçlendirmeye devam edeceğini söyleyen Üstel, iki ülke arasındaki ortak değerlerin ve bilimsel çalışmaların daha da ileri taşınacağını kaydetti.

Bilal Erdoğan ve vakıf yönetimine teşekkür

Başbakan Üstel, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek, özellikle vakfın çalışmaları ve ev sahipliği için Bilal Erdoğan ve mütevelli heyetine şükranlarını iletti.

Ünal Üstel’den Nikos Hristodulidis’e Sert Yanıt: “Gerçekleri Çarpıtarak Çözüm Olmaz”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Frederick University’nin 60’ıncı kuruluş yıl dönümünde yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi. Üstel, Hristodulidis’in Türk tarafını suçlayarak kendi sorumluluklarını örtmeye çalıştığını savundu.

Yazılı bir açıklama yapan Üstel, Kıbrıs meselesinde müzakerelerin 2017 yılında Crans-Montana’da neden sonuçsuz kaldığının uluslararası toplum tarafından bilindiğini belirtti. Masanın dağılmasına neden olan yaklaşımın Rum tarafına ait olduğunu ifade eden Üstel, “Sıfır asker–sıfır garanti dayatmasıyla uzlaşı zemini ortadan kaldırılmış, çözüm fırsatı heba edilmiştir” dedi.

“Federasyon Söylemi Statükoyu Sürdürme Çabası”

Rum liderliğinin federasyon söylemi arkasına sığınarak mevcut statükoyu korumaya çalıştığını ileri süren Üstel, Hristodulidis’in KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a yönelik “iki devletli çözümü savunuyorsa açıkça söylesin” şeklindeki ifadelerinin diplomatik samimiyetten uzak olduğunu kaydetti.

Üstel, söz konusu açıklamaların Güney Kıbrıs’ta Mayıs ayında yapılacak parlamento seçimleri öncesinde iç kamuoyuna yönelik siyasi bir manevra niteliği taşıdığını savundu.

“Türk Tarafı Çözüm İradesini Ortaya Koydu”

Başbakan Üstel, Antonio Guterres himayesinde yürütülen temaslarda Kıbrıs Türk tarafının çözüm iradesini defalarca ortaya koyduğunu ifade ederek, 2004 yılında yapılan Annan Planı referandumunda Rum tarafının “hayır” oyu vererek çözümü reddettiğini hatırlattı.

Rum liderliğinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına atıf yaparken, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini fiilen kabul etmeyen uygulamalarını görmezden geldiğini belirten Üstel, bunun samimiyetle bağdaşmadığını söyledi.

“Egemen Eşitlik Kabul Edilmeli”

KKTC’nin Anavatan Türkiye ile birlikte diyalog ve adil bir çözümden yana olduğunu vurgulayan Üstel, Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne mahkûm edecek hiçbir dayatmayı kabul etmeyeceklerini ifade etti.

Rum liderliğine çağrıda bulunan Üstel, hamasi ve seçim odaklı söylemler yerine geçmişten ders çıkarılması ve Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Üstel, gerçekçi olmayan beklentiler yerine iki halkın mevcut gerçekleri temelinde bir uzlaşı zemini oluşturulmasının mümkün olduğunu kaydetti.

İki kişiyi öldüren kadın, cinayetleri ChatGPT’yle planlamış!

Güney Kore’de iki kişiyi ilaç katılmış içecek yoluyla zehirleyip öldürmekten tutuklanan kadının, cinayetleri planlamak için yapay zeka aracı ChatGPT’yi kullandığı belirtildi.

AA’nın The Korea Herald gazetesinden aktardığına göre 20’li yaşlarındaki zanlı, kendisine reçete edilen psikiyatrik ilaçları içkiye karıştırıp iki kişiyi öldürmekten yargılanıyor.

Güney Kore polisi bu kişinin, ChatGPT’ye cinayetleri planlarken ilaçlarla ilgili sorular sorduğunu açıkladı.

Kadının sorduğu sorular arasında “Uyku haplarını alkolle alırsanız ne olur?”, “Ne kadar tehlikeli sayılır?” ve “Ölümcül olabilir mi?” gibi sorular varmış.

Zanlı, ChatGPT’ye uyuşturucuyla ilgili bu soruları defalarca sormuş.

Polisler, kadının alkol ve ilaçların birlikte tüketildiğinde ölümle sonuçlanacağının tamamen farkında olduğunu belirtti.

Polisin açıklamasına göre kadının ilk cinayeti, 20’li yaşlarda bir adamla birlikte motele girip iki saat sonra yalnız çıkması ve adamın ertesi gün akşam saatlerinde ölü bulunmasıyla ortaya çıktı.

Suçunu ve cinayet yöntemini itiraf eden kadın, ikinci cinayeti de başka bir adamla başka bir motelde aynı yöntemle işlemiş.

İtalya’daki ikonik Aşıklar Kemeri’ne fırtına darbesi: Sevgililer Günü’nde yıkıldı

İtalya’nın güneyindeki Adriyatik kıyısında yer alan ve turistler ile çiftler arasında “Aşıklar Kemeri” olarak bilinen ünlü doğal kaya oluşumu, etkili olan fırtına ve kötü hava koşulları nedeniyle 14 Şubat Sevgililer Günü’nde çöktü.

Puglia bölgesinin Melendugno kentinde Torre Sant’Andrea kıyılarında bulunan doğal kemer, yoğun yağış, güçlü rüzgâr ve dalgaların etkisiyle dayanamayarak parçalandı. Bölge sakinleri ve yetkililer, yapının artık geride yalnızca yıkıntıdan ibaret olduğunu bildirdi.

Melendugno Belediye Başkanı Maurizio Cisternino, olayın bölgenin turizmi ve simgesi için “çok ağır bir darbe” olduğunu belirterek, yağışlı havanın yapıyı önceki günlerde zayıflattığını, sonunda da tamamen yıktığını söyledi.

Yerel yetkililer ayrıca tehlikeye karşı uyarılarda bulunarak, kıyıdaki diğer aşınmış kesimlerin de benzer hava koşullarında zarar görebileceğini ifade etti. Puglia sahillerinde son dönemde görülen kötü hava koşullarının bölgedeki kıyı erozyonunu hızlandırdığı aktarılıyor.

Uzun yıllar boyunca çiftlerin evlilik teklifleri, fotoğraf çekimleri ve romantik anlara sahne olan yapı, yıkılmasıyla birlikte bölgenin doğal mirası açısından önemli bir kayıp olarak değerlendirildi.

Uçağa binmesine izin verilmeyince köpeğini havalimanına bağlayıp terk etti!

ABD’nin Nevada eyaletindeki Harry Reid Uluslararası Havalimanı’nda bir kadın, uçağa alınmayan köpeğini bilet kontrol noktasında terk ederek uçağa binmek istedi, olayın ardından gözaltına alındı ve tutuklandı.

2 Şubat’ta yaşanan olayda köpeğiyle yolculuk yapmak isteyen kadının, bagaj ve evcil hayvan gereksinimlerini kontrol eden bilet gişesinde gerekli evrakları tamamlamadığı için köpeğiyle uçağa binmesine izin verilmedi. Bunun üzerine, köpeğin tasmasını bir bagaj ölçüm cihazına bağlayarak kontuarda bıraktığı ve uçağa girip biniş kapısına doğru yürüdüğü belirtildi.

Kadının köpeğini terk etmesinin ardından havaalanı personeli polisi aradı. Yetkililer, kadını biniş kapısının yakınındayken yakaladı. Polis, kadını köpeğin yanında geri götürmeye çalışırken kadının “uygun belgeleri tamamlamaya çalıştığını” söyleyerek savunma yaptığını, “evcil hayvanın bir takip cihazı olduğunu” iddia ederek köpeğine geri döneceğini söylediğini aktardı. Yetkililer kadının bu açıklamalarının gerçek dışı olduğunu belirtti.

Kadın, hayvan terk etme ve polise direnme suçlamalarıyla tutuklandı. Polis yetkilileri, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada “bBr köpeği havaalanında, ya da herhangi bir yerde terk etmeyin” uyarısında bulundu.

Köpek, ilk etapta havaalanı çalışanlarının ve hayvan koruma ekiplerinin bakımı altına alındı. Zorunlu bekleme süresi sona erdikten sonra Retriever Rescue of Las Vegas adlı hayvan kurtarma kuruluşu tarafından teslim alındı. Kurtarma merkezinden yapılan açıklamada, köpeğin sevgi dolu ve sosyal bir karaktere sahip olduğu, yaşadığı travmaya rağmen insanlara güvenini koruduğu belirtildi. Şu anda yeni ve sevgi dolu bir aileye kavuşması için uygun ortamda bakılıyor.

Louvre Müzesi’nde 10 milyon euroluk bilet dolandırıcılığı

Fransa’daki Louvre Müzesi’nde ’10 milyon euroluk bilet dolandırıcılığı’ iddiaları sonrası soruşturma başlatıldı. Müze yönetimi, şikayetlerin 2024’te yapıldığını belirtirken böyle durumların ‘istatistiksel olarak kaçınılmaz’ olduğunu söyledi.

Dünyanın en çok ziyaret edilen müzelerinden biri olan Louvre‘da yaklaşık 10 milyon euroluk bilet dolandırıcılığı iddiası Fransa‘nın gündeminde. Paris savcılığı, aralarında iki tur rehberinin de bulunduğu 9 kişi hakkında soruşturma başlattı.

10 milyon euroluk sahte bilet

İddialara göre bazı rehberler, aynı biletleri farklı turist grupları için tekrar tekrar kullanarak müzeye giriş sağladı. Bu süreçte bazı Louvre çalışanlarının da rehberlere yardım ettiği öne sürüldü. Savcılık, sistematik şekilde yürütüldüğü belirtilen bu yöntemin 10 yıl boyunca 10 milyon eurodan fazla zarara yol açtığını tahmin ediyor.

Louvre yönetimi Aralık 2024’te şikayette bulunduğunu açıklarken, müzenin genel idarecisi Kim Pham, bu ölçekteki bir kurumda zaman zaman dolandırıcılık vakalarının ‘istatistiksel olarak kaçınılmaz’ olduğunu söyledi.

Biletlerin yüzde 90’ı online satılıyor

Yılda yaklaşık 9 milyon ziyaretçi ağırlayan Louvre’da biletlerin yüzde 90’ı online satılıyor. Pham, özellikle çalıntı kredi kartlarıyla yapılan alımlar ve sahte bilet satışlarının son yıllarda arttığını belirtti.

Soruşturma sürerken müze, bireysel biletlerin en fazla iki, grup biletlerinin ise yalnızca bir kez okutulmasına izin veren yeni bir uygulamayı devreye aldı. Olayla bağlantılı olduğu iddia edilen iki çalışan da görevden uzaklaştırıldı.

HASİPOĞLU, ANKARA’DA AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ZORLU İLE GÖRÜŞTÜ

KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Ankara’da AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleriyle İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Pro. Dr. Kürşad Zorlu ile bir araya geldi.
Görüşmede, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki haklı mücadelesinin altı çizildi. KKTC’nin Türk dünyası ve dost ülkeler nezdinde siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda daha güçlü bir temsile kavuşması için karşılıklı istişarelerin süreceği ifade edildi.
Türk Devletleri Çalışma ve Aile Bakanları toplantı program ve organizasyonları başta olmak üzere KKTC’nin uluslararası alanda daha görünür kılmak için bu yıl içerisinde yapılacak olan organizasyonların ele alındığı görüşmede; Bakan Hasipoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hazırlanan Türk Dünyası Vizyon Belgesi’ni teslim almaktan büyük onur duyduğunu ifade etti.

LEFKOŞA’DA HİZMETE AÇILACAK İLK OTİZM MERKEZİ ÖNCESİ, BAKAN HASİPOĞLU’NDAN ANKARA’DA İNCELEME

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Ankara temasları kapsamında Sincan Otizm Gündüz Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’ni ziyaret ederek merkezde yürütülen çalışmalar hakkında yerinde incelemelerde bulundu. Ziyarette, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bakan Yardımcısı Adil Işık da Hasipoğlu’na eşlik etti.
Merkez yetkilileri tarafından gerçekleştirilen sunumda, otizmli bireylere yönelik gündüz bakım, rehabilitasyon ve aile danışmanlığı hizmetleri hakkında Bakan Hasipoğlu’na kapsamlı bilgi verildi.

Hasipoğlu: “Tecrübeleriniz Bizim İçin Yol Gösterici”
Ziyaret sırasında konuşan Bakan Hasipoğlu, aile yapısının güçlendirilmesine yönelik koruyucu ve önleyici politikaları hayata geçirme kararlılığında olduklarını belirterek, bu yılın kendileri için “aile yılı” niteliği taşıdığını ifade etti. Lefkoşa’daki eski bakanlık binasının güçlü bir Aile Danışma Merkezi’ne dönüştürüleceğini açıklayan Hasipoğlu, atıl durumdaki bu binanın yeniden faaliyete sokularak ailelerin ve çocukların hizmetine sunulacağını kaydetti.
Otizm alanındaki eksikliğe de dikkat çeken Hasipoğlu, KKTC’de bir otizm merkezinin bulunmadığını belirterek binanın hazır olduğunu, personel ihtiyacının da tamamlanarak en kısa sürede merkezin açılmasını hedeflediklerini söyledi.
Hasipoğlu ‘‘Merkezimizi açmadan önce burada yürütülen çalışmaları yerinde görmek istedik. Otizmli çocuklarımız bizim evlatlarımızdır. Onlara en iyi hizmeti sunmak devlet olarak en temel sorumluluğumuzdur. Bu önemli eksikliği, sizlerin destekleriyle bu yıl içerisinde gidermeyi planlıyoruz’’ dedi.

Işık: ‘‘2026’da Hizmet Binası Tamamlanacak’’
Türkiye Cumhiriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bakan Yardımcısı Adil Işık ise konuşmasında, aile destek merkezlerinin güçlendirilmesine yönelik projelerin hız kesmeden sürdüğünü belirtti. 2026 yılı içerisinde hem inşaat hem de faaliyet alanında KKTC’de yeni hizmet binasının tamamlanmasının hedeflendiğini ifade eden Işık, Türkiye’deki otizm merkezlerinde edinilen bilgi ve tecrübelerin KKTC ile paylaşılacağını söyledi.
Işık, iki ülke arasındaki sosyal hizmet iş birliğinin artarak devam edeceğini vurgulayarak, teknik destek ve bilgi aktarımı konusunda her türlü katkının sunulacağını dile getirdi.

Cihangir-Düzova İlkokulu ek derslik binasının açılış töreni yapıldı

Değirmenlik-Akıncılar Belediyesi’nin öz kaynaklarıyla, Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde yapılan Cihangir-Düzova İlkokulu ek derslik binası bugün düzenlenen törenle açıldı.

Törene, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, bazı milletvekilleri, Değirmenlik-Akıncılar Belediye Başkanı Ali Karavezirler, kurum ve kuruluş temsilcileri, Cihangir-Düzova İlkokulu Müdürü Elif Bardak, okul öğretmen ve öğrencileri katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, Cihangir – Düzova İlkokulu Halk dansları gösterisyle devam etti.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Değirmenlik-Akıncılar Belediye Başkanı Ali Karavezirler ile  Cihangir-Düzova İlkokulu Müdürü Elif Bardak’ın konuşma yaptığı törende,  Cihangir-Düzova İlkokulu öğrencileri gösteriler sundu.

Törende ayrıca Cumhurbaşkanı Erhürman ve Cihangir-Düzova İlkokulu Müdürü Elif Bardak, Değirmenlik-Akıncılar Belediye Başkanı Ali Karavezirler’e hediye takdim etti.

Tören, ek derslik binasının protokol tarafından açılmasıyla tamamlandı.   

-Erhürman: “Çocuklar hepimizin çocuklarıdır, bundan sonra ne yapacaksak çocuklarımız için yapacağız”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, törende yaptığı konuşmada, son yedi yıl içerisinde bölgede yapılan okul ve derslik yatırımlarına dikkat çekerek, bu süreçte kaçıncı okul ve derslik açılışında bulunduğunu düştüğünü ancak bunu tam olarak hesaplamanın mümkün olmadığını söyledi.

Değirmenlik-Akıncılar Belediyesi Başkanı Ali Karavezirler, Belediye Meclisi üyeleri ve bölge muhtarlarının siyasi parti ayırt  etmeksizin birlikte hareket ettiğini vurgulayan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının en kıymetlisinin çocukları olduğunu belirtti ve  Belediye Başkanı, Belediye Meclis Üyeleri ve bölge muhtarlarına teşekkür etti.

Erhürman, son dönemde en sevdiği iki kelimenin “öz kaynak” ve “öz güven” olduğuna dikkat çekerek, öz kaynaklarla ve el birliğiyle Kıbrıslı Türkler tarafından yapılanların göğsünü kabarttığını, öz kaynakla yapılan işlerin ise öz güven yarattığını işaret etti.

“Öz kaynak ve öz güvenle çocuklarımız için daha yapacak çok işimiz var.” diyen Erhürman, yapılan ek binaların, yeşil oyun alanlarının ve sınıfların çok güzel olduklarını kaydetti.

Sınıfların içinin donatısının son derece çağdaş ve uygar olduğunu da dile getiren Erhürman, “Ama ne kadar güzel bina yaparsanız yapın, içindeki öğretmenin motivasyonu, donanımı tamam değilse o binanın içinden bir şey çıkmaz.” dedi.

Erhürman, öğretmenlerin çocukları çağın gereklerine uygun olarak yetiştirmesi için her türlü çabayı göstereceğine inanç belirterek, “Bize de düşen sizin motivasyonunuzun kırılmasına engel olmaktır. Bunun sözünü veriyoruz.” ifadesini kullandı.

Konuşmasında, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ve Bakanlık yöneticilerine de teşekkür eden Erhürman, bu dönemde Bakanlık, yerel yönetimler ve halkın her kesimiyle işbirliğinde özellikle eğitim alanında önemli yatırımlar yapıldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erhürman, “Çocuklar hepimizin çocuklarıdır, bundan sonra da ne yapacaksak çocuklarımız için yapacağız. Söz veriyoruz yapacağız.” diyerek, hayırlı olsun dileklerinde bulundu.

-İncirli: “Ülkemizde doğan her çocuk için nitelikli kamusal eğitimi hayata geçirmek en önemli görevimizdir”

Ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İnciri de konuşmasına, “Gerçekten içimizde şu anda en çok hissettiğimiz şeyin gurur olduğunu düşünüyorum.” diyerek başladı.

Bugün Değirmenlik-Akıncılar bölgesinin kaderinin değiştiği günlerden biri olduğuna dikkat çeken İncirli, herkesin bunu yüreğinde hissettiğini kaydetti.

İncirli, eşitliğin en çok okullarda, eğitimde önemli olduğunu söyleyerek, “Çünkü bir çocuğun kaderi doğduğu mahalleye, köye, şehre bağlı olmamalı. Bir çocuğun kaderi aldığı eğitime bağlı olmalı, ülkemizde doğan her çocuk için hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadan nitelikli kamusal bir eğitimi hayata geçirmek en önemli görevimizdir.” dedi.

Çocuklar için ilkokul yıllarının en önemli zamanlar olduklarını söyleyen İncirli, ilkokul yıllarının çocukların karakterini şekillendirdiğini dolayısıyla Başkan Karavezirler’in çocuklara sadece güvenli binalar vermediğini, aynı zamanda onların karakterlerini de şekillendirdiğini ve onlara özgüven kazandırdığını kaydetti.

Usarlı, CTP’li Belediye Başkanlarının belediye kaynaklarını sosyal belediyecilik anlayışıyla halkın geleceğine ayırmayı bir görev bildiklerini belirterek, halkın bu farkı görüp takdir ettiğini de söyledi.

“İnanıyorum ki çocuklarımız burada bilimi ve sanatı öğrenecekler, sporun içinde büyüyecekler ve bu ülkeyi geleceğe taşıyan ve bu ülkeyi yöneten liderler yine böyle sağlam yapılmış okullardan çıkacaklar.” ifadesini kullanan İncirli, çocukların yollarının açık, geleceklerinin aydınlık olmasını temenni etti.

İncirli, konuşmasının sonunda, ek derslik bina yapımlarında katkısı bulunanlara teşekkür etti, hayırlı olmasını diledi.

-Çavuşoğlu: “Üç yıl sonra ülkede uluslararası standarda sahip olmayan hiçbir okul kalmayacak”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da yine Milli Eğitim Bakanlığı ile yerel yönetimler işbirliğinde bir açılışta olduklarını, gururlu olduklarını kaydetti.

“Bu gururu yaşatan Kıbrıs Türkü’ne ne yapsak azdır” diyen Çavuşoğlu, çocukların her şeyi hak ettiklerinin altını çizdi. Belediye Başkanı Karavezirlere teşekkür eden Çavuşoğlu, göreve geldiği günden bu yana Başkan’ın kendisini hiç yalnız bırakmadığını ve Bülke için hep birlikte çalıştıklarını söyledi.

Çavuşoğlu, 2023 yılında yaşanan deprem dönemine kadar Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesinin çok zayıf olduğunu vurgulayarak, kendilerinin kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde boya, tadilat, tamirat konularında uğraş verdiklerini ancak artık Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir hareket kabiliyeti olduğunu, gücü olduğunu kaydetti.

Kıbrıs Türkü’nün “Bir tuğla da sen koy, bir sınıfta da sen yap, bir okul da sen yap” kampanyasına el verdiğini ve ülkesine sahip çıktığını dile getiren Çavuşoğlu, bunun en büyük güçleri olduğunun altını çizdi.

Çavuşoğlu, bugüne kadar yapılan sınıf ve okullar hakkında bilgi vererek, bu süreçte özel sektöre ve hayırseverlerin katkılarına dikkat çekti.

İmece usulü yapılanların kendilerine güç ve umut verdiğini de vurgulayan Çavuşoğlu, bu sayede kendilerine ayrılan bütçeyi üçe katladıklarını söyledi.

“Hiçbir zaman ben yaptığım demiyorum. Her zaman biz yaptık diyorum.” ifadesini kullanan Çavuşoğlu, bu ülkenin geleceğinde “sen” ya da “ben” değil; “biz” olabileceğini aktardı. Çavuşoğlu, “biz” fikri olduğu sürece başarılabileceğini de anımsatarak, kendilerinin biz olmayı başardıklarını, bakanlığın, okullarla, okul aile birlikleriyle, yerel yönetimlerle, halkla birlikte çalıştığını yineledi.

“Bu alanı geleceğe taşımak, uluslararası standartlara ulaştırmak adına ortaya koyduğumuz hedefe hızla yaklaşıyoruz.” diyen Çavuşoğlu,  tüm bunları tamamlamak için iki-üç yıl gibi bir zamana daha ihtiyaçları olduğunu belirtti.

Üç yıl sonra ülkede uluslararası standarda sahip olmayan hiçbir okul kalmayacağına dikkat çeken Çavuşoğlu, hedeflerinin bir taraftan deprem güçlendirmelerini sürdürmek, diğer taraftan kafeleri genişletmek, sıcak yemek ortamı yaratmak ve spor sahaları oluşturmak olduğunu ifade etti.

Çavuşoğlu, konuşmasında, kampanyalarına destek veren herkese teşekkür ederek, bugün açılan yeni dersliklerin, spor sahasının ve oyun parkının çocuklara ve öğretmenlere hayırlı olmasını diledi.

-Karavezirler: “Mart ayında yeni bir açılış törenimiz daha var”

Değirmenlik Akıncılar Belediyesi Başkanı Ali Karavezirler de çok heyecanlı olduğunu paylaşarak, “Heyecanımın nedeni siz geleceğimiz olan çocuklara bu güzel günde bu güzelliği ve bu mutluluğu yaşatmanın gururudur.” şeklinde konuştu.

Bugün 32. açılışı yaptıklarına dikkat çeken Karavezirler, “Çocuk bizim geleceğimizdir.” vurgusu yaptı.

Karavezirler, göreve başladığı ilk günden bu yana her zaman çocukların ve öğretmenlerin yanlarında olduğunu kaydederek, bunun gururunu ve mutluluğunu yaşadığını da belirtti. Bu başarıda, Belediye Meclis üyeleri ve tüm mesai arkadaşlarının katkısı olduğunu da işaret eden Karavezirler, “Tüm mesai arkadaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim. Çünkü ben değil, biz olarak görev yapıyoruz.” dedi.

Karavezirler, yapılan her çalışmada tüm mesai arkadaşlarının imzası olduğunu söyleyerek, imza atmaya devam ettiklerini ve yine mart ayında yeni bir açılış törenleri daha olduğunu vurguladı.

Konuşmasında, yapılan geçmiş projeler hakkında da bilgi veren Karavezirler, tüm bunları kısa bir sürede gerçekleştirdiklerini de aktardı.

Bölgedeki bazı okullarda güvenli olmayan binaların yıkılıp yeniden yapmaya başladıklarını da söyleyen Karavezirler, hedeflerinin 2026-2027 eğitim yılının sonu olduğu müjdesini de verdi.

Karavezirler, “Çocuklar bizim geleceğimizdir, umudumuzdur. Öğretmenlerimiz de rehberimizdir. Hepsine çok teşekkür eder, hayırlı olmasını dilerim.” dedi.

-Bardak: “Beş ay önce bize gösterilen boş bir alanda, bugün bir mucize gerçekleşti.”

Cihangir Düzova İlkokulu Müdürü Elif Bardak ise yapımı tamamlanan Cihangir-Düzova İlkokulu ek derslik binasının idare odalarının, öğretmenler odasının, çok amaçlı salonunun ve çim sahanının açılışını gerçekleştirmenin gururunu yaşadıklarını belirtti.

Bir hayalin bugün gerçek olduğunu söyleyen Bardak, “Belediyemizin güçlü katkılarıyla öğrencilerimizin eğitim göreceği sınıflar daha donanımlı, en önemlisi güvenli hale geldi.” şeklinde konuştu.

Bardak, ilkokul sınırlarında yapılan iyileştirme çalışmaları hakkında bilgi vererek, yeni yapılan dersliklerde öğrencilerin bilgi çağının gereklerine uygun, daha aydınlık ve güvenli ortamlarda çalışacaklarını kaydetti.

Geleceğin güvencesi olan çocuklar için çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Bardak, “Beş ay önce bize gösterilen boş bir alanda, bugün bir mucize gerçekleşti.” dedi

Bardak, çalışmaların tamamlanmasında katkı koyanlara teşekkür ederek, ek derslik binalarının hayırlı olmasını diledi.

-Cihangir-Düzova İlkokulu ek derslik binası

Bölgede artan öğrenci sayısına yanıt vermek ve okulun fiziki altyapısını güçlendirmek amacıyla inşa edilen dört derslik ve çok amaçlı salondan oluşan iki katlı ek bina, toplam 663,92 metrekare kapalı alana sahip.

Her biri 331.96 metrekare olarak planlanan zemin ve birinci kat, hem idari işleyişi destekleyen hem de eğitim kapasitesini artıran mekânlardan oluşuyor.

Zemin katta, idari yönetim süreçlerinin yürütülmesi için müdür odası, müdür muavini odası, sekreter odası ile arşiv odası yer alırken, aynı katta eğitim ve toplu etkinliklere uygun standartlarda iki derslik bulunuyor. Birinci katta ise yine eğitim faaliyetlerine hizmet edecek iki dersliğin yanı sıra hem toplu eğitim çalışmalarına hem de sosyal ve kültürel etkinliklere uyarlanabilecek esnek kullanım imkânı sunan çok amaçlı salon/derslik yer alıyor.

Trump yönetiminin, İran’a karşı uzun süreli askeri saldırı başlatmaya hazır olduğu iddia edildi

ABD’de Donald Trump yönetiminin, İran’a karşı uzun süreli askeri saldırı başlatmaya hazır göründüğü ancak saldırının onaylanıp onaylanmadığının belirsizliğini koruduğu öne sürüldü.

Washington Post gazetesinin ismi paylaşılmayan eski ve görevdeki ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre Pentagon, savaş kayıpları ve uzun süreli savaşa sürüklenme risklerine rağmen Orta Doğu’da çok büyük vurucu güç topluyor.

ABD’nin Tahran’a karşı uzun süreli askeri saldırı başlatmaya hazır göründüğünü iddia eden yetkililer, haftalardır bir araya getirilen cephaneliğin, USS Gerald R. Ford uçak gemisi ve ona eşlik eden savaş gemilerinin gelişini beklediğini belirtti.

Gemilerin dün Cebelitarık Boğazı’na yaklaştığı bilgisini veren yetkililer, bunun da birkaç gün içinde bir saldırının mümkün olabileceği anlamına geldiği değerlendirmesinde bulundu.

Konuyla ilgili bilgi sahibi ABD’li yetkili de Trump’ın üst düzey ulusal güvenlik danışmanlarının 18 Şubat’ta İran konusunu görüşmek üzere bir araya geldiklerini ve bölgede konuşlandırılan ABD güçlerinin tamamının mart ortasına kadar yerlerinde olacağına ilişkin bilgilendirildiklerini belirtti.

 ABD yönetiminin bölgede savaş gücü oluşturduğunun bilinmesini istediği yorumunda bulunan yetkililer, yine de Trump’ın saldırıyı onaylayıp onaylamadığının belirsiz olduğunu vurguladı.

İki yetkili, saldırıya ilişkin son hazırlıkların yapılması halinde Orta Doğu’daki üslerden bazı ABD askerlerinin geri çekilmesinin beklendiğini ifade ederek Pentagon’un geçmişte de benzer adımlar attığını hatırlattı.

Bir diplomat da bazı aktörlerin İran’a baskı amaçlı hedefli saldırıları tercih ettiklerini ancak uzayan bir çatışmanın kanlı olacağı, bilerek veya yanlış hesaplamayla daha fazla ülkeyi savaşa dahil edebileceği yorumunu yaptı.

Gazimağusa-İskele ana yolunda araç yangını

Gazimağusa-İskele ana yolunda dün, seyir halindeki bir araçta yangın çıktı.

Polisten verilen bilgiye göre, Hüseyin Yücel’in kullanımındaki MM 356 plakalı araçta saat 17.00 sıralarında çıkan yangın, motor bölümünden sızan yağın sıcak aksamlara temas edip alevlenmesi sonucu başladı.

Araç sürücüsü tarafından yangın söndürme cihazıyla söndürülen yangında, aracın motor bölümündeki aksamlar zarar gördü.

Soruşturma devam ediyor.

Trump, Venezuela’dan aldıkları 50 milyon varil petrolün yola çıktığını söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’dan aldıkları 50 milyon varil petrolün Texas’ın Houston kentine doğru yola çıktığını bildirdi.

Trump, Georgia eyaletinde bir programda yaptığı konuşmada, ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Venezuela’ya petrol konusunda “çok yardımcı olduklarını” belirten Trump, “Onların çok fazla petrolü var, bizim de var ama onlara çok yardımcı oluyoruz. 50 milyon varil petrol aldık, şu anda çok büyük gemilerle Houston’a doğru çok güzel bir şekilde taşınıyor.” ifadelerini kullandı.

Trump, bunun Venezuela için “harika” olacağına işaret ederek, Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez’in “mükemmel” iş çıkardığını ve iyi geçindiğini söyledi.

ABD’nin ülkeye hava saldırılarıyla eş zamanlı Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu alıkoymasının ardından yardımcısı Delcy Rodriguez, Meclis’te yemin ederek 5 Ocak’ta Geçici Devlet Başkanlığı görevini resmen üstlenmişti.

Olayın ardından ülkede bazı yasal değişimler yaşanmaya başlamış ve yabancı şirketlerin petrol endüstrisine katılımını kolaylaştırmayı amaçlayan “Organik Hidrokarbonlar Yasası Reformu Tasarısı” 30 Ocak’ta Ulusal Meclis’te oy birliğiyle kabul edilmişti.

YENİ MEDYA BİÇİMLERİ ORTAYA ÇIKSA DA RADYO, GENİŞ DİNLEYİCİ KİTLELERİNE ULAŞIYOR

Teknoloji geliştikçe yeni medya biçimleri ortaya çıksa da radyo, geniş dinleyici kitlelerine ulaşıyor.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 2011’de düzenlenen 36. Genel Konferansı’nda Bilgi ve İletişim Komisyonunca kabul edilen öneriyle 13 Şubat’ı “Dünya Radyo Günü” olarak ilan etti.

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin temel taşlarından radyo, kimileri için artık nostaljik görülse de anlık gelişmelerin, haberin ve müziğin kaynağı olmayı sürdürüyor.

Televizyon gibi yeni medya biçimlerinin ortaya çıkmasıyla radyo sektöründe yaşanan zorlukları temsilen yapılan “Video Killed the Radio Star” şarkısı, aslında müzik endüstrisindeki teknolojik devrimlerin ve video çağının da simgesi oldu.

Yeni medya biçimlerinin etkilerine rağmen radyonun 2026’da dijital platformlarla varlığını sürdürmesi, insanların hala rastgele sevdiği şarkılara denk geldiği, ara ara dinlediği ve “samimi” bulduğu radyo spikerlerini dinlemeyi tercih ettiğini gösteriyor.

On-line istatistik portalı Statista’nın 2025 verilerine göre, en çok radyo dinleme oranı yüzde 77 ile Finlandiya, yüzde 72 ile Yunanistan, yüzde 72 ile Portekiz, yüzde 70 ile Avusturya ve yüzde 68 ile Sırbistan’da.

– “Ekran dışı, mobil araç”

“Dünya Radyo Günü” dolayısıyla AA’ya yazılı açıklama yapan Radio Connects Başkanı Caroline Gianias, geniş kitlelere ulaşması, mobil, yerel ve ücretsiz olması nedeniyle radyonun hala dinleyicisinin olduğunu belirtti.

Gianias, Kanada’da milyonlarca insanın, eğlenmek, bilgi edinmek ve toplulukla bağlantı kurmak amacıyla çeşitli platformlar ve cihazlar üzerinden radyo dinlediğini ifade etti.

Kanada’da Live Broadcast Radio’nun, her hafta halkın yüzde 81’i tarafından dinlendiğini bildiren Gianias, Kanadalıların neredeyse yarısının her gün radyo dinlediğini kaydetti.

Gianias, dünya geneline bakıldığında, Birleşmiş Milletler’in (BM), radyoyu küresel ölçekte en yaygın tüketilen medya aracı olarak tanımladığına işaret ederek, “Bunun nedeni erişilebilir, dayanıklı ve anlık olması. Bunun yanı sıra radyo, özellikle ‘ekran dışı’ anlarda mobil bir araçtır.” ifadelerini kullandı.

“Radyo, nostaljik bir cihazdan daha fazlası mı?” sorusu üzerine Gianias, “Evet çünkü radyo sadece bir cihaz değil gelişen canlı bir ses hizmetidir. Genişleyen medya ortamında canlı radyo giderek dijitalleşmekte. Örneğin Kanada’da, özellikle genç nüfus arasında dijital cihazlar, özellikle de akıllı telefonlar aracılığıyla dinlenen radyo yayınlarının yüzdesi artmaya devam etmekte.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yeni ses formatları radyonun yerini almıyor, genellikle onun yanında var oluyorlar.” diyen Gianias, insanların kişisel müzik dinleme şekli büyük ölçüde aynı kalsa da kullanılan yöntemlerin önemli ölçüde evrildiğine dikkati çekti.

Bu evrim sürecinde canlı radyo yayınının hala ses dünyasının büyük payını elinde tuttuğunu kaydeden Gianias, “Bu da radyonun sadece nostaljik olmadığını, uyum sağlayabildiğini ve devam eden bir öneme sahip olduğunu gösteriyor.” yorumunu yaptı.

– Radyo, diğer haber alma mecralarına göre daha güvenilir görülüyor

Bazıları için sosyal medya platformlarından bilgi daha ulaşılabilir olsa da yapay zeka içerikleri, doğruluğu konusunda kullanıcıları şüpheye düşürüyor.

Gianias, “Radyonun en güçlü yönü, canlı, insani, hesap verebilir ve topluluk odaklı olmasıdır. Bilgi kirliliğini geniş ölçekte yayabilecek algoritmik içerik akışlarının aksine, radyonun değeri, tanınan ve güvenilen seslerin, aşina olunan bir editoryal ortamda faaliyet göstermesinden gelir.” değerlendirmesinde bulundu.

Gianias, “Özellikle güven konusunda, küresel araştırmalarda radyonun güvenilirliğini koruduğuna ve insanların en çok radyoya güvendiğine dair güçlü kanıtlar bulunmakta.” bilgisini paylaştı.

– Afet gibi durumlarda radyonun rolü

Radyo, televizyon, akıllı telefonlar ve sosyal platformların gerisinde kalsa da deprem gibi doğal afet durumlarında elektrik ve internet kesintilerinin yaşanması durumunda insanların elini uzatabileceği en ulaşılabilir haber alma cihazı oluyor.

İnsanlığın haberleşme alışkanlıklarını değiştiren ve keşfedildiği günden bu yana dijitalleşen dünyaya ayak uyduran radyo, İspanya ve Portekiz’de yaşanan elektrik kesintisi sırasında bilgi edinmede önemli rol oynadı.

İspanya ve Portekiz’de elektrik kesintisi sırasında birçok kişi, iletişim kurmak ve güncel bilgilere ulaşmak amacıyla eski tip radyo cihazlarına yöneldi.

Elektrik kesintisi sırasında erişimi kolay olan ve pille çalışan radyolar, internet ve cep telefonlarının çalışmaması nedeniyle önemli bir iletişim aracı haline geldi, marketlerde ilk tükenen ürünler radyo, pil ve mum oldu.

Gianias da benzer bir durumun Kanada’da yaşandığını, 2024’te Kanada’nın Alberta eyaletindeki milli parkta yayılan orman yangınının, Jasper kasabasına ulaşarak elektrik altyapısına zarar verdiğini anlattı.

O dönem insanların radyo üzerinden haber almaya başladığını, bölgelerin tahliye talimatlarının radyo üzerinden verildiğini belirten Gianias, zarar gören bölgeler için radyo üzerinden yardım kampanyasının başladığını bildirdi.

Gianias, “Acil durum anları boyunca yayıncılar, güncellemeleri haber yoluyla bilgilendirerek geniş bilgi erişimi sağladı. Sonrasında insanlara Jasper’ın yeniden inşasının devam eden bir çaba olacağını hatırlattı. Radyo, tüm süreç boyunca en iyi yaptığı şeyi yaptı: İnsanları birbirine bağladı.” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’NİN İLK SİLAHLI İNSANSIZ DENİZ ARACI YERLİ SİLAHIYLA GÖREVE BAŞLADI

Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen 12,7 mm Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (UKSS), kara platformlarının ardından deniz platformu üzerinde güvenlik güçlerinin kullanımına sunuldu.

SARSILMAZ’dan yapılan açıklamaya göre, ARES Tersanesi ve Meteksan Savunma tarafından geliştirilen Türkiye’nin insansız silahlı deniz aracı (SİDA) ULAQ, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni kapsamında teslim edildi. ULAQ, SARSILMAZ iştiraki BEST DEFENCE tarafından geliştirilen 12,7 mm marin tip UKSS ile göreve başladı.

Türk savunma sanayisi, bu proje örneğinde olduğu gibi kamu ve özel sektör arasındaki stratejik iş birlikleriyle yeni bir boyut kazanıyor. Kara platformlarında elde ettiği operasyonel tecrübeyi deniz ortamına uyarlayan BEST DEFENCE, marin tip UKSS çözümleriyle Türk deniz platformlarının etkinliğini artırıyor.

Sistemin merkezinde, deniz koşullarına özel geliştirilen SAR 127 MT silahı bulunuyor. Aynı sistem 7,62 mm silahlarla da uyumlu çalışabiliyor. Beşik üstü atış ve kurma mekanizması sayesinde farklı silah konfigürasyonlarına hızlı şekilde adapte olabiliyor.

12,7 mm mühimmat için 500, 7,62 mm mühimmat için 1000 mermi kapasitesine sahip sistem, kompakt yapısı sayesinde hem yeni inşa edilen platformlara hem de mevcut deniz araçlarına kolaylıkla entegre edilebiliyor.

BEST DEFENCE’in marin tip UKSS’leri, yapay zeka destekli hedef tespit, teşhis ve takip kabiliyetleriyle öne çıkıyor. Deniz, kara ve hava hedefleri operatör onayıyla yüksek hassasiyetle etkisiz hale getirilebiliyor.

Sistem, deniz kaynaklı titreşim ve hareket etkilerinden arındırılmış stabilize görüntü ve veri sunarak, platform ve hedefin aynı anda hareket ettiği senaryolarda dahi yüksek isabet oranı sağlıyor. Açık mimarisi sayesinde farklı savaş yönetim sistemleriyle entegre çalışabilen yapı, kullanıcı ihtiyaçlarına göre özelleştirilebiliyor.

BEST DEFENCE, güçlü AR-GE altyapısı ve saha tecrübesiyle kara platformlarında elde ettiği başarıyı deniz ortamına taşıyor. Marin tip UKSS ailesini genişletmeyi sürdüren şirket, Türkiye’nin “mavi vatan” vizyonuna yerli, akıllı ve entegre çözümlerle katkı sunmayı hedefliyor.

Fransa’da 4 vilayette alarm seviyesi kırmızıda

Pedro Fırtınası’nın etkisi altına giren Fransa’nın batısındaki 4 vilayette kırmızı alarm seviyesi devam ederken, yaklaşık 20 vilayette kuvvetli rüzgar, çığ ve şiddetli dalgalara karşı turuncu alarm verildi.

Fransız meteoroloji ajansı Meteo-France’a göre, ülkenin batısındaki Maine-et-Loire, Charente-Maritime, Gironde ve Lot-et-Garonne vilayetlerinde şiddetli yağışlar sonucu sel meydana gelebileceği uyarısı yapıldı.

Ayrıca yaklaşık bir hafta etkili olan Nils Fırtınası’nın ardından Pedro Fırtınası’nın etkisi altına giren özellikle Atlas Okyanusu’na kıyısı bulunan 4 vilayette 11 Şubat’tan bu yana etkili olan kırmızı alarm seviyesi sürdürülürken, yaklaşık 20 vilayette kuvvetli rüzgar, çığ ve şiddetli dalgalar nedeniyle turuncu alarm verildi.

Fransa’nın elektrik altyapısı ve bakımından sorumlu kuruluşu Enedis, fırtınadan etkilenen farklı vilayetlerde 33 binden fazla hanenin elektriksiz kaldığını açıkladı.

Ülkede yaklaşık on gündür etkili şiddetli yağışlar ve fırtına nedeniyle yollarda maddi hasar meydana gelirken, bazı ev ve iş yerleri de sular altında kaldı.

Fransız yetkililer, 10 Şubat’tan bu yana olumsuz hava koşullarına bağlı olaylarda 3 kişinin hayatını kaybettiğini, kaybolan 1 kişinin de henüz bulunamadığını bildirmişti.

ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERE YÖNELİK HİZMETLER İÇİN ANKARA’DA İŞBİRLİĞİ GÖRÜŞMESİ

Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit, Ankara’da Şehit Aileleri ve Gazilere Yönelik İşbirliği Görüşmeleri Gerçekleştirdi
Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit, şehit yakınları ve malül gazilere yönelik hizmetlerin geliştirilmesi ve iki ülke arasındaki kurumsal işbirliğinin güçlendirilmesi amacıyla Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürü Muharrem Kurt ile bir araya geldi. Görüşmede, şehit aileleri ve gazilere yönelik desteklerin geliştirilmesi amacıyla iki ülke arasında yürütülebilecek ortak projeler ele alındı.
Toplantıda Maliye Bakanlığı Bakanlık Müdürü Yusuf Ersoy, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hukukçusu Pınar Gündüz ile Bakanlık Bilgi İşlem Merkezi Sorumlusu Ahmet Hızlı da hazır bulundu.

Dinçyürek: “Mağusa’da Koruyucu Ruh Sağlığı Merkezi yoğun ilgi görüyor”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, 8 Ocak’ta Mağusa’da açılan Koruyucu Ruh Sağlığı Merkezi’nin bölge halkına yoğun şekilde hizmet vermeye başladığını açıkladı.

Merkezi ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceleyen Dinçyürek, çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik kapsamlı ruh sağlığı hizmetleri sunulduğunu belirtti.

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Dinçyürek, 8 Ocak’ta Mağusa’da açılışı gerçekleştirilen Koruyucu Ruh Sağlığı Merkezi’nin aktif olarak hizmet verdiğini kaydetti. Merkezin kısa sürede bölge halkından yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Dinçyürek, ayda bir eğitim seminerleri düzenlendiğini kaydetti.

Dinçyürek, merkezde hizmetlerin planlı bir program çerçevesinde yürütüldüğünü belirterek, salı günleri çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından, çarşamba ve perşembe günleri ise erişkin psikiyatrist tarafından hasta kabulü yapıldığını ifade etti.

Haftanın her günü klinik psikologların hizmet verdiğini kaydeden Dinçyürek, gerekli değerlendirme ve tedavilerin düzenli şekilde uygulandığını vurguladı. Okul çağındaki öğrencilere yönelik grup terapilerinin de hafta içerisinde gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Kıbrıs’ta ilk kez uygulamaya giren Koruyucu Ruh Sağlığı Merkezi’nin, belirlenen hedefler doğrultusunda önemli hizmetler sunduğunu vurgulayan Dinçyürek, özellikle kaygı bozukluğu konulu eğitim seminerinin halk tarafından büyük ilgi gördüğünü söyledi. Bu ve benzeri eğitim çalışmalarının hız kesmeden devam edeceğini belirtti.

Düzenlenen eğitim seminerinde merkezde yürütülen hizmetler hakkında Uzman Klinik Psikolog Esra Obuz bilgi verirken, kaygı bozukluğu konulu seminer Doç. Dr. Sertan Kağan tarafından gerçekleştirildi.

Kağan, seminerde nefes egzersizlerini uygulamalı olarak gösterdi. Program kapsamında Psikiyatri Uzmanı Dr. Erdem Karaman teşekkür belgesi verirken, Prof. Dr. Sibel Dinçyürek ise günün anısına Doç. Dr. Sertan Kağan’a plaket takdim etti.

BAKAN HASİPOĞLU “DİJİTAL DÜNYADA ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ”Nİ İMZALADI

KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı öncülüğünde hazırlanarak kamuoyuna sunulan “Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi”ni imzaladı. Ankara’da Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş ile görüşen Bakan Hasipoğlu, KKTC’de dijital dünyada çocukların korunması noktasında Meclis ve Bakanlık olarak eşgüdüm içerisinde gerekli adımların atılmaya başlandığını duyurdu.

Hasipoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzaya açılan, daha sonra Türkiye, Nijerya ve Sırbistan’dan sonra imzalayan dördüncü ülke olduğumuzu da açıkladı.

Çocukların dijital ortamda güvenli, korunmuş, adil ve saygılı bir şekilde var olmalarını amaçlayan ve sivil bir inisiyatifle hazırlanan sözleşmenin ülkemizde de imzaya açıldığını belirten Hasipoğlu, siber zorbalık ve akran zorbalığının arttığı bu dönemde sosyal medyanın da bir araç olarak kullanıldığını söyledi. Çevrim içi dünyada çocukların güvenliğinin ve mahremiyetinin her şeyin üzerinde tutulduğunu vurguladı. Ayrıca, “Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı” ile çocukları dijital risklerden korumaya yönelik hazırlanan Sosyal Medya Düzenlemesi’nin kısa süre içinde hayata geçirilmesinin hedeflendiğini aktardı.

“ÇOCUKLARIMIZIN DİJİTAL DÜNYADA ÜSTÜN YARARINI KORUYACAĞIZ”
Sözleşmenin, dijital teknolojilerin sunduğu fırsatları desteklerken çevrim içi istismar, veri ihlalleri, siber zorbalık ve dijital eşitsizlik gibi tehditlere karşı ortak sorumluluk anlayışı getirdiğini kaydeden Hasipoğlu, “Bu metin yalnızca hukuki bir çerçeve değil, aynı zamanda toplumsal bir seferberlik çağrısıdır” dedi. Hasipoğlu, sözleşmenin 13 maddelik kapsamlı bir koruma çerçevesi sunduğunu ve çocukların dili, dini, ırkı fark etmeksizin dijital dünyada eşit hassasiyetle korunmasını esas aldığını vurguladı.

“DİJİTAL DÜNYADA GÜVENDE KALIN PROJESİNİ BAŞLATTIK”
Türkiye’nin dijital platformlarda çocukların korunmasına yönelik çalışmalarını yakından takip ettiklerini ifade eden Hasipoğlu, KKTC’de de “Dijital Dünyada Güvende Kalın” projesinin başlatıldığını açıkladı.
KKTC’nin uluslararası tanınmışlık sorunu nedeniyle sosyal medya platformlarına doğrudan yaptırım uygulama imkânının sınırlı olduğunu belirten Hasipoğlu, bu nedenle internet servis sağlayıcılarına yükümlülük getirecek bir yasa çalışmasının Meclis gündeminde olduğunu söyledi.
Dijital dünyada çocuk haklarına ilişkin olarak Cumhuriyet Meclisi’nde, UBP Milletvekili Hasan Küçük başkanlığında özel bir komite kurulduğunu ifade eden Hasipoğlu, komite temsilcilerinin aynı günlerde Türkiye’de temaslarda bulunacağını kaydetti. Heyetin, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas ile bir araya geleceğini belirten Hasipoğlu, hem Bakanlık hem de Meclis düzeyinde konuya özel hassasiyet gösterildiğini vurguladı.

ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLER İÇİN UYGULAMALAR
Konuşmasında şehit aileleri ve malul gazilere yönelik çalışmalara da değinen Hasipoğlu, AJet ile yapılan protokolün uygulanmasının hızlandırılması konusunda destek talep ettiklerini belirtti. İkinci aşamada, şehit aileleri ve malul gazilere Devlet Demiryolları ve belediyelerden faydalanma imkânı sağlanmasının planlandığını ifade eden Hasipoğlu, bu kapsamda KKTC tarafından kart basımına başlandığını ve örneğini Bakan Göktaş’a takdim ettiğini söyledi. Ayrıca, AJet protokolüyle tanınan haklardan KKTC Mücahit Gazilerinin de yararlanabilmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti.

İçişleri Bakanı Oğuz, yabancı öğrencilerin muhaceret sorunlarını dinledi

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, yabancı öğrencileri temsilen bir grup öğrenci ile bir araya gelerek muhaceret işlemlerinde yaşanan sorunları görüştü.

Bakanlıkta gerçekleşen görüşmede öğrenciler, özellikle mezuniyet sonrası veya eğitim süreci devam ederken ülkelerine dönüş aşamasında muhaceret işlemlerinde yaşanan sıkıntıları dile getirdi.

Çıkış işlemleri, cezai yaptırımlar ve prosedürlerde karşılaşılan aksaklıkların mağduriyet yarattığını ifade eden öğrenciler, bu konuda destek talep etti.

İçişleri Bakanı Oğuz da konunun hassasiyetle ele alınacağını belirterek, muhaceret işlemlerinin yasalar çerçevesinde daha düzenli ve mağduriyet yaratmayacak şekilde yürütülmesi için çalışma yapılacağını ifade etti.

Oğuz, eğitim amacıyla ülkeye gelen öğrencilerin süreçlerini sorunsuz şekilde tamamlayabilmelerinin önemine dikkat çekerek, ilgili birimlerle koordineli adımlar atılacağını kaydetti.

Başbakan Ünal Üstel: “Cikla avını 15 Mart’a kadar uzatıyoruz”

Başbakan Ünal Üstel, KKTC Avcılık Federasyonu Başkanı Tahir Saygıner ve yönetim kurulunu kabul ederek avcıların taleplerini değerlendirdi. Görüşmede, özellikle iklim değişiklikleri nedeniyle av sezonunda yaşanan zorluklar ele alındı.

Avcıların, çifteli kuş olarak bilinen ve halk arasında “cikla” adı verilen türün ülkede 15 Mart’a kadar görüldüğünü belirtmesi üzerine, mevcutta 28 Şubat’ta sona eren cikla avının 15 Mart’a kadar uzatılması talebi gündeme geldi.

Başbakan Üstel, avcıların taleplerini dikkate aldıklarını belirterek talebi uygun bulduklarını ve bu talep doğrultusunda konunun Bakanlar Kurulu’nda görüşülerek gerekli yasal düzenlemenin hazırlandığını açıkladı. Üstel, hazırlanan düzenlemenin Cumhuriyet Meclisi’ne sevk edildiğini vurgulayarak, süratle Meclis gündemine alınması için komite üyelerine gerekli talimatın verildiğini ifade etti.

Başbakan Üstel, “İklim değişikliği nedeniyle avcılarımızın taleplerini yerinde bulduk. Yasal düzenlemeyi hızla geçirerek hedeflenen 15 Mart tarihine kadar cikla avının devam etmesini sağlayacağız” dedi.

KKTC Avcılık Federasyonu Başkanı Tahir Saygıner ise hükümetin avcı camiasının sorunlarına kayıtsız kalmadığını vurgulayarak, yeni

yasa tasarısının hazırlanması sürecindeki yapıcı yaklaşım nedeniyle Başbakan Üstel’e teşekkür etti.

Yapılacak düzenlemeyle birlikte cikla avının 15 Mart’a kadar uzatılması beklenirken, avcı camiası kararı memnuniyetle karşıladı.

Başbakan Üstel’den CTP’ye eleştiri: “Refleks muhalefet anlayışı ülkeye zarar veriyor”

Ünal Üstel, yaptığı kapsamlı yazılı açıklamada muhalefetin siyaset tarzını sert sözlerle eleştirerek özellikle Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin yıllardır benzer bir yöntem izlediğini savundu. Üstel, “Her gelişmeye çözüm üretmek yerine refleks olarak karşı çıkmak muhalefet değildir” ifadelerini kullanarak bunun siyasi samimiyetsizlik olduğunu dile getirdi.

UBP Genel Başkanı sıfatıyla değerlendirmelerde bulunan Üstel, Ulusal Birlik Partisi hükümetleri döneminde hayata geçirilen pek çok projeye geçmişte CTP’nin karşı çıktığını, ancak bu projeler tamamlandıktan sonra ortaya çıkan imkânlardan yararlanıldığını belirtti. Devletin kuruluş süreci ve anayasa referandumu başta olmak üzere üniversitelerin açılması, tıp fakültelerinin kurulması, iktisadi ve mali işbirliği protokolleri, Türkiye’den su temini, yerel yönetimler reformu ve büyük altyapı yatırımlarının bu örnekler arasında bulunduğunu kaydetti.

Üstel, yükseköğretim alanındaki gelişmelerin bugün ekonominin lokomotiflerinden biri hâline geldiğini, sağlık alanındaki insan kaynağı ihtiyacının da bu sayede karşılandığını vurgulayarak, geçmişte yapılan eleştirilerin haksız çıktığını savundu. Benzer şekilde ulaştırma ve sağlık yatırımlarına yönelik itirazların da zaman içinde yerini bu hizmetlerden yararlanmaya bıraktığını ifade etti. Bu kapsamda yeni Ercan Havalimanı ile pandemi döneminde inşa edilen hastanenin halkın aktif biçimde kullandığı yatırımlar olduğunu belirtti.

Güncel tartışmalara da değinen Üstel, “Bilişim Adası Kıbrıs” hedefi doğrultusunda atılan fiber optik altyapı adımının siyaset üstü bir mesele olduğunu ifade ederek muhalefetin projeye açıkça karşı çıkmak yerine süreci dolaylı şekilde engellemeye çalıştığını ileri sürdü. Üstel, bu yatırımın ülkenin evrensel teknolojiye entegrasyonu ve geleceğe hazırlanması açısından kritik önem taşıdığını söyledi.

Açıklamasının sonunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen yollar, hastaneler, okullar, barajlar, limanlar, sosyal konut projeleri, spor tesisleri ve kamu yapılarının büyük bölümünün UBP’li hükümetler döneminde hayata geçirildiğini ifade eden Üstel, “Tarih konuşanları değil, eser kazandıranları yazacaktır. Sözler uçar, eserler kalır” sözleriyle mesajını tamamladı.

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

“Değerli kardeşlerim;

Bu ülkede muhalefet yapmayı, çözüm üretmek yerine her gelişmeye, her adıma refleks olarak karşı çıkmak sanan bir siyasi anlayış vardır. Bu anlayışın başlıca temsilcisi ise ne yazık ki Cumhuriyetçi Türk Partisi’dir.

CTP yıllardır aynı yöntemi uygulamaktadır. Önce karşı çıkmak, sonra gerçekleşen projelerin sunduğu imkanlardan yararlanmak, ardından da hiçbir şey olmamış gibi siyaset yapmaya devam etmek.

Bu bir muhalefet anlayışı değil, siyasi samimiyetsizliktir. Gelin, somut örneklerle konuşalım:

Devlet ve Anayasa:
KKTC’nin kuruluşuna CTP çizgisi karşı çıkmıştır. Anayasa referandumunda “hayır” demişlerdir. Bugün ise bu devletin sağladığı tüm imkanlardan yararlanmakta, reddettikleri Anayasa’ya dayanarak siyaset yapmaktadırlar. Karşı çıktıkları devlete sahip çıkıyor gibi görünmek, samimiyetsizliktir.

Üniversiteler:
Üniversiteler kurulurken CTP “ülke batıyor”, “kalite düşüyor” söylemi üretmiştir. Önce Üniversite kuruluşlarına daha sonra Tıp fakültelerine açıkça karşı çıkılmıştır. Bugün yükseköğretim ekonominin lokomotifidir, sağlık alanındaki insan kaynağı açığı bu sayede kapanmaktadır. Ancak üniversitelerin kuruluşuna karşı çıkan CTP’den bugüne kadar tek bir “yanılmışız” açıklaması gelmemiştir.

İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolleri:
Tüm protokollere, daha imzalanmadan “yıkım paketi” denilmiştir. Oysa bugün yollar, kavşaklar, kamu binaları, okullar, hastaneler ve su projeleri gibi dev yatırımlar bu protokoller sayesinde hayata geçmiştir. CTP bu yatırımların hepsini önce reddetmemiş, ancak siyasi rant üretmekten de geri durmamıştır.

Türkiye’den Su Projesi:
CTP, Türkiye’den gelen su projesine dahi açıkça karşı çıkmıştır. Bu ülkenin susuz kalmasını göze alacak kadar ideolojik bir tutum sergilenmiştir. Bugün ise dün karşı çıkılan projeyi sahiplenme yarışına girilmiştir.

Yerel Yönetimler Reformu:
Belediyelerin birleştirilmesi adına atılan adımlara şiddetle karşı çıkılmıştır. Meclis önünde, bugün olduğu gibi her türlü şov gerçekleştirilmiştir. Ancak ortaya koyduğumuz irade sayesinde reform hayata geçmiş, belediyeler ayağa kalkmıştır. O günden bugüne bir kez dahi yanıldıklarını kabul etmemişlerdir.

Yeni Havalimanı:
Yeni Ercan Havalimanı adeta açılmasın diye seferberlik ilan edilmiştir.

Pandemi Hastanesi:
Pandemi döneminde halkımız canıyla uğraşırken, hastane inşaatı bahane edilerek adeta bu proje de sabote edilmeye çalışılmıştır. Bugün ise halkımız bu hastanede şifa bulmaktadır.

Devletin Kurumsal Yapıları:
Meclis binasına, Cumhurbaşkanlığı yerleşkesine, Cumhuriyet Parkı’na, kütüphanelere bile karşı çıkılmıştır. Bugün tellerine tırmanarak inşaatını durdurmaya çalıştıkları o binalarda siyaset yapmaya devam etmektedirler.

Bugün de aynı senaryo, aynı zihniyet sahnededir.

“Bilişim Adası Kıbrıs” hedefi kapsamında fiber optik altyapı adımı atılmaktadır. CTP bu dev projeye de açıkça “hayır” demek yerine, karşı çıkmıyormuş gibi yaparak süreci sabote etmektedir. Proje gerçekleştikten sonra bunu da sahiplenme yarışı başlayacaktır.

Buradan açıkça söylüyoruz:

Muhalefet, refleks olarak her yapılana karşı durmak değildir.
Her yatırıma önce karşı çıkıp sonra sonuçlarından faydalanmak siyaset değildir.
İdeolojik hapsolmuşluklar içinde davranmak, çözüm üretmek yerine sürekli kaos yaratmak, ülkeyi her gün siyasi rant hesaplarıyla eylemlere sürüklemek asla muhalefet değildir.

KKTC’nin fiber optik altyapıya kavuşması, evrensel teknolojiye entegre olması ve geleceğe hazırlanması siyaset üstü bir meseledir. CTP’yi, alışkanlık haline getirdiği “önce karşı çık, sonra sahiplen” siyasetini terk etmeye ve ülke adına önemli projelerin önünü kapatmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz.

Değerli kardeşlerim;
Bu ülkede gerçekleştirilen tüm büyük projeler UBP’li hükümetlerinin eseridir. Yollar, hastaneler, okullar, ilk üniversiteler, barajlar, göletler, limanlar, su projesi, sanayi bölgeleri, sosyal konut projeleri, imzalanan iktisadi ve mali işbirliği protokolleri, spor kompleksleri, stadlar, kapalı salonalar hepsi UBP’li hükümetler döneminde gerçekleştirilmiştir.

Bilinmelidir ki; Tarih, sadece konuşanları değil, bu ülkeye eser kazandıranları yazacaktır.
Sözler uçar, eserler kalır.”

On bir ayın sultanı Ramazan bugün başladı

On bir ayın sultanı Ramazan bugün başladı. KKTC’de ilk iftar saat 17.41’de yapılacak.

On bir ayın sultanı Ramazan bugün başladı. Ramazan’ın ilk teravih namazı dün akşam kılındı. Gece ilk sahura kalkılırken, Müslümanlar bugün ilk oruçlarını tuttu.

KKTC’de ilk iftar saat 17.41’de yapılacak. Ramazan ayı boyunca oruç, teravih namazı, fitre, mukabele okunması ve Kur’an-ı Kerim’in hatmedilmesi gibi ibadetler yerine getirilecek; ihtiyaç sahipleri her zamankinden daha fazla gözetilecek.

Kur’an-ı Kerim’de “bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen Kadir Gecesi ise 16 Mart Pazartesi gecesi idrak edilecek.

BAYRAM 20 MART’TA BAŞLIYOR

Ramazan ayı 29 gün sürecek. “Şeker Bayramı” olarak da bilinen Ramazan Bayramı 20 Mart Cuma günü başlayacak ve üç gün sürecek.

FİTRE 420 TL 

KKTC Din İşleri Başkanlığı, bu yıl fitre miktarını 420 TL olarak açıkladı. Fitrelerin en geç bayram namazından önce verilmesi gerekiyor.

İFTAR SOFRALARI KURULACAK

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği (KEİ) Ofisi, Kıbrıs Vakıflar İdaresi iş birliğiyle ramazan ayı boyunca iftar yemeği verecek. Belediyeler de hayırseverlerin katkılarıyla çeşitli iftar organizasyonları düzenleyecek.

KKTC’de ramazan hazırlıkları tamamlandı

“On bir ayın sultanı” ramazan için planlanan tüm hazırlıklar tamamlandı; Ramazan boyunca 17 sabit, 48 gezici noktada yaklaşık 227 bin kişi iftarda konuk edilecek.

KKTC’de “on bir ayın sultanı” ramazan için planlanan tüm hazırlıklar tamamlandı.

AA’nın haberine göre, Manevi iklimin en yoğun hissedildiği ramazan ayı, ada genelinde düzenlenen etkinlikler ve kurulan iftar sofralarıyla karşılanıyor.

Manevi hazırlıklar kapsamında camilerde temizlik ve bakım çalışmaları tamamlandı. Şehrin meydanları ve ana caddeleri ise “Hoş Geldin Ramazan” yazılı ışıklı mahyalar ve süslemelerle donatıldı.

Adanın dört bir yanına, ramazan boyunca toplumsal dayanışmayı artırmak amacıyla iftar çadırları kuruldu.

Edinilen bilgilere göre, ramazan süresince bu çadırlarda yaklaşık 227 bin kişi iftarda konuk olacak. Vatandaşlar, kurulan bu sofralarda paylaşmanın bereketini hep birlikte yaşayacak.

KKTC genelinde belediyeler ve sivil toplum kuruluşları, ramazan boyunca sadece yemek dağıtımı değil, çeşitli kültürel etkinliklerle de bu ayın ruhunu yaşatmaya hazırlanıyor.

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, AA muhabirine, “Her yıl olduğu gibi bu sene de Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi olarak Kıbrıs Vakıflar İdaresi ile birlikte ramazan sofraları kuracağız.” dedi.

Ada genelinde 17 sabit, 48 gezici noktada yaklaşık 227 bin kişiyi ramazan sofralarında ağırlamayı öngördüklerini belirten Başçeri, şunları kaydetti:

“Ramazan ayının manevi atmosferini bizimle yaşamak, aynı sofraları paylaşarak kardeşlik ve dostluk bağlarımızı pekiştirmek isteyen tüm kardeşlerimizi ramazan sofralarımıza bekliyoruz. Şimdiden tüm İslam aleminin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan kardeşlerimizin ramazanı hayırlı uğurlu olsun.”

ÇAVUŞ: TÜM HALKIMIZA HAYIRLI RAMAZANLAR DİLİYORUM

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, ramazan ayı nedeniyle yayımladığı mesajında, “Tüm halkımıza hayırlı ramazanlar diliyorum” dedi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, ramazan ayının birlik ve beraberliği daha da güçlendirmesini, toplumsal dayanışma ruhunu pekiştirmesini temenni etti.

Çavuş, ramazan ayı nedeniyle yayımladığı mesajında, rahmet ve bereket ayı olan ramazana bir kez daha kavuşmanın huzurunu ve mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

Ramazan ayının paylaşmanın, dayanışmanın, hoşgörünün ve kardeşliğin en güzel şekilde yaşandığı müstesna bir zaman dilimi olduğunu kaydeden Çavuş, şunları söyledi:

“Bu mübarek ayın, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini, toplumsal dayanışma ruhumuzu pekiştirmesini temenni ediyorum. Ramazan ayının ülkemize, milletimize ve tüm İslam alemine sağlık, huzur, bereket ve esenlik getirmesini diliyor; tuttuğumuz oruçların, yaptığımız ibadetlerin kabul olmasını temenni ediyorum. Tüm halkımıza hayırlı ramazanlar diliyorum.”

RAMAZAN AYI MANEVİ DEĞERLERİ PEKİŞTİREN ÖZEL BİR ZAMAN DİLİMİ

Oğuzhan Hasipoğlu, Ramazan ayının başlaması dolayısıyla yayımladığı mesajda, mübarek ayın toplumsal dayanışmayı güçlendiren ve manevi değerleri pekiştiren özel bir zaman dilimi olduğuna vurgu yaptı.

Ramazan ayına ulaşmanın huzur ve bereketini hep birlikte yaşadıklarını belirten Hasipoğlu, bu müstesna günlerin sabrı, paylaşmayı, yardımlaşmayı ve kardeşliği daha da anlamlı kıldığını ifade etti.

Çalışma hayatında da dayanışma kültürünün önemine dikkat çeken Hasipoğlu, Ramazan ayının ihtiyaç sahiplerine el uzatma, gönülleri birleştirme ve toplumsal bağları kuvvetlendirme açısından önemli bir fırsat sunduğunu kaydetti.

Hasipoğlu mesajında, “Rahmet ve mağfiret ayı olan Ramazan’ın ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur ve barış getirmesini diliyorum. Bu mübarek ayın birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini temenni ediyorum” ifadelerine yer verdi.

 

Beha Hüseyin Köprülü Camii düzenlenen törenle ibadete açıldı

Kıbrıs Vakıflar İdaresi ile Gönyeli Alayköy Belediyesi iş birliğinde, hayırsever Beha Hüseyin Köprülü’nün katkılarıyla inşa edilen Beha Hüseyin Köprülü Camii düzenlenen törenle ibadete açıldı.

Açılış törenine hayırsever iş insanı Beha Hüseyin Köprülü ve ailesi yanı sıra, Başbakan Ünal Üstel, 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, TC Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, bazı bakanlar, milletvekilleri, Kıbrıs Vakıflar İdaresi (Evkaf) Genel Müdürü Mustafa Tümer, Gönyeli-Alayköy Belediyesi Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, kurum ve kuruluş temsilcileri ile halk katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, Demirhan Camii İmamı Muharrem Bozkurt tarafından Kur’an-ı Kerim tilavetinin okunmasıyla devam etti.

Törende daha sonra hayırsever iş insanı Beha Hüseyin Köprülü, Gönyeli-Alayköy Belediyesi Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Kıbrıs Vakıflar İdaresi (Evkaf) Genel Müdürü Mustafa Tümer ve Başbakan Ünal Üstel konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından TC Lefkoşa Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri Dursun Ali Coşkun tarafından dua okunarak, Beha Hüseyin Köprülü Camii ibadete açıldı.

-Üstel: “Siyasi, ekonomik ve ticari ambargolara rağmen Kıbrıs Türkü mücadelesinden vazgeçmedi”

Başbakan Ünal Üstel, açılışta yaptığı konuşmada, “Bugün yine ülkemizde hükümet, yerel idareler ve değerli bir iş insanının destekleriyle güzel bir eseri KKTC’ye kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” ifadesini kullandı.

Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesinin Osmanlı’nın adayı İngilizlere kiralamasıyla başladığını söyleyen Üstel, halkın bu mücadelesinde her zaman Anavatan’dan destek aldığını ve bugünlere geldiğini kaydetti.

Üstel, Osmanlı’nın adada yaşayan Müslümanlar için her köşeye bir cami yaptırdığını belirterek, Osmanlı’nın adayı terk etmesi sonrasında ise Kıbrıs Türkü’nün bu eserlere sahip çıktığını vurguladı.

En zor dönemlerde bile Kıbrıs Türkü’ne uygulanan siyasi, ekonomik ve ticari ambargolara rağmen Kıbrıs Türkü’nün mücadelesinden vazgeçmediğini işaret eden Üstel, “Bu mücadeleyi yaparken de ne dininden, ne ırkından, ne de kişiliğinden hiçbir zaman ödün vermedi.” şeklinde konuştu.

Başbakan Üstel, Osmanlı döneminin önemli ailelerinden Köprülü ailesinin Limasol’da güzel bir cami yaptırdığını aktararak, yine aynı aileden gelen Beha Hüseyin Köprülü ve üç oğlunun destekleriyle Gönyeli’de yine güzel bir cami eseri yapıldığını dile getirdi.

Özelde Gönyeli, genelde ise KKTC’ye güzel bir ibadet yeri kazandırıldığını kaydeden Üstel, camiinin hem ülkeye hem de İslam âlemine hayırlı olmasını diledi.

-Tümer: “Bugün köklü bir tarihi mirasın, vakıf medeniyetinin ve hayır geleneğinin yaşayan bir halkasına şahitlik ediyoruz”

Kıbrıs Vakıflar İdaresi (Evkaf) Genel Müdürü Mustafa Tümer de, bugün sadece bir cami açılışı yapmadıklarını aynı zamanda köklü bir tarihi mirasın, vakıf medeniyetinin ve hayır geleneğinin yaşayan bir halkasına daha şahitlik ettiklerini kaydetti.

Konuşmasında, Hz. Muhammed’in “Kim Allah rızası için bir mescit inşa ederse, Allah da ona cennette bir ev inşa eder.” Hadis-i şerifini işaret eden Tümer, bu ifadenin cami inşa etmenin yalnızca dünyevi değil, aynı zamanda uhrevi bir yatırım olduğunu da anımsattı.

Tümer, Köprülü ailesinin Osmanlı devlet geleneğinde önemli izler bırakmış, Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa’dan başlayarak birçok padişah döneminde devlete hizmet etmiş köklü bir aile olduğunu vurgulayarak, bu tarihi mirasın yalnızca devlet yönetiminde değil, vakıf eseriyle de kendini gösterdiğini söyledi.

Aile fertlerinden Köprülü Hacı İbrahim Ağa’nın 19. yüzyılın başlarında Limasol’da cami inşa ettirdiğini anımsatan Tümer, “O gün dikilen sancak, verilen söz ve ardından inşa edilen cami imanın, vefanın ve vakıf bilincinin güçlü bir sembolü olmuştur.” şeklinde belirtti.

Tümer, Beha Hüseyin Köprülü Camii’nin Alayköy için huzur, bereket ve dayanışma merkezi olması temennisinde bulunarak, caminin hayata geçirilmesinde emeği bulunanlara teşekkür etti.

-Amcaoğlu: “Kenti sadece fiziki yatırımlarla değil, manevi değerleriyle birlik ruhuyla büyütmeye devam ediyoruz”

Gönyeli-Alayköy Belediyesi Başkanı Hüseyin Amcaoğlu ise konuşmasında, çok anlamlı bir açılış için toplandıklarını kaydederek, “Bugün Osmanlı’dan Kıbrıs’a uzanan köklü bir vakıf geleneğini iki asır sonra aynı ruhla yeniden hayatla buluşturuyoruz.” dedi.

Konuşmasında, Köprülü ailesinin Osmanlı tarihine yön veren çok kıymetli bir aile olduğunu vurgulayan Amcaoğlu, bu köklü geçmişin Kıbrıs’taki en önemli izlerinden birinin de Limasol’da inşa edilen Hacı İbrahim Ağa Cami ve onun etrafında kurulan vakıf kültürü olduğunu söyledi.

Amcaoğlu, bugün o mirasın torunlarının Gönyeli-Alayköy’de yeni bir eserine şahitlik ettiklerini de aktararak, bu açıdan söz konusu caminin sadece bir ibadet mekânı değil, geçmiş ile gelecek arasında kurulan güçlü bir gönül köprüsü olduğunu ifade etti.

Camii yapım sürecinin 17 Ağustos 2023 tarihinde Kıbrıs Vakıflar İdaresi, Din İşleri Dairesi, Gönyeli-Alayköy Belediyesi ve hayırsever Beha Hüseyin Köprülü arasında imzalanan protokolle başladığını kaydeden Amcaoğlu, inşaatının çok kısa bir sürede tamamlandığını da dile getirdi.

Hüseyin Amcaoğlu, Gönyeli-Alayköy Belediyesi olarak kenti sadece fiziki yatırımlarla değil, manevi değerleriyle birlik ruhuyla, imece ve dayanışma kültürüyle büyütmeye devam ettiklerini belirterek, eserin halka ve gelecek nesillere hayırlı olmasını diledi.

-Köprülü: “Beha Hüseyin Köprülü Camii’nin temelleri Osmanlı İmparatorluğu’nun köklü tarihine uzanan bir geçmişe sahip”

Hayırsever iş insanı Beha Hüseyin Köprülü de açılış töreninde yaptığı konuşmasında, caminin temellerinin Osmanlı İmparatorluğu’nun köklü tarihine uzanan bir geçmişe sahip olduğunu söyledi.

Köprülü, Osmanlı İmparatorluğu’nun parlak dönemlerinde yer alan Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa ve soyundan gelenlerin önemli görevler yaptıklarını anımsatarak, Köprü ailesinin geçmişi hakkında bilgi verdi.

Caminin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Köprülü, Beha Hüseyin köprülü Camisi’nin KKTC’ye ve tüm İslam âlemine hayırlı ve uğurlu olmasını temenni etti.

Caminin açılışı sonrasında katılımcılara lokma ikram edildi.

TÜK: Arpa sevkiyatı olumsuz hava koşulları nedeniyle tamamlanamadı

Toprak Ürünleri Kurumu (TÜK), kurum tarafından temin edilen arpanın Mersin Limanı’ndaki gemi yükleme işlemlerinin, olumsuz hava koşulları nedeniyle planlanan sürede tamamlanamadığını açıkladı.

TÜK tarafından yapılan açıklamada, hava koşullarının uygun hâle gelmesiyle birlikte, yükleme işlemlerinin en kısa sürede tamamlanacağı ve sevkiyatın yapılacağı belirtildi.

Açıklamada, 15 gündür bölgede etkili olan olumsuz hava koşulları nedeniyle, başta Mersin Limanı olmak üzere, birçok limanda gemi yükleme ve boşaltma faaliyetlerinde ciddi aksamalar yaşandığı kaydedildi.

Liman operasyonlarının zaman zaman durdurulduğu ve gemi programlarında gecikmeler meydana geldiği vurgulanan açıklamada, yaşanan gecikmenin tamamen meteorolojik şartlardan kaynaklandığı da aktarıldı.

Açıklamada, “Kurumumuz, sürecin hızlandırılması adına ilgili tüm birimlerle koordinasyon içerisinde çalışmalarını an ve an sürdürmektedir.” ifadesi kullanıldı.